<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi - Mizah Diğer]]></title>
		<link>https://duygusuz.com/</link>
		<description><![CDATA[:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi - https://duygusuz.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 01:48:05 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Nickten sıkıldım :D]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=99451</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2015 12:16:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=16314">Xesar</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=99451</guid>
			<description><![CDATA[Bu nickten sıkıldım degistireyim diyorum <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><br />
Ne yapsak ki ya <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><br />
Şehzade nasıl alternatif fikri olan var mı <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu nickten sıkıldım degistireyim diyorum <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><br />
Ne yapsak ki ya <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><br />
Şehzade nasıl alternatif fikri olan var mı <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=87479</link>
			<pubDate>Wed, 08 Dec 2010 20:21:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12028">mOOnl!ght</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=87479</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor </span></span></span><br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Reddedilmenin, kişinin IQ seviyesini ve analitik düşünme kabiliyetini büyük ölçüde düşürdüğü bildirildi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">ABD'de Case Western Reserve Üniversitesi'nden Roy Baumeister liderliğindeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, reddedilmenin etkilerini gözlemlemek için iki farklı yol izlendiği belirtildi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Sonuçları New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlanan araştırmada, önce bir grup yabancının bir araya geldiği, birbirlerini tanımaya başladıkları ve daha sonra ayrıldıkları kaydedildi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Bu gruptaki her bir katılımcıdan, gruptan hangi iki kişiyle bir işte birlikte çalışmak isteyecekleri soruldu ve gruptakilere, hiç kimse tarafından seçilmedikleri ya da diğer herkes tarafından seçildikleri söylendi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Araştırmacılar ayrıca, kişilik testi yapılan bir gruptakilere, hayatta yalnız kalacakları veya arkadaşları ve aileleriyle yaşayacakları söyleyerek, sahte geribildirim verdi. </span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Araştırma izlenen her iki yolda da reddedilen gruplarda saldırganlık puanlarının arttığı, aynı zamanda IQ puanlarının birdenbire yaklaşık yüzde 25 oranında, analitik düşünme kabiliyetleriyle ilgili puanların da yüzde 30 oranında düştüğü gözlendi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Roy Baumeister, reddedilen çocukların, saldırganlaşma eğilimi içinde olduklarının uzun süredir bilindiğini hatırlatarak, araştırmanın sonuçlarının, insan doğası hakkında çok şey anlattığını söyledi ve "İnsanlar gerçekten diğerleriyle iyi geçinmeye tasarlanmışlar, dışlandığınızda, bunun önemli etkileri oluyor" dedi. </span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor </span></span></span><br />
 <br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Reddedilmenin, kişinin IQ seviyesini ve analitik düşünme kabiliyetini büyük ölçüde düşürdüğü bildirildi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">ABD'de Case Western Reserve Üniversitesi'nden Roy Baumeister liderliğindeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, reddedilmenin etkilerini gözlemlemek için iki farklı yol izlendiği belirtildi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Sonuçları New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlanan araştırmada, önce bir grup yabancının bir araya geldiği, birbirlerini tanımaya başladıkları ve daha sonra ayrıldıkları kaydedildi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Bu gruptaki her bir katılımcıdan, gruptan hangi iki kişiyle bir işte birlikte çalışmak isteyecekleri soruldu ve gruptakilere, hiç kimse tarafından seçilmedikleri ya da diğer herkes tarafından seçildikleri söylendi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Araştırmacılar ayrıca, kişilik testi yapılan bir gruptakilere, hayatta yalnız kalacakları veya arkadaşları ve aileleriyle yaşayacakları söyleyerek, sahte geribildirim verdi. </span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Araştırma izlenen her iki yolda da reddedilen gruplarda saldırganlık puanlarının arttığı, aynı zamanda IQ puanlarının birdenbire yaklaşık yüzde 25 oranında, analitik düşünme kabiliyetleriyle ilgili puanların da yüzde 30 oranında düştüğü gözlendi.</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: blue;" class="mycode_color">Roy Baumeister, reddedilen çocukların, saldırganlaşma eğilimi içinde olduklarının uzun süredir bilindiğini hatırlatarak, araştırmanın sonuçlarının, insan doğası hakkında çok şey anlattığını söyledi ve "İnsanlar gerçekten diğerleriyle iyi geçinmeye tasarlanmışlar, dışlandığınızda, bunun önemli etkileri oluyor" dedi. </span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Deli saçması]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=79107</link>
			<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 07:01:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=1063">riukeen</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=79107</guid>
			<description><![CDATA[Hurdacıya sesleniyorum camdan<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Hurdacıııı!! Gel, gel!</span><br />
-Tamam abla.<br />
<br />
Adam 5 kat merdivenleri zar zor tırmanıp yanıma geldiğinde elimdeki poşeti gördüğü an, gördüğünün, hayali, olmadığını anlıyorum.<br />
<br />
-Abla ben hurdacıyım. Sen eskici çağıracaktın bu gömlekler, ayakkabılar gözlük,&#8230;vs için. Ben ağır şeyler alıyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Evimde bunlardan ağır bir şeyim yok benim.</span><br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Tamam sen yine de al giyersin.</span><br />
- Yok abla ben kimsenin eskisi giymem.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Bunlar onun eskisi değil ki&#8230; Bunlar bir gün gelirse giysin diye ona aldığım, yıkayıp ütüleyip dolaba yerleştirdiğim, ama bunca seneye rağmen askıdan bir kez olsun sıyrılmayı başaramamış olan giysiler&#8230;</span><br />
-Yok abla boş ver, istemem ben.<br />
<br />
Temizlikçiyi arıyorum telefonla.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ayşe Hanım temizliğe gelebilir misiniz bugün?</span><br />
-Selin Hanım daha dün oradaydım ve önceki gün de uğramıştım. Geçen hafta da üç kez&#8230; Ev temiz; dolap, yemediğiniz yemeklerle dolu; çamaşırları halletmiştim. Gelip de yapacağım ne iş var ki?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ruhumu temizlersiniz.</span><br />
-Siz biraz annenizin yanına gitseniz. Hava değişimi iyi gelir.<br />
<br />
Bugün gelmeyeceğini anlıyorum.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Peki</span> <br />
<br />
Jinekologumu arıyorum hemen ardından.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Serdar Bey, kürtaj yaptırmak istiyorum.</span><br />
-Aaa Elif Hanım çok sevindim. 3 yıl aradan sonra demek bir ilişkiniz var. Olağanüstü bir gelişme bu. Doktorunuz olarak bunu sormam doğru değil ama yıllardır tanıdığınız biri olarak sorabilirim: Doğurmayı düşünmez misiniz?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Düşündüğünüz gibi değil. Doğuramam çünkü bu bir bebek değil ve rahmimde de değil. Bu bir adam&#8230; ve kalbimde&#8230; Onu aldırmak istiyorum.</span><br />
<br />
Saniyeler süren bir sessizlik&#8230;<br />
<br />
-Elif Hanım, tanıdığım iyi bir psikiyatr var, sizin için ondan bir randevu ayarlamama ne dersiniz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben deli değilim ki Serdar Bey. Sadece içimde biri var.</span><br />
<br />
Teşekkür edip onu da kapatıyorum.<br />
<br />
En yakın arkadaşım olduğunu düşündüğüm Eda&#8217;yı arıyorum.<br />
Telefonumu açmıyor.<br />
Az sonra bir mesaj geliyor&#8230;<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sen gücünü deliliğinden alıyorsun. Ama benim artık aynı şeyleri dinlemeye tahammülüm kalmadı. Çok üzgünüm.</span><br />
<br />
Saat 21:55. Çok değil, sadece 5 dakika sonra çöp kamyonu geçecek, biliyorum. Gidip bahçe kapısının hemen solunda duran konteynırın yanına uzanıyorum.<br />
<br />
Tam zamanında geliyorlar. Arabadan inen adam, hemen beni fark edip arkadaşına sesleniyor:<br />
