| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 145 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 141 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 20
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 27
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 38
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 94
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 175
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 347
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 221
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 202
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 193
|
|
|
| Tüm Ramazan gecelerini, KADİR gecesi anlayışında geçirmemiz dileklerimle. |
|
Yazar: halukgta - 08-26-2011, Saat: 08:21 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Şükürler olsun ki yine Ramazanın son günlerine erişmeyi Rabbim nasip etti. Bugün Ramazanın 27. günü. İslam âlemi Kur’an da çok önemsenen, Kur’an ın indirilmeye başlandığı akşam olarak kabul ettiği, bu gece KADİR gecesi. Tüm İslam âlemine, sağlık, mutluluk ve huzur getirsin inşallah.
Bu yazımda, kadir gecesi konusunu konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce konuyla ilgili ayetlere bakalım, daha sonrada geleneksel İslam ın inandığı bilgilerle, Kur’anı karşılaştıralım. Bakalım gerçekten belli olan bir KADİR gecesi var mı? Yoksa Allah özellikle mi, bu gecenin hangi gece olduğunu söylememiştir? Onun üzerinde düşünerek, daha doğruyu bulmaya çalışalım.
Bakara 185: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun……….
Kadir 1: Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.
2: Bilir misin nedir Kadir Gecesi?
3: Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4: Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!
5: Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!
Allah Kur’anı Ramazan ayında indirilmeye başlandığını söylerken, Kadir suresinde de, ismini verdiği Kadir gecesinde indirilmeye başlandığını açıklıyor. Devamında ise bu gecenin öneminden bahsederek, bin aydan hayırlı olduğu müjdesini veriyor. Hesaplarsak bin ay, neredeyse bir insan ömrü.
Sanırım bizler yine aç gözlülüğümüzü, kolaya kaçma alışkanlığımızı, nefsimizin zayıf yönünü kullanıp, ille de bu gecenin hangi gece olduğunu öğrenmeye çalışmışız. Dikkat ediniz Allah, asla hangi gece olduğunu söylemeden, yalnız Ramazan ayı içinde bir gece olduğu bilgisini verip, adeta bizleri yarışmaya davet etmiştir. Sizce nasıl bir yarışma olabilir? Elbette Ramazan ayı boyunca durmadan, Allahın istediği doğru, dürüst, hayırda, barışta yarışan ibadet ederek ruhunu temizleyen bir kul olmanın yarışmasından başka ne olabilir?
Tabi bu yarış sanırım bizlere zor gelmiş. Bunu peygamberimizin devrinde zaten görüyoruz. İlle de peygamberimizden, hangi gece olduğunu öğrenmek için, birçok çaba gösterildiğini bizlere ulaşan rivayet hadislerden anlıyoruz. Bu rivayet hadislerden bazı örnekler vermek istiyorum.
(Ubade b. Sâmit diyor ki:
"Resulullah, kadir gecesinin ne zaman olduğunu bildirmek için dışarı çık­tı. O sırada Müslim ani ardan iki kişi birbirleriyle tartışıyorlardı. Resulullah buyurdu ki: "Ben, kadir gecesini size bildirmek için dışarı çıkmıştım. Fakat falan ve filan tartıştılar. Gecenin bilgisi benden alındı (unutturuldu). Belki de bu sizin için daha ha­yırlıdır. Siz onu, dokuzuncu, yedinci ve beşinci günlerde arayın.)
Yine bir başka rivayetlerde şu bilgiler yer alıyor.
(Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın.) [Müslim](Kadir gecesini, Ramazanın son on gününün 21, 23, 25, 27 ve 29 gibi tek gecelerinde veya Ramazanın son gecesinde arayın. Sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirenin günahları affolur.) [İ. Ahmed](Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesidir.) [Ebu Davud]İmam-ı a’zam hazretleri, Kadir gecesinin, Ramazanın 27. gecesine çok isabet ettiğini bildirmiştir. (Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevap kazanır) hadis-i şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur.)
Şimdi de tüm bilgiler ışığında bir değerlendirme yapalım. Allah Kur’anın indirilmeye başlandığı ayın Ramazan ayı olduğunu söylemiş, fakat asla Ramazanın hangi gecesi olduğu konusunda hiçbir ipucu vermediği gibi, tam tersine peygamberimizi sıkıştırmaya çalışıp, illa o gecenin hangi gece olduğunu öğrenmeye çalışanlara da bir ders verip, elçisine o gecenin hangi gece olduğunu Rabbim unutturmuştur. Peygamberimizin sözleri de aslında düşündürücüdür.
