:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,585
» Toplam Yorumlar: 1,065,564

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 142 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 138 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot

Son Aktiviteler
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 20
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 27
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 95
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 176
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 348
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 221
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 202
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 193

 
  Pişmanlık fayda eder mi?
Yazar: ÐŽeşaren - 08-24-2011, Saat: 11:33 PM - Forum: Anketler - Yorumlar (3)

Pişmanlık fayda eder mi?

Bu konuyu yazdır

  3 yıl karısının kanını emdi!
Yazar: ÐŽeşaren - 08-24-2011, Saat: 11:31 PM - Forum: Enteresan Olaylar - Yorumlar (2)

3 yıl karısının kanını emdi!

Hindistan’da ‘vampir’ koca ‘Bana güç veriyor’ diyerek 3 yıl boyunca karısının kanını içti. Polis, karısının kanından her gün bir bardak içen kocayı arıyor

24 Ağustos 2011 Çarşamba, 09:36:21
662532_detay.jpg?1314168173




Hindistan’ın Madhya Pradesh bölgesinde yaşayan 22 yaşındaki Deepa Ahirwad isimli kadın, 3 yıl boyunca eşinin kanını içmesine izin verdi. Dört yıl önce Maheseh Ahirwad isimli adamla Shikarpura köyünde evlenen Deepa, başına geleceklerden habersizdi.
‘BENİ ÖLDÜRECEKTİ’
Evlendikten birkaç ay sonra eşinin şırıngayla kendisinden her gün bir bardak kan alarak içtiğini söyleyen Deepa, “Bugüne kadar kimseye bir şey söyleyemedim. Bu olayı gizli tutmam gerektiğini, eğer başkalarına anlatırsam beni öldüreceğini söyledi” şeklinde konuştu. Eşinin durmadan tehditlerine boyun eğen Deepa, Mahesh’e neden böyle bir şey yapıyorsun sorusuna, “Senin kanını içmek bana güç veriyor” cevabını verdiğini söyledi.
Bir çocuk dünyaya getirdikten sonra eşinin bu eğilime karşı gelmeye başlayan Deepa, babasının evine taşındı ve her şeyi anlattı. Olayın üzerinden birkaç hafta geçmesine rağmen kan emici adam henüz yakalanamadı.
GAZETE HABERTÜRK

Bu konuyu yazdır

  Windows 8′den son sürpriz!
Yazar: defensive - 08-24-2011, Saat: 04:40 PM - Forum: Güncel Haberler - Yorum Yok

windows8-surpriz.jpg

Windows 8′deki USB 3.0 desteği kesinleşti!
Microsoft’un Windows 8′de tam olarak desteklemek için “elinden geleni yapacağı” donanım ile tanışın!
Microsoft’un Eylül ayında gerçekleştireceği BUILD toplantısına yaklaştıkça Windows 8 hakkındaki duyumlarımız da artıyor. Bu seferki haberimiz ise yeni işletim sisteminde USB 3.0 desteğinin olacağının kesinleştiği.
Microsoft, resmi Windows 8 blog sitesinde yaptığı duyuruda USB 3.0′ın yeni masaüstü PC ve laptop’larda henüz ortaya çıkmaya başladığını, ancak 2015′de tüm yeni PC’lerin USB 3.0 portlara sahip olacağını söyledi. USB 3.0, USB 2.0′dan teorik olarak 10 kat fazla hız sağlıyor. Microsoft, USB 2.0 ile aktarımı 15 dakika süren bir yüksek çözünürlüklü filmin, USB 3.0 ile aktarımının sadece 80 saniye süreceğini söylüyor. Burada USB arayüzü yanında sürücünün sahip olduğu okuma/yazma hızı da önemli.
Microsoft, konu hakkında şu açıklamaları yaptı:
“Tasarımımız, USB 3.0′un gelişimini sağlamak için gözden geçirilmiş 3.0 spesifikasyonunu isabetli bir şekilde takip etmek zorundaydı.” “Herhangi bir USB 3.0 cihazı, herhangi bir “sanal” aygıt meydana getirmeden önce başlamak istedik. Sanal aygıtlar, gerçek USB donanımının yazılımsal bir tespiti: portlar, hub’lar ve diğer cihazlar gibi.”