<br />
-Lan polisi ara hemen, burada bir ceset var.<br />
<br />
Doğrulup ona cevap vermek istiyorum ama başımı kaldırdığım an, adam, tüm gücüyle yerinden zıplıyor. Yüzünün rengi, geceyi aydınlatacak kadar beyaza dönüyor. Besmele çekmeye çalıştığını duyuyorum ama öyle şaşkın ki beceremiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben ceset değilim, çöpüm. Beni alın.</span><br />
<br />
-Siktir manyak karı. <br />
<br />
Çevik bir hamleyle kamyona atlıyor. Arkadaşı da şaşkın&#8230;<br />
<br />
-Dur arama polisi. Orospu kim bilir ne kokladı da burada yatıyor. Gidelim. Sonra gelir alırız bu sokağı&#8230;<br />
<br />
Uzaklaşıyorlar.<br />
<br />
Orada, uzandığım yerde, gün aydınlanana kadar yatıyorum. Keşke dağlık bir arazide, vahşi bir ormanda olsaydım da kurtlar kuşlar parçalasaydı beni diye düşünüyorum. Ne bir hayvan gelip yiyor beni, ne bir insanoğlu gelip kaldırıyor. <br />
Güneşin ışıkları gözüme batmaya başladığında toparlanıyorum kendi kendime. Üstümü başımı temizlerken, bir sonraki adımda ne yapmam gerektiğini kavrayıveriyorum.<br />
<br />
Hemen eve koşup itfaiyeyi arıyorum. Önce adresi veriyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben birazdan anılarımı ve kendimi yakacağım. Ama komşuların malları, canları zarar görmesin istiyorum. Siz ben yanar yanmaz gelip müdahale edin olur mu?</span><br />
<br />
Ben daha kibriti henüz yakmışken, Türkiye&#8217;de olması beklenmedik bir şekilde, hızla polis kapımı kırıp içeri giriyor.<br />
İtfaiye de gelmiş, kapıda&#8230;<br />
<br />
Emniyete gidiyoruz.<br />
Benden çekindikleri belli... Hoşuma gidiyor. <br />
Birkaç soru soruyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Benim dilim yandı, konuşamam artık&#8230;</span><br />
<br />
-Bunu nasıl söylüyorsun o zaman? <br />
<br />
Odadaki herkes kahkahalarla gülüyor. Ağızlarını öyle büyük açıyorlar ki gülerken, oluşan hava akımı beni bir girdap gibi içine çekiyor. Döne döne, beyaz bir arabanın önüne geliyorum. Filmlerdeki gibi beyaz gömleğim de yok, kollarımı da bağlamıyorlar. Kapıyı açıyorlar, kendim biniyorum. Beni tımarhaneye götürdüklerini biliyorum ve hiç de umursamıyorum.<br />
<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
<br />
O gün girdiğim hastaneden 4 ay sonra çıkıyorum. Babam gelmiş beni almaya. Gözlerinden belli, çok ağlamış. Onu bu kadar üzmek, bencilliğimin yüzüme vuruşunun ilk anı oluyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben iyiyim.</span><br />
-Kim olduğunu söylesen, bir saniye bile durmaz onu öldürürüm.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben öldürdüm, sen merak etme.</span><br />
<br />
Kızının katil olmasına üzülmüyor, düşmanın ölmesine seviniyor. <br />
Sonrasındaki cümleleri içimden söylüyorum çünkü keyfi kaçsın istemiyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben onu içimde öldürdüm. Ama o da beni ağır yaralayıp, sakat bıraktı. Bu ölümden çok daha kötü&#8230; Çünkü mezarda bile tam olmayacağım artık.</span><br />
<br />
Beraber eve gidiyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hurdacıya sesleniyorum camdan<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Hurdacıııı!! Gel, gel!</span><br />
-Tamam abla.<br />
<br />
Adam 5 kat merdivenleri zar zor tırmanıp yanıma geldiğinde elimdeki poşeti gördüğü an, gördüğünün, hayali, olmadığını anlıyorum.<br />
<br />
-Abla ben hurdacıyım. Sen eskici çağıracaktın bu gömlekler, ayakkabılar gözlük,&#8230;vs için. Ben ağır şeyler alıyorum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Evimde bunlardan ağır bir şeyim yok benim.</span><br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Tamam sen yine de al giyersin.</span><br />
- Yok abla ben kimsenin eskisi giymem.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Bunlar onun eskisi değil ki&#8230; Bunlar bir gün gelirse giysin diye ona aldığım, yıkayıp ütüleyip dolaba yerleştirdiğim, ama bunca seneye rağmen askıdan bir kez olsun sıyrılmayı başaramamış olan giysiler&#8230;</span><br />
-Yok abla boş ver, istemem ben.<br />
<br />
Temizlikçiyi arıyorum telefonla.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ayşe Hanım temizliğe gelebilir misiniz bugün?</span><br />
-Selin Hanım daha dün oradaydım ve önceki gün de uğramıştım. Geçen hafta da üç kez&#8230; Ev temiz; dolap, yemediğiniz yemeklerle dolu; çamaşırları halletmiştim. Gelip de yapacağım ne iş var ki?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ruhumu temizlersiniz.</span><br />
-Siz biraz annenizin yanına gitseniz. Hava değişimi iyi gelir.<br />
<br />
Bugün gelmeyeceğini anlıyorum.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Peki</span> <br />
<br />
Jinekologumu arıyorum hemen ardından.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Serdar Bey, kürtaj yaptırmak istiyorum.</span><br />
-Aaa Elif Hanım çok sevindim. 3 yıl aradan sonra demek bir ilişkiniz var. Olağanüstü bir gelişme bu. Doktorunuz olarak bunu sormam doğru değil ama yıllardır tanıdığınız biri olarak sorabilirim: Doğurmayı düşünmez misiniz?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Düşündüğünüz gibi değil. Doğuramam çünkü bu bir bebek değil ve rahmimde de değil. Bu bir adam&#8230; ve kalbimde&#8230; Onu aldırmak istiyorum.</span><br />
<br />
Saniyeler süren bir sessizlik&#8230;<br />
<br />
-Elif Hanım, tanıdığım iyi bir psikiyatr var, sizin için ondan bir randevu ayarlamama ne dersiniz?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben deli değilim ki Serdar Bey. Sadece içimde biri var.</span><br />
<br />
Teşekkür edip onu da kapatıyorum.<br />
<br />
En yakın arkadaşım olduğunu düşündüğüm Eda&#8217;yı arıyorum.<br />
Telefonumu açmıyor.<br />
Az sonra bir mesaj geliyor&#8230;<br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sen gücünü deliliğinden alıyorsun. Ama benim artık aynı şeyleri dinlemeye tahammülüm kalmadı. Çok üzgünüm.</span><br />
<br />
Saat 21:55. Çok değil, sadece 5 dakika sonra çöp kamyonu geçecek, biliyorum. Gidip bahçe kapısının hemen solunda duran konteynırın yanına uzanıyorum.<br />
<br />
Tam zamanında geliyorlar. Arabadan inen adam, hemen beni fark edip arkadaşına sesleniyor:<br />
<br />
-Lan polisi ara hemen, burada bir ceset var.<br />
<br />
Doğrulup ona cevap vermek istiyorum ama başımı kaldırdığım an, adam, tüm gücüyle yerinden zıplıyor. Yüzünün rengi, geceyi aydınlatacak kadar beyaza dönüyor. Besmele çekmeye çalıştığını duyuyorum ama öyle şaşkın ki beceremiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben ceset değilim, çöpüm. Beni alın.</span><br />
<br />
-Siktir manyak karı. <br />
<br />
Çevik bir hamleyle kamyona atlıyor. Arkadaşı da şaşkın&#8230;<br />
<br />
-Dur arama polisi. Orospu kim bilir ne kokladı da burada yatıyor. Gidelim. Sonra gelir alırız bu sokağı&#8230;<br />
<br />
Uzaklaşıyorlar.<br />
<br />
Orada, uzandığım yerde, gün aydınlanana kadar yatıyorum. Keşke dağlık bir arazide, vahşi bir ormanda olsaydım da kurtlar kuşlar parçalasaydı beni diye düşünüyorum. Ne bir hayvan gelip yiyor beni, ne bir insanoğlu gelip kaldırıyor. <br />
Güneşin ışıkları gözüme batmaya başladığında toparlanıyorum kendi kendime. Üstümü başımı temizlerken, bir sonraki adımda ne yapmam gerektiğini kavrayıveriyorum.<br />
<br />
Hemen eve koşup itfaiyeyi arıyorum. Önce adresi veriyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben birazdan anılarımı ve kendimi yakacağım. Ama komşuların malları, canları zarar görmesin istiyorum. Siz ben yanar yanmaz gelip müdahale edin olur mu?</span><br />
<br />
Ben daha kibriti henüz yakmışken, Türkiye&#8217;de olması beklenmedik bir şekilde, hızla polis kapımı kırıp içeri giriyor.<br />
İtfaiye de gelmiş, kapıda&#8230;<br />
<br />
Emniyete gidiyoruz.<br />
Benden çekindikleri belli... Hoşuma gidiyor. <br />
Birkaç soru soruyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Benim dilim yandı, konuşamam artık&#8230;</span><br />
<br />
-Bunu nasıl söylüyorsun o zaman? <br />
<br />
Odadaki herkes kahkahalarla gülüyor. Ağızlarını öyle büyük açıyorlar ki gülerken, oluşan hava akımı beni bir girdap gibi içine çekiyor. Döne döne, beyaz bir arabanın önüne geliyorum. Filmlerdeki gibi beyaz gömleğim de yok, kollarımı da bağlamıyorlar. Kapıyı açıyorlar, kendim biniyorum. Beni tımarhaneye götürdüklerini biliyorum ve hiç de umursamıyorum.<br />
<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
<br />
O gün girdiğim hastaneden 4 ay sonra çıkıyorum. Babam gelmiş beni almaya. Gözlerinden belli, çok ağlamış. Onu bu kadar üzmek, bencilliğimin yüzüme vuruşunun ilk anı oluyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben iyiyim.</span><br />
-Kim olduğunu söylesen, bir saniye bile durmaz onu öldürürüm.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben öldürdüm, sen merak etme.</span><br />
