<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi - Felsefe]]></title>
		<link>https://duygusuz.com/</link>
		<description><![CDATA[:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi - https://duygusuz.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:20:53 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Hapı yutmadan..]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98835</link>
			<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 12:06:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=16062">ZencefiL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98835</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">''Depresyonun ve yalnızlığın çağında, sabırsızlığın da, uyumsuzluğun da, dertleri yenmenin de, hayata direnmenin de, hep beraber gülebilmenin de yagÃ¢ne reçetesi iletişimdir. hapı yutmadan, konuşun...''</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">''Depresyonun ve yalnızlığın çağında, sabırsızlığın da, uyumsuzluğun da, dertleri yenmenin de, hayata direnmenin de, hep beraber gülebilmenin de yagÃ¢ne reçetesi iletişimdir. hapı yutmadan, konuşun...''</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yaşamak mı yoksa ölmek mi ?]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98834</link>
			<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 11:50:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=16062">ZencefiL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98834</guid>
			<description><![CDATA["Yaşamak mı yoksa ölmek mi, mesele bunda. Kör talihin sapanlarına, oklarına göğüs germek mi daha mertçe olur, yoksa kaygıların ummanına karşı silahlanıp onları yok etmek mi? Ölmek: uyumak. O kadar! Bir uykuya kalp üzüntüsünü, tabiatın bedene miras olarak verdiği binbir acıyı sona erdiriyoruz diyebilmek, candan, gönülden istenecek bir son olur. Ölmek: uyumak. Uyumak: belki de rüya görmek! Ya, dert orada: çünkü bu fani kalıbı üstümüzden sıyırıp attıktan sonra, o ölüm uykusunda kim bilir ne rüyalar görürüz düşüncesi bizi durmaya mecbur ediyor. Yaşamak felaketini uzatan, işte bu düşünce. Yoksa, -insan bir hançerle kendi işini kendi halledebilirken- zamanın sillesine, hakaretlerine, zalimin haksızlıklarına, kendini beğenmişin küstahlıklarına, karşılıksız kalan aşkın ıstırabına, kanun ihmaline, mevki sahibinin kibrine, sabırla gösterilen liyakatın değersizlerce hor görülmesine kim tahammül eder..."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA["Yaşamak mı yoksa ölmek mi, mesele bunda. Kör talihin sapanlarına, oklarına göğüs germek mi daha mertçe olur, yoksa kaygıların ummanına karşı silahlanıp onları yok etmek mi? Ölmek: uyumak. O kadar! Bir uykuya kalp üzüntüsünü, tabiatın bedene miras olarak verdiği binbir acıyı sona erdiriyoruz diyebilmek, candan, gönülden istenecek bir son olur. Ölmek: uyumak. Uyumak: belki de rüya görmek! Ya, dert orada: çünkü bu fani kalıbı üstümüzden sıyırıp attıktan sonra, o ölüm uykusunda kim bilir ne rüyalar görürüz düşüncesi bizi durmaya mecbur ediyor. Yaşamak felaketini uzatan, işte bu düşünce. Yoksa, -insan bir hançerle kendi işini kendi halledebilirken- zamanın sillesine, hakaretlerine, zalimin haksızlıklarına, kendini beğenmişin küstahlıklarına, karşılıksız kalan aşkın ıstırabına, kanun ihmaline, mevki sahibinin kibrine, sabırla gösterilen liyakatın değersizlerce hor görülmesine kim tahammül eder..."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bana yaptığını affederim, ama sen kendine yaptığını nasıl affedeceksin ?]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98833</link>
			<pubDate>Tue, 24 Apr 2012 11:42:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=16062">ZencefiL</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98833</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Birinin suçluluk duygusunu kimse azaltamaz, iyileştiremez. Suçlu en büyük ölümü ve çaresizliği kendi içinde çeker. Kendiyle hesaplaşması, delirmesi en doğal hakkıdır. Suçlular her zaman görünenin arkasında saklanır, belki çok yakınınızdadır . Bu yüzden bazı insanları kaybedecek kadar değerli olmalısınız. Bu suçlular yakanızda ve sırtınızda taşıdığınız en büyük yüklerdir. Arının, temizlenin.<br />
<br />
Merhametinizi, iyiliğinizi maskara edebiyatına çeviren bu tipler kendi üstünlüğünü kurmak için sizi kullanırlar, arkadanızdan kalleşce saldırırlar, ama en büyük cezayı kendilerine keserler, nietzsche'nin dediği gibi bana yaptığını affederim, ama sen kendine yaptığını nasıl affedeceksin ?<br />
<br />
Bir yalanın içinde yaşamak nasıldır bilirim. Uzun süre o şekilde yaşarsan, hiç çıkışın yokmuş gibi hissedersin; ama her zaman vardır. Dibinizde yalan atarlar, görürsünüz, görmezden gelirsiniz. En büyük tuzağı size kurarlar, hiç uğruna, üstünlük uğruna, kahrolası pislik aşkına. Duygusallığınızı ve iyiliğinizi kendi egosuyla ferahlatan bu aciz tipler her zaman olacaktır. En yakınınızda bile.<br />
<br />
Üstlere tırmandıkça iyilerle kötüleri ayırt etmek zorlaşır.<br />
Yapacağınız tek şey kaçmak, bırakacağınız en büyük acı gülmek. Ve en büyük ölüm şekli, vicdanen öldürmektir.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Birinin suçluluk duygusunu kimse azaltamaz, iyileştiremez. Suçlu en büyük ölümü ve çaresizliği kendi içinde çeker. Kendiyle hesaplaşması, delirmesi en doğal hakkıdır. Suçlular her zaman görünenin arkasında saklanır, belki çok yakınınızdadır . Bu yüzden bazı insanları kaybedecek kadar değerli olmalısınız. Bu suçlular yakanızda ve sırtınızda taşıdığınız en büyük yüklerdir. Arının, temizlenin.<br />
<br />
Merhametinizi, iyiliğinizi maskara edebiyatına çeviren bu tipler kendi üstünlüğünü kurmak için sizi kullanırlar, arkadanızdan kalleşce saldırırlar, ama en büyük cezayı kendilerine keserler, nietzsche'nin dediği gibi bana yaptığını affederim, ama sen kendine yaptığını nasıl affedeceksin ?<br />
<br />
Bir yalanın içinde yaşamak nasıldır bilirim. Uzun süre o şekilde yaşarsan, hiç çıkışın yokmuş gibi hissedersin; ama her zaman vardır. Dibinizde yalan atarlar, görürsünüz, görmezden gelirsiniz. En büyük tuzağı size kurarlar, hiç uğruna, üstünlük uğruna, kahrolası pislik aşkına. Duygusallığınızı ve iyiliğinizi kendi egosuyla ferahlatan bu aciz tipler her zaman olacaktır. En yakınınızda bile.<br />
<br />
Üstlere tırmandıkça iyilerle kötüleri ayırt etmek zorlaşır.<br />
Yapacağınız tek şey kaçmak, bırakacağınız en büyük acı gülmek. Ve en büyük ölüm şekli, vicdanen öldürmektir.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bir soru :)]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98416</link>
			<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 23:03:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=16276">Av.bey</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=98416</guid>
			<description><![CDATA[Yer çekimiyle ilgili bir soru soracam <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
Sizce;<br />
<br />
Yer mi cisimleri çeker yoksa cisimler mi yeri çeker? <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
felsefenin dibine dibine vuralım bakalım. Neler çıkacak <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yer çekimiyle ilgili bir soru soracam <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
Sizce;<br />
<br />
Yer mi cisimleri çeker yoksa cisimler mi yeri çeker? <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /><br />
<br />
felsefenin dibine dibine vuralım bakalım. Neler çıkacak <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kızılderili atasözleri]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=94078</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jun 2011 20:23:15 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=16140">cbrhsm</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=94078</guid>
			<description><![CDATA[*Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir<br />
<br />
*Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Sana uymayabilirim. Yanımda yürü ki böylece seni görebileyim, böylece ikimiz eşit oluruz. Ute Boyu<br />
<br />
<br />
*Aşkı tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın. Fox Boyu<br />
<br />
** Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak. Sauk Boyu<br />
<br />
* Bir düşman çok, yüz dost azdır. Hopi Boyu<br />
<br />
*Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır.<br />
<br />
* Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. Apache Boyu<br />
<br />
*Fakir olmak, şerefsiz olmaktan daha küçük bir meseledir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[*Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir<br />
<br />
*Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Sana uymayabilirim. Yanımda yürü ki böylece seni görebileyim, böylece ikimiz eşit oluruz. Ute Boyu<br />
<br />
<br />
*Aşkı tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın. Fox Boyu<br />
<br />
** Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak. Sauk Boyu<br />
<br />
* Bir düşman çok, yüz dost azdır. Hopi Boyu<br />
<br />
*Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır.<br />
<br />
* Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. Apache Boyu<br />
<br />
*Fakir olmak, şerefsiz olmaktan daha küçük bir meseledir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Leo Tolstoy'dan Özlü Sözler..]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=86655</link>
			<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 06:52:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=1063">riukeen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=86655</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez...(Bu söz Savaş ve Barış için söylenen bir sözdür)</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Evliliğe kutsallık veren, aşktır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Her şey beklemesini bilen kişiye kendiliğinden gelir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İnsanlar seni, istedikleri kadar bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İktidar, ancak onu eğilip alabilme cesaretini gösterenlere verilir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Kadın, erkeği kılıçsız zapteder ve ipsiz bağlar.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir. İyilik, sebep ve netice zincirinin dışındadır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda </span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">değil içimizdedir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa, kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sakın ahlak kurallarını çiğnemeyin çünkü öcünü çabuk alır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sıkıntı sürecinde olgunlaşan, düşünceyle yoğunlaşan, emekle hazırlanan ve en iyiyi vermeyi amaçlayan faaliyete sanat denir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Eskiden önce O'larla yatıp sonra temiz aile kızlarını alırdık, şimdi önce temiz aile kızlarını alıp sonra O'larla yatıyoruz&#8230;</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bizim mantık evliliği dediğimiz şey her iki tarafın da gençlik çılgınlıklarında bulunup iyice kurtlarını döktükten sonra yapılan evliliktir...</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için, güneşin doğduğunu sanırlar</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Başkaları için kendinizi unutun o zaman sizi de hatırlayacaklardır</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sen yalan içinde yaşıyorsun, ben hakikatte iddiası, bir insanın ötekine söyleyebileceği en acımasız sözdür </span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İçim nefretle dolu, öcümü alacağım.