<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi - Gidilesi Yerler]]></title>
		<link>https://duygusuz.com/</link>
		<description><![CDATA[:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi - https://duygusuz.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 20:29:09 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Haruniye Kaplıcası]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93288</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 10:07:48 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93288</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://googleads.g.doubleclick.net/aclk?sa=l&amp;ai=BjMUMJq_LTYWkI47h-AadhNm1B6f7nocC35ee_S3AjbcB0IYDEAEYASDCnOsFOABQ-vLBLWCRtJyFjBigAaePwukDsgEQd3d3LndlYmhhdHRpLmNvbboBCjMzNngyODBfYXPIAQLaAUBodHRwOi8vd3d3LndlYmhhdHRpLmNvbS9pbGxlcmltaXovNjg3MDIyLWhhcnVuaXllLWthcGxpY2FzaS5odG1s4AEDgAIBqQIGlzHDUiOlPsgC5-HIGqgDAcgDFegD8wPoA7wI6AOzAfUDAAAAhA&amp;num=1&amp;sig=AGiWqtySfsHUtb9Gq_RtsbohlmBkoQqnjQ&amp;client=ca-pub-1355435748942376&amp;adurl=http://www.tatilvitrini.com/le_chateau.html&amp;nm=8" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://googleads.g.doubleclick.net/pagead/imgad?id=CPvk7J30ybbfmAEQ0AIYmAIyCEUSVw6RmTnZ" loading="lazy"  alt="imgad?id=CPvk7J30ybbfmAEQ0AIYmAIyCEUSVw6RmTnZ" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Haruniye Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : adana<br />
Su sıcaklığı :33Â°C<br />
Düziçi ilçesi, Düldül Dağı eteklerinde Kuşçu Köyü&#8217;ndedir. Denizden 620 m. yüksektir. Bulunduğu yer, çam ve zeytin ağaçları ile kaplıdır. Sular, birkaç basamakla inilen, doğal olarak oluşmuş havuzda toplanır. Mevsiminde halkın büyük ilgisini çeker. Haruniye Kaplıcası, son yıllarda geliştirilmiş, eski bir şifa merkezidir. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde hizmete girdiği için, o isimle anılmıştır.<br />
<br />
Serbest asit karbonikçe zengin, kükürtlü bir sudur. Banyosunda romatizma, kadın hastaları büyük fayda görür. Az miktarda içilirse mide hastalıklarına şifa verir. Suda, en çok kalsiyum bikarbonat bulunur. <br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><a href="http://googleads.g.doubleclick.net/aclk?sa=l&amp;ai=BjMUMJq_LTYWkI47h-AadhNm1B6f7nocC35ee_S3AjbcB0IYDEAEYASDCnOsFOABQ-vLBLWCRtJyFjBigAaePwukDsgEQd3d3LndlYmhhdHRpLmNvbboBCjMzNngyODBfYXPIAQLaAUBodHRwOi8vd3d3LndlYmhhdHRpLmNvbS9pbGxlcmltaXovNjg3MDIyLWhhcnVuaXllLWthcGxpY2FzaS5odG1s4AEDgAIBqQIGlzHDUiOlPsgC5-HIGqgDAcgDFegD8wPoA7wI6AOzAfUDAAAAhA&amp;num=1&amp;sig=AGiWqtySfsHUtb9Gq_RtsbohlmBkoQqnjQ&amp;client=ca-pub-1355435748942376&amp;adurl=http://www.tatilvitrini.com/le_chateau.html&amp;nm=8" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://googleads.g.doubleclick.net/pagead/imgad?id=CPvk7J30ybbfmAEQ0AIYmAIyCEUSVw6RmTnZ" loading="lazy"  alt="imgad?id=CPvk7J30ybbfmAEQ0AIYmAIyCEUSVw6RmTnZ" class="mycode_img" /></a><br />
<br />
Haruniye Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : adana<br />
Su sıcaklığı :33Â°C<br />
Düziçi ilçesi, Düldül Dağı eteklerinde Kuşçu Köyü&#8217;ndedir. Denizden 620 m. yüksektir. Bulunduğu yer, çam ve zeytin ağaçları ile kaplıdır. Sular, birkaç basamakla inilen, doğal olarak oluşmuş havuzda toplanır. Mevsiminde halkın büyük ilgisini çeker. Haruniye Kaplıcası, son yıllarda geliştirilmiş, eski bir şifa merkezidir. Abbasi Halifesi Harun Reşid döneminde hizmete girdiği için, o isimle anılmıştır.<br />
<br />
Serbest asit karbonikçe zengin, kükürtlü bir sudur. Banyosunda romatizma, kadın hastaları büyük fayda görür. Az miktarda içilirse mide hastalıklarına şifa verir. Suda, en çok kalsiyum bikarbonat bulunur. <br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Seyhamamı]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93287</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 10:06:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93287</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :43Â°C<br />
Kızılcahamam&#8217;a 14 km. uzakta Güven Bucak&#8217;ına 3 km. uzakta bir dere kenarından çıkar.<br />
<br />
Meşe ve çam ağaçlarının süslediği bir yerdedir. Su, bir değirmen döndürecek kadar bol akar. Erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı hamamları vardır. Sular, havuzların dibinden kaynar. Havuzlara, soğuk su katılmadan girilebilir. Kalsiyum bikarbonatlı olan su içilir. Hazmı kolaylaştırır.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687023-seyhamami.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Romatizma, nevralji, nevrit ve kadın hastalıklarına iyi gelir. Geç tutan kırıklarda ve mafsal tutukluklarında iyi sonuç alınır. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :43Â°C<br />
Kızılcahamam&#8217;a 14 km. uzakta Güven Bucak&#8217;ına 3 km. uzakta bir dere kenarından çıkar.<br />
<br />
Meşe ve çam ağaçlarının süslediği bir yerdedir. Su, bir değirmen döndürecek kadar bol akar. Erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı hamamları vardır. Sular, havuzların dibinden kaynar. Havuzlara, soğuk su katılmadan girilebilir. Kalsiyum bikarbonatlı olan su içilir. Hazmı kolaylaştırır.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687023-seyhamami.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Romatizma, nevralji, nevrit ve kadın hastalıklarına iyi gelir. Geç tutan kırıklarda ve mafsal tutukluklarında iyi sonuç alınır. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karakaya Kaplıcası]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93286</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 10:02:31 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93286</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Karakaya Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :31Â°C<br />
Ayaş ilçesi yakınındadır. Mide, nevralji, romatizma ve kadın hastalıklarına iyi gelir. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Karakaya Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :31Â°C<br />
Ayaş ilçesi yakınındadır. Mide, nevralji, romatizma ve kadın hastalıklarına iyi gelir. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kızılcahaman Büyük Kaplıca]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93285</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 10:00:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93285</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">
Kızılcahaman Büyük Kaplıca<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :50Â°C<br />
Ankara-İstanbul Karayolu üzerinde bulunan Kızılcahamam ilçesi, denizden 950 metre yükseklikte, çevresini kucaklayan yeşil çam ormanlarıyla, nefis bir panorama oluşturur. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687025-kizilcahaman-buyuk-kaplica.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687025-kizilcahaman-buyuk-kaplica.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Kaplıca, ilçe merkezindedir, modern bir görünümde olup, içmeden ziyade banyo kürleri için kullanılır. Suyu, derinden gelen, volkanik sulardandır. Kaplıca bölümü, Türk hamamı bölümü ve kadın ve erkeklere ait havuzlardan oluşur. Sodyum bikarbonatlı, hafif klorürlü bir sudur. Kızılcahamam Belediyesi&#8217;nin yönetiminde işletilmektedir.<br />
<br />
Krık çıkık tedavisi sonucu ortaya çıkan ağrılara, romatizma ve egzamaya kadın hastalıklarına, dolaşım yolları bozukluklarına ve çocuk hastalıklarına iyi gelir. <br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">
Kızılcahaman Büyük Kaplıca<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :50Â°C<br />
Ankara-İstanbul Karayolu üzerinde bulunan Kızılcahamam ilçesi, denizden 950 metre yükseklikte, çevresini kucaklayan yeşil çam ormanlarıyla, nefis bir panorama oluşturur. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687025-kizilcahaman-buyuk-kaplica.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687025-kizilcahaman-buyuk-kaplica.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Kaplıca, ilçe merkezindedir, modern bir görünümde olup, içmeden ziyade banyo kürleri için kullanılır. Suyu, derinden gelen, volkanik sulardandır. Kaplıca bölümü, Türk hamamı bölümü ve kadın ve erkeklere ait havuzlardan oluşur. Sodyum bikarbonatlı, hafif klorürlü bir sudur. Kızılcahamam Belediyesi&#8217;nin yönetiminde işletilmektedir.<br />
<br />
Krık çıkık tedavisi sonucu ortaya çıkan ağrılara, romatizma ve egzamaya kadın hastalıklarına, dolaşım yolları bozukluklarına ve çocuk hastalıklarına iyi gelir. <br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Haymana Kaplıcası]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93284</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 10:00:05 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93284</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Haymana Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :44Â°C<br />
Ankara&#8217;nın güneyinde 74 km. uzaklıkta, Haymana ilçesindedir. Denizden 1200 metre yüksekliktedir. Ankara&#8217;nın en bakımlı kaplıcaları arasındadır. Çok eski yıllarda , Yaban Hamamı olarak anılırmış. Haymana adı, ağaçsız, sıcak bir yer anlamında olduğu halde, kaplıcanın bulunduğu Haymana ilçesi, ağaçlık, yeşillik bir çevredir. Romalılar ve Selçuklular döneminde büyük gelişme gösteren kaplıcaya, ulaşım çok kolaydır. Ankara&#8217;dan sürekli ulaşım vardır. İki modern oteli, fizik tedavi bölümleri ile bütün yıl hizmet verir. Termal Otel asansörlüdür. Cimcime oteli de onun yanındadır. Haymana Belediyesi yönetiminde çalışır. Kaplıca ve tesisleri, kentin merkezinde kuruludur. Erkeklere ve kadınlara ait havuzlarında dinlendirici bir ortam bulmak mümkündür.<br />
