:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,694
» Son Üye: ymptk22
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,566

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 194 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 189 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
9 saat önce
» Yorumlar: 0
» Okunma: 15
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 22
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 52
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 47
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 48
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 69
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 107
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 190
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 359
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 236

 
  Eğitim mi yoksa Karakter mi?
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 12:53 PM - Forum: Genel - Yorumlar (2)

Padişah vezire sormuş:
vezir! demiş cibiliyetmi egitim mi ?
-eğitim mi önemli cibiliyet (soy-sop-mezhep) mi?
vezir düşünmeden cevap vermiş:
-cibiliyet padişahım.
padişah memleketin her yerine tellallar çağırtmış.
-duyduk duymadık demeyin en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın... en iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış. padişah hayvan eğiticisine sormuş:
-bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?
-altı ayda öğretirim padişahım.
altı ay dolmuş, huzura alınmış. padişah:
-öğrettin mi?
-öğrettim padişahım.
saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş; padişah yine vezire sormuş:
vezir! demiş. -eğitim mi önemlidir cibiliyet mi?
vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış. tabi altı aylık eğitimde boşa gitmiş.
vezir cevap vermiş.
-cibiliyet padişahım. Önüne bir fare düştüğünde, eline bir fırsat geçtiğinde, çıkarı için vatanını satmaktan,halkını harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli kedilerden, Rabbimiz bu memeleketi, bu milleti muhafaza kılsın.

Aminnnn

:wink2: :wink2: :wink2: :wink2: :wink2:

Bu konuyu yazdır

  3 yumurta ve 750 $
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 12:21 PM - Forum: Fıkra Genel - Yorumlar (5)

Yeni evlenen mutlu çift odalarına

çekilirler. Damat Bey yeni karısına : " Senden bana

söz vermeni istiyorum. Başucumda duran bu
...
komidinin ilk çekmecesini hiç açmayacaksın ve bana

da hiç bir zaman bunu sormayacaksın. " Karısı söz

vermiş ve aradan 10 yıl geçmiş. Kadın merakdan

çıldırıyormuş.

Artık dayanamamış ve sözünü unutup çekmeceyi açmış.

Çekmecede 3 yumurta

ve 750 $ görmüş. Kocasına

merakını yenemediğini anlatmış ve ne olduğunu

sormuş.Adam " Madem gördün bende sana anlatayım o

zaman.Evlendiğimiz gün kendi kendime karar

verdim.Seni her aldattığımda çekmeceye bir yumurta koydum. "

Kadın kocasının 3 kaçamağını affetmiş. Ve tekrar sormuş "

Peki o 750 $ ne için ? " Adam : " Yumurtalar çekmeceye

sığmayınca onları satıp dolar

aldım. " :duh:

:hayir: :hayir: :hayir: :hayir: :hayir:

Bu konuyu yazdır

  Bütün erkekler aynısınız :))
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 12:16 PM - Forum: Fıkra Genel - Yorum Yok

Newyork'ta ikiz kuleler yıkılmadan önce bir adamla bir kadın kulelerin tepesinde akşam yemeği yiyorlarmış. Romantik bir yer, ortam süper, Newyork acayip güzel, kemancılar, yemek... her şey süper... kadın mest... başlamışlar muhabbete.. adam konuştukça kadın hayran, adam konuştukça kadın hayran.. adam en sonunda konuyu yatağa getirmiş:
-Yatalım mı? demiş..
Kadın, birden ayağa kalkmış;
-Lanet olsun size, bütün erkekler aynısınız.. aklınız fikriniz yatakta deyip kendini camdan aşağıya atmış..

65. katta bir İngiliz camı açmış hava alıyor.. bi bakmış ki kadın düşüyor.. kadını belinden yakalamış..;
-Napıyorsun? demiş.. Kadın ağlamaklı;
-Yaşamak istemiyorum.. demiş.. İngiliz;
-Olur mu hiç, hayat güzel, bak, seninle Londra'ya gideriz..
Kadın;
-eee sonra? demiş..
İngiliz;
-Orada benim şatom var
- eeee sonra?
-Atlara bineriz, av partilerine katılırız..
-eee, sonra?
-en güzel viskileri içeriz
- sonra?
-Şöminemizin karşısına geçeriz..
-eee?
- sonra da yatarız .. demiş İngiliz..
Kadın yeniden ağlamaya başlamış;
-Allah kahretsin, bütün erkekler aynısınız, lanet olsun, aklınız fikriniz yatakta, demiş ve atmış kendini camdan aşağı..