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İnsanlar, aşk üzerindeki görüşlerini değiştirmelidir. Kadınla erkek, cinsel aşkı şimdi olduğu gibi şiir havasına büründürmekten kaçınmalıdır. Bunun yalnızca insanı alçaltan hayvanca bir iş olduğu kabul edilmeli</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez...(Bu söz Savaş ve Barış için söylenen bir sözdür)</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bir insanın değeri bayağı kesire benzer: Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zannettiğini. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Evliliğe kutsallık veren, aşktır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Her şey beklemesini bilen kişiye kendiliğinden gelir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İnsanlar seni, istedikleri kadar bilsinler, ama kendi kendini aldatabilir misin?</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İktidar, ancak onu eğilip alabilme cesaretini gösterenlere verilir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Kadın, erkeği kılıçsız zapteder ve ipsiz bağlar.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir. İyilik, sebep ve netice zincirinin dışındadır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda </span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">değil içimizdedir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa, kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sakın ahlak kurallarını çiğnemeyin çünkü öcünü çabuk alır.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sıkıntı sürecinde olgunlaşan, düşünceyle yoğunlaşan, emekle hazırlanan ve en iyiyi vermeyi amaçlayan faaliyete sanat denir.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Eskiden önce O'larla yatıp sonra temiz aile kızlarını alırdık, şimdi önce temiz aile kızlarını alıp sonra O'larla yatıyoruz&#8230;</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bizim mantık evliliği dediğimiz şey her iki tarafın da gençlik çılgınlıklarında bulunup iyice kurtlarını döktükten sonra yapılan evliliktir...</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Biz hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için, güneşin doğduğunu sanırlar</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Başkaları için kendinizi unutun o zaman sizi de hatırlayacaklardır</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">Sen yalan içinde yaşıyorsun, ben hakikatte iddiası, bir insanın ötekine söyleyebileceği en acımasız sözdür </span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İçim nefretle dolu, öcümü alacağım.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: darkred;" class="mycode_color">İnsanlar, aşk üzerindeki görüşlerini değiştirmelidir. Kadınla erkek, cinsel aşkı şimdi olduğu gibi şiir havasına büründürmekten kaçınmalıdır. Bunun yalnızca insanı alçaltan hayvanca bir iş olduğu kabul edilmeli</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkeklerlerde ve Kadınlarda intihar nedenleri...]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83139</link>
			<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 22:05:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12535">acemhe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83139</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Erkeklerde ticari başarısızlık, <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">kadınlarda</span> ise aile geçimsizliği ve istediğiyle evlenememe başta gelen intihar nedenleri arasında... </span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin (ESOGÜ) yaptığı araştırmada  erkeklerde ticari başarısızlık, kadınlarda ise aile geçimsizliği ve  istediğiyle evlenememenin başta gelen intihar nedenleri arasında olduğu  saptandı.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> ESOGÜ Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çınar  Yenilmez başkanlığında, Yrd. Doç. Dr. Setenay Öner, Doç. Dr. Ünal  Ayrancı, Araştırma Görevlisi Dr. Yasemin Kılıç ve Öğretim Görevlisi Dr.  Gülcan Güleç, Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerini baz alarak  &#8220;Türkiye&#8217;de 2003 Yılında Gerçekleşen Tamamlanmış İntiharlarda  Cinsiyetlere Göre Bölgeler Arası Farklılıklar&#8221; konulu bir <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">araştırma</span> yaptı. </span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Türkiye&#8217;de farklı <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">yaş</span> gruplarındaki  tamamlanmış intiharlarda intihar nedeni bakımından, cinsiyetler ile  bireylerin yaşadıkları bölge arasındaki farklılıkları incelemek ve  bölgeye özgü risk faktörlerine dikkati çekmek amacıyla yapılan  araştırmada, DİE&#8217;nin düzenli olarak her yıl yayınladığı &#8220;İntihar  İstatistikleri Formu&#8221;ndan yararlanıldı. </span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> 2705 İNTİHAR OLGUSU İNCELENDİ</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Bu yıllıklardan yaş ve cinsiyet gibi demografik bilgilerle intihar  nedenleriyle ilgili veriler toplandı. Türkiye&#8217;nin bölgeleri arasındaki  karşılaştırması için 2003 yılı verileri esas alındı. Çalışmada yüzde  58,2&#8217;si erkeklerden, yüzde 41,8&#8217;i kadınlardan oluşan 2705 intihar olgusu  incelendi.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Türkiye&#8217;nin 7 bölgesindeki tamamlanmış intihar oranları, 24 yaş altı,  25-64 yaş arası ve 65 yaş ve üstü olmak üzere 3 farklı grup esas alındı  ve cinsiyetler arası karşılaştırma yapıldı.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Araştırma sonucuna göre, 2003 yılında gerçekleşen intihar olgularında  bölge ile yaş, bölge ile cinsiyet arasında önemli düzeyde ilişki olduğu  saptandı. Bunun yanında yaş grupları ile cinsiyet arasında önemli  düzeyde ilişki olduğu belirlendi. İntihar oranları, 24 yaş altında Doğu  Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüksek düzeyde bulunurken,  25-64 yaş grubunda sırasıyla Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve  Karadeniz bölgelerinde yüksek olduğu belirlendi.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> DOÄžU ANADOLU&#8217;DA KADINLARDA İNTİHAR ORANI YÜKSEK</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> İntihar oranları, kadınlarda Doğu Anadolu Bölgesinde yüksek, diğer bölgelerde ise erkeklerde daha yüksek olarak saptandı.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> 24 yaş altı grubunda kadın intihar oranı erkeklere göre daha yüksekken  25 üzeri yaş gruplarında erkeklerde intihar oranı daha yüksek çıktı.  2003 yılındaki intihar olgularında bölge ile neden ve nedeniyle cinsiyet  arasında da önemli düzeyde ilişki olduğu saptandı. 2003 yılında  hastalık, öğrenim başarısızlığı ve ticari başarısızlıktan intiharlar en  önemli neden. Erkeklerde geçim zorluğu, ticari başarısızlık en önemli  intihar nedenleri. Kadınlarda ise aile geçimsizliği ile hissi ilişki,  istediğiyle evlenememe nedeniyle intihar etme daha yüksek oranda.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Ege Bölgesinde geçim zorluğu nedeniyle intihar, Akdeniz Bölgesinde  hastalık nedeniyle intiharlar, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde  öğrenim başarısızlığı, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde  ise aile içi geçimsizlik en önemli intihar nedenleri.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Genel bir kavram olan aile geçimsizliği, okuma ve yazma oranının  düşüklüğü, kız çocuklarının eğitime katılmasının zor olması veya  engellenmesi, kırsaldan kente göç olgusu, erken yaşta zorla  evlendirilme, dini nikaha dayalı evlilikler, hızlı sosyal değişimler,  kitle iletişim araçları ile sunulan farklı bir kültürün yaşantılarıyla  çelişen genç kızların ataerkil toplum yapısının içinde kendi  gerçeklerini tolere edememe gibi sosyo-kültürel nedenlere dayanıyor.</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Erkeklerde ticari başarısızlık, <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">kadınlarda</span> ise aile geçimsizliği ve istediğiyle evlenememe başta gelen intihar nedenleri arasında... </span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin (ESOGÜ) yaptığı araştırmada  erkeklerde ticari başarısızlık, kadınlarda ise aile geçimsizliği ve  istediğiyle evlenememenin başta gelen intihar nedenleri arasında olduğu  saptandı.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> ESOGÜ Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çınar  Yenilmez başkanlığında, Yrd. Doç. Dr. Setenay Öner, Doç. Dr. Ünal  Ayrancı, Araştırma Görevlisi Dr. Yasemin Kılıç ve Öğretim Görevlisi Dr.  Gülcan Güleç, Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerini baz alarak  &#8220;Türkiye&#8217;de 2003 Yılında Gerçekleşen Tamamlanmış İntiharlarda  Cinsiyetlere Göre Bölgeler Arası Farklılıklar&#8221; konulu bir <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">araştırma</span> yaptı. </span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Türkiye&#8217;de farklı <span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">yaş</span> gruplarındaki  tamamlanmış intiharlarda intihar nedeni bakımından, cinsiyetler ile  bireylerin yaşadıkları bölge arasındaki farklılıkları incelemek ve  bölgeye özgü risk faktörlerine dikkati çekmek amacıyla yapılan  araştırmada, DİE&#8217;nin düzenli olarak her yıl yayınladığı &#8220;İntihar  İstatistikleri Formu&#8221;ndan yararlanıldı. </span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> 2705 İNTİHAR OLGUSU İNCELENDİ</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Bu yıllıklardan yaş ve cinsiyet gibi demografik bilgilerle intihar  nedenleriyle ilgili veriler toplandı. Türkiye&#8217;nin bölgeleri arasındaki  karşılaştırması için 2003 yılı verileri esas alındı. Çalışmada yüzde  58,2&#8217;si erkeklerden, yüzde 41,8&#8217;i kadınlardan oluşan 2705 intihar olgusu  incelendi.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Türkiye&#8217;nin 7 bölgesindeki tamamlanmış intihar oranları, 24 yaş altı,  25-64 yaş arası ve 65 yaş ve üstü olmak üzere 3 farklı grup esas alındı  ve cinsiyetler arası karşılaştırma yapıldı.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Araştırma sonucuna göre, 2003 yılında gerçekleşen intihar olgularında  bölge ile yaş, bölge ile cinsiyet arasında önemli düzeyde ilişki olduğu  saptandı. Bunun yanında yaş grupları ile cinsiyet arasında önemli  düzeyde ilişki olduğu belirlendi. İntihar oranları, 24 yaş altında Doğu  Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüksek düzeyde bulunurken,  25-64 yaş grubunda sırasıyla Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve  Karadeniz bölgelerinde yüksek olduğu belirlendi.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> DOÄžU ANADOLU&#8217;DA KADINLARDA İNTİHAR ORANI YÜKSEK</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> İntihar oranları, kadınlarda Doğu Anadolu Bölgesinde yüksek, diğer bölgelerde ise erkeklerde daha yüksek olarak saptandı.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> 24 yaş altı grubunda kadın intihar oranı erkeklere göre daha yüksekken  25 üzeri yaş gruplarında erkeklerde intihar oranı daha yüksek çıktı.  2003 yılındaki intihar olgularında bölge ile neden ve nedeniyle cinsiyet  arasında da önemli düzeyde ilişki olduğu saptandı. 2003 yılında  hastalık, öğrenim başarısızlığı ve ticari başarısızlıktan intiharlar en  önemli neden. Erkeklerde geçim zorluğu, ticari başarısızlık en önemli  intihar nedenleri. Kadınlarda ise aile geçimsizliği ile hissi ilişki,  istediğiyle evlenememe nedeniyle intihar etme daha yüksek oranda.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Ege Bölgesinde geçim zorluğu nedeniyle intihar, Akdeniz Bölgesinde  hastalık nedeniyle intiharlar, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde  öğrenim başarısızlığı, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde  ise aile içi geçimsizlik en önemli intihar nedenleri.</span></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><br />