<br />
Haymana Kaplıcası kaynakları, çok zengindir. Dakikada 240 litre su vermektedir. Bu niteliği ile, günde 1000 kişinin yıkanmasına yetecek kapasitededir. <br />
<br />
Kaplıcanın suyu, havuzda toplandığı zaman, ayrıca soğuk su ilavesine gerek kalmadan yıkanılabilir. Bu niteliği nedeni ile uzmanlar, Haymana Kaplıcası&#8217;nın tedavide çok iyi sonuçlar sağladığını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra, &#8220;Uluslar arası Şifalı Su Kaynakları Araştırma Merkezi'nin 30 ülkeyi kapsayan araştırması sonunda, nitelik bakımından Haymana Kaplıcası&#8217;nın, Fransa&#8217;nın Vişi Kaplıcaları&#8217;nın ardından ikinci sırayı aldığı bilinmektedir. <br />
<br />
Haymana Kaplıcası suları, her çeşit romatizma, mide, böbrek, solunum yolları hastalıkları, kadın hastalıkları ve kırık çıkıklarda büyük şifa sağlar.</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Haymana Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :44Â°C<br />
Ankara&#8217;nın güneyinde 74 km. uzaklıkta, Haymana ilçesindedir. Denizden 1200 metre yüksekliktedir. Ankara&#8217;nın en bakımlı kaplıcaları arasındadır. Çok eski yıllarda , Yaban Hamamı olarak anılırmış. Haymana adı, ağaçsız, sıcak bir yer anlamında olduğu halde, kaplıcanın bulunduğu Haymana ilçesi, ağaçlık, yeşillik bir çevredir. Romalılar ve Selçuklular döneminde büyük gelişme gösteren kaplıcaya, ulaşım çok kolaydır. Ankara&#8217;dan sürekli ulaşım vardır. İki modern oteli, fizik tedavi bölümleri ile bütün yıl hizmet verir. Termal Otel asansörlüdür. Cimcime oteli de onun yanındadır. Haymana Belediyesi yönetiminde çalışır. Kaplıca ve tesisleri, kentin merkezinde kuruludur. Erkeklere ve kadınlara ait havuzlarında dinlendirici bir ortam bulmak mümkündür.<br />
<br />
Haymana Kaplıcası kaynakları, çok zengindir. Dakikada 240 litre su vermektedir. Bu niteliği ile, günde 1000 kişinin yıkanmasına yetecek kapasitededir. <br />
<br />
Kaplıcanın suyu, havuzda toplandığı zaman, ayrıca soğuk su ilavesine gerek kalmadan yıkanılabilir. Bu niteliği nedeni ile uzmanlar, Haymana Kaplıcası&#8217;nın tedavide çok iyi sonuçlar sağladığını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra, &#8220;Uluslar arası Şifalı Su Kaynakları Araştırma Merkezi'nin 30 ülkeyi kapsayan araştırması sonunda, nitelik bakımından Haymana Kaplıcası&#8217;nın, Fransa&#8217;nın Vişi Kaplıcaları&#8217;nın ardından ikinci sırayı aldığı bilinmektedir. <br />
<br />
Haymana Kaplıcası suları, her çeşit romatizma, mide, böbrek, solunum yolları hastalıkları, kadın hastalıkları ve kırık çıkıklarda büyük şifa sağlar.</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Acısu Kaplıcası]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93283</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:59:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93283</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Acısu Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :34Â°C<br />
Kızılcahamam ilçesine 4 km. uzaklıkta, bir tepe üzerindedir. Kaynak, havuz şeklinde olup, sudan CO2 gazı fışkırarak çıkar. İçme ve banyo olarak kullanılır.<br />
<br />
Dolaşım sistemi hastalıklarına faydalıdır. Ayrıca romatizma hastalarında ve yüksek tansiyonlu hastalarda çok iyi sonuçlar alınır. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Acısu Kaplıcası<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :34Â°C<br />
Kızılcahamam ilçesine 4 km. uzaklıkta, bir tepe üzerindedir. Kaynak, havuz şeklinde olup, sudan CO2 gazı fışkırarak çıkar. İçme ve banyo olarak kullanılır.<br />
<br />
Dolaşım sistemi hastalıklarına faydalıdır. Ayrıca romatizma hastalarında ve yüksek tansiyonlu hastalarda çok iyi sonuçlar alınır. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ayaş İçmece ve Kaplıcaları]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93282</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:58:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93282</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Ayaş İçmece ve Kaplıcaları<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :51Â°C<br />
Ankara&#8217;ya 83 km. uzaklıktadır. Ayaş-Beypazarı asfaltına 23km.lik bölümden sonra, sağa sapılan 3 km.lik asfalt yol, sizi etrafını küçük tepelerin çevirdiği ve ağaçların gölgelediği kaplıcaya ulaştırır.<br />
<br />
Etilerden günümüze, çok eski bir tarihe uzanan Ayaş şifalı sularına, mevsim boyu insanlar dolar taşar. Önceden yer ayırtılmadan gidilirse, yer bulmadan dönme riski doğabilir. Modern konaklama tesisleri ile donatılmıştır. Kadın ve erkeklere ayrılmış havuzları vardır. Ayaş Kaplıcalarının ve İçmelerinin en büyük özelliği, bu suların hem içme, hem de banyo olarak kullanılmasıdır. İçimi çok rahat ve kolaydır. Suların sıcak oluşu içimini kolaylaştırır. Mideye ağır gelmez. <br />
<br />
Yerin merkezinden gelen bu suların, hazmettirici, müsil ve idrar verici etkileri vardır. Aç karnına içilirse, midenin faliyetini artırır. Fazla içilirse, karaciğerin görevini düzenler. İç organlarda birikmiş iltihap kolestrin tortularını temizler... <br />
<br />
Yerleşmiş bir geleneğe göre, kaplıcada üç gün kalınır. Alınan banyolar ve içilen sular sayesinde, yörede söylenen bir deyimle, &#8220;insan yeniden zindelik kazanıp, içi dışı kalaylanmış kap gibi temiz olarak döner..&#8221; <br />
<br />
İçme ile birlikte banyo tedavisi , karaciğer hastalıklarında, safra yolları rahatsızlıklarında, bağırsak, mide ve kadın hastalıklarında, şişmanlıkta, müzmin kabızlıkta ve hemoroitlerde, romatizmal hastalıklarda, gutlarda üstün şifalar sağlar.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687028-ayas-icmece-ve-kaplicalari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Ayaş kaplıca sularını, bilimsel açıdan inceleyen otoriteler, bu suların yalnız ülkemizde değil, bütün Ortadoğu&#8217;da bulunmayan, çok üstün değerli şifa kaynağı olduğunu belirtmişlerdir. Kaplıca ve İçmeceler, 1935&#8217;ten bu yana özel bir şirketin yönetiminde hizmetini sürdürmektedir. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Ayaş İçmece ve Kaplıcaları<br />
Bulunduğu yer : ankara<br />
Su sıcaklığı :51Â°C<br />
Ankara&#8217;ya 83 km. uzaklıktadır. Ayaş-Beypazarı asfaltına 23km.lik bölümden sonra, sağa sapılan 3 km.lik asfalt yol, sizi etrafını küçük tepelerin çevirdiği ve ağaçların gölgelediği kaplıcaya ulaştırır.<br />
<br />
Etilerden günümüze, çok eski bir tarihe uzanan Ayaş şifalı sularına, mevsim boyu insanlar dolar taşar. Önceden yer ayırtılmadan gidilirse, yer bulmadan dönme riski doğabilir. Modern konaklama tesisleri ile donatılmıştır. Kadın ve erkeklere ayrılmış havuzları vardır. Ayaş Kaplıcalarının ve İçmelerinin en büyük özelliği, bu suların hem içme, hem de banyo olarak kullanılmasıdır. İçimi çok rahat ve kolaydır. Suların sıcak oluşu içimini kolaylaştırır. Mideye ağır gelmez. <br />
<br />
Yerin merkezinden gelen bu suların, hazmettirici, müsil ve idrar verici etkileri vardır. Aç karnına içilirse, midenin faliyetini artırır. Fazla içilirse, karaciğerin görevini düzenler. İç organlarda birikmiş iltihap kolestrin tortularını temizler... <br />
<br />
Yerleşmiş bir geleneğe göre, kaplıcada üç gün kalınır. Alınan banyolar ve içilen sular sayesinde, yörede söylenen bir deyimle, &#8220;insan yeniden zindelik kazanıp, içi dışı kalaylanmış kap gibi temiz olarak döner..&#8221; <br />
<br />
İçme ile birlikte banyo tedavisi , karaciğer hastalıklarında, safra yolları rahatsızlıklarında, bağırsak, mide ve kadın hastalıklarında, şişmanlıkta, müzmin kabızlıkta ve hemoroitlerde, romatizmal hastalıklarda, gutlarda üstün şifalar sağlar.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687028-ayas-icmece-ve-kaplicalari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Ayaş kaplıca sularını, bilimsel açıdan inceleyen otoriteler, bu suların yalnız ülkemizde değil, bütün Ortadoğu&#8217;da bulunmayan, çok üstün değerli şifa kaynağı olduğunu belirtmişlerdir. Kaplıca ve İçmeceler, 1935&#8217;ten bu yana özel bir şirketin yönetiminde hizmetini sürdürmektedir. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sultaniye Kaplıcası]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93281</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:57:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93281</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Sultaniye Kaplıcası Köyceğiz&#8217;den çıkıp Hamitköy üzerinden Ekincik&#8217;e doğru giderken yolda Sultaniye Kaplıcası&#8217;nın tabelasını görüp 500 metre içeriye gireceksiniz.. <br />
Köyceğiz, Dalyan ve Ekincik&#8217;ten günübirlik dolmuş motorları ile de ulaşabilirsiniz. Tekne turlarının bazıları da kaplıcalara uğruyor ve mola veriyor. <br />
Çevrede tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 kürlük bir tedaviden sonra yürüyerek gittiklerine dair çok sayıda öykü dinleyeceksiniz. Bunlara inanıp inanmamayı size bırakıyoruz ama kesin olan bir şeyi belirtiyoruz: Sultaniye Türkiye&#8217;nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 Derece sıcaklıktaki su kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir.<br />