( Gecenin bilgisi benden alındı (unutturuldu). Belki de bu sizin için daha ha­yırlıdır.)
Bizler peygamberimizin bu cümlesinden dahi ders almadığımız, hala kendimize bir gece edinmenin çabası içinde, çırpındığımız çok üzücüdür. Bu sözlerden sonra, peygamberimizin kadir gecesi için, belli günleri işaret edip etmediğini, kendi nefsimizde değerlendirelim.
İşte bizlerin ders alması gereken en önemli kısım burası. Allah hangi gece olduğunu özellikle belirtmemesinin nedenlerini hiç düşünmek, akıl etmek dahi istememişiz, çünkü o geceyi öğrenmek çok işimize, kolayımıza gelmiş. Allahın elçisinden öğrenememişiz ama biz yinede bir geceyi sanki o geceymiş gibi kutluyoruz.
Şimdi gelin birlikte düşünelim, acaba Allah elçisine hangi gece Kur’anı indirmeye başladığını, unutturmasının asıl nedeni ne olabilir? İslam âlemi ay takvimini kullanır, çünkü Kur’an da bu takvimden bahseder. Ay takvimin özelliği, ayların sabit olmaması ve diğer güneş takvimine göre 10–11 gün erken gelmesidir. Böylece Ramazan tüm mevsimleri dolaşır. Allah hangi yıl ve hangi Ramazan ayında indirildiğini peygamberimize özellikle unutturup, haber vermemekle, bakın bizleri nasıl yaşamaya yönlendiriyor, özendiriyor. Lütfen bu konuda dikkatle düşünelim.
Böylece Rabbim bizlerin, Ramazanın her gününü, gecesini KADİR gecesi gibi yaşamamızı istemiştir. Bu yetmiyor, çünkü içinde yaşadığımız Ramazan ayının, acaba gerçekten Allahın Kur’anı indirmeye başladığı aynı mevsimde, zamanda olup olmadığını da bilemediğimiz için, Allah bizleri 33 yılda aynı yere gelen tüm Ramazanlarda da aynı huşu ve güzellikte Ramazanı yaşamamızı arzu ediyor. Bu inanılmaz bir fırsattır, hatta belki de ömür boyu, en az iki kez yakalayacağımız çok büyük bir fırsat. Adeta kurtuluş reçetemiz.
Peki, bizler ne yapıyoruz? Rabbim bu gecenin özelliğinden bahsedip, bağışlayıcılığının, affının müjdesini bizlere verdiği, cennetin garantisinin yolunu gösterdiği halde bizler, ille de Kadir gecesini Ramazan da bir gün edinip, Allahın bizlere anlatmak istediğinden, bizlere sunduğu lütfundan, fırsatından ne yazık ki faydalanamıyor, uzaklaşıyoruz.
Allah kullarına bu gecenin hangi gece olduğunu söylememekle, elçisine de unutturarak, aslında çok önemli bir mesaj veriyor bizlere. Ömrünüz yettiğince Ramazan ayını ve gecelerini en güzel şekilde geçirmeye özen gösterin. Belki de ömrünüzün bir Ramazan gecesinde, KADİR gecesine rastlarsınızda, o geceyi de gereği gibi geçirip, bağışlanmanız umulur. İşte cenneti müjdeleyen bin aydan hayırlı gece. Düşünebiliyor musunuz 83 yıldan daha hayırlı çok özel bir gece. Elbette Rabbim bu gecenin hangi gece olduğunu söyleyecek değildir. Öyle kolaya kaçmak yok. Zor bir yarışın, çabanın, özverinin elbette ödülü de büyük olacaktır. Bu geceyi yıllarca arayıp, adeta ömrümüzün her Ramazan gecesini, Kadir gecesi gibi yaşamamız gerekmektedir. Allah ta bunun yapılmasını bizlerden istiyor. Ama farkında bile değiliz.
Bizler ne yazık ki çok fazla sıkıya gelememişiz. Ramazan ayının her gününü aynı huşu içinde, ibadette, hayırda, barışta yarışarak geçirmek zor gelmiş bizlere. Allahın rehberinden de uzak yaşadığımız için İslam ı, Rabbin bizlere sunduğu bu kurtuluş reçetesinden de, böylece istifade edememişiz, değerini anlayamamışız. Rabbim bizleri afetsin.