Bu konuyu yazdır

  Ray Ray Kasım Remix
Yazar: sıla - 08-22-2011, Saat: 10:39 AM - Forum: Online Videolar - Yorumlar (3)

[YT]fcawRJK0hLM[/YT]

Bu konuyu yazdır

  Ray Ray Kasım
Yazar: sıla - 08-22-2011, Saat: 10:32 AM - Forum: Online Videolar - Yorumlar (2)

[YT]pezHWd1_VaY[/YT]


Kopmak garanti Tongue :yikildim:

Bu konuyu yazdır

  Güvercin
Yazar: sıla - 08-22-2011, Saat: 09:08 AM - Forum: Rüya Tabirleri - Yorumlar (1)

Vekakar ve cefakar kadına, güvenilir elçiye, sadık dost ve sevgiliye, Güvercini uçarken görmek uzaktan gelecek habere, isteklerinin Allah Teala tarafından yerine getirilmesine, Hangi şekil ve durumda görülürse görülsün, güvercin sevinç ve mutluluğa delallet eder. Evinde güvercin gören bekar erkek, mizacına uygun, ahlaklı ve güzel bir kızla evlenir.

Bu konuyu yazdır

  21 Ağustos 2011 - Koç
Yazar: Monotros - 08-21-2011, Saat: 11:22 AM - Forum: Koç - Yorum Yok

Geleceğinizle ilgili önemli kararlar alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Sevdiğinizle bazı sorunlar çıkabilir. Onun da fikirlerine önem verin. Uyarılarını dikkatle dinleyin. Elde edeceğiniz kazanç yüzünüzü güldürse bile çok büyük gelişmeler beklemeyin. Adımlarınızı sağlam atın. Her zaman bir açık kapı bırakın. Hayatta herşey olabilir, unutmayın. Sosyal hayatınız çok renklenecek. Yeni kişilerle tanışacaksınız. Yeni imkanlar ve fırsatlar doğabilir. Gözünüzü dört açın. Bundan yararlanmayı bilin. Sağlık yönünden hiçbir sorun görünmüyor.

Bu konuyu yazdır

  21 Ağustos 2011 - Yay
Yazar: Monotros - 08-21-2011, Saat: 11:21 AM - Forum: Yay - Yorum Yok

Yaşamınıza çok önemli biri girebilir. Yalnız bu insan sizin kadar bağımsızlığına düşkün ve yine sizin gibi otoriter. Yani anlaşabilmeniz için taraflardan birinin biraz özveride bulunması gerekecek. Bu insan sayesinde yaşamınız fevkalade olabilir. Kararınızı bunu düşünerek vermelisiniz. Size türlü yerlerden irili ufaklı paralar gelecek. İyi bir yatırım yapabileceksiniz. Sevdiğinize uymaya çalışın, anlamsız kıskançlıklarla onu üzmeyin. Şu sıralar kendinizi çok bitkin hissetmenizin nedeni kafeinli içecekler. Bunlardan uzak durmaya çalışın.

Bu konuyu yazdır

  21 Ağustos 2011 - Aslan
Yazar: Monotros - 08-21-2011, Saat: 11:19 AM - Forum: Aslan - Yorum Yok

Üzerinize sorumluluk almaktan hiçbir zaman çekinmiyorsunuz. Uzun süredir yaşadığınız sağlık problemlerinizi dost ve yakınlarınızın desteği sayesinde atlattınız. Yalnız günlük kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. İrili ufaklı paralar alacaksınız. Yalnız paranızı iyi saklamalı ve değerlendirmelisiniz. Sevdiğiniz kişiyle uyumlu bir beraberliğiniz var. Onu fazla yormayın ve ona her konuda yardımcı olun. O buna layık biri. Uykunuza dikkat edin. Son günlerde kendinizi çok fazla yordunuz.

