| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 185 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 182 Ziyaretçi Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 17
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 25
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 38
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 90
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 174
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 347
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 221
|
Keloğlan Ve Pinokyo - Ser...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:22 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 199
|
Dev Hamsi - Serdar Yıldır...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:19 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 192
|
|
|
| Büyüme-9-12 Ay |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:15 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Bebeğiniz 9-12 aylık
Bebeğiniz, her yönüyle büyüyor; bu
büyümeyi neredeyse günlük olrak takip edebiliyorsunuz! Artık kendi
kendine hareket ediyor, emekliyor, ayağa kalkıyor, belki de yürüyor!
Bir
yandan hareketlilikteki artış, diğer yandan katı gıdaların günlük
beslenme içindeki ağırlığının giderek artması, bu dönemin belirgin
özelliğidir. Bir başka deyişle, büyümeyi, özellikle de kiloyu etkileyen
değişkenlerin sayısı giderek artmakta.
Bebeğiniz ne kadar büyümeli?
9
aylık bebekler, ortalama, 8-10 kg arasındadır. Türk çocukları için
belirlenmiş gerçek değerler, aşağıdaki tabloda görülebilir.* İlk
yaşgününde, artık doğum tartısının yaklaşık 3 katına , boyu ise, 75 cm
civarına ulaşmış olacak. Sağlıklı büyüme açısından, tartı ve boy
dışında bir de baş çevresi gelişimine dikkat edilir. Aylık kontrollerde ,
18 aya kadar mutlaka baş çevresini de ölçülür. 6. aydan itibaren baş
çevresi büyümesi yavaşlar. 8. ayda baş çevresi ortalama 44.5 cm, 12.
ayda ise 46.5 cm civarındadır.
Bir önemli hatırlatma, lütfen
bebeğinizin büyüme durumunu başka bebeklerle karşılaştırmayın! Her bebek
ayrı bir bireydir ve herşeyiyle kendine özgüdür. Onu sadece kendi
beklenen gelişim çizgisinde değerlendirin ve az da olsa düzenli büyüme
görülüyorsa, telaşlanmayın.
Bu
bir yıl bir daha hiç yaşanmayacak. Bir daha bu kadar hızlı bir büyüme
gelişme olmayacak. Bundan sonraki yıllarda herşey daha yavaş olacak…
8-12 aylar arası Türk erkek çocukları tartı –boy çizelgesi En azEn fazla9 aylık bebek6700g 64.5cm11300 g 78.5 cm10 aylık bebek6950g 66cm11900 g 80cm11 aylık bebek7200g 67.5cm12200g 81.5cm12 aylık bebek7450 g 68.5cm12500 g 82.5 cm
8-12 aylar arası Türk kız çocukları tartı –boy çizelgesi
En azEn fazla9 aylık bebek6500g 62.5cm10800g 77cm10 aylık bebek6750g 63.5cm11200g 78.5cm11 aylık bebek7000g 65cm11700g 79.5cm12 aylık bebek7200g 66cm12000g 81cm

Bu dönemde bebeğiniz neler yapabilir:
9-10.Ay- uzaktaki bir oyuncağı yaklamaya çalışabilir
- Oturur pozisyondan ayağa kalkabilir
- Yüzüstü pozisyondan oturur pozisyona geçebilir
- Birisine veya bir şeye tutunarak ayakta durabilir
- Bir oyuncağını elinde almaya kalktığınızda karşı koyabilir
- "Hayır" kelimesini anlayabilir fakat her zman uymaz
- Rasgele "anne" veya "baba" diyebilir
- Oyun için el çırpabilir veya el sallayabilir.
10-12.Ay- Eşyalara tutunarak yürüyebilir
- Baş ve parmak uçlarını kullanarak, bir cismi kaldırabir
- Anlı ayakta durabilir
- Top oynayabilir (topu size yuvarlayabilir)
- El çırpma oyunu oynayabilir, el sallayabilir
|
|
|
| Büyüme-5-8 Ay |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:14 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Bebeğiniz 5-8 aylık
Bebeğiniz katı gıdaları bu günlerde
keşfedecek! Bu keşifle birlikte, onda tad duyusunun gelişmeye
başladığını farkedeceksiniz, minik yaratık, yavaş yavaş kendi
kişiliğiyle karşınıza dikilecek. Bu küçük değişiklikler, eğer bebeğiniz
normal sınırlar içinde büyüyorsa çok telaşlandırmasın sizi.
Bebeğiniz ne kadar büyümeli?
Bu dönemde bir bebeğin ortalama tartı artışı ayda 500-750 gramdır. Kemiklerdeki hızlı büyüme bu dönemde yaklaşık 5 cm.lik
bir boy uzamasına yol açacaktır. Aylık kontrollerde, çocuk
hekiminizden, bebeğinizin büyüme eğrilerini size göstermesini isteyin.