 <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687029-sultaniye-kaplicasi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır. <br />
Kaplıcanın Kaunos&#8217;lular tarafından bundan ikibin yıl önce açıldığı belirlenmektedir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğruluyor. O yıllarda seks gücünü arttırdığı için pek gözdeymiş. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyu da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştiriyor. Kaplıcada kalınabilecek kiralık odalar bulunuyor. <br />
Günübirlik ihtiyaçlar Belediyenin işlettiği tesisler içinde bulunan ünitelerde karşılanabiliyor. <br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Sultaniye Kaplıcası Köyceğiz&#8217;den çıkıp Hamitköy üzerinden Ekincik&#8217;e doğru giderken yolda Sultaniye Kaplıcası&#8217;nın tabelasını görüp 500 metre içeriye gireceksiniz.. <br />
Köyceğiz, Dalyan ve Ekincik&#8217;ten günübirlik dolmuş motorları ile de ulaşabilirsiniz. Tekne turlarının bazıları da kaplıcalara uğruyor ve mola veriyor. <br />
Çevrede tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 kürlük bir tedaviden sonra yürüyerek gittiklerine dair çok sayıda öykü dinleyeceksiniz. Bunlara inanıp inanmamayı size bırakıyoruz ama kesin olan bir şeyi belirtiyoruz: Sultaniye Türkiye&#8217;nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 Derece sıcaklıktaki su kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir.<br />
 <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687029-sultaniye-kaplicasi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır. <br />
Kaplıcanın Kaunos&#8217;lular tarafından bundan ikibin yıl önce açıldığı belirlenmektedir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğruluyor. O yıllarda seks gücünü arttırdığı için pek gözdeymiş. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyu da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştiriyor. Kaplıcada kalınabilecek kiralık odalar bulunuyor. <br />
Günübirlik ihtiyaçlar Belediyenin işlettiği tesisler içinde bulunan ünitelerde karşılanabiliyor. <br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gönen Kaplıcaları]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93280</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:57:14 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93280</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Gönen Kaplıcaları<br />
Bulunduğu yer : balıkesir<br />
Su sıcaklığı :79Â°C<br />
Gönen ilçesi merkezindedir. Gönen çayına yakındır. Bandırma iskelesine 40 km, Balıkesir&#8217;e 60 km. uzaklıktadır. Kaplıcanın bulunduğu yer, 600 metrekarelik bir alanı kaplar. Yüzyıllardır bilinen bir şifalı sudur. Suyun sıcaklığı yüksek olduğundan, banyo için açık havuzlarda doldurulmuş su kullanılır. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687030-gonen-kaplicalari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687030-gonen-kaplicalari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Kaplıca suları en çok sodyum sülfat ve sodyum bikarbonat taşır. Çok sıcaktır ve acı sulardandır. Banyo kürleri ile her türlü romatizma, kadın hastalıkları, felç, sinirsel ve ruhsal hastalıklar, içme kürleri ile de karaciğer ve safra yolları hastalıklarına etkin şifa sağlar.<br />
<br />
Gönen Kaplıcaları A.Ş. ünvanıyla işletilen kaplıca, modern araç ve gerçlerle donatılmış Yıldız, Park, Derman ve Yeşil adları ile bilinen 4 otel hizmet verir. Ayrıca, Kent içinde pansiyon olarak verilen binalar yıl boyunca gelen ziyaretçilere açık bulunur. Kaplıca tesisleri, genel havuzlar, özel banyolu odalar, çamur banyoluklar, buhar odası ve hidro terapi bölümleriyle müşterilerine açıktır. Kaplıcaya gelenler, aradıkları her türlü olanağı Gönen kentinde bulabilirler. Ulaşım rahat ve kolaydır. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Gönen Kaplıcaları<br />
Bulunduğu yer : balıkesir<br />
Su sıcaklığı :79Â°C<br />
Gönen ilçesi merkezindedir. Gönen çayına yakındır. Bandırma iskelesine 40 km, Balıkesir&#8217;e 60 km. uzaklıktadır. Kaplıcanın bulunduğu yer, 600 metrekarelik bir alanı kaplar. Yüzyıllardır bilinen bir şifalı sudur. Suyun sıcaklığı yüksek olduğundan, banyo için açık havuzlarda doldurulmuş su kullanılır. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687030-gonen-kaplicalari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/687030-gonen-kaplicalari.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Kaplıca suları en çok sodyum sülfat ve sodyum bikarbonat taşır. Çok sıcaktır ve acı sulardandır. Banyo kürleri ile her türlü romatizma, kadın hastalıkları, felç, sinirsel ve ruhsal hastalıklar, içme kürleri ile de karaciğer ve safra yolları hastalıklarına etkin şifa sağlar.<br />
<br />
Gönen Kaplıcaları A.Ş. ünvanıyla işletilen kaplıca, modern araç ve gerçlerle donatılmış Yıldız, Park, Derman ve Yeşil adları ile bilinen 4 otel hizmet verir. Ayrıca, Kent içinde pansiyon olarak verilen binalar yıl boyunca gelen ziyaretçilere açık bulunur. Kaplıca tesisleri, genel havuzlar, özel banyolu odalar, çamur banyoluklar, buhar odası ve hidro terapi bölümleriyle müşterilerine açıktır. Kaplıcaya gelenler, aradıkları her türlü olanağı Gönen kentinde bulabilirler. Ulaşım rahat ve kolaydır. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mersin Şehri Tanıtımı özellikleri güzellikleri]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93279</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:35:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93279</guid>
			<description><![CDATA[[INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Mersin, Türkiye'nin güneyinde Akdeniz'e kıyısı bulunan Antalya ve Adana'nın ortasında yer alan il.<br />
Mersin'in tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlamaktadır. Bu dönemde henüz bir köy olan bölge, göçmen bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapar ve adını da bu aşiretten alır. Özellikle Amerika iç savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla Çukurova&#8217;da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866&#8217;da demiryolu ağına bağlanması, Mersin'in kaderini değiştir. Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova&#8217;nın tarım ürünlerinin ihraç edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir.<br />
Türkiye'nin en yüksek gökdeleninin bulunduğu Mersin, 3 büyük kentten sonra Devlet Opera ve Balesi'nin bulunduğu 4 üncü kenttir.<br />
Uzun yıllar İçel adıyla bilinen il son yıllarda merkez ilçesi olan Mersin'in adını almıştır.<br />
Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur. Mersin ve çevresinde, tipik Akdeniz sıcak ve ılıman iklimi hakimdir. Yaz ayları sıcak ve aşırı nemli, kış ayları ise ılık ve yağışlıdır.<br />
Kendine özgü yemeği olan tantuni ile tatlıları cezerye ve kerebiç çok meşhurdur. Ayrıca, kuş gözü, telatür, eğe (kaburga) dolması, bandırma, yüzük çorbası, keşkek, övelemeç ve batırık özel yöresel yemeklerdendir.<br />
Coğrafya <br />
Coğrafi Durumu : İl yüzölçümünün % 87'si dağlıktır. <br />
En yüksek tepesi : Medetsiz Tepesi (3.584 m) <br />
Önemli geçişleri : Sertavul, Gülek Boğazları <br />
Belli Başlı Akarsuları : Berdan Çayı (268 km) Göksu (90 km)<br />
İl'de bulunan belli başlı ovalar ve yüzölçümleri şu şekildedir. Tarsus Ovası 85.000 hektar, Berdan Ovası 40.000 hektar, Anamur Ovası 5.660 hektar.<br />
Mersin ili 36-37Â° kuzey enlemleri ve 33-35Â° doğu boylamları arasında bulunmaktadır. İlin kara sınırı 608 km, deniz sınırı 321 km olup, yüzölçümü 15.953 km2&#8217;dir. Mersin ilinin büyük bir kısmını oldukça yüksek, engebeli ve kayalık Batı ve Orta Toros Dağları oluşturmaktadır. Ovalık ve hafif eğimli alanlar ise bu dağların denize doğru uzandığı il merkezi, Tarsus, Silifke gibi alanlarda gelişmiştir. Bunun dışında kalan düzlük veya hafif eğimli alanlar, kuzeyde dağların arasında veya yüksek kesimlerinde görülmektedir.<br />
Orta Toros dağları Mersin ilini İç Anadolu Bölgesi'nden ayırmaktadır. Mersin il sınırları içinde kalan en yüksek kesim Bolkar Dağları&#8217;ndaki Medetsiz Tepesi&#8217;dir(3585 m.) Kuzeydoğudan, kuzeybatıya ve güneye doğru yükseklikler azalmaktadır. Bolkar Dağları&#8217;ndan batıya doğru, Kümpet Dağı (2473 m.), Elmadağı(2160 m.), Alamusa Dağı(2013 m.), Büyük Eğri Dağı (2025 m.), Kızıldağ (2260 m.), Naldöken Dağı (1754 m.), Kabaklı Dağı (l675 m.) önemli yükseltilerdir. Ayrıca Karaziyaret Dağı, Tol Dağı, Sunturas Dağı, Balkalesi, Ayvagediği, Makam Tepesi ve Kaşkaya Tepesi güneye doğru uzanan diğer önemli yükseklikleridir. Mersin&#8217;i kuzeydoğudan Gülek Boğazı (1050 m) ile ve kuzeybatıdan Sertavul Geçidi (1610 m) İç Anadolu'ya bağlamaktadır.<br />
Toros Dağları&#8217;nın üst kısımlarında akarsuların, derelerin, atmosferik koşulların ve bölgede bulunan fayların etkisiyle çeşitli düzlükler oluşmuştur. Bu düzlüklerin yüksekliği 700-1500 m. arasında değişmektedir. Belli başlı yaylalık alanlar; Mersin: Aslanköy, Gözne, Fındıkpınarı, Soğucak, Bekiralanı, Mihrican, Ayvagediği ve Güzelyayla Tarsus: Namrun(Çamlıyayla), Gülek ve Sebil;Erdemli: Sorgun, Küçük Sorgun, Toros, Küçükfındıklı ve Güzeloluk; Silifke: Balandız, Uzuncaburç, Gökbelen ve Kırobası; Anamur: Abanoz, Kaş ve Beşoluk; Bozyazı: Elmagözü ve Kozağaç; Gülnar: Bardat, Tersakan ve Bolyaran; Mut: Kozlar, Çivi, Dağpazarı, Söğütözü ve Sertavul Yaylası&#8217;dır.<br />
