ezik bir şey vardı gözlerinde, bana kendimi hatırlatan
...gözlerini yumunca sen
zühre mavisini sehere saçar
Şirvan'lı bir er rüyasında Halep' e uçar
içtimada bir adım öne çıkardım
çünkü aşk beni seçer
...sen göğsüne düşen ışık
parçalarından habersiz
uyurdun hafifçe içini çekip...
ben gözlerindeki ezik
ışıkta kalırdım...
anlardım iki meleğin vardı senin
biri sarı biri pembe
iki dövmen vardı
biri benim biri akşamüstünün
iki kalbin vardı
ikisi de uzaklarda benden
benimse iki küçük
sözcüğüm vardı
seviyorum seni
ve ben kayboldum...
sana karışan bir akşamüzeri
ezik gülüm, akşam tozlum, sende kayboldum
aşk mı bu dedi ihtiyar akasyalar
ne bileyim ben...ben sadece kayboldum
öptün beni gözlerinin imkansız köylerinde
peşinde çocuklar, kavalcılar, kumrular
dışarda ne kalmış -umrumda değil
gözlerinde kayboldum...
...gözlerini yumunca sen
zühre mavisini sehere saçar
Şirvan'lı bir er rüyasında Halep' e uçar
içtimada bir adım öne çıkardım
çünkü aşk beni seçer
...sen göğsüne düşen ışık
parçalarından habersiz
uyurdun hafifçe içini çekip...
ben gözlerindeki ezik
ışıkta kalırdım...
anlardım iki meleğin vardı senin
biri sarı biri pembe
iki dövmen vardı
biri benim biri akşamüstünün
iki kalbin vardı
ikisi de uzaklarda benden
benimse iki küçük
sözcüğüm vardı
seviyorum seni
ve ben kayboldum...
sana karışan bir akşamüzeri
ezik gülüm, akşam tozlum, sende kayboldum
aşk mı bu dedi ihtiyar akasyalar
ne bileyim ben...ben sadece kayboldum
öptün beni gözlerinin imkansız köylerinde
peşinde çocuklar, kavalcılar, kumrular
dışarda ne kalmış -umrumda değil
gözlerinde kayboldum...