Doğumdan bugüne aldığınız yolu görüp, kafanızdaki kuşkuları dağıtmak
için en iyi yol budur. Bilmeniz gereken, 8 aylık olduğunda, bebeğiniz
doğum tartısının yaklaşık 2.5 katına ulaşmış olacaktır.
Bebeğinizin
7-8 aylık büyümesi bundan sonra da böyle devam edeceği anlamına gelmez.
Bundan sonraki aylarda büyüme hızında azalma yada artma olabilir. Hızlı
büyüme, bir kaç ay daha devam edecektir. Ancak, emekleme, yürüme,
konuşma derken, dikkatiniz bebeğinizin tartısından çok uğrayabileceği ev
kazaları konusuna yoğunlaşacaktır.
4-7 aylar arası Türk erkek çocukları tartı –boy çizelgesi En azEn fazla5 aylık bebek5100 g 58 cm9000 g 70 cm6 aylık bebek5500 g 60 cm9600 g 72.5cm7 aylık bebek6000 g 62 cm10250 g 75 cm8 aylık bebek6300g 63cm10900g 77cm
4-7 aylar arası Türk kız çocukları tartı –boy çizelgesi
En azEn fazla5 aylık bebek5000 g 57.5cm8700 g 70 cm6 aylık bebek5400 g 59 cm9250 g 72 cm7 aylık bebek5800 g 60.5cm9800 g 73 cm8 aylık bebek6150g 61.5cm10350g 75cm

Bu dönemde bebeğiniz neler yapabilir:
5-6.Ay- Dik durduğunda başını düz tutabilir
- Oturur duruma çakildiğinde başını gövdesiyle aynı seviyede tutabilir
- Karnının üzerindeyken kollarından destek alarak göğsünü kaldırabilir
- Yardımsız olarak oturabilir
- Dik tutulduğunda bacaklarına bir miktar ağırlık verebilir
- Parmaklarının ucuna veya arkasına değdirilen bir çıngırağı kapabilir
- Ulaşamıyacağı bir yerde duran bir oyuncağı almaya çalışabilir
- İnsan sesine doğru dönebilir
- Agu veya benzeri sesli-sessiz harf kombinasyonlarını çıkarabilir
7-8.Ay- Yardımsız olarak oturabilir
- Ayakta tutulduğunda bacaklarına bir miktar ağırlık verebilir
- kendi kendine bir kraker yiyebilir
- Duyduğu bir sese doğru dönebilir
- Oyuncağını elinden almaya çalıştığınızda itiraz edebilir
- Karın üstü dururken oturur hale geçebilir
- Bir nesneyi bir elinden diğerine geçirebilir
- çeşitli heceler mırıldanabilir
|
|
|
| Büyüme-1--4 Ay |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:13 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Bebeğiniz 1-4 aylık
Bebeğinizin en hızlı değiştiği ve
geliştiği dönemlerden birini yaşıyorsunuz! İlk günlerde tam bir “uyuma
ve emme makinası†olan bu minik canlı, artık yeni tanıştığı bu dünyayı
keşfe başlar ve onun için çok yeni olan "yaşamayı" öğrenmeye başlar.
Dünyayı ilk önce gözleriyle, sonra elleriyle, sonra bacaklarıyla
kaşfetmeye başlar.
Bebeğiniz ne kadar büyümeli?
Doğumun
hemen ardından bebeğiniz bir miktar kilo kaybedecektir. Bu son derece
normal bir durumdur. Endişelenmeyin; 2.Haftadan itibaren günlük 30-40
gram, 1 aydan itibaren de ayda ortalama 800-1000 gram ağırlığında, 2,5-3
cm. de boyunda artış olacaktır. Ancak unutmayın ki bu değerler ortalama değerlerdir ve her bebeğin gelişimi farklıdır.
Bu
konuda son sözü bebeğinizi izleyen çocuk uzmanı söyleyecek,
bebeğinizin, boy, tartı ve baş çevresi gelişiminin sağlıklı olup
olmadığı konusunda sizi aydınlatacaktır.