Mersin ve çevresinde yer alan ovaların büyük bir kısmı Toros Dağları&#8217;nın güney eteklerinde akarsular tarafından ve yamaç eğimine bağlı olarak taşınan tortularca oluşturulmuştur. Tarıma oldukça elverişli olan bu alanlar, Mersin-Adana sınırından başlayıp Silifke&#8217;ye kadar, dağlara paralel, şerit şeklinde uzanmaktadır. Bunlar yerleşim alanlarına bağlı olarak; Yenice, Tarsus Mersin, Erdemli ve Silifke Ovaları olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizin en mümbit ovalarından olan Çukurova&#8217;nın batı uzantısı İlimizdedir. Bunların dışında yine dağların eteklerinde Aydıncık, Anamur ve Bozyazı ovaları gibi birbirinden ayrı küçük düzlüklerde gelişmiştir. Dağların arasında Mut ilçesi çevresinde yer alan düzlük alanlar Göksu Irmağı&#8217;nın etkisiyle gelişmiştir.<br />
Mersin ilinin en büyük iki akarsuyu Göksu Irmağı ve Tarsus (Berdan) Çayı&#8217;dır. Bunun dışında Akdeniz&#8217;e dökülen çok sayıda irili ufaklı çay ve dere yer almaktadır. Bunlardan bazıları; Mersin&#8217;de: Mezitli Deresi, Tece Deresi, Müftü (Efrenk) Deresi, Deliçay Deresi; Anamur&#8217;da: Anamur Çayı, Sultan Çayı, Melleç Deresi; Aydıncık&#8217;da: Menekşe, Gözsüzce Deresi; Bozyazı&#8217;da: Siniçay Deresi, Aksaz Deresi; Erdemli&#8217;de: Alata Çayı, Lamas Çayı&#8217;dır.<br />
Mersin ilinde yer alan doğal göller; Silifke&#8217;de: Akgöl, Keklik Gölü, Paradeniz Gölü; Gülnar&#8217;da: Aygır Göl, Kamışlı Göl, Uzun Göldür. Bunlara ek olarak, yörede Gezende ve Berdan Baraj gölleri ve çok sayıda sulama amaçlı yapılmış göletler bulunmaktadır. Kıyılar: Mersin ilinde yerleşim genelde Mersin körfezi çevresinde gelişmiştir. Burası doğuda Karataş burnundan başlayarak batıda İncekum burnuna kadar uzanır . Arada kalan kısımlarda, kayaç türlerine ve akarsulara bağlı olarak çok sayıda irili ufaklı koy gelişmiştir.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689364-mersin-sehri-tanitimi-ozellikleri-guzellikleri.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Tarih <br />
Antik Çağlar'da Kilikya olarak bilinen bölge için gezgin Coğrafyacı Strabon: "Coracesion'dan (Alanya) Kilikya-Suriye kapısına kadar uzanan Küçük Asya'nın güneydoğu kıyılarına verilen bir bölgedir" diye sözeder.<br />
Herodot; bölgenin Hypachoea diye adlandırıldığını, Fenikeli Age-nor'un oğullarından Cilix'in buraya gelip yerleştiğini ve onun adından dolayı bölgenin Kilikya adını aldığını nakleder. Fakat Kilikya adı ilk kez, "Chilakka" şeklinde Asurca yazıtlar üzerinde görülmüştür. Bu nedenle bugün Kilikya adının Asur kaynaklarında özellikle Dağlık Kilikya için kullanılan "Chilakka" kelimesinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Aynı Asur kaynaklarında Ovalık Kilikya ise Que olarak adlandırılmaktadır.<br />
(Kilikya kapıları) ile Anadolu ile Suriye ve Mezopotamya arasında ulaşımı sağlayan Gülek ve SertavulBelen (Suriye kapısı) gibi önemli geçitler nedeniyle stratejik önem taşıyan bölgenin, doğu ve batı kesimleri yeryüzü şekilleri bakımından farklı özellikler gösterir. Bu nedenledir ki Hellenler, batı kesimini Cilicia Tracheia (Dağlık Kilikya), doğu kesimini Cilicia Pedias (Ovalık Kilikya) olarak anmışlardır. Romalılar ise Dağlık Kilikya'ya Cilicia Aspera, Ovalık Kilikya'ya Cilicia Campestris adlarını vermişlerdi. Dağlık Kilikya kabaca bugün Alanya ile Mersin arasında kalan, Ovalık Kilikya ise Mersin'den İskenderun Körfezi'ne kadar uzanan kesimlerdir. İki Kilikya'yı ise Lamas (Limonlu) çayının birbirinden ayırdığı kabul edilir. Günümüzde Dağlık Kilikya Taşeli yarımadası, Ovalık Kilikya ise Çukurova olarak adlandırılır. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689364-mersin-sehri-tanitimi-ozellikleri-guzellikleri.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
İlde İnanç Turizmi açısından önemli olan iki merkez vardır. Birincisi Hz.İsa'nın Havarilerinden St. Paul'un Tarsus'ta bulunan Evi ve Kuyusu Vatikan tarafından Hac Yeri ilan edilmiştir. Diğeri Müslüman ve Hıristiyan alemince önemli olan ve Silifke/Taşucu'nda yer alan erken Hıristiyan devrinde Hac Yeri olarak kabul edilen Azize Aya Tekla (Meryemlik) önemli dini ziyaret merkezleridir. Ayrıca dini açıdan önemli ziyaret yerlerinden olan Tarsus Ashabı Kehf Mağarası da il sınırları içerisinde bulunmaktadır.<br />
Tarihi ve turistik açıdan görülmesi gereken başlıca yerler; Kızkalesi , Yumuktepe, Kanlıdivane (Neapolis), Anamuryum Harabeleri , Viranşehir ( Soli), Tarsus- Aziz St.Paul Kilisesi, Silifke-Uzuncaburç, Karaduvar, Ayaş, Namrun Kalesi (Lampron), Alahan (Alacahan) Manastırı, Narlıkuyu,Zeus(Jupiter) tapınağı,Cennet Cehennem mağaraları, Çukurpınar Mağarası, Korikos Kalesi, Mamure kalesi, Aslanköy Kaya Mezarları, Adam Kayalar,Tarsus-Ulu Cami, Tarsus-Eski Cami Büyükeceli Kaya mezarları sayılabilir.<br />
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kızkalesi, Taşucu, Susanoğlu, Ayaş, Yemişkumu, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyükeceli ve Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.<br />
Yaz aylarında aşırı nemden ötürü insanlar Toroslardaki çeşitli yaylalara göç etmektedirler. Mersin'de Gözne, Ayvagediği, Kızılbağ, Soğucak, Bekiralanı, Fındıkpınarı, Mihrican, Çamlıyayla, Namrun, Sebil, Tarsus'ta, Gülek, Erdemli'de, Sorgun, Güzeloluk, Küçükfındık,Silifke'de, Balandız, Gökbelen, Kırobası,Mut`ta Sertavul ve Kozlar,Gülnar'da Bardat, Tersakan ve Kozağaç Yaylaları, Mersin nüfusunun büyük bir bölümünün yaz aylarında konakladığı yerlerdir.<br />
 <br />
Ekonomi<br />
Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye&#8217;nin Akdeniz&#8217;deki en büyük limanı olma özelliğini taşımaktadır.<br />
Kentin ticari açıdan önemi göz önüne alınarak, Türkiye&#8217;nin dört serbest bölgesinden birisi burada kurulmuş. 785.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Mersin Serbest Bölgesi, başta tekstil firmaları olmak üzere yaklaşık 250 şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, Mersin&#8211;Adana karayolu üzerinde cam, soda, gübre, tekstil, meyve suyu gibi sektörlerde faaliyet gösteren birçok önemli fabrika da bulunmaktadır.<br />
Yat turizminin Doğu Akdenize kaydırılması amacıyla, uluslararası standartlara uygun yat limanı projesi geliştirilmektedir. 500 yat kapasiteli Mersin Ana Yat Limanı inşaatının altyapısı tamamlanmış olup yap-işlet-devret ihalesi yapılma aşamasına gelmiştir. Şehrin kendi adıyla anılan üniversitesi,Mersin Üniversitesi,1992 yılında açılmıştır. Şu an bünyesinde 11 adet fakülte ve 11 adet meslek yüksekokulu barındırmakta olup, gelişmekte olan bir üniversitemizdir.<br />
<br />
Yüzölçümü: <br />
15.853 kmÂ²Nüfus: <br />
1.266.995 (1990)Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır.<br />
<br />
Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.<br />
<br />
<img src="http://www.turkiye-online.net/iller/Icel/images/Kizkalesi.jpg" loading="lazy"  alt="Kizkalesi.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir.<br />
Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.<br />
<br />
İLÇELER: <br />
<br />
Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyaka, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur.<br />
<br />
Çamlıyayla: Çamlıyayla, tarihi Namrun Kalesi eteklerinde kurulmuş en büyük en eski yayla yerleşimidir. Toros dağlarının ormanla örtülü yamaçları pitoresk özelliğini koruyan yayla evleri bol güneşli yeşil ortamı, serin havası ile çok sayıda doğal güzelliği bünyesinde barındırır. En önemli tarihi kalıntısı ilçenin kuzey yamacında yükselen tepe üzerinde Namrun Kalesi (Lampron)dir. <br />
<br />
Erdemli: Mersin'e 37 km uzaklıkta bulunan Erdemli ilçesi Kanlıdivane (Neapolis) antik kenti ile ünlüdür. Kanlıdivane, kule, bazilikalar, nekropol alanı ve sarnıçları ile etkileyici tarihi bir alandır. <br />
<br />
Silifke: Silifke ilçesi, Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulmuştur. İlçedeki gezilecek yerler; Silifke Kalesi, Meryemlik, Hagia, Thekla Bazillikası, Kubbeli Kilise, Uzuncaburç, Korykos, Kız Kalesi ve Narlı Kuyu'dur. <br />
<br />
Gülnar: Gülnar ilçesi, Roma Kenti olan Gilindire ve Meydancık Kalesi ile ünlüdür. <br />
<br />
Mut: Mut ilçesi, Mersin'e 160 km. uzaklıktadır. Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Mut Kalesi, Karamanoğulları özelliklerini taşımaktadır. Alahan (Alacahan) Manastırı, V. yy yapıtıdır.<br />
<br />
Mersinin Meydanları  <br />
Mersin Büyük Şehir Belediyesi Tarafından Yaptırılmıştır.<br />
<br />
Galatasaray Meydanı<br />
<br />
<img src="http://img85.imageshack.us/img85/4698/newsmansetresimezmersinko6.jpg" loading="lazy"  alt="newsmansetresimezmersinko6.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://www.tumspor.com/photos-inner/115832404.jpg" loading="lazy"  alt="115832404.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<img src="http://www.tumspor.com/photos-inner/699855347.jpg" loading="lazy"  alt="699855347.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Fenerbahçe Meydanı<br />
<br />
