| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 200 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 194 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex, Yandex Metrika
|
| Son Aktiviteler |
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 62
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 115
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 205
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 173
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 156
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 148
|
Diş Hekiminin Aşkı - Serd...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:18 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 147
|
İslam Toplumu, İşte Böyle...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-10-2026, Saat: 05:07 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 200
|
Keloğlan Leyleklerin Padi...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
01-07-2026, Saat: 02:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 234
|
Yahudiler Dünyayı, İnancı...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
01-07-2026, Saat: 10:20 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 188
|
|
|
| Aşk'a inanmayanlara |
|
Yazar: PaSCHaM - 03-09-2014, Saat: 07:56 PM - Forum: Hikayeler
- Yorumlar (3)
|
 |
"Trenin camına başımı yaslamışım, etrafı izliyorum.
İnsanlara bakıyorum, önümdeki koltukta yaşlı bir çift var.
Yaşları ben diyeyim 60 siz deyin 70. Kırış kırış olmuş yüzleri. Özellikle teyzenin,birbirlerine sarılarak uyuyorlar.
Her şeyi birlikte yapıyorlar.
Yolumuz uzun torunlarının yanına gidiyorlarmış.
Teyze kondüktöre tren ne zaman duracak diye sorup duruyor.
'Hayrola' diyorum bir isteğin mi var diyorum ama yok yok bu gider diyor, kocasını gösteriyor.
Anadolu'nun kuş uçmaz kervan geçmez bir istasyonunda Sivas Divriği taraflarında duruyoruz.
Israrlarıma rağmen ne alınacağını söylemiyor, ben almaya giderim diyor amca.
Gidiyor gitmesine ama trenden iner inmez, büfeye doğru giderken hareket ediyoruz.
O an bir çığlık kopuyor trenden, teyzede bir panik başlıyor.
Nasıl bağırıyor ama anlatamam.
Herkes teyzenin başına üşüşüyor.
Camdan amcaya bakıyorum o da ellerini başının arasına almış, adam çaresiz, şaşkın, resmen çöküyor.
Ben kondüktöre sesleniyorum.
Teyze hüngür hüngür ağlıyor.
Kondüktör telsizle makiniste söylüyordurumu, terni durduruyor. Yaşlı amca elinde koca bir şişe su ile geliyor.
O an teyzeyi görünce nasıl ağlıyor koca adam, kollarıyla gözlerini siliyor, teyze bir yandan amca bir yandan ağlıyor.
Sarılıyor birbirlerine.
Amca "Seni gaybetçem diye çok gorktum be diyerek sarılıyor teyzeye.
Teyze de ahan da gitti dedim gedince, ben mahfoldum dedim diyerek sarılıyor.
Gorktuk gorktuk diyor amca...
Küçücük bir kız çocuğu da etkilemiş olacak ki o da onlara bakıp gözlerini siliyor.
Eğer bir yerlerde falan biri size aşka inanmıyorum diye bilmiş bilmiş laf ederse bu hikayeyi okuyun.
Bu dünyada bindiği tren onsuz hareket edince kıyametleri koparacak insanlar var...
|
|
|
| Yol tarıfı Ve Cocuk |
|
Yazar: PaSCHaM - 03-09-2014, Saat: 07:42 PM - Forum: Hikayeler
- Yorumlar (11)
|
 |
Adamın biri, ilk defa gittiği küçük bir kasabada şaşkın şaşkın gezinirken
yol kenarında duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa :
- Buraların yabancısıyım...
...Parkın hemen yanıbaşındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler...?
Çocuk, arabanın penceresini iyice açtıktan sonra :
- Ben de buraya ilk defa geliyorum demiş. Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.
Adam, çocuğun da yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş.
Çocuk:
- Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş.
Kuş cıvıltıları da oradan geliyor zaten.
- İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği nerden
biliyorsun?
- Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez, diye atılmış çocuk.
Üstelik, manolyalar da katılıyor onlara. Hem biraz derin nefes alırsanız,
fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu duyacaksınız.
Adam, gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, teşekkür etmek için döndüğünde farketmiş çocuğun kör olduğunu.
Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış, adamın kendisini farkettiğini...
Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken:
- Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim, demiş, görmeyi o kadar çok özledim ki.
Sizinkiler sağlam öyle değil mi?
Adam, çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına yönelirken:
- Artık emin değilim, demiş. Emin olduğum tek şey, senin benden iyi gördüğündür.
-Gösterdim... gördü anlamına gelmez
- Söyledim... duydu anlamına gelmez
- Duydu... doğru anladı anlamına gelmez
- Anladı... hak verdi anlamına gelmez
- Hak verdi... inandı anlamına gelmez
- İnandı... uyguladı anlamına gelmez
- Uyguladı... sürdürecek anlamına gelmez...
|
|
|
| Bakış Açısı |
|
Yazar: PaSCHaM - 03-09-2014, Saat: 07:41 PM - Forum: Hikayeler
- Yorumlar (15)
|
 |
"Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır.
Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı:
-Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.
Fizikçi:
-Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.
Jeolog:
-Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.
Matematikçi:
-Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.
Antropolog:
- Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:
- Boru yetmedi!!!"
İNSANLARI ANLAMAK ZORDUR... HERKES KENDİ MERKEZİNDEN BAKAR, DOÄžAL OLARAK "KENDİ MERKEZLİ" GÖRÜR... NE KADAR FARKLI BAKARSAK BAKALIM, ORTAK PAYDAMIZ İNSAN OLMAKTIR VE İNSANIN İNSANLIÄžA İNSAN OLMAKLA GETİRDİÄžİ BİR BORCU VARDIR, HOŞGÖRÜ VE ADALET...
|
|
|
|