1-3 aylar arası Türk erkek çocukları tartı –boy çizelgesi En azEn fazla1 aylık bebek3000 g-51cm5750 g 59.5cm2 aylık bebek3600 g 53 cm6600 g 62.5cm3 aylık bebek4150 g 55 cm7500 g 65cm4 aylık bebek4600 g-57cm8250 g 67.5cm
1-3 aylar arası Türk kız çocukları tartı –boy çizelgesi
En azEn fazla1 aylık bebek2950g 50cm5400g 59cm2 aylık bebek3500g 52.5cm6400g 62cm3 aylık bebek4000g 54cm7200g 64.5cm4 aylık bebek4500 g 56 cm8000 g 67.5cm
Bu dönemde bebeğiniz neler yapabilir:
1-2.Ay
- Düz bir yüzeye yatırıldığında kafasını kısa süreyle kaldırabiliir
- Bakışlarını yüze odaklayabilir
- Çıngırak v.b. seslere tepki gösterir
- Yüzünün 15 cm. üzerinde hareket ettirilen nesneyi takip edebilir
- Ağlama dışında sesler çıkarabilir
- Sizin gülüşünüze gülücükle karşılık verebilir
3-4.Ay
- Karnının üzerindeyken kafasını 45-90 derece yukarı kaldırıabilir; kllarından destek alarak göğsünü kaldırabilir
- bir tarafa doğru yuvarlanabilir
- Yüzünün 15 cm. üzerinde hareket ettirilen nesneyi sonuna kadar takip edebilir
- yüksek sesle güler
- iki elini kavuşturabilir
- kendiliğinden güler
- memnuniyetten çığlıklar atabilir
- oturtulduğunda kafasını dik tutabilir.
- küçük nesnelere dikkat gösterebilir
- parmaklarının ucuna oyuncak tutuşturulduğunda onu kavrayabilir
|
|
|
| Büyüme_ Yeni Doğan |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:12 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
ŞAŞIRTICI YENİDOÄžAN
Yeni
bebeğinizi sevmeniz, onun özelliklerini tamamen bilmenizle sağlanır. Bu
bölüm, şaşırtıcı yenidoğanı anlatmaktadır-nasıl davrandığını, nasıl
hissettiğini, nasıl anladığını (sezdiğini) ve sizinle nasıl iletişim
kuracağını. Unutmayın ki, her yenidoğanın duyu (anlayış) gelişiminde ve
davranış şekillerinde aşırı değişimler vardır ve bu yüzden aşağıdaki
tanım yeni bebeğinizin yeteneklerini takdir etmenizi sağlamak için
sadece rehber olarak hazırlanmıştır.
Doğum kanalınızdan
bebeğinizin başı çıktığı zaman, doktor hemen bebeğinizin burnundaki ve
ağzındaki sümüğü emme pompası ile emer ki bebeğiniz ilk nefesini
aldığında bu sümük akciğerlerine gitmesin. Göbek bağının klemplenmesi
(mandal ile bağlanması), ilk ağlayışı ve ilk nefesi kalbinde ve
akciğerlerindeki kan dolaşımında büyüleyici değişiklikler yaratır ve
bağımlı varoluşundan kurtulup kendi gücüyle hayat-veren-oksijenini
hareket ettirmesini sağlar.
Yenidoğanınız, sevmeniz, tutmanız ve
doyurmanız için, gerekiyorsa örtülmüş olarak, doğrudan doğruya
karnınızın üstüne yatırılmalıdır. Bu, dokuz ay sonunda onun ilk
“dışardaki gecesiâ€dir ve o gerçekten bunun tadına varmak ister.
Yenidoğanın Özellikleri
Bebeğiniz
doğduktan hemen sonra kesinlikle kitaplarda ya da resimlerde görülen
model bebeğe benzemeyecektir. Ama ilk anından itibaren o size çok güzel
görünecektir. Yüzü ve gözkapakları şişik, mavimsi ve kanınızla
beneklenmiş olacaktır. Kulakları buruşuk ve sıkıca kafasına bastırılmış
olacaktır. Yumrukları sıkılmış, kolları ve bacakları bükülmüş ve burnu
bir dereceye kadar yassılaşmış olabilir. Buruşuk derisinin vernix
denilen peynirimsi, kaygan bir maddeyle kaplı olduğunu farkedeceksiniz.
Bu, rahimde koruyucu kaplama görevi görür ve ayrıca doğum sırasında
kayganlaştırıcıdır. Kafasının asimetrik şekli ,molding (kafa
kemiklerinin üstüste binmesi) denilen, kafatasının kemiklerinin doğum
kanalınızın çeşitli dışhatlarına uymasını sağlayan bir işlemden
dolayıdır. Doğumdan hemen sonra bu kemikler yuvarlak bir kafa şekli
vermek için eski konumlarını alırlar. Yeni bir bebeğin kafatasının
derisi kabarıktır ve bazen büyük miktarlarda sıvı ve/veya kan toplanması
içerir. Bu toplanmalar, aylarca sürecek fakat sonunda yokolacak küçük
bir yumruya dönüşebilirler. Yenidoğanın sırtında, omuzlarında,
kulaklarında ve yanaklarında lanugo denilen kısa, ipeksi saçlar
vardır. Bu saç birkaç hafta içinde kaybolur. Ayakları gözeçarpan bir
şekilde içeri dönüktür ve bacakları eğilmiştir.