<img src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/05112006baskan001.jpg" loading="lazy"  alt="05112006baskan001.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<img src="http://img213.imageshack.us/img213/6361/fbmeydanicl2.jpg" loading="lazy"  alt="fbmeydanicl2.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Beşiktaş Meydanı<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://img79.imageshack.us/img79/9092/park24tj1.jpg" loading="lazy"  alt="park24tj1.jpg" class="mycode_img" /> </div>
[/INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Mersin, Türkiye'nin güneyinde Akdeniz'e kıyısı bulunan Antalya ve Adana'nın ortasında yer alan il.<br />
Mersin'in tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarına rastlamaktadır. Bu dönemde henüz bir köy olan bölge, göçmen bir Türkmen aşiretine ev sahipliği yapar ve adını da bu aşiretten alır. Özellikle Amerika iç savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla Çukurova&#8217;da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866&#8217;da demiryolu ağına bağlanması, Mersin'in kaderini değiştir. Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova&#8217;nın tarım ürünlerinin ihraç edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir.<br />
Türkiye'nin en yüksek gökdeleninin bulunduğu Mersin, 3 büyük kentten sonra Devlet Opera ve Balesi'nin bulunduğu 4 üncü kenttir.<br />
Uzun yıllar İçel adıyla bilinen il son yıllarda merkez ilçesi olan Mersin'in adını almıştır.<br />
Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur. Mersin ve çevresinde, tipik Akdeniz sıcak ve ılıman iklimi hakimdir. Yaz ayları sıcak ve aşırı nemli, kış ayları ise ılık ve yağışlıdır.<br />
Kendine özgü yemeği olan tantuni ile tatlıları cezerye ve kerebiç çok meşhurdur. Ayrıca, kuş gözü, telatür, eğe (kaburga) dolması, bandırma, yüzük çorbası, keşkek, övelemeç ve batırık özel yöresel yemeklerdendir.<br />
Coğrafya <br />
Coğrafi Durumu : İl yüzölçümünün % 87'si dağlıktır. <br />
En yüksek tepesi : Medetsiz Tepesi (3.584 m) <br />
Önemli geçişleri : Sertavul, Gülek Boğazları <br />
Belli Başlı Akarsuları : Berdan Çayı (268 km) Göksu (90 km)<br />
İl'de bulunan belli başlı ovalar ve yüzölçümleri şu şekildedir. Tarsus Ovası 85.000 hektar, Berdan Ovası 40.000 hektar, Anamur Ovası 5.660 hektar.<br />
Mersin ili 36-37Â° kuzey enlemleri ve 33-35Â° doğu boylamları arasında bulunmaktadır. İlin kara sınırı 608 km, deniz sınırı 321 km olup, yüzölçümü 15.953 km2&#8217;dir. Mersin ilinin büyük bir kısmını oldukça yüksek, engebeli ve kayalık Batı ve Orta Toros Dağları oluşturmaktadır. Ovalık ve hafif eğimli alanlar ise bu dağların denize doğru uzandığı il merkezi, Tarsus, Silifke gibi alanlarda gelişmiştir. Bunun dışında kalan düzlük veya hafif eğimli alanlar, kuzeyde dağların arasında veya yüksek kesimlerinde görülmektedir.<br />
Orta Toros dağları Mersin ilini İç Anadolu Bölgesi'nden ayırmaktadır. Mersin il sınırları içinde kalan en yüksek kesim Bolkar Dağları&#8217;ndaki Medetsiz Tepesi&#8217;dir(3585 m.) Kuzeydoğudan, kuzeybatıya ve güneye doğru yükseklikler azalmaktadır. Bolkar Dağları&#8217;ndan batıya doğru, Kümpet Dağı (2473 m.), Elmadağı(2160 m.), Alamusa Dağı(2013 m.), Büyük Eğri Dağı (2025 m.), Kızıldağ (2260 m.), Naldöken Dağı (1754 m.), Kabaklı Dağı (l675 m.) önemli yükseltilerdir. Ayrıca Karaziyaret Dağı, Tol Dağı, Sunturas Dağı, Balkalesi, Ayvagediği, Makam Tepesi ve Kaşkaya Tepesi güneye doğru uzanan diğer önemli yükseklikleridir. Mersin&#8217;i kuzeydoğudan Gülek Boğazı (1050 m) ile ve kuzeybatıdan Sertavul Geçidi (1610 m) İç Anadolu'ya bağlamaktadır.<br />
Toros Dağları&#8217;nın üst kısımlarında akarsuların, derelerin, atmosferik koşulların ve bölgede bulunan fayların etkisiyle çeşitli düzlükler oluşmuştur. Bu düzlüklerin yüksekliği 700-1500 m. arasında değişmektedir. Belli başlı yaylalık alanlar; Mersin: Aslanköy, Gözne, Fındıkpınarı, Soğucak, Bekiralanı, Mihrican, Ayvagediği ve Güzelyayla Tarsus: Namrun(Çamlıyayla), Gülek ve Sebil;Erdemli: Sorgun, Küçük Sorgun, Toros, Küçükfındıklı ve Güzeloluk; Silifke: Balandız, Uzuncaburç, Gökbelen ve Kırobası; Anamur: Abanoz, Kaş ve Beşoluk; Bozyazı: Elmagözü ve Kozağaç; Gülnar: Bardat, Tersakan ve Bolyaran; Mut: Kozlar, Çivi, Dağpazarı, Söğütözü ve Sertavul Yaylası&#8217;dır.<br />
Mersin ve çevresinde yer alan ovaların büyük bir kısmı Toros Dağları&#8217;nın güney eteklerinde akarsular tarafından ve yamaç eğimine bağlı olarak taşınan tortularca oluşturulmuştur. Tarıma oldukça elverişli olan bu alanlar, Mersin-Adana sınırından başlayıp Silifke&#8217;ye kadar, dağlara paralel, şerit şeklinde uzanmaktadır. Bunlar yerleşim alanlarına bağlı olarak; Yenice, Tarsus Mersin, Erdemli ve Silifke Ovaları olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizin en mümbit ovalarından olan Çukurova&#8217;nın batı uzantısı İlimizdedir. Bunların dışında yine dağların eteklerinde Aydıncık, Anamur ve Bozyazı ovaları gibi birbirinden ayrı küçük düzlüklerde gelişmiştir. Dağların arasında Mut ilçesi çevresinde yer alan düzlük alanlar Göksu Irmağı&#8217;nın etkisiyle gelişmiştir.<br />
Mersin ilinin en büyük iki akarsuyu Göksu Irmağı ve Tarsus (Berdan) Çayı&#8217;dır. Bunun dışında Akdeniz&#8217;e dökülen çok sayıda irili ufaklı çay ve dere yer almaktadır. Bunlardan bazıları; Mersin&#8217;de: Mezitli Deresi, Tece Deresi, Müftü (Efrenk) Deresi, Deliçay Deresi; Anamur&#8217;da: Anamur Çayı, Sultan Çayı, Melleç Deresi; Aydıncık&#8217;da: Menekşe, Gözsüzce Deresi; Bozyazı&#8217;da: Siniçay Deresi, Aksaz Deresi; Erdemli&#8217;de: Alata Çayı, Lamas Çayı&#8217;dır.<br />
Mersin ilinde yer alan doğal göller; Silifke&#8217;de: Akgöl, Keklik Gölü, Paradeniz Gölü; Gülnar&#8217;da: Aygır Göl, Kamışlı Göl, Uzun Göldür. Bunlara ek olarak, yörede Gezende ve Berdan Baraj gölleri ve çok sayıda sulama amaçlı yapılmış göletler bulunmaktadır. Kıyılar: Mersin ilinde yerleşim genelde Mersin körfezi çevresinde gelişmiştir. Burası doğuda Karataş burnundan başlayarak batıda İncekum burnuna kadar uzanır . Arada kalan kısımlarda, kayaç türlerine ve akarsulara bağlı olarak çok sayıda irili ufaklı koy gelişmiştir.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689364-mersin-sehri-tanitimi-ozellikleri-guzellikleri.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Tarih <br />
Antik Çağlar'da Kilikya olarak bilinen bölge için gezgin Coğrafyacı Strabon: "Coracesion'dan (Alanya) Kilikya-Suriye kapısına kadar uzanan Küçük Asya'nın güneydoğu kıyılarına verilen bir bölgedir" diye sözeder.<br />
Herodot; bölgenin Hypachoea diye adlandırıldığını, Fenikeli Age-nor'un oğullarından Cilix'in buraya gelip yerleştiğini ve onun adından dolayı bölgenin Kilikya adını aldığını nakleder. Fakat Kilikya adı ilk kez, "Chilakka" şeklinde Asurca yazıtlar üzerinde görülmüştür. Bu nedenle bugün Kilikya adının Asur kaynaklarında özellikle Dağlık Kilikya için kullanılan "Chilakka" kelimesinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Aynı Asur kaynaklarında Ovalık Kilikya ise Que olarak adlandırılmaktadır.<br />
(Kilikya kapıları) ile Anadolu ile Suriye ve Mezopotamya arasında ulaşımı sağlayan Gülek ve SertavulBelen (Suriye kapısı) gibi önemli geçitler nedeniyle stratejik önem taşıyan bölgenin, doğu ve batı kesimleri yeryüzü şekilleri bakımından farklı özellikler gösterir. Bu nedenledir ki Hellenler, batı kesimini Cilicia Tracheia (Dağlık Kilikya), doğu kesimini Cilicia Pedias (Ovalık Kilikya) olarak anmışlardır. Romalılar ise Dağlık Kilikya'ya Cilicia Aspera, Ovalık Kilikya'ya Cilicia Campestris adlarını vermişlerdi. Dağlık Kilikya kabaca bugün Alanya ile Mersin arasında kalan, Ovalık Kilikya ise Mersin'den İskenderun Körfezi'ne kadar uzanan kesimlerdir. İki Kilikya'yı ise Lamas (Limonlu) çayının birbirinden ayırdığı kabul edilir. Günümüzde Dağlık Kilikya Taşeli yarımadası, Ovalık Kilikya ise Çukurova olarak adlandırılır. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689364-mersin-sehri-tanitimi-ozellikleri-guzellikleri.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
İlde İnanç Turizmi açısından önemli olan iki merkez vardır. Birincisi Hz.İsa'nın Havarilerinden St. Paul'un Tarsus'ta bulunan Evi ve Kuyusu Vatikan tarafından Hac Yeri ilan edilmiştir. Diğeri Müslüman ve Hıristiyan alemince önemli olan ve Silifke/Taşucu'nda yer alan erken Hıristiyan devrinde Hac Yeri olarak kabul edilen Azize Aya Tekla (Meryemlik) önemli dini ziyaret merkezleridir. Ayrıca dini açıdan önemli ziyaret yerlerinden olan Tarsus Ashabı Kehf Mağarası da il sınırları içerisinde bulunmaktadır.<br />
Tarihi ve turistik açıdan görülmesi gereken başlıca yerler; Kızkalesi , Yumuktepe, Kanlıdivane (Neapolis), Anamuryum Harabeleri , Viranşehir ( Soli), Tarsus- Aziz St.Paul Kilisesi, Silifke-Uzuncaburç, Karaduvar, Ayaş, Namrun Kalesi (Lampron), Alahan (Alacahan) Manastırı, Narlıkuyu,Zeus(Jupiter) tapınağı,Cennet Cehennem mağaraları, Çukurpınar Mağarası, Korikos Kalesi, Mamure kalesi, Aslanköy Kaya Mezarları, Adam Kayalar,Tarsus-Ulu Cami, Tarsus-Eski Cami Büyükeceli Kaya mezarları sayılabilir.<br />
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir. Kızkalesi, Taşucu, Susanoğlu, Ayaş, Yemişkumu, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyükeceli ve Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.<br />