<br />
Kızının katil olmasına üzülmüyor, düşmanın ölmesine seviniyor. <br />
Sonrasındaki cümleleri içimden söylüyorum çünkü keyfi kaçsın istemiyorum. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Ben onu içimde öldürdüm. Ama o da beni ağır yaralayıp, sakat bıraktı. Bu ölümden çok daha kötü&#8230; Çünkü mezarda bile tam olmayacağım artık.</span><br />
<br />
Beraber eve gidiyoruz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İlginç Saçma Kurallar]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78376</link>
			<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 14:31:48 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=15406">nofearheart</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78376</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #8b0000;" class="mycode_color">Nepal'de ayak üzerinden atlamayin. Kötülügü simgeler. <br />
<br />
Sili'de lokantada ellerinizi karninizin üzerine koyun. Yoksa </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">servis</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> yapmazlar. <br />
<br />
Japonya'da üç kisinin resmini çekmeyin. Sansinizi kapatir. <br />
<br />
Mogolistan'da ıslık çalmayyn. Kötü ruhları davet etmi? olursunuz. <br />
<br />
Hindistan'da sokakta tuvaletini yapanlara tepki göstermeyin. Yasaldir. <br />
<br />
Kolombiya'da gece sakyn kırmızi isikta durmayin. Soyulursunuz. <br />
<br />
Çin'de yere tükürmek serbesttir. Balgamyn üzerine basmak yasaktir. <br />
<br />
ABD'de trafik polisi sizi durdurursa elleriniz direksiyon üzerinde put gibi bekleyin. Hareket ederseniz vurulabilirsiniz. <br />
<br />
Endonezya'da küçük çocuklaryn basini oksamayin, yoksa zekalari gelismez. <br />
<br />
Tibet'te </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">çay</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> bardagini iki elinizle avuçlamazsaniz saygisizlik etmis olursunuz. <br />
<br />
<br />
Japonya'da çatal, kasik yerine kullanilan çubuklary tabaga çapraz koymak hakarettir. <br />
<br />
Bahama Adalarinda çiçekli etek giymek koca ariyorum anlamina gelir. <br />
<br />
Bikini adalarynda bikini giymek yasaktir. <br />
<br />
Çin'de sakin kadeh kaldirirken ''Çin Çin'' demeyin. Erkeklik organi anlamina gelir. <br />
<br />
ABD'de erkek erkege öpüsmeyin. Adiniz çikar. <br />
<br />
Rusya'da erkek erkege dudaktan öpmek sevgi ve saygiyi gösterir. <br />
<br />
Endonezya'da pazarlik sirasinda satici parayiyere atarsa son </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">fiyat</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> anlamina gelir. <br />
<br />
Nijeryalilara sirtinizi kremletmeyin. Onlara göre beyazlarin derisi yoktur. <br />
<br />
Panama'da çok güzelseniz size yüzde 20'ye varan </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">indirim</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> yaparlar. <br />
<br />
Avustralya'da yasiniz 65'in üzerindeyse geneleve girmek için saglamdir raporu gerekir. <br />
<br />
Sumatra'da küçük çocuklaryn resmini çekmek yasaktir. Dislerinin gelismesini önler inanci hakimdir. <br />
<br />
Japonya'ya seks dergisi sokmak yasaktir. <br />
<br />
Rusya'da taksi söförleri ile akademik bir tartismaya girmeyin. Çogu üniversite eski ögretim üyesidir. <br />
<br />
Iskoçya'da içkiyi geri çevirmek hakarettir. <br />
<br />
Italya'da Spaghetti'ye makarna demek hakarettir. <br />
<br />
Yine Italya'da otel odaniza giren hirsizi dövmek suçtur. <br />
<br />
Singapur`da sakiz cignemek yasaktir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #8b0000;" class="mycode_color">Nepal'de ayak üzerinden atlamayin. Kötülügü simgeler. <br />
<br />
Sili'de lokantada ellerinizi karninizin üzerine koyun. Yoksa </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">servis</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> yapmazlar. <br />
<br />
Japonya'da üç kisinin resmini çekmeyin. Sansinizi kapatir. <br />
<br />
Mogolistan'da ıslık çalmayyn. Kötü ruhları davet etmi? olursunuz. <br />
<br />
Hindistan'da sokakta tuvaletini yapanlara tepki göstermeyin. Yasaldir. <br />
<br />
Kolombiya'da gece sakyn kırmızi isikta durmayin. Soyulursunuz. <br />
<br />
Çin'de yere tükürmek serbesttir. Balgamyn üzerine basmak yasaktir. <br />
<br />
ABD'de trafik polisi sizi durdurursa elleriniz direksiyon üzerinde put gibi bekleyin. Hareket ederseniz vurulabilirsiniz. <br />
<br />
Endonezya'da küçük çocuklaryn basini oksamayin, yoksa zekalari gelismez. <br />
<br />
Tibet'te </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">çay</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> bardagini iki elinizle avuçlamazsaniz saygisizlik etmis olursunuz. <br />
<br />
<br />
Japonya'da çatal, kasik yerine kullanilan çubuklary tabaga çapraz koymak hakarettir. <br />
<br />
Bahama Adalarinda çiçekli etek giymek koca ariyorum anlamina gelir. <br />
<br />
Bikini adalarynda bikini giymek yasaktir. <br />
<br />
Çin'de sakin kadeh kaldirirken ''Çin Çin'' demeyin. Erkeklik organi anlamina gelir. <br />
<br />
ABD'de erkek erkege öpüsmeyin. Adiniz çikar. <br />
<br />
Rusya'da erkek erkege dudaktan öpmek sevgi ve saygiyi gösterir. <br />
<br />
Endonezya'da pazarlik sirasinda satici parayiyere atarsa son </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">fiyat</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> anlamina gelir. <br />
<br />
Nijeryalilara sirtinizi kremletmeyin. Onlara göre beyazlarin derisi yoktur. <br />
<br />
Panama'da çok güzelseniz size yüzde 20'ye varan </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #cc0000;" class="mycode_color">indirim</span></span><span style="color: #8b0000;" class="mycode_color"> yaparlar. <br />
<br />
Avustralya'da yasiniz 65'in üzerindeyse geneleve girmek için saglamdir raporu gerekir. <br />
<br />
Sumatra'da küçük çocuklaryn resmini çekmek yasaktir. Dislerinin gelismesini önler inanci hakimdir. <br />
<br />
Japonya'ya seks dergisi sokmak yasaktir. <br />
<br />
Rusya'da taksi söförleri ile akademik bir tartismaya girmeyin. Çogu üniversite eski ögretim üyesidir. <br />
<br />
Iskoçya'da içkiyi geri çevirmek hakarettir. <br />
<br />
Italya'da Spaghetti'ye makarna demek hakarettir. <br />
<br />
Yine Italya'da otel odaniza giren hirsizi dövmek suçtur. <br />
<br />
Singapur`da sakiz cignemek yasaktir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Masaüstünde Savaş]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78310</link>
			<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 17:20:55 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=15538">Orhan'ca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78310</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 4pt;" class="mycode_size">Tıklayın bakalım pc bos bıraktıgımızda <br />
<br />
neler yapıyorlarmıs gorun<br />
<br />
<img src="http://www.duslerforum.org/images/smilies/hahaha.gif" loading="lazy"  alt="hahaha.gif" class="mycode_img" /><img src="http://www.duslerforum.org/images/smilies/hahaha.gif" loading="lazy"  alt="hahaha.gif" class="mycode_img" /><img src="http://www.duslerforum.org/images/smilies/hahaha.gif" loading="lazy"  alt="hahaha.gif" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
</span></span><a href="http://www.duslerforum.org/redirector.php?url=http%3A%2F%2Fwww.xs4all.nl%2F%7Ejvdkuyp%2Fflash%2Fsee.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #003399;" class="mycode_color">http://www.xs4all.nl/~jvdkuyp/flash/see.htm</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 4pt;" class="mycode_size">Tıklayın bakalım pc bos bıraktıgımızda <br />
<br />
neler yapıyorlarmıs gorun<br />
<br />
<img src="http://www.duslerforum.org/images/smilies/hahaha.gif" loading="lazy"  alt="hahaha.gif" class="mycode_img" /><img src="http://www.duslerforum.org/images/smilies/hahaha.gif" loading="lazy"  alt="hahaha.gif" class="mycode_img" /><img src="http://www.duslerforum.org/images/smilies/hahaha.gif" loading="lazy"  alt="hahaha.gif" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
</span></span><a href="http://www.duslerforum.org/redirector.php?url=http%3A%2F%2Fwww.xs4all.nl%2F%7Ejvdkuyp%2Fflash%2Fsee.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #003399;" class="mycode_color">http://www.xs4all.nl/~jvdkuyp/flash/see.htm</span></a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yüreğe Karşı Etek ,,]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78282</link>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 07:54:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=15183"># PÃ¨Â®iMÂ§ii #</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=78282</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">
