09-26-2010, Saat: 12:36 AM
Onun var olduğunu bilmek ve Onunla bir hayatı sürdürebilmeyi istemek…
Özlemek.
Kalp atışlarının dibe vuruşunu izlemek; çaresizce.
Ve onun hiç gelmeyeceğini bu soğuk buz gibi odaya adım atmayacağını için yana yana bilmek.
Gözünün daldığı yerde o güzel yüzünün kulaklarına can alışı gülüşünün dolmasını istemek…özlemek…
----------------
Teşhisi konulamamış yok oluşumun.
Bir bilinmezlik yüzünden canımın kaybını izliyorum ve her gün ölümüme bir ‘koşar’ adım daha atıyorum.
Adının AŞK olduğunu sanıyordum fakat hiçbir zaman soy adını bulamıyordum;kelime yakıştıramıyordum yanına.
Oysa sen birleştirdin harfleri ve iliştirdin her bir yanıma ‘ayrılık’ denen şeyi..Beni nasıl acıttın;nasıl bir boşluğa attın..
Sana hiçbir zaman anlatamadım.
Gözlerimden her daim akan kanlı yaştın…
İçime dolan cümlelerin hem öznesi hem nesnesiydin.İçime işleyen Sen’in hayranıydım;hayranıyım.
Bir tek sen girmedin şu kapıdan. Bir tek sen adım atmadın bu buz gibi odama.
Kaç kişi geldi kaç kişi gitti.Hiçbiri sevindiremedi aklıma gelen sen gibi.
Ciğerlerim hasret pompaladı her saniye;yandı kalbim.Nerdesin diye başladım günlereneden yoksun diye bittim her gece.
Şimdi yine sorguluyor dilim neden yoksun her şeyim? Nerde şimdi beni çok seven o gözlerin? Nerde tenime dokunmaya korkan ellerin?
Nerde beni benden alan sözlerin? Nerdesin be sevgilim?
Bak sensizlikten ölmek üzereyim. Kimse bilmiyor yanıyor canım; arıyor seni her yanım. Arıyorum seni köşe bucak kaçıyorsun benden çabucak
. Uzanıyorum dokunacak gibi oluyorum dudaklarına kayıp gidiyorsun parmaklarımın arasından.
Hani gidiyorsun ya avuçlarım kanıyorbedenimi bir sessizlik ve sensizlik sarıyor.
Etrafımı hüzün melekleri kaplıyor.Boş duvarlara vuruyorum bedenimihep farklı yüzlerde arıyorum gözlerini.
Yüzünü benzetiyorum her şeyesonra sen olmadığını anlıyorum yanılgılarıma bir yenisini ekliyorum ve tekrar tekrar seni düşlüyorum.
Düşümdeki sana binlerce kez aşık oluyorum.İçimdeki aşkın peşinden koşuyorum bir türlü yaklaşamıyorum.Ben yakınlaştıkça uzaklaşıyosun.
Gözlerini benden hep kaçırıyorsun.Nedenneden diyerek göz pınarlarımı zorluyorum. Ağlıyorum yoksun diye… Yanıyorum yoksun yine…
Bugün seni yazmak istedim. Elime birkaç kağıt ve ucu kırık bir kalem aldım.
Seni yazmaya yeltendim;başaramadım.Kelimelerin seni anlatmakta çaresiz kaldığını anladım.
Zorladım kalemi şekillendirmeye çalıştım seni.
Kelimelerle çizmeye uğraşırken gözlerinin güzelliğinibeceremedim.
Neden di böyle oluşunun sebebi ?
Süslü kelimeler aradımbulamadım.En güzel kelimenin ismin olduğu kanısına vardım.
Bu yüzden mi yakıştıramadın beni yanına ? Bu yüzden mi bıraktın beni yarı yolda? Acıttın hislerimi? Diyecek şeylerim azaldı artık sana…
Sevmiyorum deyip yalanlar söyleyemem…
Sadece mutlu ol sevgilim başka kollarda da olsan…
Sadece mutlu ol sevgilim başka dudakların tadına da varsan…
Özlemek.