Yaz aylarında aşırı nemden ötürü insanlar Toroslardaki çeşitli yaylalara göç etmektedirler. Mersin'de Gözne, Ayvagediği, Kızılbağ, Soğucak, Bekiralanı, Fındıkpınarı, Mihrican, Çamlıyayla, Namrun, Sebil, Tarsus'ta, Gülek, Erdemli'de, Sorgun, Güzeloluk, Küçükfındık,Silifke'de, Balandız, Gökbelen, Kırobası,Mut`ta Sertavul ve Kozlar,Gülnar'da Bardat, Tersakan ve Kozağaç Yaylaları, Mersin nüfusunun büyük bir bölümünün yaz aylarında konakladığı yerlerdir.<br />
 <br />
Ekonomi<br />
Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye&#8217;nin Akdeniz&#8217;deki en büyük limanı olma özelliğini taşımaktadır.<br />
Kentin ticari açıdan önemi göz önüne alınarak, Türkiye&#8217;nin dört serbest bölgesinden birisi burada kurulmuş. 785.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Mersin Serbest Bölgesi, başta tekstil firmaları olmak üzere yaklaşık 250 şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, Mersin&#8211;Adana karayolu üzerinde cam, soda, gübre, tekstil, meyve suyu gibi sektörlerde faaliyet gösteren birçok önemli fabrika da bulunmaktadır.<br />
Yat turizminin Doğu Akdenize kaydırılması amacıyla, uluslararası standartlara uygun yat limanı projesi geliştirilmektedir. 500 yat kapasiteli Mersin Ana Yat Limanı inşaatının altyapısı tamamlanmış olup yap-işlet-devret ihalesi yapılma aşamasına gelmiştir. Şehrin kendi adıyla anılan üniversitesi,Mersin Üniversitesi,1992 yılında açılmıştır. Şu an bünyesinde 11 adet fakülte ve 11 adet meslek yüksekokulu barındırmakta olup, gelişmekte olan bir üniversitemizdir.<br />
<br />
Yüzölçümü: <br />
15.853 kmÂ²Nüfus: <br />
1.266.995 (1990)Doğu Akdeniz sahilinde, önemli bir liman kenti olan İçel , palmiye ağaçlarıyla gölgelenen yolları, şehir parkı, modern otelleri, yakınlarındaki tarihi kalıntıları ve sayısız kumsalları gezenlere her türlü olanağı sağlamaktadır.<br />
<br />
Diğer taraftan Mersin, tarihte, Tarsuslu Aziz Paul adı ile ve Mark Antuan'ın Kleopatra'ya evlenme hediyesi olarak Alanya ile Mersin arasındaki toprakları vermesi ile hatırlanır.<br />
<br />
<img src="http://www.turkiye-online.net/iller/Icel/images/Kizkalesi.jpg" loading="lazy"  alt="Kizkalesi.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
Mersin kıyılarının yaklaşık 108 km.lik bölümünü doğal kumsallar oluşturmaktadır. Bu plajlar kumsallarının ince ve temiz oluşu ve sualtı avcılığına uygun oluşundan dolayı tercih edilmektedir.<br />
Kulakköy, Taşucu, Susanoğlu, Kuruçay, Lamas, Yemişkumu, Kız Kalesi, Çeşmeli, Ören, Balıkova, İskele, Yenikaş, Ovacık, Büyük Ecelive Anamur Plajları bunlardan bazılarıdır.Tarih ve arkeoloji tutkunları; Neolitik Dönemden itibaren günümüze kadar kesintisiz iskanın yaşandığı Viranşehir (Pompeipolis), Roma Dönemi'nde inşa edilmiş bir Roma kentidir. Hıristiyanlık Dönemi'nde papalık olmuş 525'de depremle yıkılmıştır. Nekropol (mezarlık) tiyatro, hamam, su yolları, tapınak kalıntıları mevcuttur. Eski Cami, Osmanlı Dönemine ait (1870) önemli bir yapıdır. Çeşitli dönemlerde restorasyona tabi tutulmuştur. Roma Hamamı, ilginç mozaikleri ile büyük ziyaretçi kitlelerini ağırlamaktadır.<br />
<br />
İLÇELER: <br />
<br />
Mersin ilinin ilçeleri; Anamur, Aydıncık, Bozyaka, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ve Tarsus'tur.<br />
<br />
Çamlıyayla: Çamlıyayla, tarihi Namrun Kalesi eteklerinde kurulmuş en büyük en eski yayla yerleşimidir. Toros dağlarının ormanla örtülü yamaçları pitoresk özelliğini koruyan yayla evleri bol güneşli yeşil ortamı, serin havası ile çok sayıda doğal güzelliği bünyesinde barındırır. En önemli tarihi kalıntısı ilçenin kuzey yamacında yükselen tepe üzerinde Namrun Kalesi (Lampron)dir. <br />
<br />
Erdemli: Mersin'e 37 km uzaklıkta bulunan Erdemli ilçesi Kanlıdivane (Neapolis) antik kenti ile ünlüdür. Kanlıdivane, kule, bazilikalar, nekropol alanı ve sarnıçları ile etkileyici tarihi bir alandır. <br />
<br />
Silifke: Silifke ilçesi, Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulmuştur. İlçedeki gezilecek yerler; Silifke Kalesi, Meryemlik, Hagia, Thekla Bazillikası, Kubbeli Kilise, Uzuncaburç, Korykos, Kız Kalesi ve Narlı Kuyu'dur. <br />
<br />
Gülnar: Gülnar ilçesi, Roma Kenti olan Gilindire ve Meydancık Kalesi ile ünlüdür. <br />
<br />
Mut: Mut ilçesi, Mersin'e 160 km. uzaklıktadır. Yapım tarihi kesinlik kazanamayan Mut Kalesi, Karamanoğulları özelliklerini taşımaktadır. Alahan (Alacahan) Manastırı, V. yy yapıtıdır.<br />
<br />
Mersinin Meydanları  <br />
Mersin Büyük Şehir Belediyesi Tarafından Yaptırılmıştır.<br />
<br />
Galatasaray Meydanı<br />
<br />
<img src="http://img85.imageshack.us/img85/4698/newsmansetresimezmersinko6.jpg" loading="lazy"  alt="newsmansetresimezmersinko6.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<img src="http://www.tumspor.com/photos-inner/115832404.jpg" loading="lazy"  alt="115832404.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<img src="http://www.tumspor.com/photos-inner/699855347.jpg" loading="lazy"  alt="699855347.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Fenerbahçe Meydanı<br />
<br />
<img src="http://www.fenerbahce.org/pic_lib/05112006baskan001.jpg" loading="lazy"  alt="05112006baskan001.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
<img src="http://img213.imageshack.us/img213/6361/fbmeydanicl2.jpg" loading="lazy"  alt="fbmeydanicl2.jpg" class="mycode_img" /><br />
<br />
<br />
Beşiktaş Meydanı<br />
<br />
<br />
<br />
<img src="http://img79.imageshack.us/img79/9092/park24tj1.jpg" loading="lazy"  alt="park24tj1.jpg" class="mycode_img" /> </div>
[/INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adana Şehir Tanıtımı]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93277</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:31:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93277</guid>
			<description><![CDATA[[INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Yüzölçümü: <br />
17.253 kmÂ²Nüfus: <br />
1.934.907 (1990) Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık' tır.<br />
Aladağ: Adana'ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır.<br />
Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale'nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali'nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu'nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi'nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray 'da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.<br />
Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689366-adana-sehir-tanitimi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.<br />
<br />
Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. Yerköprü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.<br />
<br />
Karataş: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş'ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir.<br />
<br />
Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.<br />
<br />
Kozan'ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.<br />
<br />
Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı'nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekÃ¢nlarındandır.<br />
<br />
Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin'dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır. <br />
<br />
Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş Köprü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.<br />
<br />
Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan "Şar" kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.<br />
<br />
Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz'de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.<br />
<br />
Yüreğir: Yüreğir'in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı'nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü'nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir. </div>
[/INDENT]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Yüzölçümü: <br />
17.253 kmÂ²Nüfus: <br />
1.934.907 (1990) Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık' tır.<br />
Aladağ: Adana'ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır.<br />
Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale'nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali'nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu'nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi'nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray 'da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir.<br />
Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689366-adana-sehir-tanitimi.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir.<br />
<br />
Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. Yerköprü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir.<br />
<br />
Karataş: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş'ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir.<br />
<br />
Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır.<br />
<br />
Kozan'ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür.<br />
<br />
Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı'nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekÃ¢nlarındandır.<br />
<br />
Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin'dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır. <br />
<br />
Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş Köprü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.<br />
<br />
Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan "Şar" kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir.<br />
<br />
Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz'de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.<br />
<br />
Yüreğir: Yüreğir'in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı'nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü'nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir. </div>
[/INDENT]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Burdur Adı Nereden Gelmektedir?]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93276</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:30:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93276</guid>
			<description><![CDATA[[INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Burdur, Akdeniz Bölgesinin batı kesiminde, Göller Bölgesinde yer almaktadır. Burdur adının nereden geldiği hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Birinci görüş, Burdur adının &#8220;Polydorion&#8221; kelimesinin daha sonra, &#8220;Polydor&#8221; şekline dönüştüğü, oradan da Burdur şekline dönüştüğüdür. İkinci görüş ise Burdur yöresinin eski adı Limobrama &#8220;Göl Kenti&#8221; anlamına gelen Limobria kelimesinden türemiştir. Sonradan da değişerek Burdur olmuştur. Fakat Antik Çağlarda Burdur&#8217;un yerinde herhangi bir şehir bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. Bunun için bu iki adın kesin olarak ne zaman kullanıldığı bilinmemektedir.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689369-burdur-adi-nereden-gelmektedir.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Üçüncü görüş ve en akla yatkın olanı da; Burdur şehrinikuran Türkmen boylarından Kınalı Oymağı mensupları, konaklama yeri ararken, burayı buluyorlar ve bölgenin güzelliği karşısında &#8220;Cennet Buradadır&#8221; demişler ve &#8220;Burada Dur&#8221; sözü zamanla hece düşmesine uğramış ve Burdur&#8217;a dönüşmüştür. </div>
[/INDENT]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[INDENT]<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Burdur, Akdeniz Bölgesinin batı kesiminde, Göller Bölgesinde yer almaktadır. Burdur adının nereden geldiği hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Birinci görüş, Burdur adının &#8220;Polydorion&#8221; kelimesinin daha sonra, &#8220;Polydor&#8221; şekline dönüştüğü, oradan da Burdur şekline dönüştüğüdür. İkinci görüş ise Burdur yöresinin eski adı Limobrama &#8220;Göl Kenti&#8221; anlamına gelen Limobria kelimesinden türemiştir. Sonradan da değişerek Burdur olmuştur. Fakat Antik Çağlarda Burdur&#8217;un yerinde herhangi bir şehir bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. Bunun için bu iki adın kesin olarak ne zaman kullanıldığı bilinmemektedir.<a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689369-burdur-adi-nereden-gelmektedir.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Üçüncü görüş ve en akla yatkın olanı da; Burdur şehrinikuran Türkmen boylarından Kınalı Oymağı mensupları, konaklama yeri ararken, burayı buluyorlar ve bölgenin güzelliği karşısında &#8220;Cennet Buradadır&#8221; demişler ve &#8220;Burada Dur&#8221; sözü zamanla hece düşmesine uğramış ve Burdur&#8217;a dönüşmüştür. </div>
[/INDENT]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Manisa]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93275</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:26:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93275</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Manisa<br />
<br />
<br />
Manisa ve çevresi, tarihi devirlerde Hititler, Akalar, Frikyalılar, Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Bergamalılar, Romalılar tarafından yönetilmiştir. Saruhan bey, 1313 yılında Manisa&#8217;yı Bizanslılardan aldıktan sonra bu şehri beyliğine başkent yaptı. Bu tarihten sonra da bu yöreye Saruhan Beyliği adı verildi. 1410 yılında Osmanlı İmparatorluğunca alınmasına kadar beylikle yönetilen Manisa&#8217;da Saruhan Bey, Fahrettin İlyas Bey, İshak Çelebi ve Hızır Şah beylik yapmışlardır. Saruhan Beyliği 1410 yılında kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine alındıktan sonra Manisa Şehri Şehzadeler Sancağı yapıldı. 1410-1595 tarihleri arasında Manisa ve yöresi Şehzadeler tarafından yönetildi. Ünlü padişahlardan Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman burada yöneticilik yapmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu yönetim bakımından iki eyalete bölünmüştür: 1) Rumeli Eyaleti, 2) Anadolu Eyaleti. Eyaletler Sancaklara, sancaklar kazalara ayrılmıştı. Manisa, bu yönetim içinde 1595-1811 tarihleri arasında merkezi Kütahya olan Anadolu Eyaletine bağlı Saruhan Sancağı idi. Şehzadelerin Sancak beyi olarak bulunduğu dönemde Saruhan Sancağı eğitim, İlim ve kültür merkezlerinden biri durumuna geldi.1923 yılında bütün mutasarrıflıkların Vilayet sayılması üzerine Saruhan Sancağı da Vilayet oldu. 24.10.1926 tarihli 4248 sayılı Kararname ile haberleşme ve işlemlerde kolaylık sağlanması bakımından Saruhan İlinin adı Manisa olarak değiştirilmiştir. I. Dünya Savaşından sonra 30 Ekim 1918&#8217;de Limni&#8217;nin Mondros Mütarekesinin 7. maddesine göre, İtilaf Devletleri kendi güvenliklerini tehikede gördükleri zaman, askeri bakımdan önemli olan Türk topraklarını işgal edebileceklerdi. Bu maddeye dayanarak İngiltere ve Fransa&#8217;nın onayını da alan Yunanlılar&#8217;ın I.Tümeni, 15 Mayıs 1919 günü İzmir&#8217;e çıktı. Yunanlılar, 23 Mayıs 1919 da, işgali Gediz Vadisi boyunca genişletmeye başladı.Yunan toplu saldırısı, 22 Haziran 1920&#8217;de başladı. yunan birlikleri topçu ateşi desteğinde, Akhisar cephesinde; Kanboğazı ve Yayaköy, Soma cephesinde; Çaldağ yönünde saldırıya geçti.Yunanlılar aynı gün Akhisar&#8217;a girdiler. Türk Birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı. 23 Haziran da Salihli, 24 Haziran da Alaşehir ve Soma işgal edildi. <br />
 <br />
28 Haziranda da Kula&#8217;ya girdiler. İşgal yıllarında, yerli Rumlar&#8217;ın da kışkırtmasıyla halk, çok büyük bir baskı altına girdi. Camiye gitmeyi, ezan okumayı uzun süre engellediler. Silah arama bahanesi ile evler basıldı, yağmalandı,dövülerek yaralananlar, hatta öldürülenler oldu. 30 Ağustos 1922 Dumlupınar Meydan Muharebesinin kesin zaferle sonuçlanmasından sonra, Fahrettin Paşa komutasındaki Süvari Kolordusu, hızla İzmir üzerine yürüdü. Yunan direnişi tamamen kırıldı. Yunan birlikleri dağıldı ve kaçmaya başladı. Ordumuz 4 Eylül&#8217;de Alaşehir ve Kula&#8217;ya girdi. 5 Eylül&#8217;de Salihli, 6 Eylül&#8217;de de Kırkağaç, Soma ve Akhisar, Yunan işgalinden kurtuldu. 7 Eylül&#8217;de Turgutlu, 8 Eylül&#8217;de de Manisa&#8217;ya askerimiz girdi. Böylelikle Manisa İl olarak işgalden kurtulmuş oldu. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Manisa<br />
<br />
<br />
Manisa ve çevresi, tarihi devirlerde Hititler, Akalar, Frikyalılar, Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Bergamalılar, Romalılar tarafından yönetilmiştir. Saruhan bey, 1313 yılında Manisa&#8217;yı Bizanslılardan aldıktan sonra bu şehri beyliğine başkent yaptı. Bu tarihten sonra da bu yöreye Saruhan Beyliği adı verildi. 1410 yılında Osmanlı İmparatorluğunca alınmasına kadar beylikle yönetilen Manisa&#8217;da Saruhan Bey, Fahrettin İlyas Bey, İshak Çelebi ve Hızır Şah beylik yapmışlardır. Saruhan Beyliği 1410 yılında kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine alındıktan sonra Manisa Şehri Şehzadeler Sancağı yapıldı. 1410-1595 tarihleri arasında Manisa ve yöresi Şehzadeler tarafından yönetildi. Ünlü padişahlardan Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman burada yöneticilik yapmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu yönetim bakımından iki eyalete bölünmüştür: 1) Rumeli Eyaleti, 2) Anadolu Eyaleti. Eyaletler Sancaklara, sancaklar kazalara ayrılmıştı. Manisa, bu yönetim içinde 1595-1811 tarihleri arasında merkezi Kütahya olan Anadolu Eyaletine bağlı Saruhan Sancağı idi. Şehzadelerin Sancak beyi olarak bulunduğu dönemde Saruhan Sancağı eğitim, İlim ve kültür merkezlerinden biri durumuna geldi.1923 yılında bütün mutasarrıflıkların Vilayet sayılması üzerine Saruhan Sancağı da Vilayet oldu. 24.10.1926 tarihli 4248 sayılı Kararname ile haberleşme ve işlemlerde kolaylık sağlanması bakımından Saruhan İlinin adı Manisa olarak değiştirilmiştir. I. Dünya Savaşından sonra 30 Ekim 1918&#8217;de Limni&#8217;nin Mondros Mütarekesinin 7. maddesine göre, İtilaf Devletleri kendi güvenliklerini tehikede gördükleri zaman, askeri bakımdan önemli olan Türk topraklarını işgal edebileceklerdi. Bu maddeye dayanarak İngiltere ve Fransa&#8217;nın onayını da alan Yunanlılar&#8217;ın I.Tümeni, 15 Mayıs 1919 günü İzmir&#8217;e çıktı. Yunanlılar, 23 Mayıs 1919 da, işgali Gediz Vadisi boyunca genişletmeye başladı.Yunan toplu saldırısı, 22 Haziran 1920&#8217;de başladı. yunan birlikleri topçu ateşi desteğinde, Akhisar cephesinde; Kanboğazı ve Yayaköy, Soma cephesinde; Çaldağ yönünde saldırıya geçti.Yunanlılar aynı gün Akhisar&#8217;a girdiler. Türk Birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı. 23 Haziran da Salihli, 24 Haziran da Alaşehir ve Soma işgal edildi. <br />