<span style="color: #191970;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Ortalama Erkeğin Tutkusu da Takıntısı da Tendir.</span> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #191970;" class="mycode_color"></span></span> <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sevdiği Kadın Başkasına Gönül Verse </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aldırmaz Ama, Eline Başka Erkeğin Eli Değse Cinayet iŞleyebilir. </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Şöyle Düşünür:</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#8220;İsterse Başkasını Sevsin, Yeter ki Sevişmesin.&#8221;</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Kadında Cümle Tersine Döner:</span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#8220;İsterse Başkasıyla Sevişsin, Yeter ki Sevmesin.&#8221;</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çünkü Kadına Göre Vücudun Merkezi Yürektir; <span style="color: royalblue;" class="mycode_color"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Erkeğe Göre Etek..</span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="color: #4169e1;" class="mycode_color"></span></span></span> <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstisnalar Dışında ikiSi de o Merkezi Koruma Derdindedir.</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek <span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Eteği</span> Paylaşmaz, Kadın <span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Yüreği</span>...</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">CAN DÜNDAR</span> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düşünceleri Alayımm <img src="http://vazgectimsenden.com/icon_smile_big.gif" loading="lazy"  alt="icon_smile_big.gif" class="mycode_img" /></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">
<span style="color: #191970;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">Ortalama Erkeğin Tutkusu da Takıntısı da Tendir.</span> </span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #191970;" class="mycode_color"></span></span> <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sevdiği Kadın Başkasına Gönül Verse </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aldırmaz Ama, Eline Başka Erkeğin Eli Değse Cinayet iŞleyebilir. </span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Şöyle Düşünür:</span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#8220;İsterse Başkasını Sevsin, Yeter ki Sevişmesin.&#8221;</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Kadında Cümle Tersine Döner:</span></span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&#8220;İsterse Başkasıyla Sevişsin, Yeter ki Sevmesin.&#8221;</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çünkü Kadına Göre Vücudun Merkezi Yürektir; <span style="color: royalblue;" class="mycode_color"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Erkeğe Göre Etek..</span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="color: #4169e1;" class="mycode_color"></span></span></span> <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İstisnalar Dışında ikiSi de o Merkezi Koruma Derdindedir.</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Erkek <span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Eteği</span> Paylaşmaz, Kadın <span style="color: royalblue;" class="mycode_color">Yüreği</span>...</span><br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color">CAN DÜNDAR</span> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Düşünceleri Alayımm <img src="http://vazgectimsenden.com/icon_smile_big.gif" loading="lazy"  alt="icon_smile_big.gif" class="mycode_img" /></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[90/10 Sırrını keşfedin]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=66253</link>
			<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 14:37:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=15406">nofearheart</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=66253</guid>
			<description><![CDATA[İLGİNÇ BİR TESPİT..<img src="https://duygusuz.com/images/smilies/confused.png" alt="Confused" title="Confused" class="smilie smilie_13" />miley20:<br />
 <br />
 <br />
<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: maroon;" class="mycode_color">90/10 Sırrını keşfedin</span></span> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu hayatınızı değiştirecek. 90/10 sırrı inanılmazdır! Çok azımız bunun farkındadır. Sonuç ?</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve başağrısından acı çekmektedir.<br />
<br />
Bu sır nedir ?</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Hayatın %10'u, sizin başınıza gelenlerden oluşur.<br />
Hayatın diğer %90'ına ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl<br />
davrandığınızla karar verilir.<br />
<br />
İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olurlar.<br />
Arabalar bozulurlar. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst<br />
ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu %10'luk kısım<br />
tamamen bizim kontrolumuz dışında gerçekleşir.<br />
<br />
Diğer %90'lık kısım farklıdır. Diğer %90'lık kısımı siz belirlersiniz.<br />
Nasıl ? Olaylara yaklaşımınızla!<br />
<br />
Bir örnek verelim. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, kahve<br />
fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek.<br />
<br />
Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde<br />
kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz.<br />
Bunu kısa bir sözlü tartışma takip ediyor. Öfkeyle üst kata çıkıyor ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Aşağıya indiğinizde kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız otobüsü kaçırıyor.<br />
Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle<br />
arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, saatte 30 mil hız sınırlaması olmasına rağmen saatte 40 mil hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz 60&#36; trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz.Kızınız size "Hoşçakal" demeden binaya koşuyor. Ofise 20 dakika gecikmeyle<br />
geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz.<br />
Gününüz korkunç bir şekilde başladı ! Devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz.</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Eve ulaştığınızda eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde araya<br />
sıkıştığınızı sanıyorsunuz.<br />
<br />
Neden ? Sabahleyin nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak!<br />
<br />
Neden kötü bir gün geçirdiniz?<br />
<br />
A) Kahve sebep oldu<br />
B) Kızınız sebep oldu<br />
C) Polis sebep oldu<br />
D) Siz sebep oldunuz<br />
<br />
Cevap "D" şıkkı. Kahvenin dökülmesinde sizin bir kontrolünüz yoktu.</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Sizin gününüzün kötü geçmesine o 5 saniye içindeki davranışlarınız sebep oldu. Olabilecek ve olması gereken ise şöyleydi.<br />
<br />
Üzerinize kahve sıçradı.Kızınız ağlamak üzere. Siz nazikçe "Tamam<br />
tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek" diyorsunuz. Havluyu kaptığınız gibi üst kata çıkıyorsunuz. Gömleğinizi değiştirip, evrak çantasını aldıktan sonra aşağıya iniyorsunuz ve aynı anda pencereden kızınızın otobüse bindiğini<br />
görüyorsunuz. Kızınız geri dönüp el sallıyor. Siz ve eşiniz işe gitmek<br />
için birlikte çıkmadan önce öpüşüyorsunuz. 5 dakika önce işe geliyorsunuz ve çalışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde<br />
selam veriyorsunuz. Patronunuz ne kadar güzel bir günde olduğunuz hakkında konuşuyor.<br />
<br />
Farka bakın!<br />
<br />
İki farklı senaryo. İkisi de aynı başladı. İkisi de farklı bitti. Neden ?</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak. Gerçekten olanların %10'unda hiç bir kontrolünüz yok. Diğer %90'ı ise sizin tepkinizle belirlenir.</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: blue;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Kaynak bilinmiyor Â©</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İLGİNÇ BİR TESPİT..<img src="https://duygusuz.com/images/smilies/confused.png" alt="Confused" title="Confused" class="smilie smilie_13" />miley20:<br />
 <br />
 <br />
<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: maroon;" class="mycode_color">90/10 Sırrını keşfedin</span></span> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Bu hayatınızı değiştirecek. 90/10 sırrı inanılmazdır! Çok azımız bunun farkındadır. Sonuç ?</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve başağrısından acı çekmektedir.<br />
<br />