Bu konuyu yazdır

  Furkan 27 ve 28. ayetler, bizlere neler anlatıyor?
Yazar: halukgta - 08-20-2011, Saat: 10:41 PM - Forum: İslam - Yorum Yok


Bugün sizleri Furkan suresi 27 ve 28. ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayetleri yazalım.


Furkan 27: O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: 'Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım.


28: Yazık bana! Keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim.


Yüce Rabbim e şükürler olsun ki düşünene, aklını kullanana çok şeyler anlatıyor ayetlerinde. Kur’ana başkalarının etkisi altında kalmadan, hurafe inançlara delil aramadan, düşünerek ahhh bir bakabilsek.


Ayetlerden anlıyoruz ki, peygamberimizin tebliğ etmeye çalıştığı Kur’an ayetlerini, bir kısım insan atalarından gelen hurafe, batıl inançlarından vazgeçmeyip, Allahın elçisine uymamış, onunla birlikte olmamış. Fakat bu insanların çok pişman olacaklarını söylüyor Allah. 28 ayette bunun açıklamasını zaten yapıyor ve bu insanların mahşer günü çok pişman olacaklarını, keşke falancanın sözlerine inanmasaydım, onu dost edinmeseydim, onun batıl rivayetlerine kanmasaydım diyeceklerini, şimdiden bizlere hatırlatıyor.

Bu sözleri ve bu inancı, isterseniz herkes kendi nefsinde, günümüze adapte edip düşünsün. Sanırım düşünen, Kur’anı rehber alan, çok dersler çıkartacaktır.


Şimdide bu iki ayeti daha iyi anlayabilmemiz için, derinlemesine Kur’an dan araştırma yapalım, acaba Allah bu ayetlerle bizlere neler anlatmak istiyor ve dikkatimizi çekiyor.


Ali imran 101: Size Allah'ın ayetleri okunurken, üstelik Allah Resulü de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Her kim Allah'a bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir.



Bakın Allah çok dikkat çekici bir söz söylüyor. Allahın elçisi aranızda olduğu halde, yani yaşıyor. Sizlere tebliğ edilen, okunan ayetleri, nasıl olurda inkâr edersiniz diyor. Ayetin sonundaki cümlede önemli. Her kim Allah a bağlanırsa, kesinlikle doğru yola iletilmiştir diyor. Allaha bağlı olmayı yine başka birçok ayetinde anlatıyor ve Kur’an ın ipine sarılın diyordu bizlere hatırlayınız. Ahzap suresi 2. ayette sizce uyacağımız kitap çok açık değil mi?


Ahzap 2: Rabbinden sana ne vahyolunuyorsa onun ardınca git, muhakkak ki, Allah ne yapıyorsanız haberdardır.


Demek ki Allahın elçisinin ve bizlerin ardından gideceği, Rahmanın tebliğ ettiği Kur’an olduğu bu ayette de açıkça belirtiliyor. Dikkat ediniz Rabbim ne diyor? (sana ne vahyolunuyorsa onun ardınca git.) Çünkü bunun açıklamasını da yapıp, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, demiyor muydu bir başka ayetinde? Ama bizler günümüzde öylemi yapıyoruz? Yorum sizlerin.



Yukarıda hatırlattığım Ali İmran 101 ayetinde, peygamberiniz aranızdayken nasıl olurda hala inkâra saparsınız diyordu. Bu inkâr, dikkatle düşünelim, Allahın varlığını inkâr değil, burası önemli. Atalarının dininden, inançlarından hurafe itikatlarından, vazgeçmek istemeyenler. Hatta Allah, peygamberimiz hayattayken aranızda doğacak sorunların çözümü için, birçok ayetinde bahsettiği gibi, hakem olarak peygamberimize gelinmesini ve O hüküm verdiğinde, ona itiraz edilmemesini, uyulmasını söylüyordu. Örnek verelim.