</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Genel bir kavram olan aile geçimsizliği, okuma ve yazma oranının  düşüklüğü, kız çocuklarının eğitime katılmasının zor olması veya  engellenmesi, kırsaldan kente göç olgusu, erken yaşta zorla  evlendirilme, dini nikaha dayalı evlilikler, hızlı sosyal değişimler,  kitle iletişim araçları ile sunulan farklı bir kültürün yaşantılarıyla  çelişen genç kızların ataerkil toplum yapısının içinde kendi  gerçeklerini tolere edememe gibi sosyo-kültürel nedenlere dayanıyor.</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cinsel Sapkınlıklar Nasıl Oluşur?]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83138</link>
			<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 22:04:36 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12535">acemhe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83138</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Medical Park Fatih Hastanesi&#8217;nden Klinik Psikolog Sinem Demir&#8217;e göre;  cinsel dürtülerinin akıntısına kapılmış ve bunu  duygu-düşünce-davranışlarında göstermekten kendini alıkoyamayan kişiler,  genel olarak &#8216;sapkın kişilik&#8217; olarak değerlendirilebilir. Psikolog  Demir; &#8216;sapkın kişilikler&#8217;in analizini yaptı: </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">1-) AŞIRI BASTIRMA MASKESİ TAKANLAR: Sapkın kişilikleri anlamak  her zaman kolay olmayabilir. Çünkü sapkınlıklarını maskelemek için,  cinselliği çağrıştıran &#8216;her unsura&#8217; abartılı tepki verebilirler.  Örneğin; sapkın bir kişilik, bir okulda görevli olabilir ve ilkokul  çağındaki kız çocukların eteklerinin ne kadar kısa olduğu,  saçlarının-tokalarının gösterişli olduğu konularında &#8216;abartılı&#8217; bir  tepkisellik sergileyebilir. Bu kişi büyük olasılıkla, kız çocuklarının  vücutlarından uyarılma endişesiyle, cinsel duygularını bastırmak için  aşırı çaba sarf ediyordur. Aşırı bastırmanın altında cinsel patlamalar  yatar; bu patlamalar, bastırmayla kontrol altına alınmaya çalışılır,  ancak bir şekilde yeniden patlar. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2-) FİZİKSEL ŞİDDETE BAŞVURANLAR:</span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Sapkınlıkları zor  anlaşılabilecek bir diğer grup, açık bir şekilde şiddete başvuranlardır.  Ergenlik dönemine yaklaşan kızını sürekli döven bir babanın, bu şiddet  davranışının, cinsel boyutu da vardır: Sistematik (tekrarlayan) şiddet  uygulayan kişiler; genellikle bu dayaklarla hem cinsel bir uyarılmayı  bastırmaya çalışırlar, hem dayak atma esnasında cinsel haz alırlar. Bu  nedenle, sıklıkla şiddete başvuran ailelerde/kurumlarda, cinsel bir  istismardan da söz edilebilir. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">3-) SÜREKLİ CİNSEL KONULARDAN SÖZ EDENLER:</span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Konuştukları konu ne  olursa olsun, o konu eninde sonunda cinselliğe kayar. Cinsel konulara  aşırı tepki, ardından gelen &#8216;çiğ&#8217; konular (kendi cinselliğinden  bahsediverme, cinsellik içeren bir tabir kullanma, ) birbirini izler.  Bir yandan bu kontrolsüzlükle başa çıkmaya çalışır, ama sapkınlık  kemikleşmiş ise, bu başa çıkma gayreti her zaman başarısızlıkla  sonuçlanır. Karşılarındaki kişinin bu konuları açmak istememesi,  rahatsız olduğunu ifade etmesi, sapkın bir kişilik için engelleyici  değil, motive edici etki yaratır. Karşısındaki kişilerin  öfkesi-şaşkınlığı-mide bulantısı ifadesi, tam da onun temel sorununa  hizmet eder: &#8216;Bakın benim cinsel yeterliliğim varmış ki karşımdakinde  etki yarattım!&#8217; Sapkın kişi temelde, kendisine sürekli bu kuşkusunu  ispatlamaya çalışır. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SAPKINLIÄžI YARATAN KOŞULLAR </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Sapkınlığa veya cinsellikte ani patlamalara yol açan durumların çoğunda;  cinsellik konusunda bilgisizlik, cinsel konularla uygunsuz-travmatik  yollarla tanışma, kendi ailesinde cinselliğin ya aşırı tabu olması ya da  cinsellik konusunda sınırların olmaması yatar. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ÇOCUKLARI CİNSEL OBJE YAPMAK </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Çok küçük yaşlardan itibaren, kız olduğu için giyimine kuşamına dikkat  etmesi, erkek çocuklara yanaşmaması uyarısını alan, oje sürdüğü için  dayak yiyen bir kız çocuğuna şu mesaj gider: &#8220;Kendine dikkat etmezsen,  erkekleri cinsel olarak uyarabilirsin, bunun sorumlusu da sen olursun!&#8221;  Madalyonun daha açık görünen yüzünde ise çocukların doğrudan cinsel obje  olarak sunulduğu durumlar vardır: Gece çalışmalarında yetişkin  kıyafetleri-makyajı ile dans ettirilmeleri, çocuk &#8216;güzellik&#8217;  yarışmalarında yine yetişkin kıyafetleri-makyaj ile beğeniye  sunulmaları&#8230; </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">HADİ OÄžLUM BACAKLARINI ELLE&#8230; </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Erkek çocuklar cephesinde, anne-baba veya başka yakın akrabalar  tarafından &#8216;erkekliğe&#8217; ilişkin yanlış bilgiler verildiğine tanık oluruz:  &#8216;Hadi oğlum ablaların bacaklarını elle&#8217;, &#8216;Benim oğlum büyüyünce çok  canlar yakacak&#8217;&#8230; Komik ve masum gibi görünen bu cümleler, küçük erkeğin  kadına bakışının, büyük kadın ve erkekler tarafından nasıl çarpık bir  şekilde yerleştirilebileceğine küçük örnekler. </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Küçük çocuklara, kaldırabileceklerinden daha fazla sorumluluk vererek  onlara &#8216;kendini aşırı derecede kontrol et/kendini kontrol etmene gerek  yok&#8217; mesajı veren her tutum, normalden &#8216;sapma&#8217;dır ve sapkınlığa gitme  potansiyeli vardır. </span></span></span><br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Medical Park Fatih Hastanesi&#8217;nden Klinik Psikolog Sinem Demir&#8217;e göre;  cinsel dürtülerinin akıntısına kapılmış ve bunu  duygu-düşünce-davranışlarında göstermekten kendini alıkoyamayan kişiler,  genel olarak &#8216;sapkın kişilik&#8217; olarak değerlendirilebilir. Psikolog  Demir; &#8216;sapkın kişilikler&#8217;in analizini yaptı: </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">1-) AŞIRI BASTIRMA MASKESİ TAKANLAR: Sapkın kişilikleri anlamak  her zaman kolay olmayabilir. Çünkü sapkınlıklarını maskelemek için,  cinselliği çağrıştıran &#8216;her unsura&#8217; abartılı tepki verebilirler.  Örneğin; sapkın bir kişilik, bir okulda görevli olabilir ve ilkokul  çağındaki kız çocukların eteklerinin ne kadar kısa olduğu,  saçlarının-tokalarının gösterişli olduğu konularında &#8216;abartılı&#8217; bir  tepkisellik sergileyebilir. Bu kişi büyük olasılıkla, kız çocuklarının  vücutlarından uyarılma endişesiyle, cinsel duygularını bastırmak için  aşırı çaba sarf ediyordur. Aşırı bastırmanın altında cinsel patlamalar  yatar; bu patlamalar, bastırmayla kontrol altına alınmaya çalışılır,  ancak bir şekilde yeniden patlar. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2-) FİZİKSEL ŞİDDETE BAŞVURANLAR:</span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Sapkınlıkları zor  anlaşılabilecek bir diğer grup, açık bir şekilde şiddete başvuranlardır.  Ergenlik dönemine yaklaşan kızını sürekli döven bir babanın, bu şiddet  davranışının, cinsel boyutu da vardır: Sistematik (tekrarlayan) şiddet  uygulayan kişiler; genellikle bu dayaklarla hem cinsel bir uyarılmayı  bastırmaya çalışırlar, hem dayak atma esnasında cinsel haz alırlar. Bu  nedenle, sıklıkla şiddete başvuran ailelerde/kurumlarda, cinsel bir  istismardan da söz edilebilir. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">3-) SÜREKLİ CİNSEL KONULARDAN SÖZ EDENLER:</span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Konuştukları konu ne  olursa olsun, o konu eninde sonunda cinselliğe kayar. Cinsel konulara  aşırı tepki, ardından gelen &#8216;çiğ&#8217; konular (kendi cinselliğinden  bahsediverme, cinsellik içeren bir tabir kullanma, ) birbirini izler.  Bir yandan bu kontrolsüzlükle başa çıkmaya çalışır, ama sapkınlık  kemikleşmiş ise, bu başa çıkma gayreti her zaman başarısızlıkla  sonuçlanır. Karşılarındaki kişinin bu konuları açmak istememesi,  rahatsız olduğunu ifade etmesi, sapkın bir kişilik için engelleyici  değil, motive edici etki yaratır. Karşısındaki kişilerin  öfkesi-şaşkınlığı-mide bulantısı ifadesi, tam da onun temel sorununa  hizmet eder: &#8216;Bakın benim cinsel yeterliliğim varmış ki karşımdakinde  etki yarattım!&#8217; Sapkın kişi temelde, kendisine sürekli bu kuşkusunu  ispatlamaya çalışır. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">SAPKINLIÄžI YARATAN KOŞULLAR </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Sapkınlığa veya cinsellikte ani patlamalara yol açan durumların çoğunda;  cinsellik konusunda bilgisizlik, cinsel konularla uygunsuz-travmatik  yollarla tanışma, kendi ailesinde cinselliğin ya aşırı tabu olması ya da  cinsellik konusunda sınırların olmaması yatar. </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ÇOCUKLARI CİNSEL OBJE YAPMAK </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Çok küçük yaşlardan itibaren, kız olduğu için giyimine kuşamına dikkat  etmesi, erkek çocuklara yanaşmaması uyarısını alan, oje sürdüğü için  dayak yiyen bir kız çocuğuna şu mesaj gider: &#8220;Kendine dikkat etmezsen,  erkekleri cinsel olarak uyarabilirsin, bunun sorumlusu da sen olursun!&#8221;  Madalyonun daha açık görünen yüzünde ise çocukların doğrudan cinsel obje  olarak sunulduğu durumlar vardır: Gece çalışmalarında yetişkin  kıyafetleri-makyajı ile dans ettirilmeleri, çocuk &#8216;güzellik&#8217;  yarışmalarında yine yetişkin kıyafetleri-makyaj ile beğeniye  sunulmaları&#8230; </span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">HADİ OÄžLUM BACAKLARINI ELLE&#8230; </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Erkek çocuklar cephesinde, anne-baba veya başka yakın akrabalar  tarafından &#8216;erkekliğe&#8217; ilişkin yanlış bilgiler verildiğine tanık oluruz:  &#8216;Hadi oğlum ablaların bacaklarını elle&#8217;, &#8216;Benim oğlum büyüyünce çok  canlar yakacak&#8217;&#8230; Komik ve masum gibi görünen bu cümleler, küçük erkeğin  kadına bakışının, büyük kadın ve erkekler tarafından nasıl çarpık bir  şekilde yerleştirilebileceğine küçük örnekler. </span></span></span><br />
<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> Küçük çocuklara, kaldırabileceklerinden daha fazla sorumluluk vererek  onlara &#8216;kendini aşırı derecede kontrol et/kendini kontrol etmene gerek  yok&#8217; mesajı veren her tutum, normalden &#8216;sapma&#8217;dır ve sapkınlığa gitme  potansiyeli vardır. </span></span></span><br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hayalperestlikten kurtulma ve gerçekçi olmak]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83137</link>
			<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 22:03:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12535">acemhe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83137</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Bazı insanlar vardır ki kendi dünyalarını kurmuşlardır ve sürekli  hayaller aleminde yaşarlar. Bu aslında aşılması gereken bir psikolojik  rahatsızlıktır aslında. İnsanlara yaşama umudu ve ileriye dönük bazı  şeyleri gerçekleştirme gayreti veren hayalperestlik maalesef bazı  durumlarda ilerleyerek insanı gerçek dünyadan soyutlamakta ve bu  bağlamda diğer insanlarla olan ilişkilerine aksatmaktadır.<br />