Tam zamanında doğan bir bebek, ortalama 3.400 gr olmak üzere, 2.500-4.000 gr. arasındadır. Boyu 47-52 cm. arasındadır. Kafası
vücüdunun geri kalan bölümlerinden orantısal olarak büyüktür (toplam
ağırlığının üçte ikisi kadar). Bebeğinizin kafası doğal olarak öne
düşmeye eğilimli olacaktır ve bu yüzden ilk ay için dikkatli destek
gerektirir. Bir yetişkinden iki kat daha hızlı nefes alır ve nefes alışı
çok düzensiz olabilir. Kalp atışı da bir yetişkinin kalp atışından iki
kat daha hızlıdır. Devamlı çiş yapıyor gibi görünür ve bağırsak sistemi
çok düzensiz çalışır. Mekonyum denilen ilk dışkısı çok koyu ve
yapışkandır. Bunlar, yenidoğanın bağırsaklarında varolan amniyotik sıvı
ve hücresel atıklardan oluşmuştur ve hayatın ilk birkaç gününde dışarı
atılırlar. Birinci haftanın sonuna doğru dışkısı giderek daha hardalımsı
bir renge döner. Günde 14-18 saat uyur ve genelde 4 saatlik bir zaman
diliminde aşağı yukarı 30 dakika uyanıktır. Bu, daha önce bahsettiğimiz
sessiz uyanıklık evresidir ve bu evre ailesel uyarılara karşı en fazla
alıcı olduğu evredir.
Muhtemelen kendinize soruyorsunuzdur
“Vücuduyla ne yapabilir, ne görebilir, ne duyabilir, ne hissedebilir ve
ellerimde tuttuğum bu küçük insanın vücutsal fonksiyonları nasıl
çalışıyor?â€.
|
|
|
| Yenidoğanın Refleksleri |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:11 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Yenidoğanın Refleksleri
Şimdi de yenidoğanınızın duyusal
uyarıcılara karşılık nasıl hareket ettiğinden bahsedelim. İlk bir kaç
haftada, yenidoğan davranışı, duyusal uyarıcılara karşı yapılan refleks
tepkileri tarafından idare edilir. O, henüz daha yüksek beyin
merkezlerindeki cognitive (bilişsel) seviyede işlem görmüyordur. Yakın
zamana kadar, bütün yenidoğan davranışı, daha ilkel hayvanların
davranışına benzer bir şekilde sadece içgüdüsel olarak kabul ediliyordu.
Yenidoğan davranışının büyük bir çoğunluğunun refleks beyin
merkezlerinden çıktığı doğrudur ama yeni yapılan araştırmalar
yenidoğanın saygınlığını arttırmıştır.
Etki-tepki gelişiminin ilk
ayı sırasında, yenidoğanınız gelecekteki öğrenimi için bir model
yaratmaktadır. Hoş olmayan ve uygunsuz olan uyarıcıları silmek, uygun
olan uyarıcıları kaydetmek ve cevaplamak için seçici olmayı
öğreniyordur. Bu seçicilik yeteneği tercih gelişimine yol açar.
Genellikle birinci ayın sonunda, bebeğiniz kendi tercihlerini
geliştirmiş olmakla kalmayıp onları size de öğretmiş olacaktır.
Yenidoğanınızın sizin çeşitli uyaranlarınıza verdiği tepkiler onun için
olduğu kadar sizin için de bir öğrenme sürecidir. Yenidoğanınızın
refleks davranışı, ne kitaplarda belli yaşlarda yapması gerekenlerin
hepsini yapıp yapmadığını anlayabilmek için sade bir merak olarak
algılanmalı, ne de iyi eğitilmiş bir evcil hayvanınkine benzeyen
insanlıkdışı içgüdüsel bir davranış olarak algılanmalıdır. Bunun yerine,
bebeğinizin çeşitli uyarıcılara karşı verdiği tepkinin gelecekteki
kişilik gelişimi için bir öğrenme ve uyum süreci temeli olduğunu kabul
edin. Çeşitli duyusal uyarıcılara karşı kollarını ve bacaklarını nasıl
hareket ettirdiğini, en çok sevdiği seslerin perdesini ve ritmini,
favori uyuma pozisyonlarını, favori mimiklerini, en çok neresine
dokunulmasından hoşlandığını, nasıl kucaklanmaktan hoşlandığını
bilmelisiniz. Birinci ay ziyaretinde sıklıkla sorduğum soru “Ne
yapıyor?†yerine “Nelerden hoşlanıyor?†sorusudur.
Aşağıda, yenidoğanınızın size göstereceği genel vücut reflekslerinden bazılarının listesi verilmiştir.
Yenidoğanınız,
korkutucu uyaranlara karşı kollarını ileri doğru atarak ve ellerini
sıkarak irkilme refleksi gösterebilir. Bu, güvenlik için annesine
tutunmak ister gibi koruyucu bir refleks olarak kabul edilir.