Ahzap 36: Allah ve Resulü, bir işe hükmettiği zaman, mümin bir erkek ve mümin bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.


Nur 51: Allah'a ve aralarında [b]hüküm vermek üzere O'nun resulüne çağrıldıklarında, müminlerin sözleri sadece şunu söylemeleridir: "İşittik, itaat ettik[/b]." İşte bunlardır kurtuluşa erenler.



Yukarıdaki ayetleri anlamaya çalışalım şimdi de. Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman diyor. Burada dikkatle anlamamız gereken, Allah ayrı, resulü ayrı bir hüküm vermiyor. Eğer böyle anlarsak HÂŞÃ‚ peygamberimizi Allahın hükümlerine ortak etmiş oluruz ki, bu ŞİRKTİR. Hatırlayalım Allah elçisine ne diyordu? Sana indirdiğimle topluma hükmet. Hatta indirdiğim hükümlere ilave yapıp, bunlarda Allah katındandır deseydi, onun canını alırdık diye de, bu konuyu iyice anlamamızı sağlamıştı. Bir başka ayetinde yine, sana indirdiğimizi tebliğ et, bunu yapmazsan görevini yapmamış sayarız demiyor muydu? Demek ki peygamberimiz hayattayken, sorunlarımızın çözüm kaynağının hâkimi, danışılacak makam peygamberimiz olduğunu, Allah çok açık söylüyor.


Peki, peygamberimiz vefat etti. Bu durumda ne olacak diye düşünelim şimdide. Eğer peygamberimizin hadisleri var, onlara bakarak hüküm vermeliyiz dersek, iste en büyük yanlışı yapmış ve Kur’an ile aramıza yüksek bir duvar örmüş oluruz. Çünkü peygamberimiz verdiği tüm hükümleri Kur’an dan vermişti.Kur’an ın vermediği hiçbir hükümden, sorumlu olmadığımızı da zaten Kur’an dan ve peygamberimizin hadislerinden anlıyoruz. Birkaç örnek verelim, bakın peygamberimiz ne söylüyor bizlere.


Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. Bazı şeyleri de unutmaksızın size rahmet olması için hatırlatmamıştır, onları da araştırmayın.
Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, sayfa 403


Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kur’an ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kur’an ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
İbni Hişam Siret 4 sayfa 332


Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.
Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20

Sanırım yukarıdaki peygamberimizin hadisleri, çok şeyler anlatıyor bizlere. Tabi anlayana, anlamak isteyene.


Biraz araştırdığımızda, peygamberimizin hadis yazımını da yasakladığını görüyoruz. Bir kısım düşünce, önce yasakladığını kabul edip, daha sonra izin verdiğini söyleseler de, dört halife devrinde de, bu yasakla mücadele ettikleri, daha sonra toplanan birçok hadis kaynaklarından anlaşılıyor. Hadis yazımına, dinin mezheplere ayrılmasından sonra, hız verildiğini görüyoruz.


Allah emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım demiyor mu bizlere? Hadis konusunda da mezheplerde birliktelik olmayıp, aynı konularda dahi mezheplerin, farklı inandıkları ve peygamberimizin sözlerini farklı naklettiklerini açıkça görüyoruz.


Hadisleri hatırlayınız, hepsi bir rivayete göre diye başlar. Din ve iman rivayetle değil, Kur’anın kesin hükümleri ile yaşanır, çünkü Allah elçisi de öyle yaşamıştı. Kur’anı ben koruyorum diyen Rabbim, acaba günümüze kadar gelen onca rivayet bilgiyi, hiç değişmeden kimlerin koruduğunu sormak lazım. Tabi işin kolayını bulanlar, hadisleri de Allahın koruduğunu söyleyerek, çok büyük bir yanlışa imza atmışlardır. Sormak lazım, hangi mezhebin hadisleri koruma altındadır acaba? İşte büyük, derin dipsiz bir kuyu.



Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için Kur’an dan örnek vermek istiyorum. Peygamberimize bir konu hakkında danışmaya gelen Yahudiler için, bakın Rabbim ne diyor.



Maide 43: İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen [b]hükümden yüz çeviriyorlar. Bunlar inanan kişiler değillerdir.[/b]



Aslında yukarıdaki ayet, bizlerin günümüzde hakem olarak, neyi kabul etmemiz gerektiğini çok açık anlatıyor. Yahudiler ellerindeki Allahın kelamı Tevrat ı, günümüzde bizlerinde yaptığı gibi, bir kenara bıraktığı belli oluyor. Hurafe ve atalarının yanlış itikatlarının ardı sıra gittikleri çok açık. Bir konuda peygamberimize danıştıklarında da, Allahın ikazı çok düşündürücüdür.

Onlar elleri altındaki benim gönderdiğim rehbere, Tevrat a bakmayıp, nasıl olurda sana geliyorlar diyor Allah.

Daha sonrada senin sözlerine de inanmayıp, yüz çeviriyorlar diyor. İşte Allahın ayetleri o kadar çok örneklerle dolu ki, yeter ki biraz düşünelim.



Bu ayetten de anlaşıldığı gibi, peygamberimiz her konuda Kur’an dan hüküm çıkarmış ve sorunlara çözüm bulmuştur. Çünkü yukarıdaki ayette, Yahudilere gönderdiği Tevrat a bakmamalarını, ona danışmamalarının yanlışlığından bahsediyor Allah. Dikkat edin Musa peygamberimiz hayatta değil. Allah onun sünnetine, hadislerine bakın demiyor. İşaret ettiği, danışılmasının istendiği, kendisinin indirdiği Tevrat.


Şimdide aşağıdaki ayetler üzerinde dikkatle düşünelim. Çünkü aşağıdaki iki ayette, peygamberimizin yalnız ve yalnız, Allahın indirdiğiyle, yani Kur’an ile hükmetme görevi aldığını görüyoruz.


Maide 49: Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için diye onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır.



Maide 50: Onlar hâlâ cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah'tan daha güzel olan kimdir?


Tüm bu ayetleri apaçık okuyup tebliğ aldığımız halde, adeta cahiliye döneminde olduğu gibi, peygamberimize iman etmek istemeyen, atalarının inançlarından vazgeçmemekte ısrar edenler gibi, değil miyiz bizlerde bugün. Allah kesin bilgiye inanan bir toplum için HÜKMÜ ALLAHTAN DAHA GÜZEL OLAN KİMDİR, diyen Yüce Rabbimin lütfen sözlerini işitelim. Daha sonrada günümüzde yaptığımız yanlışlar ile karşılaştıralım.


Peygamberimiz yaşarken, tartıştığımız herhangi bir konuda ona gidilmesini istiyordu, ona müracaat etmemizi ve onun verdiği kararlara uymamızı istiyordu Allah. Çünkü peygamberimiz bizzat Allahın kontrolünde olup, ona da yalnız Kur’an ile hükmetme görevi vermişti. Hata yapmasını önlüyor, hata riskini sıfıra indiriyordu. Yukarıda verdiğim Yahudilerin ellerindeki Tevrat a danışmadan, peygamberimize geldikleri ayeti hatırlayınız. Allah ne diyordu onlara?



(Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar. )


Demek ki onlarda bizlerin Kur’anı devre dışı bıraktığımız gibi, Tevrat ı devre dışı bırakıp, hurafe inançlara inanır olmuşlar ki, Allah bakılması gereken başka bir kaynak önermiyor, dikkat ederseniz. Elinizdeki Tevrat a bakın diyor.



Peki, bu durumda yani peygamberimiz hayatta yok, din ve iman adına danışacağımız rehber ne olmalıdır? Sanırım yukarıdaki ayet bunu çok net anlatıyor. Anlamayana, anlamak istemeyene sözüm meclisten dışarı.