Bu tür insanlar belli noktadan sonra hayal dünyaları ile gerçek  dünyaları bir birine girmektedir ve gerçek dünyaya ilişkin kararlar  verirken sorun yaşamaktadırlar. Bu insanlar genellikle içlerine kapanık  ve kimse ile konuşmayı sevmeyen insanlardır.<br />
<br />
Eğer bu tür davranışlar sergilediğinizi düşünüyorsanız mutlaka kendinize  çeki düzen vermeniz gerekmektedir. Bu ufak sendromu azaltmanın veya  tamamen üzerimizden atmanın yolları mevcuttur.</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><br />
</span></span></span>   <ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Arkadaşlarınızla bir yerlere gidin, eski günlerden sohbet edin.  Uzun süredi aramadığınız bir arkadaşınızı arayıp halini hatrını sorun.  İmkanınız varsa onunla buluşun.</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Kalabalık yerlerde bulunun, sinema tiyatro gibi sosyal yönü ağır mekanlara gidin.</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Kendinize güzel bir hobi bulun ve hobiniz için vakit ayırın. (Fotoğraf çekme vs..)</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Kendiniz gibi bir çok insanın olduğunu düşünün. Hayallerinizin peşinden giderken mantıklı düşünmeye çalışın.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Bazı insanlar vardır ki kendi dünyalarını kurmuşlardır ve sürekli  hayaller aleminde yaşarlar. Bu aslında aşılması gereken bir psikolojik  rahatsızlıktır aslında. İnsanlara yaşama umudu ve ileriye dönük bazı  şeyleri gerçekleştirme gayreti veren hayalperestlik maalesef bazı  durumlarda ilerleyerek insanı gerçek dünyadan soyutlamakta ve bu  bağlamda diğer insanlarla olan ilişkilerine aksatmaktadır.<br />
Bu tür insanlar belli noktadan sonra hayal dünyaları ile gerçek  dünyaları bir birine girmektedir ve gerçek dünyaya ilişkin kararlar  verirken sorun yaşamaktadırlar. Bu insanlar genellikle içlerine kapanık  ve kimse ile konuşmayı sevmeyen insanlardır.<br />
<br />
Eğer bu tür davranışlar sergilediğinizi düşünüyorsanız mutlaka kendinize  çeki düzen vermeniz gerekmektedir. Bu ufak sendromu azaltmanın veya  tamamen üzerimizden atmanın yolları mevcuttur.</span><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><br />
</span></span></span>   <ul class="mycode_list"><li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Arkadaşlarınızla bir yerlere gidin, eski günlerden sohbet edin.  Uzun süredi aramadığınız bir arkadaşınızı arayıp halini hatrını sorun.  İmkanınız varsa onunla buluşun.</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Kalabalık yerlerde bulunun, sinema tiyatro gibi sosyal yönü ağır mekanlara gidin.</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Kendinize güzel bir hobi bulun ve hobiniz için vakit ayırın. (Fotoğraf çekme vs..)</span></span></span><br />
</li>
<li><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font">Kendiniz gibi bir çok insanın olduğunu düşünün. Hayallerinizin peşinden giderken mantıklı düşünmeye çalışın.</span></span></span><br />
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[geçmişi yeniden yaşamak...]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83136</link>
			<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 22:02:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12535">acemhe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=83136</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Beyninizde özel bir bölge uyarılıyor ve geçmişte  yaşadığınız sıradan bir olayı en ince detaylarıyla yeniden yaşamaya  başlıyorsunuz. Hem de o anda içinizden geçen tüm duygular ve koku,  görüntü, dokunma hissi gibi duyularla beraber. Bu bir bilim kurgu  filminin senaryosu değil, tarihten bir sinir bilim öyküsü. <br />
<br />
1934 yılıydı. Kanadalı nörolog Wilder Penfield az sonra gireceği bir  beyin ameliyatı için son hazırlıklarını da tamamlamıştı. Operasyon  sırasında epileptik kadın hastasının duyma ve konuşma yetilerinden  sorumlu temporal korteksinden bir parça alınacaktı. Ameliyat başlamadan  önce hastaya sınırlı uyuşturma (lokal anestezi) uygulandı. Dolayısıyla  bilinci yerindeydi, ancak operasyonun uygulanacağı bölgede acı  hissetmeyecekti. Dr. Penfield epilepsi ameliyatları konusunda oldukça  deneyimliydi. Hastalar bu ameliyat sırasında doktorla konuşabiliyor,  sorduğu soruları yanıtlayabiliyorlardı. İlginç olansa, böylesi bir  diyalogun beynin yalnızca bu bölgesi operasyon geçiriyorken  gerçekleşebilmesiydi. Doktor, bu beyin bölgesinin niçin bu denli "özel"  olabileceği konusunda her geçen gün daha da fazla kafa yormaya  başlamıştı. <br />
<br />
Beyinde temporal kortekse uygulanacak elektriksel bir uyarım hastaların  geçmişteki sıradan olayları en ince detaylarına kadar yeniden yaşamasını  tetikliyordu.<br />
<br />
Ameliyat başladığında, Dr. Penfield'i oldukça şaşırtan bir gelişme  yaşandı. Kadın hastası, beyin ameliyatı masasında bebeğini doğurduğu ana  geri dönmüş olduğunu iddia ediyordu. Öyle ki, bu bir anıyı hatırlama  gibi değildi. O anı yeniden yaşamıştı, tüm o duygusal patlamaları,  acıları ve duyusal hisleriyle. Dr. Penfield, bu bulgunun psikiyatri  alanında çığır açacağını düşünmüştü. Ne de olsa kişilerin geçmişte  yaşadıkları olayların hÃ¢lihazırdaki ruhsal durumlarını nasıl da  etkileyebileceğine dair fizyolojik bir ipucu elde etmiş olabilirdi. Bu  etkiyi yalnızca kendisi araştırabilmek ve işleyişi derinlemesine  çözebilmek adına konuyla ilgi olarak tam 20 sene boyunca bilim dünyasına  tek bir kelime bile etmedi. Ta ki 1954 yılında bir sunumunda  bulgularını kendisi gibi doktor arkadaşlarıyla paylaşana dek... Penfield  konuşmasında temporal kortekste yaratılacak elektriksel bir uyarımın  geçmiş deneyimleri uyandırdığını ve akan bir nehir gibi bilince  taşındığını anlatmıştı. Hastalar, geçmişlerindeki herhangi bir zaman  dilimini tüm detaylarıyla yeniden yaşıyorlardı. Bu deneyim, beyne  yerleştirilen elektrot geri çekilene kadar sürüyordu. <br />
<br />
Bu bulgu gerek tıp, gerekse psikoloji dünyasında büyük bir heyecan  uyandırdı. Dr. Penfield, hayatımız boyunca bilincimiz yerindeyken  yaşadığımız her bir olayın en ince ayrıntılarına kadar sinirsel olarak  belleğimize depo edildiğine inanmaya başlamıştı. Çünkü gerekli beyin  uyarımı yapıldığında değil yalnızca olayları, o olaylar sırasında  hissettiğimiz duyguları bile yeniden yaşayabiliyorduk. Öyleyse hiçbir  şey unutulmuyordu. Her şey, zihnimizde bir yerlerde kayıtlı tutuluyordu.<br />
<br />
<br />
Sinir sistemimiz hayatımız boyunca yaşadığımız her anı tüm detaylarıyla saklı tutabilir mi? <br />
<br />
Penfield'in bulguları yorumu şüphe uyandırmıştı. Çünkü sinir sistemi  kapasite itibariyle sınırlıydı ve kişinin tüm yaşamı boyunca  yaşadıklarının böylesi ayrıntılı kayıtlarını tutabilmesi mümkün değildi.  Dahası sonradan yaptığı çalışmalar, konuyu başka bir platforma taşıdı.  Bir ameliyat sırasında beyninde belirli bir nokta uyarılan hasta kavga  eden bir adam gördüğünü söylemişti. Aynı nokta tekrar uyarıldığında  gördüğüyse yol boyunca yürüyen bir adam ve köpek olmuştu. Penfield,  hastaların yaşadıkları bu deneyimin psişik bir sanrı ya da algısal bir  yanılsama olabileceğine ancak geçmişe dair kaydın yine de temporal  kortekste, bu bölgeyle ilişki içerisinde bulunan hipokampüste ya da bu  alanlardaki gri maddede tutulduğuna inanmaya başlamıştı. Olaylara dair  yargılara gerçekleştikleri sırada varılıyor, daha sonra zihne gelen yeni  kayıtlar geçmişteki bu bilgilerle karşılaştırılıyordu. Dr. Penfield'in  bulguları yalnızca tıp alanında değil, bilişsel psikologlarca da  yıllarca tartışıldı. Bugün, belleğin sınırlarına ve sistemin nasıl  işlediğine dair çalışmalar halen sürüyor. </div>
</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Beyninizde özel bir bölge uyarılıyor ve geçmişte  yaşadığınız sıradan bir olayı en ince detaylarıyla yeniden yaşamaya  başlıyorsunuz. Hem de o anda içinizden geçen tüm duygular ve koku,  görüntü, dokunma hissi gibi duyularla beraber. Bu bir bilim kurgu  filminin senaryosu değil, tarihten bir sinir bilim öyküsü. <br />
<br />
1934 yılıydı. Kanadalı nörolog Wilder Penfield az sonra gireceği bir  beyin ameliyatı için son hazırlıklarını da tamamlamıştı. Operasyon  sırasında epileptik kadın hastasının duyma ve konuşma yetilerinden  sorumlu temporal korteksinden bir parça alınacaktı. Ameliyat başlamadan  önce hastaya sınırlı uyuşturma (lokal anestezi) uygulandı. Dolayısıyla  bilinci yerindeydi, ancak operasyonun uygulanacağı bölgede acı  hissetmeyecekti. Dr. Penfield epilepsi ameliyatları konusunda oldukça  deneyimliydi. Hastalar bu ameliyat sırasında doktorla konuşabiliyor,  sorduğu soruları yanıtlayabiliyorlardı. İlginç olansa, böylesi bir  diyalogun beynin yalnızca bu bölgesi operasyon geçiriyorken  gerçekleşebilmesiydi. Doktor, bu beyin bölgesinin niçin bu denli "özel"  olabileceği konusunda her geçen gün daha da fazla kafa yormaya  başlamıştı. <br />
<br />
Beyinde temporal kortekse uygulanacak elektriksel bir uyarım hastaların  geçmişteki sıradan olayları en ince detaylarına kadar yeniden yaşamasını  tetikliyordu.<br />
<br />
Ameliyat başladığında, Dr. Penfield'i oldukça şaşırtan bir gelişme  yaşandı. Kadın hastası, beyin ameliyatı masasında bebeğini doğurduğu ana  geri dönmüş olduğunu iddia ediyordu. Öyle ki, bu bir anıyı hatırlama  gibi değildi. O anı yeniden yaşamıştı, tüm o duygusal patlamaları,  acıları ve duyusal hisleriyle. Dr. Penfield, bu bulgunun psikiyatri  alanında çığır açacağını düşünmüştü. Ne de olsa kişilerin geçmişte  yaşadıkları olayların hÃ¢lihazırdaki ruhsal durumlarını nasıl da  etkileyebileceğine dair fizyolojik bir ipucu elde etmiş olabilirdi. Bu  etkiyi yalnızca kendisi araştırabilmek ve işleyişi derinlemesine  çözebilmek adına konuyla ilgi olarak tam 20 sene boyunca bilim dünyasına  tek bir kelime bile etmedi. Ta ki 1954 yılında bir sunumunda  bulgularını kendisi gibi doktor arkadaşlarıyla paylaşana dek... Penfield  konuşmasında temporal kortekste yaratılacak elektriksel bir uyarımın  geçmiş deneyimleri uyandırdığını ve akan bir nehir gibi bilince  taşındığını anlatmıştı. Hastalar, geçmişlerindeki herhangi bir zaman  dilimini tüm detaylarıyla yeniden yaşıyorlardı. Bu deneyim, beyne  yerleştirilen elektrot geri çekilene kadar sürüyordu. <br />
<br />
Bu bulgu gerek tıp, gerekse psikoloji dünyasında büyük bir heyecan  uyandırdı. Dr. Penfield, hayatımız boyunca bilincimiz yerindeyken  yaşadığımız her bir olayın en ince ayrıntılarına kadar sinirsel olarak  belleğimize depo edildiğine inanmaya başlamıştı. Çünkü gerekli beyin  uyarımı yapıldığında değil yalnızca olayları, o olaylar sırasında  hissettiğimiz duyguları bile yeniden yaşayabiliyorduk. Öyleyse hiçbir  şey unutulmuyordu. Her şey, zihnimizde bir yerlerde kayıtlı tutuluyordu.<br />
<br />
<br />
Sinir sistemimiz hayatımız boyunca yaşadığımız her anı tüm detaylarıyla saklı tutabilir mi? <br />
<br />