Ayrıca
yenidoğanınız çok güçlü bir yakalama refleksine sahiptir. Avuç içlerini
veya ayaktabanını okşamak o kadar güçlü bir tepkiye yol açacaktır ki
kendi tutuşuyla havaya kaldırılabilir. Ellere ve ayaklara yapılan
gıdıklayıcı veya acı verici bir uyarı ise hoş olmayan bu uyarıdan
içgüdüsel bir uzaklaşmaya sebep olacaktır.
Yanağını veya avuçiçini
okşamak arama refleksini uyarır. Yanak uyarıcısına doğru ağzını
çevirecek, açık ağzına doğru kolunu bükecek ve sonunda parmaklarını
ağzının içine sokacaktır ki bu zeki yenidoğanınız için büyük bir
başarıdır.
Eğer uyanık bebeğinizi karın üstü düz bir yüzeye
yerleştirirseniz, sırtını kavisleştirmeye ve kafasını yukarda tutmaya
çalışarak kendisini “düzeltmeye†çalışacaktır. Her geçen hafta, sırtını
daha çok kavisleştirecek ve kafasını daha uzun süre yukarda tutabilecek
ve sonunda uzun süredir aranan şnav-sonrası-pozisyonunu başaracaktır.
Yenidoğanlar
bir yerden bir yere hareket etmeye çalışırlar. Yenidoğanınızı bir
masanın üzerinde tutun ve yavaşça ayaktabanlarının üzerine doğru indirin
veya ayak başparmağını yavaşça masanın kenarına doğru değdirin. Yürüme
refleksini farkedeceksiniz; yürümeye çalışıyor gibi görünecektir.
Gövdesinin yılanvari bir hareketiyle ve bacaklarının ve kollarının şnav
hareketiyle kendisini ileri doğru hareket ettirebilir.
Yenidoğanınız
ayrıca çok etkili bir öğürme refleksine sahiptir. Bu reflex sayesinde
boğazındaki herhangi bir maddeyi uzaklaştırabilir ve böylece yemeyi ve
yutmayı öğrenirken boğulmaktan kendisini korumuş olur.
Minik
bebekler de kendilerini aşırı uyarılmadan korurlar. Uygunsuz ve hoş
olmayan uyarı barajı genelde yenidoğanları derin bir uykuya teşvik eder.
(Bu metot bebeğinizi uyutmak için tavsiye edilmez.) Bebeğiniz rahimdeki
devamlı seslere alışıktır; bu yüzden bebeğinizin uyku saatinde sessiz
bir ortamda uyuması için ayakucunda dolaşmak ve çevredeki herkesi
susturmak gerekli değildir.
Hastanedeyken yenidoğanınızdaki bütün
bu nitelikler için bir “his†geliştireceksiniz. Eve dönmeye hazır
olduğunuzda, şaşırtıcı yenidoğanınızın şaşırtıcı bir insan olmaya
başladığını farkedeceksiniz.
|
|
|
| Dokunmanın Önemi |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:10 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Dokunmanın Önemi
Dokunmanın, yenidoğan bebeğinizle iletişimin
ilk yöntemi olduğunu ana tema olarak takdir etmek gerekir. Bu iletişim
sanatını nasıl uyguladığınız , bebeğinizin ilk bir kaç haftadaki
davranışlarını derinden etkileyecektir. Muhtemelen bebeğinizin en iyi
gelişmiş duyu organı derisidir ve bu yüzden uyarımlarınızın çoğunu bu
güçlü alıcı üzerinde yoğunlaştırmanız çok doğaldır. Dokunuş, hem sizin
hem bebeğiniz için bir dildir ve onu nasıl elinize aldığınız ona karşı
duyduğunuz içsel hislerinizin çoğunlukla aynasıdır. Bebeğiniz ona
dokunuş şeklinizden ne hissettiğinizi anlayabilir ve bu davranışı onu
tutuş şeklinizle bir anda değişebilir. Yumuşak, güvenilir, bazen sıkı
bir dokunuş sakinliği ifade eder ve sakinliği bebeğe geçirir.
|
|
|
| Yeni doğanda duyma |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:10 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Bebeğiniz Ne Kadar Duyabilir?
Bebeğiniz doğmadan duyabilir.
Rahminizden çıkan seslerin uyuşturucu özelliğini ve bebeğinizin
vücudunuzun dışından duyduğu ilginç sesleri hayal edin. Yeni doğan
bebeğiniz özellikle yüksek perdeli kadın seslerine ve özellikle
annesinin sesine karşı duyarlıdır. Araştırmalar, annelerin yenidoğan
bebeklerine karşı belirli bir tonda ve sıradan konuşmalardan daha yüksek
bir perdeden konuşmaya eğilimli olduklarını göstermiştir. Bu ilk
diyalogların filme çekilmesi, yenidoğanların annelerin sesinin ritmine
uygun bir ritmde hareket ettiklerini göstermiştir. Yeni doğanın bu
ritmik geribeslemesi, hareketleri ve mimikleri, annenin iletişime
devamını teşvik eder. Sizle bebeğiniz arasındaki bu ilk düet anne-çocuk
iletişiminin devamının temelidir.