Bu sır nedir ?</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Hayatın %10'u, sizin başınıza gelenlerden oluşur.<br />
Hayatın diğer %90'ına ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl<br />
davrandığınızla karar verilir.<br />
<br />
İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olurlar.<br />
Arabalar bozulurlar. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst<br />
ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu %10'luk kısım<br />
tamamen bizim kontrolumuz dışında gerçekleşir.<br />
<br />
Diğer %90'lık kısım farklıdır. Diğer %90'lık kısımı siz belirlersiniz.<br />
Nasıl ? Olaylara yaklaşımınızla!<br />
<br />
Bir örnek verelim. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, kahve<br />
fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek.<br />
<br />
Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde<br />
kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz.<br />
Bunu kısa bir sözlü tartışma takip ediyor. Öfkeyle üst kata çıkıyor ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Aşağıya indiğinizde kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız otobüsü kaçırıyor.<br />
Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle<br />
arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, saatte 30 mil hız sınırlaması olmasına rağmen saatte 40 mil hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz 60&#36; trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz.Kızınız size "Hoşçakal" demeden binaya koşuyor. Ofise 20 dakika gecikmeyle<br />
geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz.<br />
Gününüz korkunç bir şekilde başladı ! Devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz.</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Eve ulaştığınızda eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde araya<br />
sıkıştığınızı sanıyorsunuz.<br />
<br />
Neden ? Sabahleyin nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak!<br />
<br />
Neden kötü bir gün geçirdiniz?<br />
<br />
A) Kahve sebep oldu<br />
B) Kızınız sebep oldu<br />
C) Polis sebep oldu<br />
D) Siz sebep oldunuz<br />
<br />
Cevap "D" şıkkı. Kahvenin dökülmesinde sizin bir kontrolünüz yoktu.</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Sizin gününüzün kötü geçmesine o 5 saniye içindeki davranışlarınız sebep oldu. Olabilecek ve olması gereken ise şöyleydi.<br />
<br />
Üzerinize kahve sıçradı.Kızınız ağlamak üzere. Siz nazikçe "Tamam<br />
tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek" diyorsunuz. Havluyu kaptığınız gibi üst kata çıkıyorsunuz. Gömleğinizi değiştirip, evrak çantasını aldıktan sonra aşağıya iniyorsunuz ve aynı anda pencereden kızınızın otobüse bindiğini<br />
görüyorsunuz. Kızınız geri dönüp el sallıyor. Siz ve eşiniz işe gitmek<br />
için birlikte çıkmadan önce öpüşüyorsunuz. 5 dakika önce işe geliyorsunuz ve çalışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde<br />
selam veriyorsunuz. Patronunuz ne kadar güzel bir günde olduğunuz hakkında konuşuyor.<br />
<br />
Farka bakın!<br />
<br />
İki farklı senaryo. İkisi de aynı başladı. İkisi de farklı bitti. Neden ?</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak. Gerçekten olanların %10'unda hiç bir kontrolünüz yok. Diğer %90'ı ise sizin tepkinizle belirlenir.</span></span><span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: blue;" class="mycode_color"><span style="font-family: Arial;" class="mycode_font">Kaynak bilinmiyor Â©</span></span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-family: Times New Roman;" class="mycode_font"> </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Doğum Günü]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=77069</link>
			<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 15:59:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=7318">AfrÃ¢syÃ¢B</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=77069</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. <br />
Eski bir dostum olan fırıncı,"Biraz bekleyeceksin <br />
hocam," dedi. "İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum." </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, i<br />
çeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. <br />
Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya <br />
parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam <br />
verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak, </span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Ekmeklerimi alayım," dedi.<br />
"Benim ikizler acıkmıştır."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak <br />
tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu <br />
anlaşılan ekmeklerden dört-beş tane çıkardı.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, <br />
tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç <br />
tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum.<br />
Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? <br />
Biraz sonra çıkacak ya!..</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. <br />
"Çok fakir olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Kim bu adam?"diye sordum.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir <br />
trafik kazasında vefatedince, ikiz torunlarını yanına <br />
almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını <br />
hissediyor ve ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün <br />
taze ekmek yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve <br />
biraz sonra da, fırındanyeni çıkan taze ekmekleri adamın <br />
torbasına doldururken şekli bozuk,bayat ekmekleri de <br />
tezgahın altına koydu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana <br />
bugün pasta gibi<br />
ekmek vereceğim."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne<br />
bastırırken. "Allah, senden razı olsun evladım" dedi. <br />
"Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?"</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fırına geldiğimde ortalıkta ekmek görünmüyordu. <br />
Eski bir dostum olan fırıncı,"Biraz bekleyeceksin <br />
hocam," dedi. "İki-üç dakikaya kadar çıkartıyorum." </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken, i<br />
çeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. <br />
Eskimiş ceketinin sol yakası altında bir madalya <br />
parıldıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam <br />
verdikten sonra, fırıncının tezgahına yaklaşarak, </span></span><br />
<br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Ekmeklerimi alayım," dedi.<br />
"Benim ikizler acıkmıştır."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fırıncı, adamın kendesine uzattığı torbayı alarak <br />
tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu <br />
anlaşılan ekmeklerden dört-beş tane çıkardı.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Ben o arada oturması için kendi yerimi o adama vermiş, <br />
tezgahın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç <br />
tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fısıltı şeklinde fırıncıya sordum.<br />
Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun? <br />
Biraz sonra çıkacak ya!..</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Bayat ekmekleri kendisi istiyor." dedi fırıncı. <br />
"Çok fakir olduğundan, ona yarı fiyatına veriyorum."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Kim bu adam?"diye sordum.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Kore gazilerinden " dedi. "Oğluyla gelini bir <br />
trafik kazasında vefatedince, ikiz torunlarını yanına <br />
almıştı. Yıllardır onlara bakıyor, hem de çok az bir maaşla."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını <br />
hissediyor ve ufak da olsa bir şeyler yapmak istiyordum.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Aradaki farkı ben vereyim," dedim. "Hiç olmazsa bugün <br />
taze ekmek yesinler." Fırıncı, teklifimi kabul etti ve <br />
biraz sonra da, fırındanyeni çıkan taze ekmekleri adamın <br />
torbasına doldururken şekli bozuk,bayat ekmekleri de <br />
tezgahın altına koydu.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">"Çok şanslısın hacı amca," dedi. Çocuklar için sana <br />
bugün pasta gibi<br />
ekmek vereceğim."</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Yaşlı adam, bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne<br />
bastırırken. "Allah, senden razı olsun evladım" dedi. <br />
"Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?"</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hayat nedir ve ne değildir ?]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=77066</link>