Penfield'in bulguları yorumu şüphe uyandırmıştı. Çünkü sinir sistemi  kapasite itibariyle sınırlıydı ve kişinin tüm yaşamı boyunca  yaşadıklarının böylesi ayrıntılı kayıtlarını tutabilmesi mümkün değildi.  Dahası sonradan yaptığı çalışmalar, konuyu başka bir platforma taşıdı.  Bir ameliyat sırasında beyninde belirli bir nokta uyarılan hasta kavga  eden bir adam gördüğünü söylemişti. Aynı nokta tekrar uyarıldığında  gördüğüyse yol boyunca yürüyen bir adam ve köpek olmuştu. Penfield,  hastaların yaşadıkları bu deneyimin psişik bir sanrı ya da algısal bir  yanılsama olabileceğine ancak geçmişe dair kaydın yine de temporal  kortekste, bu bölgeyle ilişki içerisinde bulunan hipokampüste ya da bu  alanlardaki gri maddede tutulduğuna inanmaya başlamıştı. Olaylara dair  yargılara gerçekleştikleri sırada varılıyor, daha sonra zihne gelen yeni  kayıtlar geçmişteki bu bilgilerle karşılaştırılıyordu. Dr. Penfield'in  bulguları yalnızca tıp alanında değil, bilişsel psikologlarca da  yıllarca tartışıldı. Bugün, belleğin sınırlarına ve sistemin nasıl  işlediğine dair çalışmalar halen sürüyor. </div>
</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nihilizm hakkında bilgiler]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=81036</link>
			<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 14:39:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=1063">riukeen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=81036</guid>
			<description><![CDATA[Nihilizm; metafizik ve ahlaki güçleri yok sayan, mevcut olan değerlere ve düzene karşı çıkan, hiçbir iradeye boyun eğmeyen görüşlerin genel adıdır.<br />
 <br />
Nihilizm, bilgi felsefesi, ahlak ve siyaset alanında kabul görmüştür. Ve yine nihilizm, her şeyi, her gerçeği ve değerleri inkar şeklinde ortaya çıkmıştır.<br />
 <br />
Nihilizm, her türlü bilgi imkanını inkar eder ve hiçbir doğru, genel- geçer bilginin olamayacağını savunur. Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar. <br />
Yokçuluk yani nihilizm on dokuzuncu yüzyıl ortalarında Rusya&#8217; da, özellikle genç entelektüel kesim arasında, taraf bulmuştur. Latince nihil (hiç) sözcüğünden türetilen nihilizm varlığı yok sayar ve bilimsel bilgi dışında hiçbir gerçek bilgi olmadığını kabul eder. Rus edebiyatında ilk kez Nedejin&#8217; in bir makalesinde kullanıldı.<br />
 <br />
Bu yaklaşım, toplumda yerleşik kuralların, kurumların, ahlak kurallarının ve değer yargılarının yadsınmasıdır. Ve kökleri Antikçağ Yunan Felsefesine, özellikle de Gorgias &#8216; akadar gider. Gorgias, varlık ve bilgi ile ilgili nihilizmini üç önermede ortaya koyar. Bu önermeler: 1-&#8220;Hiçbir şey yoktur&#8221;, 2- &#8220;Bir şey olsaydı da bilemezdik&#8221;, 3-Bilseydikte başkalarına bildiremezdik&#8221;. Bu görüşleriyle Gorgias, hem bilgi elde etme imkanını hem de varlığı inkar eder. Ayrıca septikler ve sofistler, kendisinden şüphe edilemeyen ve tenkit edilemeyen hiçbir şeyin olmadığını ileri sürerler. Bu şekilde şüpheci ve de tenkitçi bir nihilizmi ortaya koymuşlardır.<br />
 <br />
Siyasi alanda nihilizm, özellikle XIX. Yüzyılda Rusya&#8217; da taraf bulmuş bir akımdır. Önceleri yeni bir toplum düzeni kurmak için yerleşik düzeni tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir hareket idi. Fakat daha sonra her türlü düzeni reddeden, toplumun ve tüm sosyal kurumların ferd üzerinde her türlü baskısını, otoritesini kabul etmeyen bir görüş halini almıştır. Bu şekil nihilist anlayış, en başta devlet olmak üzere, bütün baskıcı kurumların ortadan kalkması gerektiğini savunur. Godwin, &#8220;Political Justice&#8221; adlı eserinde, devletin insanlığın ahlakını bozduğunu, bu yüzden de devlet kurumunun ortadan kaldırılması gerektiğini savunur. Godwin ile aynı fikirleri savunan başka düşünürlerde vardır; Tucker, Stirner, Tolstoi, Fourier, Kropotkin, Proudhon ve Bakunin gibi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Nihilizm; metafizik ve ahlaki güçleri yok sayan, mevcut olan değerlere ve düzene karşı çıkan, hiçbir iradeye boyun eğmeyen görüşlerin genel adıdır.<br />
 <br />
Nihilizm, bilgi felsefesi, ahlak ve siyaset alanında kabul görmüştür. Ve yine nihilizm, her şeyi, her gerçeği ve değerleri inkar şeklinde ortaya çıkmıştır.<br />
 <br />
Nihilizm, her türlü bilgi imkanını inkar eder ve hiçbir doğru, genel- geçer bilginin olamayacağını savunur. Varlığı her şekliyle şüphe ile karşılar ve hatta yok sayar. <br />
Yokçuluk yani nihilizm on dokuzuncu yüzyıl ortalarında Rusya&#8217; da, özellikle genç entelektüel kesim arasında, taraf bulmuştur. Latince nihil (hiç) sözcüğünden türetilen nihilizm varlığı yok sayar ve bilimsel bilgi dışında hiçbir gerçek bilgi olmadığını kabul eder. Rus edebiyatında ilk kez Nedejin&#8217; in bir makalesinde kullanıldı.<br />
 <br />
Bu yaklaşım, toplumda yerleşik kuralların, kurumların, ahlak kurallarının ve değer yargılarının yadsınmasıdır. Ve kökleri Antikçağ Yunan Felsefesine, özellikle de Gorgias &#8216; akadar gider. Gorgias, varlık ve bilgi ile ilgili nihilizmini üç önermede ortaya koyar. Bu önermeler: 1-&#8220;Hiçbir şey yoktur&#8221;, 2- &#8220;Bir şey olsaydı da bilemezdik&#8221;, 3-Bilseydikte başkalarına bildiremezdik&#8221;. Bu görüşleriyle Gorgias, hem bilgi elde etme imkanını hem de varlığı inkar eder. Ayrıca septikler ve sofistler, kendisinden şüphe edilemeyen ve tenkit edilemeyen hiçbir şeyin olmadığını ileri sürerler. Bu şekilde şüpheci ve de tenkitçi bir nihilizmi ortaya koymuşlardır.<br />
 <br />
Siyasi alanda nihilizm, özellikle XIX. Yüzyılda Rusya&#8217; da taraf bulmuş bir akımdır. Önceleri yeni bir toplum düzeni kurmak için yerleşik düzeni tamamen ortadan kaldırmaya yönelik bir hareket idi. Fakat daha sonra her türlü düzeni reddeden, toplumun ve tüm sosyal kurumların ferd üzerinde her türlü baskısını, otoritesini kabul etmeyen bir görüş halini almıştır. Bu şekil nihilist anlayış, en başta devlet olmak üzere, bütün baskıcı kurumların ortadan kalkması gerektiğini savunur. Godwin, &#8220;Political Justice&#8221; adlı eserinde, devletin insanlığın ahlakını bozduğunu, bu yüzden de devlet kurumunun ortadan kaldırılması gerektiğini savunur. Godwin ile aynı fikirleri savunan başka düşünürlerde vardır; Tucker, Stirner, Tolstoi, Fourier, Kropotkin, Proudhon ve Bakunin gibi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beni Doğallığıma Döndür Doktor...]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=80936</link>
			<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 19:29:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=15764">ay_naz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=80936</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font"><a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/CA6EWAEB.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/CA6EWAEB.jpg" loading="lazy"  alt="CA6EWAEB.jpg" class="mycode_img" /></a></span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">T</span><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">ürkiye'de artık birçok insan terapi için psikiyatrından gestalt yöntemini talep ediyor. Terapistler de eskisinden çok uyguluyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">[/url] çünkü Türkiye'de insanın ruh-beden ve zihin bütünlüğü Doğu felsefelerinin de etkisiyle eskisine göre daha bir önem kazandı. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Doğulu felsefeciler<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> bundan binlerce yıl önce keşfettiler<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> insanın ancak beden-zihin ve duygu bütünlüğü içinde sağlıklı olabileceğini. Aklın yolu bir olduğu için tabii ki<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> Batılı filozoflar da aynı yolu izlediler. Gestalt teknikleri ve terapisi de bunlardan biri... (Gestalt almanca bir kelime ve davranış anlamında kullanılıyor) Doğduğunda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> beden-zihin ve ruh bütünlüğü bozulmamış insanlar<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> zamanla maruz kaldıkları travmalar ve yaşantı durumları nedeniyle çeşitli savunma mekanizmaları geliştiriyor. Bu mekanizmalar ve bölünmüşlük<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> bir sürü ruhsal sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. İnsanı yeniden bütünlüğüne döndürmeyi hedefleyen ve Gestalt tekniklerini uygulayan terapistler; kendilerine gelen hastalarını beden-ruh ve zihin bütünlüğü içinde ele alıyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> tüm bu noktalardaki sorunları irdeliyor ve çözümlerini üçlü bir bütünlük içinde oluşturuyor. Örneğin saplantılı bir bozukluk içindeki bir hastanın bu sorununun<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> beynindeki bir kimyasal sorundan kaynaklanması da mümkündür<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> geçmişteki kayıplarıyla da ilişkisi olabilir ve bu sorun onun bedeninde kasılmalarla ortaya çıkabilir. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Üç ayrı sorun gibi duran bu bozukluk aslında tek bir sorundan kaynaklanabilir ve Gestalt terapisi bu sorunların hepsini ayrı ayrı irdeleyip bir bütün içinde çözer. Yani insanı bütünlüğüne ulaştırarak tedaviyi amaçlayan Gestalt'çı uygulamalarda; davranışlardan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> beden dilinden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> duyguların ifadesinden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> bütünleştirme ve hayalleme tekniklerinden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> rüyalardan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> sanat ve hareket terapilerinden yararlanılıyor. Örneğin terapist hastadan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> o konuya ilişkin hayaller kurmasını ve bunları kağıda dökmesini istiyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> veya hayalindeki sorun ya da umutların resmini çizmesini istiyor. Terapilerde dansın da iyileştirici ve kişinin bedenindeki sorunu fark etmesi açısından önemi çok büyük. Ve tüm bu terapiler sonunda; doğduğunda bedeni[url=http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif]<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihni ve ruhu uyum içinde olan insanlar<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zaman içinde çeşitli savunma mekanizmaları geliştirerek<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bu bütünlüklerini bozmak durumunda kaldıklarını fark ediyor. İşte sağlıklı insana yani en doğal hale dönebilmek<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Gestalt terapisinin en önemli amaçları arasında yer alıyor. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Bedenin ne söylüyor? </span><br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Psikoterapist Pınar İlkkaracan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt terapi tekniklerini Türkiye'de ilk uygulayanlardan. İlkkaracan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt tekniklerinin kendisi açısından önemini şöyle dile getiriyor: "Benim ekolümde; beden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihin ve ruhsal süreçler bir bütün ve bunlar birbirinden ayrılamazlar. Yani bedensel süreci<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihinsel süreçten ayıramayız. Bu nedenle terapiye gelenlerde<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bunların üçüne de bakmak ve bütün olarak görmek gerekir. Çünkü insanın ruhsal ve bedensel süreçlerinin zihne yansımaları var. Bunların hepsi arasında bir etkileşim bulunuyor ve hepsi bize bir bütün olarak gerçek resmi veriyorlar. Gestalt<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> diğer terapi yöntemlerinden farklı ve insanlar artık bunu daha çok önemsiyor; çünkü burada<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> diğer terapilerden farklı olarak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bedenin ne hissettiğine bakmak da önem kazanıyor. Ben örneğin terapilerde bedenin anlatımlarının ne kadar önemli olduğunu görüyorum. Mesela danışan kişi size bir şey anlatıyor ve bundan etkilenmediğini söylüyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> ama ben görüyorum ki<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> o anda nefesini tutuyor. Yani zihni ve bedeni başka şey söylüyor. Ve söylenen bir şeyin bedenle mi<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihinle mi söylendiği önemlidir. Terapinin sonunda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> benim için varılmaya çalışılan nokta; beden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihin ve ruhun tekrardan uyum içinde çalışmaya başlayabilmesi<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çünkü aslında dünyaya böyle geliyoruz. Sonradan geliştirmek zorunda kaldığımız mekanizmalar<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bizim uyumumuzu bozuyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> biz doğala dönmeye çabalıyoruz." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Gestalt felsefesinde<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> 'şimdi ve burada' çok önemli ama geçmiş de aynı derecede önemli. Gestalt terapisinde<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çocuklukta olan şeylerin şimdiye nasıl yansıdığına da bakılıyor. İlkkaracan'a göre<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt felsefesi<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Batı'dan çıkmış gibi görünse de son yüzyılda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Batı'da çıktığı iddia edilen ama kökleri Doğu'ya dayanan akımlardan biri. Çünkü Doğu felsefelerinin yaklaşımında bunların tümü var. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Türkiye'de yeni bir ekol </span><br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Ankara'da kurdukları Gestalt Terapi Derneği'nde psikiyatr<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> psikolog<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> psikolojik danışma ve rehberlik uzmanlarına da eğitim veren uzmanlardan Psikoterapist Ceylan Daş<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Çağla Gülol ve Feza Balkaya<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> son yıllarda Türkiye'de de adından sıkça söz edilmeye başlanan gestalt yaklaşımından bahsederken; öncelikle bütünleştirici bakış açısıyla<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> kişisel ihtiyaçlara verdiği önemle ve çok çeşitli<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> esnek teknikleriyle kişisel gelişim konusunda önemli katkıları olan bir psikoterapi ekolü olarak tanımlıyorlar. Ceylan Daş'a göre<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt terapi yaklaşımının bazı terapi ekollerinden farkları şöyle: </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">"İnsanı; duyguları<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> düşünceleri<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> davranışları ve bedeniyle bir bütün olarak ele alıyor. Yine diğer ekollerden farklı olarak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> sadece insanı ya da sadece çevreyi değil<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çevre içindeki insanı bir bütün olarak değerlendiriyor. Gestalt terapisi; müzik<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> dans<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> resim gibi sanatsal uygulamalardan da yararlanıyor. Terapide kişinin kendisinin<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çevresinin ve bu ikisi arasındaki ilişkilerin yaşayarak farkına varması için çalışılıyor." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Çağla Gülol ise gestalt tekniklerinin bir terapi ekolu olarak her türlü psikolojik sorun için uygulanabileceğini savunuyor ve şunları söylüyor: "Bu uygulamalar bireysel<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çift-aile ya da grup olarak gerçekleştirilebiliyor. Buna ek olarak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> herhangi bir sorunu olmayan ama kendisini daha iyi tanımak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> geliştirmek ve sahip olduğu potansiyelleri kullanılabilir hale getirmek isteyen herkese uygulanabilir. Dolayısıyla<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> kurumsal hizmetler<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> yani insan kaynakları gibi organizasyonlarda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> sanatsal eğitimlerde ve okullarda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> pek çok alanda ve farklı yaş gruplarında kullanılabilir." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Terapist Feyza Balkaya ise öncelikle<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt yaklaşımında esas olanın<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> konuşmak değil<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> yaşamak olduğunu savunuyor. Klinik psikoterapist Rebia Erdoğan bu tür terapilerin neden önem kazandığını şöyle anlatıyor: "Gestalt okulları bütünlükçü yaklaşımı benimsiyor; çünkü kişiyi ayrı<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> toplumun kurumlarını ayrı düşünmüyor ve bunlar arasındaki ilişkiyi önemsiyor. Ayrıca kişinin ruh sağlığı ile beden barışıklığının koşut olduğunu da savunuyor. Burada kendi sınırlarını tanımak ve fark etmek gibi bir kavram var. Mesela kendi kapasitesini fark etmek<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bütünlük içinde kullanmak öne çıkıyor ve bu<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çağdaş bir terapi yöntemi." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Füsun SAKA </span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font"><a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/CA6EWAEB.jpg" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/CA6EWAEB.jpg" loading="lazy"  alt="CA6EWAEB.jpg" class="mycode_img" /></a></span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">T</span><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">ürkiye'de artık birçok insan terapi için psikiyatrından gestalt yöntemini talep ediyor. Terapistler de eskisinden çok uyguluyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">[/url] çünkü Türkiye'de insanın ruh-beden ve zihin bütünlüğü Doğu felsefelerinin de etkisiyle eskisine göre daha bir önem kazandı. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Doğulu felsefeciler<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> bundan binlerce yıl önce keşfettiler<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> insanın ancak beden-zihin ve duygu bütünlüğü içinde sağlıklı olabileceğini. Aklın yolu bir olduğu için tabii ki<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> Batılı filozoflar da aynı yolu izlediler. Gestalt teknikleri ve terapisi de bunlardan biri... (Gestalt almanca bir kelime ve davranış anlamında kullanılıyor) Doğduğunda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> beden-zihin ve ruh bütünlüğü bozulmamış insanlar<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> zamanla maruz kaldıkları travmalar ve yaşantı durumları nedeniyle çeşitli savunma mekanizmaları geliştiriyor. Bu mekanizmalar ve bölünmüşlük<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> bir sürü ruhsal sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. İnsanı yeniden bütünlüğüne döndürmeyi hedefleyen ve Gestalt tekniklerini uygulayan terapistler; kendilerine gelen hastalarını beden-ruh ve zihin bütünlüğü içinde ele alıyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> tüm bu noktalardaki sorunları irdeliyor ve çözümlerini üçlü bir bütünlük içinde oluşturuyor. Örneğin saplantılı bir bozukluk içindeki bir hastanın bu sorununun<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> beynindeki bir kimyasal sorundan kaynaklanması da mümkündür<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> geçmişteki kayıplarıyla da ilişkisi olabilir ve bu sorun onun bedeninde kasılmalarla ortaya çıkabilir. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Üç ayrı sorun gibi duran bu bozukluk aslında tek bir sorundan kaynaklanabilir ve Gestalt terapisi bu sorunların hepsini ayrı ayrı irdeleyip bir bütün içinde çözer. Yani insanı bütünlüğüne ulaştırarak tedaviyi amaçlayan Gestalt'çı uygulamalarda; davranışlardan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> beden dilinden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> duyguların ifadesinden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> bütünleştirme ve hayalleme tekniklerinden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> rüyalardan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> sanat ve hareket terapilerinden yararlanılıyor. Örneğin terapist hastadan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> o konuya ilişkin hayaller kurmasını ve bunları kağıda dökmesini istiyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></a> veya hayalindeki sorun ya da umutların resmini çizmesini istiyor. Terapilerde dansın da iyileştirici ve kişinin bedenindeki sorunu fark etmesi açısından önemi çok büyük. Ve tüm bu terapiler sonunda; doğduğunda bedeni[url=http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif]<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihni ve ruhu uyum içinde olan insanlar<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zaman içinde çeşitli savunma mekanizmaları geliştirerek<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bu bütünlüklerini bozmak durumunda kaldıklarını fark ediyor. İşte sağlıklı insana yani en doğal hale dönebilmek<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Gestalt terapisinin en önemli amaçları arasında yer alıyor. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Bedenin ne söylüyor? </span><br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Psikoterapist Pınar İlkkaracan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt terapi tekniklerini Türkiye'de ilk uygulayanlardan. İlkkaracan<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt tekniklerinin kendisi açısından önemini şöyle dile getiriyor: "Benim ekolümde; beden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihin ve ruhsal süreçler bir bütün ve bunlar birbirinden ayrılamazlar. Yani bedensel süreci<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihinsel süreçten ayıramayız. Bu nedenle terapiye gelenlerde<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bunların üçüne de bakmak ve bütün olarak görmek gerekir. Çünkü insanın ruhsal ve bedensel süreçlerinin zihne yansımaları var. Bunların hepsi arasında bir etkileşim bulunuyor ve hepsi bize bir bütün olarak gerçek resmi veriyorlar. Gestalt<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> diğer terapi yöntemlerinden farklı ve insanlar artık bunu daha çok önemsiyor; çünkü burada<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> diğer terapilerden farklı olarak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bedenin ne hissettiğine bakmak da önem kazanıyor. Ben örneğin terapilerde bedenin anlatımlarının ne kadar önemli olduğunu görüyorum. Mesela danışan kişi size bir şey anlatıyor ve bundan etkilenmediğini söylüyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> ama ben görüyorum ki<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> o anda nefesini tutuyor. Yani zihni ve bedeni başka şey söylüyor. Ve söylenen bir şeyin bedenle mi<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihinle mi söylendiği önemlidir. Terapinin sonunda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> benim için varılmaya çalışılan nokta; beden<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> zihin ve ruhun tekrardan uyum içinde çalışmaya başlayabilmesi<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çünkü aslında dünyaya böyle geliyoruz. Sonradan geliştirmek zorunda kaldığımız mekanizmalar<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bizim uyumumuzu bozuyor<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> biz doğala dönmeye çabalıyoruz." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Gestalt felsefesinde<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> 'şimdi ve burada' çok önemli ama geçmiş de aynı derecede önemli. Gestalt terapisinde<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çocuklukta olan şeylerin şimdiye nasıl yansıdığına da bakılıyor. İlkkaracan'a göre<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt felsefesi<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Batı'dan çıkmış gibi görünse de son yüzyılda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Batı'da çıktığı iddia edilen ama kökleri Doğu'ya dayanan akımlardan biri. Çünkü Doğu felsefelerinin yaklaşımında bunların tümü var. </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Türkiye'de yeni bir ekol </span><br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Ankara'da kurdukları Gestalt Terapi Derneği'nde psikiyatr<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> psikolog<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> psikolojik danışma ve rehberlik uzmanlarına da eğitim veren uzmanlardan Psikoterapist Ceylan Daş<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> Çağla Gülol ve Feza Balkaya<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> son yıllarda Türkiye'de de adından sıkça söz edilmeye başlanan gestalt yaklaşımından bahsederken; öncelikle bütünleştirici bakış açısıyla<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> kişisel ihtiyaçlara verdiği önemle ve çok çeşitli<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> esnek teknikleriyle kişisel gelişim konusunda önemli katkıları olan bir psikoterapi ekolü olarak tanımlıyorlar. Ceylan Daş'a göre<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt terapi yaklaşımının bazı terapi ekollerinden farkları şöyle: </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">"İnsanı; duyguları<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> düşünceleri<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> davranışları ve bedeniyle bir bütün olarak ele alıyor. Yine diğer ekollerden farklı olarak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> sadece insanı ya da sadece çevreyi değil<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çevre içindeki insanı bir bütün olarak değerlendiriyor. Gestalt terapisi; müzik<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> dans<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> resim gibi sanatsal uygulamalardan da yararlanıyor. Terapide kişinin kendisinin<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çevresinin ve bu ikisi arasındaki ilişkilerin yaşayarak farkına varması için çalışılıyor." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Çağla Gülol ise gestalt tekniklerinin bir terapi ekolu olarak her türlü psikolojik sorun için uygulanabileceğini savunuyor ve şunları söylüyor: "Bu uygulamalar bireysel<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çift-aile ya da grup olarak gerçekleştirilebiliyor. Buna ek olarak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> herhangi bir sorunu olmayan ama kendisini daha iyi tanımak<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> geliştirmek ve sahip olduğu potansiyelleri kullanılabilir hale getirmek isteyen herkese uygulanabilir. Dolayısıyla<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> kurumsal hizmetler<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> yani insan kaynakları gibi organizasyonlarda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> sanatsal eğitimlerde ve okullarda<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> pek çok alanda ve farklı yaş gruplarında kullanılabilir." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Terapist Feyza Balkaya ise öncelikle<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> gestalt yaklaşımında esas olanın<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> konuşmak değil<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> yaşamak olduğunu savunuyor. Klinik psikoterapist Rebia Erdoğan bu tür terapilerin neden önem kazandığını şöyle anlatıyor: "Gestalt okulları bütünlükçü yaklaşımı benimsiyor; çünkü kişiyi ayrı<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> toplumun kurumlarını ayrı düşünmüyor ve bunlar arasındaki ilişkiyi önemsiyor. Ayrıca kişinin ruh sağlığı ile beden barışıklığının koşut olduğunu da savunuyor. Burada kendi sınırlarını tanımak ve fark etmek gibi bir kavram var. Mesela kendi kapasitesini fark etmek<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> bütünlük içinde kullanmak öne çıkıyor ve bu<a href="http://www.duygusuz.com/cikis.php?url=http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /></a> çağdaş bir terapi yöntemi." </span></div>
 <br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Füsun SAKA </span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sessizliğin Yapısı]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=80935</link>
			<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 19:27:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=15764">ay_naz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=80935</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font"><img src="http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/gestalt(1).gif" loading="lazy"  alt="gestalt(1).gif" class="mycode_img" /></span><br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font"></span> <br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Yıllar boyunca birçok Gestalt terapisi bir grup ortamında yapılmıştır; buna rağmen Gestalt yaklaşımının gruplara uygulanışı çok fazla gelişmemiştir (Frew 1988; Harris 1995). Bu yüzden<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> Gestalt grup sürecinin bir parçası olan sessizliğin henüz tam olarak keşfedilmemiş olması pek de şaşırtıcı bir durum değildir. <br />
Sessizlik sadece Gestalt yazarlarının göz ardı ettiği bir konu değildir. Grup terapisi literatürü incelendiğinde<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> sessizlik hakkında çok az sayıda araştırma yapıldığı belirlenmiştir. Bu referansların büyük bir kısmı &#8220;sessiz grup üyesi&#8221; ile ilgilidir. Yalom (1975)<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> grup psikoterapisi ile ilgili yazısında sessiz grup üyesini şu şekilde tanımlamaktadır: &#8220;Sessiz bir hasta problemli bir hastadır; nadiren gruptan faydalanır&#8221;. Yalom için sessizlik<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> olumsuz bir ifadeyi beraberinde taşımaktadır. İncelenen diğer makalelerde de sessizliğin genellikle bir problem olarak ele alındığı görülmektedir. <br />
<br />
Sessizliğin olumlu ve iyileştirici bir kuvvet olduğuna dair hiçbir bulgunun olmaması dikkat çekicidir. Sessizliğin nasıl ortaya çıktığı ve nasıl kullanıldığı ile ilgili olarak çok az sayıda araştırma bulunmaktadır. İşte bu noktada sorulması gereken soru<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> &#8220;Sessizliğin gruplarda tamamen sorun yaratan bir durum&#8221; olarak görüldüğü düşüncesinin nasıl ortaya çıkmış olduğudur. Gündelik yaşantımızda<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> &#8220;Söz gümüşse<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> sukut altındır&#8221; mesajlarıyla büyütülmemize karşın genellikle söze sığınmamızda belki bu nedenledir. Pek çok sessizliğin kendi içinde barındırdığı sesten çekinmektedir. Sessizlik beraberinde aslında bir iç gözlem sürecini mi başlatmaktadır? Sorun<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> bu iç gözlemin terapi ortamına getirilememesi; terapistin sürecin bir parçası haline gelememesidir. </span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font"><img src="http://www.donusumkonagi.net/admin/makale/gestalt(1).gif" loading="lazy"  alt="gestalt(1).gif" class="mycode_img" /></span><br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font"></span> <br />
<span style="font-family: Century Gothic;" class="mycode_font">Yıllar boyunca birçok Gestalt terapisi bir grup ortamında yapılmıştır; buna rağmen Gestalt yaklaşımının gruplara uygulanışı çok fazla gelişmemiştir (Frew 1988; Harris 1995). Bu yüzden<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> Gestalt grup sürecinin bir parçası olan sessizliğin henüz tam olarak keşfedilmemiş olması pek de şaşırtıcı bir durum değildir. <br />
Sessizlik sadece Gestalt yazarlarının göz ardı ettiği bir konu değildir. Grup terapisi literatürü incelendiğinde<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> sessizlik hakkında çok az sayıda araştırma yapıldığı belirlenmiştir. Bu referansların büyük bir kısmı &#8220;sessiz grup üyesi&#8221; ile ilgilidir. Yalom (1975)<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> grup psikoterapisi ile ilgili yazısında sessiz grup üyesini şu şekilde tanımlamaktadır: &#8220;Sessiz bir hasta problemli bir hastadır; nadiren gruptan faydalanır&#8221;. Yalom için sessizlik<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> olumsuz bir ifadeyi beraberinde taşımaktadır. İncelenen diğer makalelerde de sessizliğin genellikle bir problem olarak ele alındığı görülmektedir. <br />
<br />
Sessizliğin olumlu ve iyileştirici bir kuvvet olduğuna dair hiçbir bulgunun olmaması dikkat çekicidir. Sessizliğin nasıl ortaya çıktığı ve nasıl kullanıldığı ile ilgili olarak çok az sayıda araştırma bulunmaktadır. İşte bu noktada sorulması gereken soru<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> &#8220;Sessizliğin gruplarda tamamen sorun yaratan bir durum&#8221; olarak görüldüğü düşüncesinin nasıl ortaya çıkmış olduğudur. Gündelik yaşantımızda<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> &#8220;Söz gümüşse<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> sukut altındır&#8221; mesajlarıyla büyütülmemize karşın genellikle söze sığınmamızda belki bu nedenledir. Pek çok sessizliğin kendi içinde barındırdığı sesten çekinmektedir. Sessizlik beraberinde aslında bir iç gözlem sürecini mi başlatmaktadır? Sorun<img src="http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif" loading="lazy"  alt="virgs.gif" class="mycode_img" /> bu iç gözlemin terapi ortamına getirilememesi; terapistin sürecin bir parçası haline gelememesidir. </span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nietzsche'den / Aforizmalar]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=80707</link>
			<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 14:11:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12535">acemhe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=80707</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">*Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><br />
*Ümit en son kötülüktür, çünkü işkenceyi uzatır<br />
<br />
*İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir.<br />
<br />
*Özdeyişler halinde ve kanıyla yazan kimse okunmayı değil, ezberlenmeyi ister.<br />
<br />
*Bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa, hiç değilse bilgi savaşçıları olun.<br />
<br />
*Ve ceza, saldırgan için aynı zamanda bir hak ve şeref olmazsa, cezanız eksik olsun!<br />