Dilerim bizler bir gün, Allahın ayetleriyle verdiği örneklerle, bizlere ne anlatmak istediğinin farkına varırız. Yoksa Kur’anı anlamadan okuyan, onun üzerinde düşünmeyen, ona anlamadan iman edenlerin, geçmiş toplumların düştüğü durumlarına düşerek, şeytanın kucağında buluruz kendimizi. Rabbim yardımcımız olsun.
Yaşamımızda gelecek, tüm Ramazan aylarının tüm gecelerini, KADİR gecesi olarak bilip, gereği gibi yaşayan kullarından olmamız dileklerimle.
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
Dünyagündemi.net
|
|
|
| Kolombiyalı:İntikam Meleği |
|
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 10:21 AM - Forum: Vizyondakiler
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="DarkOliveGreen"]Yapım: 2011 ~ ABD, Fransa
Tür: Aksiyon, Dram, Macera
Yönetmen: Olivier Megaton
Oyuncular: Zoe Saldana, Cliff Curtis, Michael Vartan, Callum Blue, Graham McTavish, Jordi Molla, Billy Slaughter (ı), Lennie James, Max Martini, Affif Ben Badra, Amandla Stenberg, Beau Brasso, Beau Brasseaux, Cynthia Addai-robinson, Doug Rao, Jesse Borrego, Julian Sedgwick, Monica Acosta, Ricky Vo
Senaryo: Luc Besson, Robert Mark Kamen
Yapımcı: Luc Besson, Ariel Zeitoun, Mariano Carranco, Olivier Glaas, Pierre-ange Le Pogam, Europa Corp, A.j.o.z. Films, Gareth Upton, Sandrine Molto, Alex Corven Caronia
Görüntü Yönetmeni: Romain Lacourbas
Müzik: Nathaniel Mechaly
Süre:1 saat 47 dk
Gösterim Tarihi:26 Ağustos 2011 (Türkiye) [/COLOR][/SIZE]
[YT]HCxPLlFWdFo[/YT]
Filmin Konusu:Yıl 1992. Yer Kolombiya. 9 yaşındaki Cataleya anne babasının katledilişine seyirci olur ve kendisi de katledilmekten kılpayı kurtulur. Bir gangster olan amcası Emilio ile Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınır. Bundan onbeş yıl sonra, bir kiralık katil olarak amcası için çalışacak ve geride hep anne babasının katilleri için bir kartvizit bırakacaktır: Her kurbanın göğsüne çizdiği bir orkide.
|
|
|
| Yeryüzündeki Son Aşk |
|
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 10:13 AM - Forum: Vizyondakiler
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="DarkRed"]Orjinal Adı: Perfect Sense
Yönetmen: David Mackenzie
Oyuncular: Ewan McGregor, Eva Green, Connie Nielsen, Stephen Dillane, Ewen Bremner
Senaryo: Kim Fupz Aakeson
Görüntü Yönetmeni: Giles Nuttgens
Müzik: Max Richter
Tür: Romantik - Dram Süre: 92 dk.
Yapım: 2011, İngiltere- Almanya
Gösterim tarihi: 26 Ağustos 2011
Kısa Bilgi: Kadınlara bağlanmakta sorunları olan Michael, soğuk görünümlü doktor Susan ile tanışır. [/COLOR][/SIZE]
[YT]iexMJrBzZtA[/YT]
Filmin Konusu: Kadınlara bağlanmakta sorunları olan Michael, soğuk görünümlü güzel doktor Susan ile tanışır. Susan uzun bir süredir kendini işine adayıp özel hayatından vazgeçmiş, Michael ise kadınlarla ciddi ilişki kurmaktan kaçınmıştır. İkisi de birbirlerine karşı derin duygular hissederken, tüm dünyada insanların duyularını sırayla yok eden salgın bir hastalık baş gösterir.
|
|
|
| Babamın Penguenleri |
|
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 09:59 AM - Forum: Vizyondakiler
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="DarkSlateGray"]Orjinal Adı: Mr. Popper's Penguins
Yönetmen: Mark Waters
Oyuncular: Jim Carrey, Carla Gugino, Ophelia Lovibond, Angela Lansbury, Madeline Carroll
Senaryo: Sean Anders, John Morris, Jared Stern
Görüntü Yönetmeni: Florian Ballhaus
Sanat Yönetmeni: Patricia Woodbridge
Tür: Komedi - Aile Süre: 95 dk.