Kalp atışlarının dibe vuruşunu izlemek; çaresizce.
Ve onun hiç gelmeyeceğini bu soğuk buz gibi odaya adım atmayacağını için yana yana bilmek.
Gözünün daldığı yerde o güzel yüzünün kulaklarına can alışı gülüşünün dolmasını istemek…özlemek…
----------------
Teşhisi konulamamış yok oluşumun.
Bir bilinmezlik yüzünden canımın kaybını izliyorum ve her gün ölümüme bir ‘koşar’ adım daha atıyorum.
Adının AŞK olduğunu sanıyordum fakat hiçbir zaman soy adını bulamıyordum;kelime yakıştıramıyordum yanına.
Oysa sen birleştirdin harfleri ve iliştirdin her bir yanıma ‘ayrılık’ denen şeyi..Beni nasıl acıttın;nasıl bir boşluğa attın..
Sana hiçbir zaman anlatamadım.
Gözlerimden her daim akan kanlı yaştın…
İçime dolan cümlelerin hem öznesi hem nesnesiydin.İçime işleyen Sen’in hayranıydım;hayranıyım.
Bir tek sen girmedin şu kapıdan. Bir tek sen adım atmadın bu buz gibi odama.
Kaç kişi geldi kaç kişi gitti.Hiçbiri sevindiremedi aklıma gelen sen gibi.
Ciğerlerim hasret pompaladı her saniye;yandı kalbim.Nerdesin diye başladım günlereneden yoksun diye bittim her gece.
Şimdi yine sorguluyor dilim neden yoksun her şeyim? Nerde şimdi beni çok seven o gözlerin? Nerde tenime dokunmaya korkan ellerin?
Nerde beni benden alan sözlerin? Nerdesin be sevgilim?
Bak sensizlikten ölmek üzereyim. Kimse bilmiyor yanıyor canım; arıyor seni her yanım. Arıyorum seni köşe bucak kaçıyorsun benden çabucak
. Uzanıyorum dokunacak gibi oluyorum dudaklarına kayıp gidiyorsun parmaklarımın arasından.
Hani gidiyorsun ya avuçlarım kanıyorbedenimi bir sessizlik ve sensizlik sarıyor.
Etrafımı hüzün melekleri kaplıyor.Boş duvarlara vuruyorum bedenimihep farklı yüzlerde arıyorum gözlerini.
Yüzünü benzetiyorum her şeyesonra sen olmadığını anlıyorum yanılgılarıma bir yenisini ekliyorum ve tekrar tekrar seni düşlüyorum.
Düşümdeki sana binlerce kez aşık oluyorum.İçimdeki aşkın peşinden koşuyorum bir türlü yaklaşamıyorum.Ben yakınlaştıkça uzaklaşıyosun.
Gözlerini benden hep kaçırıyorsun.Nedenneden diyerek göz pınarlarımı zorluyorum. Ağlıyorum yoksun diye… Yanıyorum yoksun yine…
Bugün seni yazmak istedim. Elime birkaç kağıt ve ucu kırık bir kalem aldım.
Seni yazmaya yeltendim;başaramadım.Kelimelerin seni anlatmakta çaresiz kaldığını anladım.
Zorladım kalemi şekillendirmeye çalıştım seni.
Kelimelerle çizmeye uğraşırken gözlerinin güzelliğinibeceremedim.
Neden di böyle oluşunun sebebi ?
Süslü kelimeler aradımbulamadım.En güzel kelimenin ismin olduğu kanısına vardım.
Bu yüzden mi yakıştıramadın beni yanına ? Bu yüzden mi bıraktın beni yarı yolda? Acıttın hislerimi? Diyecek şeylerim azaldı artık sana…
Sevmiyorum deyip yalanlar söyleyemem…
Sadece mutlu ol sevgilim başka kollarda da olsan…
Sadece mutlu ol sevgilim başka dudakların tadına da varsan…
Neslihande