Şimdide bir başka örnekle konuyu anlamaya çalışalım. Kur’an a baktığımız, danıştığımız halde, ayrılığa düştüğümüz bir konuda, nasıl hüküm vereceğiz? Tabi bu genel İslam hukuku değil, onlar açık ve nettir tartışılmaz uyulur. Kişisel bir konuda aramızda anlaşamadığımız, tıpkı tartıştığımız sitelerde, bir konuda farklı düşündüğümüz, Kur’an dan farklı anladığımız gibi. İşte onu da elbette söylüyor Rabbim. Çünkü her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdim, yeter ki düşünün, aklınızı kullanın diyor.



Şura 10: Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a mahsustur. İşte, bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yönelirim.



Ne dersiniz, sizce her şey çok açık değil mi? Bizler din ve iman adına, anlaşamadığımız bazı konularda, bırakın hükmünü Allaha bırakmayı, birbirimize tahammül dahi edemeyip, saygısızca küfürlerle birbirimizi kırmıyor muyuz? Hâlbuki hangimiz birbirimizden sorumluyuz ki? Hangimiz bir başkasının yaptığından hesaba çekilecek? İşte Allahın öğütleri, işte bizlerin gittiği yol. Peygamberimizin İslam ı anlatırken takındığı tavırla, bizlerin birbirimize gösterdiği tavır, birbirine benziyor mu? Sizce bizler Allahın istediği yolu, takip ediyor olabilir miyiz?



Allah yüzlerce ayetinde, bizleri Kur’an a yönlendirmiştir. Fakat bizler ne yazık ki, cahiliye devrini aratmayan inançlarımızla, peygamberimizin adını kullanıp, ona adeta iftiralar atarak, İslam inancına hakkı, batıl ile karıştırmışız.


Elbette peygamberimizin hayatı, yaşamı, Kur’anı hayatına geçirdiği hadis örnekleri, bizler için ibrettir, ondan gereği gibi yararlanmalıyız. Ama onun adına uydurulan, ona atılan iftiraları da, yine KUR’AN ile ortaya çıkarmak, onun ümmeti olan bizlere düşmektedir.



Gelin peygamberimizin üzerinden yayılan, ama asla onun sözleri olmayan bilgileri, hadisleri elimizdeki FURKAN ile temizleyelim. Böylece onun gerçek ümmeti olduğumuzu gösterelim.


Sizlere günümüze kadar gelen hadis konusunun, önemini anlatabilmek için, bir örnek vermek istiyorum. Hatırlayınız, peygamberimizin veda hutbesini yaklaşık yüz bin kişinin izlediği söylenir. Veda hutbesini bu kadar kalabalık izlemesine rağmen, günümüze kadar 7 den fazla, birbirinden farklı konuların yazdığı veda hutbesi ulaşmıştır. Düşünün lütfen, yüz bin kişinin izlediği bir konuşma, bilgi bu kadar farklı günümüze ulaşmış ise, iki ya da üç kişinin kendi arasında konuştukları, acaba günümüze nasıl ulaşmış olabilir, işte bunun yorumunu da sizlere bırakıyorum. Çünkü herkes kendi inancından, yaptıklarından hesaba çekilecektir.


Veda hutbesinin içinden bir örnek vermek istiyorum, gerisini lütfen araştırınız. Bakın peygamberimizin bir sözü dahi, nasıl farklı gelmiş günümüze.


—Size iki emanet bırakıyorum. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-an-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.


—Size iki emanet bırakıyorum. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-ân-ı Kerim ve diğeri Ehl-i Beyt'imdir.


—Size bir emanet bırakıyorum ki, ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'an dır.


Sizce hangisi doğru olabilir? Sanırım gönlünü Kur’an ın nuruyla dolduran, gönül gözleri gören, doğrusunu bulacaktır.


Dilerim Rabbimden Kur’an gerçeklerini gören, onun nurunu gönlüne doyasıya alan, hakkı batıl ile karıştırmayan, kulları arasında oluruz.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK














Bu konuyu yazdır

  Tarih: 04-26-2026, 11:27 PM