Ani, yüksek ve düzensiz sesler
bebeğinizi ürkütürken, yumuşak, sabit ve ritmik sesler bebeğinizi
sakinleştirir. Yeni doğan bebeğiniz babasının sesinden annesinin
sesinden olduğu kadar büyülenmeyecektir fakat babalar için de bu dönemde
işitsel bir iletişim vardır. Düz bir yere uzanın ve bebeğinizi, kulağı
tam kalbinizin üstüne gelecek şekilde göğsünüzün üstüne yerleştirin.
Kalp atışınız ve nefes alma hareketlerinizin birleşiminin bebeğinizi
uykuya geçirdiğini farkedeceksiniz. Bu, bütün bebeklerimizle yaptığım
hoşuma giden bir uygulamadır. Bu uygulama, bebeklerin nispeten
gelişmemiş olan motor kapasiteleri yüzünden daha az kıpırdadıkları ve
sokulmaktan daha çok memnun oldukları yenidoğan döneminde en kolay gibi
görünüyor
|
|
|
| Yeni doğanda göeme... |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:09 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Bebeğiniz Ne Kadar Görebilir?
Doğduğunda bir bebeğin gözleri
genelde kapalıdır, gözbebekleri küçüktür ve göz kapakları şişiktir. Çok
yakındaki çok fazla ışıktan gözlerini korumaya çalışıyormuş gibi şaşı
bakar. Yenidoğanın parlak ışıklara karşı olan duyarlılığı, doğumdan
hemen sonra ışıkları kısma geleneğine yol açmıştır. Bu yapıldıktan sonra
gözlerini iyice açar ve dikkatle gözünü dikip bakar. Yeni doğan bir
bebek hareket eden nesneleri en iyi 12 inçlik (30 cm.) bir mesafeden
takip edecektir. Bebeğiniz, ellerinizi, yavaşça bu mesafeden (12 inç-30
cm.) sağa sola hareket ettirirseniz izleyecektir. Kırmızı ve sarı
nesneler ile kontrast oluşturan açık ve koyu renkler çok ilgisini çeker.
Ayrıca yenidoğanların ilgisini renklerden çok çizgi gibi şekiller daha
kolay çeker. Bununla beraber, her yaştaki küçük çocukların en çok insan
yüzü gibi yumuşak ve yuvarlatılmış dış hatlara sahip nesnelere duyarlı
olduğu uzun zamandır biliniyor. Walt Disney de karakterlerinin çoğunu
yuvarlak yanaklı, nispeten daha iri gözlü ve etkileyici gülüşlü çizerek
bu fenomene dikkat çekmiştir.
Bebeğinizin gözlerini görmek için
karşı konulamaz bir isteğiniz varsa, yenidoğan muayenesi sırasında
kullandığım küçük bir hile var. Bir elinizle bebeğinizin kafasını, diğer
elinizle de bebeğinizin poposunu tutarak bebeğinizi 12 inç (30 cm)
kadar göz hizanızın tam karşısında tutun. Uzanır pozisyondan oturur
pozisyonuna getirin veya ani bir duruş yapmamak kaydıyla 180 derecelik
yumuşak bir dönüş yapın. Bu, onun görme sisteminde hemen gözlerini
açtıracak bir reflex yaratacaktır. Doğumda başlayan ve insanların
iletişiminde en ödüllendirici tepkilerden biri olan göz kontağının
önemini yeterince vurgulayamam. Çocuğunuzun gelişimindeki her aşamada bu
konu üzerinde duracağız.
|
|
|
| Yenidoğan Bebeğiniz ve Siz |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:08 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Yenidoğan Bebeğiniz ve Siz
Doğumdan
sonra kucağınıza verilen bebek, artık bir erişkin olmaya programlanmış
bir prototiptir, yani GÖZBEBEÄžİNİZDİR. O ne ana karnındaki anne kanından
beslenen fetüs, ne de sizlerin bir küçültülmüş modeli; kendine özgü
organları, kendine özgü dolaşımı, kendine özgü kanı ile özel bir
canlıdır, SİZİN BEBEÄžİNİZDİR. Anne ve babasından aldığı türü ile ilgili
bir sürü bilgiyle donanmış bebek, kucağınızda biriktirmeye hazırdır. Her
sözü, her duyguyu , her davranışı, her sesi, her rengi, her antijeni,
her dost ve her düşmanı biriktirip zaman içinde 'KENDİSİ' olarak
karşınıza çıkmaya programlanmış elmas parçanız sizin yardımınızla
pırlanta olmaya adım adım giderken ışıltısını elbette en yakınlarında
olanlardan, sizden alacaktır. - Bebeğinizin, önündeki bu
gelişim çağı, bu çocukluk, içinde karşılaşabileceği türlü sorunlar
olabilir. Sorunlar, önce tanınmalı, sonra sağaltım yoluna biran evvel
gidilmelidir. O halde belki yardımı dokunacak akla ilk gelen birkaç
nokta:
- Bebeğinizi kucağınıza alın. Ne hoş kokuyor. Onu
inceleyin; gözleri, kulakları, saçları, başı, göğsü, kolları, bacakları,
poposu nasıl, sizinkine benziyor mu? Emiyor mu, ilk kakasını ne zaman
yaptı, nasıldı? Bu basit gözlemler ile bile binlerce sorun
oluşturabilecek durumun tanınması mümkün olacak, doğumsal anomaliler
dediğimiz bir takım hastalıklar için ipuçları yakalanabilecektir.