Yapım: 2011, ABD Dağıtım: Tiglon Film
Gösterim tarihi: 26 Ağustos 2011
Kısa Bilgi: İşadamı Tom Popper'in hayatı, babasından kendisine miras kalan altı penguenle değişir. [/COLOR][/SIZE]
[YT]iHJJuQWThh0[/YT]
Filmin Konusu: Eşinden boşandıktan sonra hayatına son derece rutin bir şekilde devam eden iş adamı Tom Popper'in hayatı, babasından kendisine miras kalan altı penguenle değişir. Önce penguenleri bir hayvanat bahçesine vermeyi düşünen Tom, çocukları penguenlere bayılınca, evini bir kış parkına çevirmeye karar verir. Rutinden eğlenceliye doğru bu keskin geçiş, ilginç olaylara yol açacaktır. Tom Popper aynı zamanda eski bir lokantayı satın alıp yenileme planları yapmaktadır. Lokantanın eski sahibi ise mekanı değerli olduğunu düşündüğü birine vermek istemektedir. Bu sırada etrafında penguenlerle yaşamaya başlayan Popper, çocuklarına daha yakın oldukça eski eşiyle de tekrar barışma noktasına gelmiştir ve bu düzeni bozmamak için uğraşırken işini kaybetmenin eşiğine gelir. Kendisini kötü hisseden Popper, penguenlerle daha fazla yapamayacağını anlar ve onları hayvanat bahçesine verir.
|
|
|
| Uzaylıların Şafağı |
|
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 09:41 AM - Forum: Vizyondakiler
- Yorum Yok
|
 |
[COLOR="Navy"][SIZE="3"]Yapım: 2011 ~ İngiltere
Tür: Aksiyon, Bilim Kurgu
Yönetmen: Joe Cornish
Oyuncular: Nick Frost, Jodie Whittaker, Chris Wilson, Luke Treadaway, Adam Leese, Alex Esmail, Flaminia Cinque, Franz Drameh, Joey Ansah, Jumayn Hunter, Lee Nicholas Harris, Terry Notary
Senaryo: Joe Cornish
Yapımcı: Will Clarke, Tessa Ross, Nira Park, Lucy Pardee, James Biddle, Jenny Borgars, James Wilson, Matthew Justice
Görüntü Yönetmeni: Thomas Townend
Müzik: Basement Jaxx, Steven Price
Süre: 1 saat 28 dk
Gösterim Tarihi: 26 Ağustos 2011 (Türkiye) [/SIZE][/COLOR]
[YT]cD0gm7dHKKc[/YT]
Shaun of Dead'in yapımcılarından yeni bir potansiyel kült film. Güney Londra'nın varoşlarına yapılan uzaylı saldırısına karşı genç bir sokak çetesinin muhitlerini koruma çabasını izleyeceğimiz filmin ağır topu Shaun of Dead ve Hot Fuzz'ın başrol oyuncusu Nick Frost...
|
|
|
| Yeşil Fener |
|
Yazar: sıla - 08-26-2011, Saat: 09:30 AM - Forum: Vizyondakiler
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="DarkGreen"]Orjinal Adı: Green Lantern
Yönetmen: Martin Campbell
Oyuncular: Ryan Reynolds, Blake Lively, Peter Sarsgaard, Mark Strong, Tim Robbins
Senaryo: Greg Berlanti, Michael Green
Görüntü Yönetmeni: Dion Beebe
Müzik: James Newton Howard
Tür: Bilimkurgu - Aksiyon Süre: 114 dk.
Yapım: 2011, ABD
Gösterim tarihi: 26 Ağustos 2011
Kısa Bilgi: Gökadalarda düzeni koruyacaklarına söz veren birlik Yeşil Fener Kolordusu. [/COLOR][/SIZE]
[YT]K-9VnAiNmL8&feature=fvst[/YT]
Filmin Konusu: Gizemli bir evrende güçlü bir birlik vardır: Yeşil Fener Kolordusu olarak adlandırılan barış ve adalet koruyucuları. Gökadalarda düzeni koruyacaklarına söz veren birliğinin her üyesi, onlara süper güç veren bir yüzük takar. Ama Parallax adında yeni düşmanları evrendeki güç dengesini bozmaya kalkışınca, kaderleri seçilen ilk insan, yeni asker Hal Jordan’a emanet edilir.
|
|
|
| Allah ın elçisine HİKMET vermesi, ne anlama gelir? |
|
Yazar: halukgta - 08-25-2011, Saat: 01:54 PM - Forum: İslam
- Yorum Yok
|
 |
Sizleri Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allahın elçisine, HİKMETİ vermesi ne anlama gelir, birlikte Rabbin izniyle Kur’an dan anlamaya çalışalım.