<br />
*Yele karşı tükürmekten sakınınız!<br />
<br />
*Peki siz, dostlar, beğeni ve beğenme tartışılmaz mı diyorsunuz? Fakat bütün hayat beğeni, ve beğenme üstüne bir tartışmadır!<br />
<br />
*Kendin alabileceğin bir hakkı, bırakmayacaksın sana vermelerine!<br />
<br />
*Neysen "O" ol!<br />
<br />
*Ruh, hayatın bağrına saplanan hayattır.<br />
<br />
*Her şey birbirinden daha gereklidir.<br />
<br />
*Acı der: "Yıkıl!"<br />
<br />
*Seni seviyorsam sana ne bundan?<br />
<br />
*İnaçlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.<br />
<br />
*İnsanlar eşit degildirler.<br />
<br />
*Ne denli yükselirsek, uçmak bilmeyenlere o denli küçük görünürüz.<br />
<br />
*Kadını kadının içinde özgürlüğe kavuşturmalı!<br />
<br />
*Uçurumları sevenin kanatları olmalı.<br />
<br />
*En yüce dağlara tırmanan güler bütün acıklı oyunlara ve acıklı gerçeklere!<br />
<br />
*Kadının nasıl bir nimet olduğunu tüm derinliği ile hissetmek gereklidir.<br />
<br />
*Neden'i olan, nasıl'a katlanır.<br />
<br />
*Bizler arzu edilenden ziyade arzulamaya aşığız.<br />
<br />
*Ey ulu yıldız! kendilerine ışık saçtıkların olmasaydı, saadetin nerde kalırdı!<br />
<br />
*Zayıflar bizi kendi gücümüzden utanmaya zorladıkları için kazandılar.<br />
<br />
*Gerçekten de hayatın anlamı olmasaydı, ve ben anlamsızı seçmek zorunda olsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık olurdu bu.<br />
<br />
*Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır.Daha alçağını değil.<br />
<br />
*Siz yükselmek isteyince yukarıya bakarsınız, bense aşağıya bakarım çünkü yükselmişim.<br />
<br />
*Bir uçurumun içine baktığnızda, uçurumda sizin içinize bakar.<br />
<br />
*İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.<br />
<br />
*Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.<br />
<br />
*Ancak öbürgündür benim olan.Kimileri öldükten sonra doğar.<br />
<br />
*İnanç gerçeği bilmek istememektir.<br />
<br />
*Yüksek dağda buz içinde gönüllü yaşamaktır Felsefe.<br />
<br />
*Şüphe değil, kesinliktir insanı deli eden...!<br />
<br />
*Hep öğrenci kalan insan, öğretmenine borcunu kötü ödüyor demektir.<br />
<br />
*Bugüne dek varlığa karşı en büyük itiraz neydi? tanrı...!<br />
<br />
*Kendini bilgiye adayan için yalnızca düşmanını sevmek yetmez;dostuna da kin duyabilmelidir.<br />
<br />
*Tek bir şey olabilmek, tek bir şeye varabilmek için, çok yerde, çok şey olmak, bu bendeki sağduyudur.<br />
<br />
*Sanat hakikatten daha değerlidir.<br />
<br />
*Nihilizm ne demektir? En yüksek değerlerin, kendilerini değerden düşürmesi.<br />
<br />
*Nerede canlı bulduysam, orada güç iradesi buldum; hizmet edenlerin iradesinde bile efendi olma iradesi buldum.<br />
<br />
*Ben, iki insanın daha yüce hakikati bulmak için, bir ihtirası paylaştığı bir aşk düşünüyorum.<br />
<br />
*Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.<br />
<br />
*Bütün yargılayanların gözünden bir cellat bakar.<br />
<br />
*Erdem uyumuşsa deha zinde kalkar.<br />
<br />
*İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar, daha iyi görmek için değil, daha iyi parıldamak için.<br />
<br />
*Kişi, ışığını karartmayı da bilmelidir, böceklerden ve hayranlardan kurtulmak için.<br />
<br />
*Beklemek ahlaksız kılar.<br />
<br />
*Kanmışlıklar, dogruluğun yalanlardan daha tehlikeli düşmanlarıdır.<br />
<br />
*Ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır.<br />
<br />
*Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Düşünüyorum Öyleyse Vurun...!</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">*Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><br />
*Ümit en son kötülüktür, çünkü işkenceyi uzatır<br />
<br />
*İnsan ruhu yaptığı seçimlerle belirlenir.<br />
<br />
*Özdeyişler halinde ve kanıyla yazan kimse okunmayı değil, ezberlenmeyi ister.<br />
<br />
*Bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa, hiç değilse bilgi savaşçıları olun.<br />
<br />
*Ve ceza, saldırgan için aynı zamanda bir hak ve şeref olmazsa, cezanız eksik olsun!<br />
<br />
*Yele karşı tükürmekten sakınınız!<br />
<br />
*Peki siz, dostlar, beğeni ve beğenme tartışılmaz mı diyorsunuz? Fakat bütün hayat beğeni, ve beğenme üstüne bir tartışmadır!<br />
<br />
*Kendin alabileceğin bir hakkı, bırakmayacaksın sana vermelerine!<br />
<br />
*Neysen "O" ol!<br />
<br />
*Ruh, hayatın bağrına saplanan hayattır.<br />
<br />
*Her şey birbirinden daha gereklidir.<br />
<br />
*Acı der: "Yıkıl!"<br />
<br />
*Seni seviyorsam sana ne bundan?<br />
<br />
*İnaçlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.<br />
<br />
*İnsanlar eşit degildirler.<br />
<br />
*Ne denli yükselirsek, uçmak bilmeyenlere o denli küçük görünürüz.<br />
<br />
*Kadını kadının içinde özgürlüğe kavuşturmalı!<br />
<br />
*Uçurumları sevenin kanatları olmalı.<br />
<br />
*En yüce dağlara tırmanan güler bütün acıklı oyunlara ve acıklı gerçeklere!<br />
<br />
*Kadının nasıl bir nimet olduğunu tüm derinliği ile hissetmek gereklidir.<br />
<br />
*Neden'i olan, nasıl'a katlanır.<br />
<br />
*Bizler arzu edilenden ziyade arzulamaya aşığız.<br />
<br />
*Ey ulu yıldız! kendilerine ışık saçtıkların olmasaydı, saadetin nerde kalırdı!<br />
<br />
*Zayıflar bizi kendi gücümüzden utanmaya zorladıkları için kazandılar.<br />
<br />
*Gerçekten de hayatın anlamı olmasaydı, ve ben anlamsızı seçmek zorunda olsaydım, bence de en seçilesi anlamsızlık olurdu bu.<br />
<br />
*Yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır.Daha alçağını değil.<br />
<br />
*Siz yükselmek isteyince yukarıya bakarsınız, bense aşağıya bakarım çünkü yükselmişim.<br />
<br />
*Bir uçurumun içine baktığnızda, uçurumda sizin içinize bakar.<br />
<br />
*İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır.<br />
<br />
*Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.<br />
<br />
*Ancak öbürgündür benim olan.Kimileri öldükten sonra doğar.<br />
<br />
*İnanç gerçeği bilmek istememektir.<br />
<br />
*Yüksek dağda buz içinde gönüllü yaşamaktır Felsefe.<br />
<br />
*Şüphe değil, kesinliktir insanı deli eden...!<br />
<br />
*Hep öğrenci kalan insan, öğretmenine borcunu kötü ödüyor demektir.<br />
<br />
*Bugüne dek varlığa karşı en büyük itiraz neydi? tanrı...!<br />
<br />
*Kendini bilgiye adayan için yalnızca düşmanını sevmek yetmez;dostuna da kin duyabilmelidir.<br />
<br />
*Tek bir şey olabilmek, tek bir şeye varabilmek için, çok yerde, çok şey olmak, bu bendeki sağduyudur.<br />
<br />
*Sanat hakikatten daha değerlidir.<br />
<br />
*Nihilizm ne demektir? En yüksek değerlerin, kendilerini değerden düşürmesi.<br />
<br />
*Nerede canlı bulduysam, orada güç iradesi buldum; hizmet edenlerin iradesinde bile efendi olma iradesi buldum.<br />
<br />
*Ben, iki insanın daha yüce hakikati bulmak için, bir ihtirası paylaştığı bir aşk düşünüyorum.<br />
<br />
*Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.<br />
<br />
*Bütün yargılayanların gözünden bir cellat bakar.<br />
<br />
*Erdem uyumuşsa deha zinde kalkar.<br />
<br />
*İnsanlar ışığın çevresinde toplaşırlar, daha iyi görmek için değil, daha iyi parıldamak için.<br />
<br />
*Kişi, ışığını karartmayı da bilmelidir, böceklerden ve hayranlardan kurtulmak için.<br />
<br />
*Beklemek ahlaksız kılar.<br />
<br />
*Kanmışlıklar, dogruluğun yalanlardan daha tehlikeli düşmanlarıdır.<br />
<br />
*Ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır.<br />
<br />
*Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Düşünüyorum Öyleyse Vurun...!</span></span><br />
<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mutluluk İnsanın Boyu Hizasındadır.. Konfüçyüs]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78182</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 22:11:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12535">acemhe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78182</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz. Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.<br />
Eger şimdi değil ise ne zaman?...Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.<br />
<br />
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.<br />
<br />
Der ki;<br />
<br />
"Uzun zamandan beridir hayatın gerçek hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, halÃ¢ hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu.<br />
<br />
Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı." Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.<br />
<br />
Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez.<br />
<br />
Öyleyse;<br />
<br />
Okulu bitirene kadar,<br />
<br />
10 milyar kazanana kadar,<br />
<br />
Çocuklarınız olana kadar,<br />
<br />
Çocuklarınız evden ayrılana kadar, işe başlayana kadar,<br />
<br />
Evlenene kadar,<br />
<br />
Cuma gecesine kadar,<br />
<br />
Pazar sabahına kadar,<br />
<br />
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,<br />
<br />
Borçları ödeyene kadar,<br />
<br />
İlkbahara kadar,<br />
<br />
Yaza kadar,<br />
<br />
Sonbahara kadar,<br />
<br />
Kışa kadar,<br />
<br />
Maaş gününe kadar,<br />
<br />
Sarkınız söylenene kadar,<br />
<br />
Emekli olana kadar,<br />
<br />
Ölene kadar.....<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE BULUNDUÄžUNUZ AN' DAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUÄžUNA KARAR VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.<br />
<br />
MUTLULUK BİR VARIŞ DEÄžİL,<br />
<br />
BİR YOLCULUKTUR. " PEK ÇOKLARI MUTLULUÄžU İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.<br />
<br />
OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR. "<br />
<br />
--KONFÜÇYÜS--</span> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Palatino Linotype;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz. Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.<br />
Eger şimdi değil ise ne zaman?...Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.<br />
<br />
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.<br />
<br />
Der ki;<br />
<br />
"Uzun zamandan beridir hayatın gerçek hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, halÃ¢ hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu.<br />
<br />
Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı." Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.<br />
<br />
Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez.<br />
<br />
Öyleyse;<br />
<br />
Okulu bitirene kadar,<br />
<br />
10 milyar kazanana kadar,<br />
<br />
Çocuklarınız olana kadar,<br />
<br />
Çocuklarınız evden ayrılana kadar, işe başlayana kadar,<br />
<br />
Evlenene kadar,<br />
<br />
Cuma gecesine kadar,<br />
<br />
Pazar sabahına kadar,<br />
<br />
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,<br />
<br />
Borçları ödeyene kadar,<br />
<br />
İlkbahara kadar,<br />
<br />
Yaza kadar,<br />
<br />
Sonbahara kadar,<br />
<br />
Kışa kadar,<br />
<br />
Maaş gününe kadar,<br />
<br />
Sarkınız söylenene kadar,<br />
<br />
Emekli olana kadar,<br />
<br />
Ölene kadar.....<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE BULUNDUÄžUNUZ AN' DAN DAHA İYİ BİR ZAMAN OLDUÄžUNA KARAR VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.<br />
<br />
MUTLULUK BİR VARIŞ DEÄžİL,<br />
<br />
BİR YOLCULUKTUR. " PEK ÇOKLARI MUTLULUÄžU İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR, BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.<br />
<br />
OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR. "<br />
<br />
--KONFÜÇYÜS--</span> </span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>