			<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 00:49:35 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=4549">TutkuM</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=77066</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: 4pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: magenta;" class="mycode_color">Hayat skor tabelası tutmak değildir. <br />
Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir. <br />
Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir. <br />
Hafta sonunda yalnız olmanız da değildir. <br />
Şu sıralar sevgiliniz olması değildir. <br />
Geçmişte sevgiliniz olması ya da hayatınıza kaç sevgili girdiği de değildir. <br />
Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir. <br />
Sizi kimin öptüğü değildir. <br />
Aileniz ya da onların serveti değildir. <br />
Hangi okula gittiğiniz değildir. <br />
Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir. <br />
Ne çesit müzik dinlediğiniz değildir. <br />
Okul notlarınız değildir.<br />
Ne kadar akıllı olduğunuz değildir. <br />
Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir. <br />
Hayat standart testlerle tanımlanan kişiliğiniz de değildir. <br />
Hayat bir kağıda dökülmüş hayat hikÃ¢yeniz ve bu hayat hikÃ¢yesini kimin kabul ettiği de değildir. <br />
<br />
<span style="color: blue;" class="mycode_color">[SIZE=5]Ama hayat; </span></span>Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir. <br />
Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir. <br />
Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir. <br />
Dostluklarınızdır. <br />
Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir. <br />
Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir. <br />
İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır. <br />
Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir. <br />
<br />
Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz. <br />
<br />
Ve hayat bu seçimlerdir zaten. <br />
<br />
Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır. <br />
 Ve insanlar böyle büyürler... Unutmayın; <br />
<br />
Hayata kendimizden ne katarsak, hayattan da onu alırız.</span></span>[/SIZE]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: 4pt;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="color: magenta;" class="mycode_color">Hayat skor tabelası tutmak değildir. <br />
Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir. <br />
Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir. <br />
Hafta sonunda yalnız olmanız da değildir. <br />
Şu sıralar sevgiliniz olması değildir. <br />
Geçmişte sevgiliniz olması ya da hayatınıza kaç sevgili girdiği de değildir. <br />
Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir. <br />
Sizi kimin öptüğü değildir. <br />
Aileniz ya da onların serveti değildir. <br />
Hangi okula gittiğiniz değildir. <br />
Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir. <br />
Ne çesit müzik dinlediğiniz değildir. <br />
Okul notlarınız değildir.<br />
Ne kadar akıllı olduğunuz değildir. <br />
Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir. <br />
Hayat standart testlerle tanımlanan kişiliğiniz de değildir. <br />
Hayat bir kağıda dökülmüş hayat hikÃ¢yeniz ve bu hayat hikÃ¢yesini kimin kabul ettiği de değildir. <br />
<br />
<span style="color: blue;" class="mycode_color">[SIZE=5]Ama hayat; </span></span>Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir. <br />
Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir. <br />
Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir. <br />
Dostluklarınızdır. <br />
Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir. <br />
Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir. <br />
İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır. <br />
Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir. <br />
<br />
Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz. <br />
<br />
Ve hayat bu seçimlerdir zaten. <br />
<br />
Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır. <br />
 Ve insanlar böyle büyürler... Unutmayın; <br />
<br />
Hayata kendimizden ne katarsak, hayattan da onu alırız.</span></span>[/SIZE]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[13 Neden Uğursuz]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=77023</link>
			<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 16:25:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=7318">AfrÃ¢syÃ¢B</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=77023</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: #333333;" class="mycode_color">Hz. Muhammed 571 senesinde doğmuştur. 5+7+1=13</span></span></span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: #333333;" class="mycode_color">Selahattin Eyyubi Haçlı seferlerinin on üçüncüsünde, onları kesin bir yenilgiye uğratmıştır...<br />
<br />
İstanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü Türkler tarafından fethedilmiştir. 1453 tarihinin rakamlarının toplamı (1 + 4 + 5 + 3 =13) "on üç" eder.</span></span></span></span><br />
<br />
</span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"> </span></span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: #333333;" class="mycode_color">Hz. Muhammed 571 senesinde doğmuştur. 5+7+1=13</span></span></span></span></span><br />
 <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"><span style="color: #333333;" class="mycode_color">Selahattin Eyyubi Haçlı seferlerinin on üçüncüsünde, onları kesin bir yenilgiye uğratmıştır...<br />
<br />
İstanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü Türkler tarafından fethedilmiştir. 1453 tarihinin rakamlarının toplamı (1 + 4 + 5 + 3 =13) "on üç" eder.</span></span></span></span><br />
<br />
</span><span style="color: #333333;" class="mycode_color"><span style="font-family: Trebuchet MS;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"> </span></span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tanrı var mıdır?]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=76951</link>
			<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 18:34:44 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=7318">AfrÃ¢syÃ¢B</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=76951</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Bir üniversite profesörü öğrencilerine <br />
su soruyu sorar;<br />
- 'Var olan her şeyi Tanrımı yarattı?' </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.<br />
- 'Evet her şeyi Tanrı yarattı!'</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine <br />
'evet efendim' diye yanıtlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör devam eder;<br />
-'Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan <br />
var olduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış <br />
olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız <br />
'Kesinleştirme' prensibine göre de Tanrı şeytandır. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır <br />
ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine <br />
bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir <br />
efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve;<br />
-Bir soru sorabilir miyim profesör? der. Profesörde <br />
sorabileceğini söyler.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci ayağa kalkar ve 'Soğuk var mıdır? diye <br />
sorar.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör; Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki <br />
vardır ' diye yanıtlar. 'Sen hiç soğuktan <br />
üşümedin mi?'</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci ; -'Aslında, fizik yasalarına göre soğuk <br />
yoktur. Yaşamda/realitede biz soğuğu sıcaklığın <br />
yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler <br />
o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa <br />
onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) <br />
sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). <br />
Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri <br />
bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca <br />
sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif <br />
etmek için yarattığımız bir kelimedir' der ve devam eder,</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">- Profesör, karanlık var mıdır?</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör ;<br />
- 'Tabi ki vardır'. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci yanıtlar,<br />
- 'Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, Karanlıkta <br />
yoktur. Yaşamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur. <br />
Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. <br />
Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz <br />
şığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları <br />
üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. <br />
Bir basit ışık işini karanlık bir mekanı aydınlatarak <br />
karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. <br />
Siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar karanlık <br />
olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını <br />
ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık <br />
tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan<br />
bir kelimedir. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;<br />
- 'Efendim şeytan var mıdır?</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;<br />
-'Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün ,her yerde <br />
onu görürüz. Şeytan/kötülük bir kişinin <br />
başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin <br />
bir örneğidir.O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda,<br />
şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden <br />
başka bir şey de değildir.' der.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci devam eder;<br />
- 'Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi başına yoktur. <br />
Şeytan basit olarak Tanrının yokluğudur.O aynen karanlık <br />
ve soğuk ta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif <br />
etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir.Tanrı <br />
şeytanı yaratmadı. Şeytan/kötülük insanın tanrısal <br />
sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin <br />
bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen <br />
soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör yerine oturur. Genç öğrencinin adı </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"> <br />
<br />
Albert Einstein'dir.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Bir üniversite profesörü öğrencilerine <br />
su soruyu sorar;<br />
- 'Var olan her şeyi Tanrımı yarattı?' </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.<br />
- 'Evet her şeyi Tanrı yarattı!'</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine <br />
'evet efendim' diye yanıtlar.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör devam eder;<br />
-'Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan <br />
var olduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış <br />
olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız <br />
'Kesinleştirme' prensibine göre de Tanrı şeytandır. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır <br />
ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine <br />
bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir <br />
efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve;<br />
-Bir soru sorabilir miyim profesör? der. Profesörde <br />
sorabileceğini söyler.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci ayağa kalkar ve 'Soğuk var mıdır? diye <br />
sorar.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör; Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki <br />
vardır ' diye yanıtlar. 'Sen hiç soğuktan <br />
üşümedin mi?'</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci ; -'Aslında, fizik yasalarına göre soğuk <br />
yoktur. Yaşamda/realitede biz soğuğu sıcaklığın <br />
yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler <br />
o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa <br />
onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) <br />
sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). <br />
Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri <br />
bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca <br />
sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif <br />
etmek için yarattığımız bir kelimedir' der ve devam eder,</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">- Profesör, karanlık var mıdır?</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör ;<br />
- 'Tabi ki vardır'. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci yanıtlar,<br />
- 'Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, Karanlıkta <br />
yoktur. Yaşamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur. <br />
Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. <br />
Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz <br />
şığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları <br />
üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. <br />
Bir basit ışık işini karanlık bir mekanı aydınlatarak <br />
karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. <br />
Siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar karanlık <br />
olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını <br />
ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık <br />
tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan<br />
bir kelimedir. </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Son olarak öğrenci profesöre gene sorar;<br />
- 'Efendim şeytan var mıdır?</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;<br />
-'Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün ,her yerde <br />
onu görürüz. Şeytan/kötülük bir kişinin <br />
başka bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin <br />
bir örneğidir.O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda,<br />
şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden <br />
başka bir şey de değildir.' der.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Öğrenci devam eder;<br />
- 'Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi başına yoktur. <br />
Şeytan basit olarak Tanrının yokluğudur.O aynen karanlık <br />
ve soğuk ta olduğu gibi insanın tanrının yokluğunu tarif <br />
etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir.Tanrı <br />
şeytanı yaratmadı. Şeytan/kötülük insanın tanrısal <br />
sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimlediklerinin <br />
bir sonucudur. O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen <br />
soğuk ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size">Profesör yerine oturur. Genç öğrencinin adı </span></span><br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"></span></span> <br />
<span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font"><span style="font-size: 3pt;" class="mycode_size"> <br />
<br />
Albert Einstein'dir.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tatile nasıl gidilir]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=76726</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:53:58 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=13755">Hayat_Bu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=76726</guid>
			<description><![CDATA[[flash]http://img410.imageshack.us/img410/7489/brtatlenasilgdeblrsnz.swf[/flash]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[flash]http://img410.imageshack.us/img410/7489/brtatlenasilgdeblrsnz.swf[/flash]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Uyumak içinn tıkla:)]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=76518</link>
			<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 21:28:36 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=8314">kıymık=)</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=76518</guid>
			<description><![CDATA[Uykun mu kaçtıı, yoksa gece uyku bilmezlerdenmisinnn o zamann bu tam sana göre <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><br />
 <br />
 <a href="http://www.neleryokki.com/eglence/uykumkacti.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.neleryokki.com/eglence/uykumkacti.htm</a><br />
<img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Uykun mu kaçtıı, yoksa gece uyku bilmezlerdenmisinnn o zamann bu tam sana göre <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" /><br />
 <br />
 <a href="http://www.neleryokki.com/eglence/uykumkacti.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.neleryokki.com/eglence/uykumkacti.htm</a><br />
<img src="https://duygusuz.com/images/smilies/biggrin.png" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sen Sor O Cevap Versin.!]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=73573</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 19:20:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=13331">kanatsız_meleq</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=73573</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece şaka amaçlı bi site olduğunu sanıyorum.<br />
Sayfadaki "Insert petition:" olan yere "Peter, " yazıyoruz ve devam olarak alt tarafa yazacağımız sorunun cevabını yazıyoruz (boş kalırsa noktaya basıp doldurabilirsiniz) zaten siz cevap yazarken o ingilizce olarak dolduracaktır...<br />
<br />
