03-07-2011, Saat: 12:35 AM
Nerdesin hiç bilmedim
ne teninde battı
ne gözlerinde doğdu güneş.
Oysa hep göğsünün sıcaklığı vardı yanağımda.
Ellerimi hiç başı boş bırakmadın.
Yalnızlığıma ortak oldun saatlerce
bilmedin.
Benim
seni bilmediğim gibi! Kimdin? ?
Sensiz ama sen dolu bir sabah daha yayılıyor şehirde.
Adımlar dökülürken caddelere
seni kovaladığım düşlerim çekiliyor ayak izlerinde.
Hangi kıyıda sus pussun şimdi?
Hangi balıkların izinde
yıldızlarla kalaylarsın yakamozları?
Deniz kenarından ne zaman geçsem
dalar giderim sebepsizce.
Kıvrımlarında derinleşir ya rengi
yutar ya şehri tepe taklak...
boğulur sanki yalnızlığım.
Sen denizleri seversin
ben küçük balıkları.
Ne ben balık oldum oltanda
ne sen deniz
ayaklarımda....
yok yok yine de sen denizsin
tenine kulaç attığım.
Dün gece... söylemeden kimseye bir şey yaptım.
Lacivert ipin ucunu çektim hilalden ve mavi atlası kurtardım misinandaki iğneden.
Bu sabah ağına dolaşmışsa güneşin etekleri
livarından çıkarsa birkaç yorgun
martı şaşırma
baş aşağı getirdim maviyi.
Dün gece...dün gece sarhoştum ama ayık bir sevdaydı yüreğimde.
Zik zaklar vardı saman yolunda
yıldızlar da sarhoşmuş ben gibi.
İzlerini sürdüm
sana geldi balıkçı...ellerindeki pullar...
bu pullar oltana takılan yıldızlardan mı?
Ben de bekler dururum o zaman dilek yıldızlarımı.
Bunun içinmiş
umudumdaki kırmızı lekeler.
Az saklamadım ki seni
az yazmadım
az çizmedim ki...azlarla
azar azar çoğalttım seni
şimdilerde sen çoğaldın
ben azaldım bende.
Sensiz ama sen dolu bir şehir
nerdesin hiç bilmedim.
Kalabalık ve şarap kokusu sonrasında adımlar dökülürdü caddelere ve deniz
kenarında buldum kendimi.
Kimseye söylemeden bir şey yaptım.
Sarhoş ve tir tir titreyişlerimde
sevdiğin bir renge buladım aşkı.
Ne kırmızıydı
ne beyaz.
Aşk lacivertti sende.
Bana gelmen için boşuna toplamadım akşamdan mavileri...
Bu kez de benim için çık sulara balıkçı.
Benim için çevir misinayı başın üstünde
hayallerimi sana bıraktım
nasılsa dönüştürürsün gerçeğe.
Bir gün ama bir gün teninde uyandıracağım denizi.
Haydi şimdi rast gele


Oysa hep göğsünün sıcaklığı vardı yanağımda.
Ellerimi hiç başı boş bırakmadın.
Yalnızlığıma ortak oldun saatlerce

Benim

Sensiz ama sen dolu bir sabah daha yayılıyor şehirde.
Adımlar dökülürken caddelere

Hangi kıyıda sus pussun şimdi?
Hangi balıkların izinde

Deniz kenarından ne zaman geçsem

Kıvrımlarında derinleşir ya rengi

boğulur sanki yalnızlığım.
Sen denizleri seversin

Ne ben balık oldum oltanda


yok yok yine de sen denizsin

Dün gece... söylemeden kimseye bir şey yaptım.
Lacivert ipin ucunu çektim hilalden ve mavi atlası kurtardım misinandaki iğneden.
Bu sabah ağına dolaşmışsa güneşin etekleri

martı şaşırma

Dün gece...dün gece sarhoştum ama ayık bir sevdaydı yüreğimde.
Zik zaklar vardı saman yolunda

İzlerini sürdüm

bu pullar oltana takılan yıldızlardan mı?
Ben de bekler dururum o zaman dilek yıldızlarımı.
Bunun içinmiş

Az saklamadım ki seni



azar azar çoğalttım seni


Sensiz ama sen dolu bir şehir

Kalabalık ve şarap kokusu sonrasında adımlar dökülürdü caddelere ve deniz
kenarında buldum kendimi.
Kimseye söylemeden bir şey yaptım.
Sarhoş ve tir tir titreyişlerimde

Ne kırmızıydı

Aşk lacivertti sende.
Bana gelmen için boşuna toplamadım akşamdan mavileri...
Bu kez de benim için çık sulara balıkçı.
Benim için çevir misinayı başın üstünde


nasılsa dönüştürürsün gerçeğe.
Bir gün ama bir gün teninde uyandıracağım denizi.
Haydi şimdi rast gele