Araf 62: Size, Rabbimin mesajlarını iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahiy ile sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum.
Ali imran 164: Allah, müminlere, aralarından kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulundu. Oysa bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.
Bakara 151: Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik.
Allah Araf suresi 62. ayette, Allahtan gelen sizin bilmediklerinizi biliyorum demekle, neyi kast etmiş olabilir? Kur’an dışından bir bilgi olabilir mi acaba, hemen Kur’an ın diğer ayetleri ile bağlantı kuralım, konuyu daha iyi anlamak için. Çünkü bir ayette, bir kelimeden yola çıkarak yanlış anlamlar verirsek, Allah korusun şeytanın kucağına düşer, hesabı da veremeyenlerden oluruz.
Ahkaf 9: De ki: 'Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vah yedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.
Maide 109: Allah'ın peygamberleri toplayıp da "Size ne cevap verildi" dediği gün, "Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyeceklerdir.
Demek ki elçilerin bildikleri, toplumun daha tebliğ almadıkları, Allahın ayetlerinden başka ne olabilir? Şimdide diğer ayete bakalım. Allahın ayetlerini okuyan, tebliğ eden ve toplumu bu yolla arındıran elçilerine, kitabı ve hikmeti verdiğini söylüyor Allah. Kitap deyince elbette Allahın indirdiği kitap olduğu çok açık. Peki, hikmet nedir, bu sözden ne anlamalıyız. Kur’an dışından farklı bilgiler sizce olabilir mi? Olamayacağı zaten yukarda ki ayetlerden anlaşılıyor. Ne yazık ki bugün bu kelimenin ardından yola çıkarak, Allahın elçisine, Kur’an da olmayan hüküm verme yetkisi verdiği söylenmektedir. Rabbim affetsin.
Gelin yine Kur’an dan faydalanarak, bu kelime ile Allah ne demek istiyor, onu anlamaya çalışalım. Hikmet sözcüğünün anlamını araştırdığımızda, İLİM-BİLGELİK-GÜÇ anlamına geldiğini görürüz. Ayette de aynı anlamı vermiştir Allah. Bu ayette Rabbim elçisine Kur’an ile birlikte ilmi, bilgeliği, hükmetme gücünü vermiştir ki, Kur’anı tebliğ ederken, toplumu ikna etsin, geçmiş kitaplarla arasındaki konuları açıklığa kavuştursun. Şimdide bu sözlerimize Kur’an dan delil arayalım.
Şuara 21: Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı.
Yukarıdaki ayet, Musa peygamberimizle ilgilidir. Dikkat ederseniz bu ayette de Allah, peygamber olarak görev verdiği kuluna HİKMET bahşediyor. Yani bilgelik, ilim, hükmetme gücü veriyor. Allah Kur’an içinde, hikmet dolu bir kitap demiyor mu zaten.
Yunus 1: Elif, Lâm, Râ. İşte sana hikmetlerle dolu Kitap'ın ayetleri.
Ali İmran 58: İşte bu sana ayetlerden ve hikmetlerle dolu Zikir’den okuduğumuzdur.
Demek ki Allah, tüm elçilerine indirdiği hikmet dolu yani ilim dolu kitabın yanında, onlara bu hikmeti, Kur’anı anlatabilmeleri ve topluma yayabilmeleri için ilimden bir nasip veriyor. Yoksa Allah hikmet dolu Kur’an ın yanında, elçisi de yine Kur’an gibi, Kur’an haricinde hükümler verebilir diyor dersek, Kur’an ın tamamına ters düşmüş olur ve hadi bir benzerini getirsinler, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, sizi bu kitaptan sorumlu tutuyorum diyen, Rahmanın sesine kulaklarımızı kapayıp, ona meydan okumuş oluruz. Bunu da unutmayalım.
Yine Kur’an dan bir örnek daha hatırlayalım.