Doğumdan hemen sonra doktorunuzun zaten dikkat ettiği bu özelliklere bir
kez de siz bakın.
- Bebeğinizi anne sütü ile ve doğru olarak besleyin, bebeğiniz için bundan iyi bir öğün düşünülemez.
- Bebeğinizin
büyümesini monitörize edin, yani onu ölçtürün, tarttırın, bu ölçümleri
kaydedin ve kayıtlarınızı doktorunuzla diğer çocuklardan elde edilmiş
kayıtlar ile karşılaştırın.
- Hiçbir sorun olmasa bile rutin
doktor ve diş hekimi ziyaretlerinize devam edin. Bu hem doktorun sizi
tanıması hem de sizin gözünüzden kaçabilecek durumların erken tespiti
için değerlidir.
- Çocuğunuz büyürken; ateşi, kusmaları,cilt
döküntüleri, nedenini bilmediğiniz ağlamaları olduğunda doktorunuza
başvurmaktan çekinmeyiniz.
- Çocuğunuza ilaç vermeyiniz, sadece ateşe soğukla yanıt verebilirsiniz; bu da doktora gidinceye kadardır.
- Çocuğunuzu
iyi gözleyin; çişini, kakasının rengini, en son ne zaman tuvalete
gittiğini, kusarak neler çıkardığını, terinin nasıl koktuğunu, nasıl
ağladığını doktorunuz bilmek isteyecektir.
- Çocuk karnım ağrıyor dediğinde üşütmüş veya numara yapıyor olsa bile bunu size doktorunuz söylemelidir.
- Çocuğunuz
çok narin yapılı ve çok değerlidir. Kendinde meydana gelen değişikleri
de çok iyi algılamayabilir. Düşmeler, çarpmalar, çoğu kez
profesyonellerce değerlendirilmelidir.
- Çocuğunuzu evdeki
zehirleyebilicilerden koruyun. Size asla yedirilemeyecek bir şeyin tadı
onun için çok çekici gelebilir. Evde 'hayatın tadını' öğrenmeye çalışan
bir çocuk varken; tüm temizlik malzemelerini, ilaçları, bitkileri, küçük
parçalı her türlü eşyayı ve dokunarak öğrenen bebeğinizden ateş ve
elektriği ondan uzak ve kapalı tutun.
- Çocuğunuzun kasıklarında,
göbeğinde fark edebileceğiniz şişlikler, karın içinde yerleşmesi gereken
yapıların, bağırsakların dışarı çıktığı 'fıtıklar' olabilir. Bunlar
sandığınızdan sıktır. Her durumda doktor yardımı ile
değerlendirilmelidir.
- Çocuğunuzun pipisi, hayaları (testisleri
) ile ilgili en ufak bir şüpheniz olduğunda doktora başvurmaktan
çekinmeyin.( Sık karşılaşılan birkaç durumla ilgili ayrıntılı bilgi
aşağıda verilecektir.) Sünnet cerrahi bir müdahaledir. Mutlaka ehil
kişilerce yapılması gereklidir.
|
|
|
| Sütünüz Yetiyor mu? |
|
Yazar: MaSaL - 09-14-2011, Saat: 05:07 PM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
Sütünüz Yetiyor mu?
Bunu
anlamanın en doğru yöntemi, bebeğin kilo alışının takip edilmesidir.
Tüm bebekler doğduktan sonraki ilk 2-3 gün doğum kilosunun %10 nu
aşmayacak bir miktarda zayıflayabilirler. Bu vücutlarındaki hafif ödemin
(şişmenin) çözülmesi sonucunda oluşan bir kayıptır. İzleyen birkaç
günde geri alınır. Genellikle bebekler ilk bir haftanın sonunda doğum
kilolarına geri dönmüş olurlar. Kilo artışı bundan sonra başlar. Kilo
artışının nasıl olması gerektiği gibi detaylar başka bir yazı konusu
olacağı için gerektiği kadar olmalıdır diyerek bunu kapatıyorum. Bunu
aylık muayeneye gidilen doktor yeterli olup olmadığına karar verecektir.
