Oysa uzaktı vuslat hayatımızın baharında darağacına çıkan sevdalarımıza ağlarken.Dönüp baktığımızda vazgeçilmişliklerimize,gözlerimiz bir kez daha isyan eder ve son nefesi sevdalının kollarında veremeyecek olmanın meşakkatli hüznünü gözyaşlarıyla süsler.Şimdi geçip giden zaman ağlar ve darağacında asılan aşklar mahşerde buluşur belkide kimbilir?Uzaklarda biryerlerde sancılansada yürek kimse bilmeyecek sancılarını dik dur diye seslenir dostlar ve ağlama sürgün sevdalara.Kayıp bir kenttir aşk içine düşünce seyredemezsin yıldızlı semayı ve her yürekte meraktır aslında aşk her zaman acı vermek zorunda mı?
Kundakta bebekken başlarız aslında sevmeye hemde en çılgınından,önce anneler sevilir sonra sevgili gelir ardından.Ve sonra başlar yaprak dökümleri sonbahar geldiğinde ve her yaprak döküldüğünde yüreğimize saplanır bir iğne inceden inceye.Sevemedim bir türlü seni yüreğimin sonbaharı benden (ç)aldıkların öyle,öyle kutsal yapraklardı ki bir sen anlamadın yada ben sana anlatamadım alma diye benden onları.
Bu sabah uyandığımda yüreğim kasvetli sabahım yorgundu ve ağlıyordu gözlerim çöl ortasında darağacına çıkarılmış çiçek misali asılan tüm sevdalılara...
Kundakta bebekken başlarız aslında sevmeye hemde en çılgınından,önce anneler sevilir sonra sevgili gelir ardından.Ve sonra başlar yaprak dökümleri sonbahar geldiğinde ve her yaprak döküldüğünde yüreğimize saplanır bir iğne inceden inceye.Sevemedim bir türlü seni yüreğimin sonbaharı benden (ç)aldıkların öyle,öyle kutsal yapraklardı ki bir sen anlamadın yada ben sana anlatamadım alma diye benden onları.
Bu sabah uyandığımda yüreğim kasvetli sabahım yorgundu ve ağlıyordu gözlerim çöl ortasında darağacına çıkarılmış çiçek misali asılan tüm sevdalılara...