Küçük ve masum sessizliklerin
gittikçe kırbaç etkisi yaratan çemberi daralıyor…

Sayısız darbelerin arasından sıyırabileceğim gün doğumu
zifiri karanlıkla ortak çalışıyor;

ve ben hangi sayfanın yırtılıp bir tarafa atılan parçasıyım
çözemiyorum… Kemik uçlarıma yerleşen dermansızlığın yazgısı
tek cümlede atılmış meğer! Artık bir imza yok!!
[b][b]
[b]
[/b]


[b][b]
Uzuvlarımdan bana kalan durgunluğun çözüleceği zamana direnmek nafile..
[/b]Belki de baharı beklerken kışı unuttuğumuzdan oldu tüm bunlar…
[/b][b]Şeridin bomboş olduğunu düşünürken
tali yolllardan vurgun yedik…
[/b]
[b]Ki vurgunu kâğıda çizmek bu kadar zorken…
[/b][b][b]Yine de sargısı boldur düşlerimin
düşüşlerin geçirgen olduğu bir atlasta... [/b]
[/b]
[b][b]Henüz yolun başındayken dudaklarımın kenarına bıraktığın kokunla
karı delen bir güneşin bakışlarıma düştüğü yerden
sana dokunuyorum...[/b]
[/b]

[b][b]Şehir ayrılıkları sürtse de bedenimi
birgüne dair inadına bekliyorum geleceğimizi...[/b]
[/b]
[b][b]"Kıskaçlarını açmış zamanın törpülediği yüreğimden akıp gitti sensizlik...[/b]
[/b][b][b]Bir tutam ayrılık da olsa perçinleyen
içimdeki sana emanet ediyorum ben’imi...."
[/b]
[/b]
[/b]