Sayafadaki "Insert question:" olan yere soruyu yazıyoyoruz ve enter a basıyoruz... altta cevabı görünüyo...<br />
<br />
<a href="http://www.peteranswers.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.peteranswers.com/</a><br />
Site Bu <br />
Ben Bir Türlü Yapamadım <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /><br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sadece şaka amaçlı bi site olduğunu sanıyorum.<br />
Sayfadaki "Insert petition:" olan yere "Peter, " yazıyoruz ve devam olarak alt tarafa yazacağımız sorunun cevabını yazıyoruz (boş kalırsa noktaya basıp doldurabilirsiniz) zaten siz cevap yazarken o ingilizce olarak dolduracaktır...<br />
<br />
Sayafadaki "Insert question:" olan yere soruyu yazıyoyoruz ve enter a basıyoruz... altta cevabı görünüyo...<br />
<br />
<a href="http://www.peteranswers.com/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www.peteranswers.com/</a><br />
Site Bu <br />
Ben Bir Türlü Yapamadım <img src="https://duygusuz.com/images/smilies/sad.png" alt="Sad" title="Sad" class="smilie smilie_8" /><br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zeytinyağının sıradışı 7 kullanımı]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=75728</link>
			<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 17:04:07 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=10294">nazarboncuqu</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=75728</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Kalp hastalıklarını önlemeden, yaşlanmayı geciktirmeye; kolesterolü düşürmekten cildinizi nemlendirmeye kadar sayısız faydası bulunan zeytinyağının sofralarda yeralmasının yanı sıra, farklı alanlarda da kullanıldığını biliyor muydunuz? <br />
<br />
Reader's Digest Dergisi'nde yer alan haberde, zeytinyağını traş kreminden mobilya cilasına kadar çok değişik alanlarda kullanılabildiğini göreceksiniz: <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Saçtan boyayı çıkarır:</span> <br />
Evinizin duvarlarını boyarken saçlarınız da mı boyandı? Bir parça pamuğu zeytinyağıyla nemlendirerek ve saçınızı yavaşça ovalayarak saçınızdaki istenmeyen boyayı kolayca çıkarabilirsiniz. Aynı uygulamayı maskaranızı çıkarırken de yapabilirsiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Kendi mobilya cilanızı yapabilirsiniz: <br />
</span>Cilası silinip giden mobilyanızı eski haline getirmek için pahalı cilalar almanıza gerek yok. 2 ölçü zeytinyağı ve 1 ölçü limon suyu ya da sirkeyi temiz bir sprey şişesinin içine koyup çalkalayın ve yüzeye fışkırtın. Birkaç dakika bekledikten sonra temiz bir havlu kumaş ya da kağıt havluyla silerek temizleyin. Aceleniz varsa, daha hızlı sonuç elde etmek için zeytinyağınızı şişeden doğrudan kağıt havlu üzerine dökün. Fazlalığı başka bir kağıt havlu ya da emici bir kumaş ile silerek temizleyin. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Saç nemlendiricisi olarak kullanın:</span> <br />
Saçlarınız çöldeki çalılar gibi kuru ve kırılgan mı? Saçınızın kaybettiği nemi geri getirmek için yarım fincan zeytinyağını ısıtın, ancak kaynatmayın. Daha sonra bol bol saçınıza uygulayın. Saçınızı plastik bir poşetle örtün. 45 dakika bekledikten sonra şampuanlayın ve iyice durulayın. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Akneleri temizliyor: <br />
</span>Akneleri tedavi etmek için yüzünüze zeytinyağı sürmeniz biraz kaçıkça görünebilir. Ancak, halen birçok millet bunun işe yaradığına inanıyor. 3 yemek kaşığı zeytinyağı ile 4 yemek kaşığı tuzu macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı elinize, parmaklarınıza dökün ve yüzünüze uygulayın. Birkaç dakika bekledikten sonra ılık, sabunlu suyla güzelce yıkayın. Bir hafta boyunca bunu her gün uygulayın, daha sonra ise bunu haftada 2 ya da 3 kez ile sınırlandırın. Cildinizde farkedilir gelişme olduğunu göreceksiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Traş kremi yerine kullanabilirsiniz:</span> <br />
Traş kreminiz bittiyse, sabunla aynı etkiyi yapmak için uğraşmayın. Sabun cildinizde pütür pütür olabilir. Zeytin yağı, cildinizi kayganlaştırmanın yanında nemlendiriyor. Gerçekte bunu denedikten sora, traş kremi kullanmayı tümüyle bırakabilirsiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Yağlı ellerinizi temizleyebilirsiniz:</span> <br />
Ellerinizden gres yağı gibi ağır yağları ya da boyayı çıkarmak için, avucunuza 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 1 çay kaşığı tuz ya da şeker dökün. Bu karışımı elleriniz ve parmaklarınız arasında birkaç dakika kuvvetlice ovalayın. Sonra sabun ve suyla ellerinizi yıkayın. Ellerinizin sadece daha temiz olmadığını, aynı zamanda daha yumuşak olduğunu göreceksiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Eski deri eldivenlerinizi onarabilirsiniz:</span> <br />
Zeytin yağını eldivenin kuruyan bölgelerine yumuşak bir kumaş yardımıyla sürün ve 30 dakika bekleyin. Sonra taşan fazlalıkları silerek temizleyin. Bazı milletler, eldivenleri tamir etmek yerine zeytinyağını banyoda nemlendirici yağ olarak kullanmayı tercih ediyor.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Kalp hastalıklarını önlemeden, yaşlanmayı geciktirmeye; kolesterolü düşürmekten cildinizi nemlendirmeye kadar sayısız faydası bulunan zeytinyağının sofralarda yeralmasının yanı sıra, farklı alanlarda da kullanıldığını biliyor muydunuz? <br />
<br />
Reader's Digest Dergisi'nde yer alan haberde, zeytinyağını traş kreminden mobilya cilasına kadar çok değişik alanlarda kullanılabildiğini göreceksiniz: <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Saçtan boyayı çıkarır:</span> <br />
Evinizin duvarlarını boyarken saçlarınız da mı boyandı? Bir parça pamuğu zeytinyağıyla nemlendirerek ve saçınızı yavaşça ovalayarak saçınızdaki istenmeyen boyayı kolayca çıkarabilirsiniz. Aynı uygulamayı maskaranızı çıkarırken de yapabilirsiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Kendi mobilya cilanızı yapabilirsiniz: <br />
</span>Cilası silinip giden mobilyanızı eski haline getirmek için pahalı cilalar almanıza gerek yok. 2 ölçü zeytinyağı ve 1 ölçü limon suyu ya da sirkeyi temiz bir sprey şişesinin içine koyup çalkalayın ve yüzeye fışkırtın. Birkaç dakika bekledikten sonra temiz bir havlu kumaş ya da kağıt havluyla silerek temizleyin. Aceleniz varsa, daha hızlı sonuç elde etmek için zeytinyağınızı şişeden doğrudan kağıt havlu üzerine dökün. Fazlalığı başka bir kağıt havlu ya da emici bir kumaş ile silerek temizleyin. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Saç nemlendiricisi olarak kullanın:</span> <br />
Saçlarınız çöldeki çalılar gibi kuru ve kırılgan mı? Saçınızın kaybettiği nemi geri getirmek için yarım fincan zeytinyağını ısıtın, ancak kaynatmayın. Daha sonra bol bol saçınıza uygulayın. Saçınızı plastik bir poşetle örtün. 45 dakika bekledikten sonra şampuanlayın ve iyice durulayın. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Akneleri temizliyor: <br />
</span>Akneleri tedavi etmek için yüzünüze zeytinyağı sürmeniz biraz kaçıkça görünebilir. Ancak, halen birçok millet bunun işe yaradığına inanıyor. 3 yemek kaşığı zeytinyağı ile 4 yemek kaşığı tuzu macun kıvamına gelene kadar karıştırın. Karışımı elinize, parmaklarınıza dökün ve yüzünüze uygulayın. Birkaç dakika bekledikten sonra ılık, sabunlu suyla güzelce yıkayın. Bir hafta boyunca bunu her gün uygulayın, daha sonra ise bunu haftada 2 ya da 3 kez ile sınırlandırın. Cildinizde farkedilir gelişme olduğunu göreceksiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Traş kremi yerine kullanabilirsiniz:</span> <br />
Traş kreminiz bittiyse, sabunla aynı etkiyi yapmak için uğraşmayın. Sabun cildinizde pütür pütür olabilir. Zeytin yağı, cildinizi kayganlaştırmanın yanında nemlendiriyor. Gerçekte bunu denedikten sora, traş kremi kullanmayı tümüyle bırakabilirsiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Yağlı ellerinizi temizleyebilirsiniz:</span> <br />
Ellerinizden gres yağı gibi ağır yağları ya da boyayı çıkarmak için, avucunuza 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 1 çay kaşığı tuz ya da şeker dökün. Bu karışımı elleriniz ve parmaklarınız arasında birkaç dakika kuvvetlice ovalayın. Sonra sabun ve suyla ellerinizi yıkayın. Ellerinizin sadece daha temiz olmadığını, aynı zamanda daha yumuşak olduğunu göreceksiniz. </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Eski deri eldivenlerinizi onarabilirsiniz:</span> <br />
Zeytin yağını eldivenin kuruyan bölgelerine yumuşak bir kumaş yardımıyla sürün ve 30 dakika bekleyin. Sonra taşan fazlalıkları silerek temizleyin. Bazı milletler, eldivenleri tamir etmek yerine zeytinyağını banyoda nemlendirici yağ olarak kullanmayı tercih ediyor.</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>