Zühruf 63: İsa, açık-seçik kanıtlarla geldiğinde şöyle demişti: "Ben size [b]hikmet getirdim[/b] ve tartışıp durduğunuz şeylerin bir kısmını size açıklayayım( açıklığa kavuşturayım)diye geldim. O halde, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
Yukarıdaki ayette Hz. İsa tebliğ ettiği kitap için bakın ne diyor. Ben size HİKMETİ getirdim. Yani ilim dolu gerçekleri getirdim diyor. Daha sonra söylediklerini ise dikkatle düşünelim. Bilmediğiniz tartıştığınız konuların bir kısmını sizlere açıklayayım, burası önemli açıklamak için. Peki, bu açıkladığı getirdiği İncil de apaçık yazmıyor mu? Elbette yazıyor. Zaten elçinin görevi geçmişte inandığımız yanlış bilgiler ya da Rabbin kitaplar arasında nesih ettiği kaldırdığı hükümler ile yeni gelen hükümleri, açıklığa kavuşturmaktır görevi. Yani bir başka deyişle, yanlış inançlarından onları kurtarmak, yeni gelen Allah ın hükümlerini onlara anlatıp, ikna etmektir burada anlatılan.
Hatırlayınız Allah Kur’an indirilirken, toplum arasında çıkan bazı soru işaretleri konusunda bir ayet indirmiş ve Kur’an indirilirken sormak istediğiniz varsa sorun, size açıklanır demişti. Daha sonra sormayın, çünkü onları Rabbiniz kaldırdı, nesih etti diyordu. İşte tüm bu ve buna benzer sorunları, problemleri topluma anlatmak ve onları ikna etmekte, Allahın elçilerine verdiği HİKMET sayesindedir. Yoksa elçilerine verdiği hikmet, dine hüküm koymak asla değildir. Bunu düşünmek, Allahın hükmüne elçilerini ortak etmek olur ki, bunu düşünmek bile istemiyorum.
Hikmet konusuna daha da açıklık getirmek için, bakın Rabbim biz halis kullarının, nasıl dua etmesini istiyor ve İbrahim peygamberin nasıl dua ettiği örneğini veriyor bizlere.
Şuara 83: Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.
Şimdi vereceğim örnek ayet ise, sanırım HİKMET kelimesine verilen, günümüzdeki yanlış anlamaya çok net açıklama yapıyor ve noktayı koyuyor.
Bakara 269: Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.
Demek ki HİKMET, dine hüküm koyma yetkisi değil. Allahın sevdiği, kendisinden hoşnut olduğu kullarına verdiği ilim, güç insanlara hükmetme, anlatabilme becerisi olduğu, daha da net anlaşılıyor bu ayetle. Allahın dediği gibi akıl sahipleri, Kur’an dan düşündüğünde hikmetin ne anlama geldiğini anlar ve ibret alırlar.
Allah ın Kur’an da verdiği örnekler üzerinde biraz düşündüğümüz de, sanırım hiçbir fitne baz, yanımıza bile yaklaşamayacaktır. Sizce Allah, peygamberimizin Kur’anı tebliğine yanaşmayan ve atalarının hurafe inançlarına da iman etmeye devam etmek isteyenlere karşı, indirdiği ayetten bizler, bugün çok ama çokkk dersler almamız gerekmiyor mu?
Ankebut 51: Karşılarında okunup duran bir kitabı, sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.
Anlayana Rabbin bir cümlesi yeter, anlamayana ne söylerseniz söyleyin boşuna olacaktır. Kur’anı kendilerine yeterli görmeyenlere Rabbin cevabı sanırım çok açık, bizim ekleyeceğimiz hiçbir söz yok. Peygamberimizi Allahın hükümlerine ortak edenler, tekrar düşünmelidirler. Allah hükmüne kimseyi ortak etmez dediği halde, bunun tersini yapmaya hala devam edenlere, aşağıdaki ayeti hatırlatmak isterim. Bakın Allah peygambere düşen görevin ne olduğunu söylüyor.
.
Ankebut 18: “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir.”
Bizler Kur’an ın rehberliğinden o kadar uzak yaşıyoruz ki, eğriyle doğruyu da ayırt edemez olmuşuz. Çünkü FURKANI terk etmişiz. Peygamberimizin hadislerinden, onun sünnetinden elbette faydalanmalıyız, çünkü o bizler için örnektir. Fakat bizler bu konuda, çok dikkatli ve hassas olmalıyız. Peygamberimizin söylediği gibi, onun sözleri olup olmadığını KUR’AN ile karşılaştırmalıyız. İslam a fitne sokan Yahudiler, içimize öyle bir sızmış ki, yanlışlar doğru, doğrular yanlış görünür olmuş. İşimiz çok zor, ama imtihanımızın en önemli, can alıcı noktası da burası olsa gerek.
Dilerim Rabbimden, emaneti teslim etmeden, Kur’anı rehber alan, onun ipine sıkı sıkı sarılıp, peygamberimizi örnek alan, Rabbin halis kullarından oluruz.
Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
|
|
|
|