Bunu evde izlemenin yollarını kısaca anlatayım.
Yeni doğmuş bir
bebek zamanın büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir. Karnı acıkınca
uyanır, beslenir, altını kirletir, tekrar uyur. Bu ritim işin doğasıdır.
Doğumdan sonraki ilk günlerde 8 ila 15 kez beslenebilir. Beslenme
aralıkları 2-3 saati aşmamalıdır. Yeterli beslenen bir bebek ilk 15-20
gün içersinde gaz pek oluşmadığı için gaz sancısı nedeniyle ağlamaz. Ağlama
ilk günlerde sıklıkla doymamanın göstergesidir. Beslenme pozisyonu
hatalarıyla ve doğum olayının doğası gereği bazen yeni doğan kulak
iltihabı denilen bir durum da oluşabilir. Ağlamanın bazen de nedeni
olabilir. Bebekler gastro-kolik refleks denilen bir olay sonucunda her
beslenme esnasında veya kısa bir süre sonrasında bezini kirletebilir.
Her beslenmenin arkasından kakalı bez almak ishal olduğunu göstermez.
Yeni doğan bebek kakası ilk günlerde koyu ve renk olarak siyaha
yakındır. Bu koyu renkli yapışkan kaka ilk 4-5 gün içersinde bitmelidir.
Daha sonraları anne sütü kakası dediğimiz sarıdan turuncuya değişen
renklerde ve cıvık oluşur. Aralarda sadece çiş ile ıslatılmış bezler de
olabilir. Bebeğin az sayıda bez kirletmesi ve kirlenen bezlerin az miktarda çiş veya kaka içermesi
anne sütünün yetersiz olduğunun bir diğer göstergesidir. Yeni doğan
döneminde günde 7-8 bez değiştirmek normal kabul edilir. Sayı bundan
daha fazla olabilirse de daha az olması pek beklenmez. Burada bilinmesi
gereken başka bir konu da seyrek kaka yapmak da her zaman bir sorun
olmadığıdır. Bazı yeterli beslenen bebekler de az sayıda kakalı bez
kirletebilirler. Çişli bezler de sayılmalıdır. Hazır bezlerde bunu
anlamak zor olabilir. Bebeğin altındaki bezi kullanılmamış bir bezle
ağırlık yönünden kıyaslanması yararlıdır. Anne sütü ile beslenen bir
bebeğin çok sıcak havalar dışında ayrıca su almasına gereksinimi yoktur.
Anne sütünün büyük bir bölümünün su olduğu bilinmelidir. Çişli bezlerin
olması suyun da yeterli olduğunu gösterir. Ağzını temizlemek için veya
kustuğu durumlarda bir miktar sade su verilebilir. Şeker katılması arzu
edilmez zira şeker bebeğin iştahını kesebilir. Bebeğin emme esnasında
sütü yutma sesi duyulabilir. Sessiz bir odada emzirirken bebeğin sütü
emerken yuttuğunu dinleyebilirsiniz. Emzirdikten sonra anne memelerinin
gerginliğinin azalması, yumuşaması gerekir. Süt ile dolan memeler gergin
ve ağrılı olur. Bebek emerek bunları boşaltmalıdır. Bebeğin genel
olarak derisi dolgun ve gergin olmalıdır. Yeterli beslenen bebeğin karın
derisi elle tutulup bırakıldığında süratle eski haline döner. Yeterli
beslenemediğinde deri gerginliği azalır. Deri hamur kıvamına gelir.
Tutup bırakıldığında eski haline yavaş döner. Ayrıca kalınlığı dolgun
olmalıdır. Küçük ve zayıf doğmuş bebeklerde deri incedir. Beslendikçe bu
artar.
Anneler için dikkat edilerek, görüldüğünde doktorlarına iletmeleri uygun olan durumlar şunlardır. - Bebeğin emzirme işleminin toplamda 8-10 dakikadan az sürmesi. Bebeğin kısa sürede emmeyi bırakması,
- Emzirdikten sonra memelerin boşaldığı hissinin alınmaması.
- Bebeğin genel olarak uyuklaması ve gevşek durması,
- Günde 6 dan daha az çiş veya kakalı bez kirletmesi,
- Günde an az bir kakalı bez olmaması veya doğumdan 5 gün geçmesine karşın anne sütü kakası görülmemesi,
- Derisinin elastikliğinin az olması,
- Emzirirken yutma seslerinin pek duyulmaması.
Bu
belirtilerin görülmesi anne sütünün yetersiz olduğunun işareti
olmayabilir. Fakat dikkat edilmesi ve doktor tarafından
değerlendirilmesi uygun olan durumlardır.
|
|
|
|