 <br />
28 Haziranda da Kula&#8217;ya girdiler. İşgal yıllarında, yerli Rumlar&#8217;ın da kışkırtmasıyla halk, çok büyük bir baskı altına girdi. Camiye gitmeyi, ezan okumayı uzun süre engellediler. Silah arama bahanesi ile evler basıldı, yağmalandı,dövülerek yaralananlar, hatta öldürülenler oldu. 30 Ağustos 1922 Dumlupınar Meydan Muharebesinin kesin zaferle sonuçlanmasından sonra, Fahrettin Paşa komutasındaki Süvari Kolordusu, hızla İzmir üzerine yürüdü. Yunan direnişi tamamen kırıldı. Yunan birlikleri dağıldı ve kaçmaya başladı. Ordumuz 4 Eylül&#8217;de Alaşehir ve Kula&#8217;ya girdi. 5 Eylül&#8217;de Salihli, 6 Eylül&#8217;de de Kırkağaç, Soma ve Akhisar, Yunan işgalinden kurtuldu. 7 Eylül&#8217;de Turgutlu, 8 Eylül&#8217;de de Manisa&#8217;ya askerimiz girdi. Böylelikle Manisa İl olarak işgalden kurtulmuş oldu. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kütahya]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93274</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:23:13 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93274</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Kütahya<br />
<br />
<br />
Yerleşim tarihi itibariyle 7 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Kütahya İli, topraklarında barındırdığı uygarlıklara ait çok zengin bir kültürel mirasın da sahibidir.<br />
Sanat değeri yüksek kaliteli seramikleriyle ünlü Hititlerin, barışçı bir toplum oldukları, müzisyen ve sanatçıları korudukları bilinen Friglerin, heykeltraşlıklarıyla ünlü Roma ve Bizanslıların, anıtsal mimaride ileri gitmiş, edibi, şairi, mutasavvıfı bol Selçuklu, Germiyanlı ve Osmanlıların birikimini yansıtan Kütahya, tarihinin her devresinde önemli bir ilim ve kültür merkezi olagelmiştir. <br />
Antik kaynakların, masalcı Ezop''un doğum yeri olarak gösterdiği Kütahya, Germiyanoğulları Devletinin başkenti, Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi ve şehzadelerin valilik yaptığı kent olarak Osmanlı tahtının staj yerlerinden biridir.Ünlü gezgin ve edebiyatçı Evliya Çelebi''nin de memleketi olan Kütahya, Osmanlı sarayına gelin verdiği Devlet Hatun''un sürekli himayesini görmüş, Kütahya''dan yetişen çok sayıda bilim adamı ve sanatkar şehzadelere öğretmenlik yapmıştır. Bu durum, saray kültürünün Kütahya''da da yaşanmasını sağlamıştır.<br />
Kütahya, her alanda yetiştirdiği insanlarla Anadolu kültürüne büyük hizmetlerde bulunmuştur. Kütahyalı, tarih boyunca iyinin, güzelin, doğrunun yanında olmuş, insani değerleri korumuş, çelebilik mevkiine taşımıştır. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Kütahya<br />
<br />
<br />
Yerleşim tarihi itibariyle 7 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Kütahya İli, topraklarında barındırdığı uygarlıklara ait çok zengin bir kültürel mirasın da sahibidir.<br />
Sanat değeri yüksek kaliteli seramikleriyle ünlü Hititlerin, barışçı bir toplum oldukları, müzisyen ve sanatçıları korudukları bilinen Friglerin, heykeltraşlıklarıyla ünlü Roma ve Bizanslıların, anıtsal mimaride ileri gitmiş, edibi, şairi, mutasavvıfı bol Selçuklu, Germiyanlı ve Osmanlıların birikimini yansıtan Kütahya, tarihinin her devresinde önemli bir ilim ve kültür merkezi olagelmiştir. <br />
Antik kaynakların, masalcı Ezop''un doğum yeri olarak gösterdiği Kütahya, Germiyanoğulları Devletinin başkenti, Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi ve şehzadelerin valilik yaptığı kent olarak Osmanlı tahtının staj yerlerinden biridir.Ünlü gezgin ve edebiyatçı Evliya Çelebi''nin de memleketi olan Kütahya, Osmanlı sarayına gelin verdiği Devlet Hatun''un sürekli himayesini görmüş, Kütahya''dan yetişen çok sayıda bilim adamı ve sanatkar şehzadelere öğretmenlik yapmıştır. Bu durum, saray kültürünün Kütahya''da da yaşanmasını sağlamıştır.<br />
Kütahya, her alanda yetiştirdiği insanlarla Anadolu kültürüne büyük hizmetlerde bulunmuştur. Kütahyalı, tarih boyunca iyinin, güzelin, doğrunun yanında olmuş, insani değerleri korumuş, çelebilik mevkiine taşımıştır. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Afyon]]></title>
			<link>https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93273</link>
			<pubDate>Thu, 12 May 2011 09:22:19 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://duygusuz.com/member.php?action=profile&uid=12921">Hasretiim</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://duygusuz.com/showthread.php?tid=93273</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Afyon<br />
<br />
<br />
Afyon adını M.Ö. 1340 yıllarında Hititler tarafından yaptırılan ve bu güne kadar ününü sürdüren kalesi ve yaklaşık 2300 yıldır ekilen haşhaş bitkisinden almıştır. <br />
<br />
M.Ö. 7000 Yılından başlayarak günümüze kadar yerleşim yeri olan İlimiz sınırları içerisinde Hitit, Frig, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi uygarlıklar egemen olmuştur. <br />
<br />
Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Anadolu'yu fethetmeleri sonucunda Afyon Türk'lerin hakimiyetine geçmiştir. Selçuklu Devletinin parçalanmasından sonra şehir bir süre Sahipoğulları'nın elinde kaldı. 1341'den sonra akrabalık ilişkileri sonucu Germiyanoğulları'nın yönetimine geçen kent II. Yakup Bey zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katıldı (1390). Ankara Savaşından (1402) sonra Timur'un askerlerince yıkıma uğrayan şehir yeniden Yakup Bey'in eline geçti ve onun ölümü (1428) üzerine, vasiyeti gereği kesin olarak Osmanlı Egemenliğine girdi. Fatih Sultan Mehmet'in Karaman Seferleri sırasında, stratejik özelliği dolayısıyla askeri harekatın başlıca merkezlerinden biriydi. XVII. Yüzyılda ortaya çıkan Celali ayaklanmaları burayı da etkisi altına aldı. Celali Karayazıcı'nın kardeşi Deli Hasan Kütahya'yı alamayınca kışlamak üzere geldiği (1602) şehirde geniş ölçüde yıkıma sebep olmuştur. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689378-afyon.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Mondros Barış Antlaşması'ndan (8-9 aralık 1918) hemen sonra İngiliz Fransız ve İtalyan birlikleri yer yer Osmanlı topraklarına girdiler. Bu arada 16 Nisan 1919'da Fransızlar Afyon istasyonuna yerleşti. 21 Mayıs 1919'da iki subay ve 262 erden oluşan bir İtalyan birliği de Afyon'a geldi. Bu birlikler yerlerini 17 Mart 1920'de Yunanlılara bıraktı. Çok kısa süren birinci işgalden sonra 13 Temmuz 1921'de Afyon ikinci kez Yunanlılar tarafından işgal edildi ve Afyon 1 yıl 1 ay 25 gün Yunan işgali altında kaldı. Büyük Taarruz Afyon Cephesinde başladı. Yunan kuvvetleri bozguna uğratıldı ve şehir 27 Ağustos 1922'de kurtarıldı. Bu tarih Afyon'un Kurtuluş günü olarak kutlanır. <br />
<br />
</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align">Afyon<br />
<br />
<br />
Afyon adını M.Ö. 1340 yıllarında Hititler tarafından yaptırılan ve bu güne kadar ününü sürdüren kalesi ve yaklaşık 2300 yıldır ekilen haşhaş bitkisinden almıştır. <br />
<br />
M.Ö. 7000 Yılından başlayarak günümüze kadar yerleşim yeri olan İlimiz sınırları içerisinde Hitit, Frig, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi uygarlıklar egemen olmuştur. <br />
<br />
Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Anadolu'yu fethetmeleri sonucunda Afyon Türk'lerin hakimiyetine geçmiştir. Selçuklu Devletinin parçalanmasından sonra şehir bir süre Sahipoğulları'nın elinde kaldı. 1341'den sonra akrabalık ilişkileri sonucu Germiyanoğulları'nın yönetimine geçen kent II. Yakup Bey zamanında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katıldı (1390). Ankara Savaşından (1402) sonra Timur'un askerlerince yıkıma uğrayan şehir yeniden Yakup Bey'in eline geçti ve onun ölümü (1428) üzerine, vasiyeti gereği kesin olarak Osmanlı Egemenliğine girdi. Fatih Sultan Mehmet'in Karaman Seferleri sırasında, stratejik özelliği dolayısıyla askeri harekatın başlıca merkezlerinden biriydi. XVII. Yüzyılda ortaya çıkan Celali ayaklanmaları burayı da etkisi altına aldı. Celali Karayazıcı'nın kardeşi Deli Hasan Kütahya'yı alamayınca kışlamak üzere geldiği (1602) şehirde geniş ölçüde yıkıma sebep olmuştur. <a href="http://www.duygusuz.com/illerimiz/689378-afyon.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><img src="http://www.webhatti.com/smiley.gif" loading="lazy"  alt="smiley.gif" class="mycode_img" /></a> <br />
<br />
Mondros Barış Antlaşması'ndan (8-9 aralık 1918) hemen sonra İngiliz Fransız ve İtalyan birlikleri yer yer Osmanlı topraklarına girdiler. Bu arada 16 Nisan 1919'da Fransızlar Afyon istasyonuna yerleşti. 21 Mayıs 1919'da iki subay ve 262 erden oluşan bir İtalyan birliği de Afyon'a geldi. Bu birlikler yerlerini 17 Mart 1920'de Yunanlılara bıraktı. Çok kısa süren birinci işgalden sonra 13 Temmuz 1921'de Afyon ikinci kez Yunanlılar tarafından işgal edildi ve Afyon 1 yıl 1 ay 25 gün Yunan işgali altında kaldı. Büyük Taarruz Afyon Cephesinde başladı. Yunan kuvvetleri bozguna uğratıldı ve şehir 27 Ağustos 1922'de kurtarıldı. Bu tarih Afyon'un Kurtuluş günü olarak kutlanır. <br />
<br />
</div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>