45. katta bir Fransız balkonda hava alıyor.. bir bakmış kadının biri düşüyor, hemen kadını belinden yakalamış;
-Napıyorsun? demiş..
Kadın ağlamaklı;
-nefret ediyorum, yaşamak istemiyorum, hayat çok kötü demiş..
Fransız;
-olur mu.. hayat çok güzel.. seninle Paris'e gideriz..
-eee, sonra??
-cafelerde otururuz..
-ee, sonra?? demiş kadın..
-şanzelizede otururuz..
- sonra??
-en güzel yemekleri yeriz.. en güzel şarapları içeriz..
-eee??
-sonra, müzeleri gezeriz, elele tutuşup Eyfel'e çıkarız..
-eee,sonra?? demiş kadın..
-ordan benim çiftliğime geçeriz..
-eee,sonra??
-yıllanmış bi şarap açarız..
-sonra??
-şarabımızı içeriz..
-eee??
-sonra da yatarız.. demiş Fransız..
kadın yine ağlamaya başlamış;
-lanet olsun size.. bütün erkekler aynısınız, aklınız fikriniz yatakta, deyip kendini tekrar camdan aşağıya atmış...

18. katta Temel balkonda hava alıyor... bir bakmış kadının biri düşüyor, yakalamış belinden hemen;
- ne ediysun?? demiş..
kadın ağlamaklı;
-yaşamak istemiyorum.. demiş..
Temel;
-olur mu, hayat çok güzel daa.. demiş..
-seninle Karadenize gideriz..
-ee, sonra??
-ee,
- çay toplaruk..
-ee, sonra??
-yaylaya çıkaruk..
-ee, sonra??
-ee, horon teperuk..
-ee, sonra??
-baktuk sıkılduk,deniz kenarına ineruk..
-ee, sonra??
-denize açıluruk..
-ee, sonra??
-ee, hamsi tutaruk..
-ee, sonra??
-hamsi tava yeruk..
-ee, sonra??
-hamsi buğlama yeruk..
-ee, sonra?
-hamsikoli yeruk..
-ee, sonra??
-hamsili pilav yeruk..
-ee,sonra
-hamsi çorbası içeruk..
-ee, sonra??
-hamsi reçelu yeruk..
-ee,sonra??
-hamsili ekmek yeruk...
-ee, sonra??
-hamsi çorbası içeruk..
- eeee, yani yatmıycak mıyız..? demiş kadın.
Temel kadına bakmış;
-Orospii!!! demiş, atmış kadını aşağıya...




:lol: :lol: :lol:

Bu konuyu yazdır

  Babam
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 12:11 PM - Forum: Fıkra Genel - Yorumlar (7)

Telefon çaldı. Okul müdürü açtı.İncecik
bir çocuk sesi:
- Müdür bey,bizim oğlan bugün okula
gelmeyecek. Biraz hastalandı da...
- Peki, siz kimsiniz ?
- Ben mi..Babam...


:lol: :lol: :lol: :lol: :lol:

Bu konuyu yazdır

  İçinizde bu 3 şeyi taşıyorsanız hayat güzeldir...!!
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 12:01 PM - Forum: Genel - Yorumlar (12)

Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden... sadece birinde şemsiye vardı.
Bu İNANÇ tır.

Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşübileceğini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.
Bu GÜVEN dir.

Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.
Bu ÜMİT tir.

Ve bu üçü varsa hayatınız güzeldir...!

Bu konuyu yazdır

  Canın sağolsun kadınım
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 11:58 AM - Forum: Şiirler - Yorumlar (1)

Tek kelam yetecek
Sabır bitti bitecek
Artık yeter bile diyemiyorum
Kelimlerim yitirmiş manasını
Yüzüm donuklaşmış, kaybetmiş ifadesini
...Olsun diyorum, olsun
Varsın yüreğim taş olsun
Kaybedeyim kendimi
Feda edeyim hayalimi
dinmesin içimdeki sessiz fırtına...
CANIN SAÄžOLSUN KADINIM..!!!

Bu konuyu yazdır

  Babanız öldüğünde büyüyorsunuz..
Yazar: YasSmin - 05-21-2011, Saat: 10:13 AM - Forum: Genel - Yorum Yok

UNUTMAYIN Kİ ;
Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur..
Ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz,işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz.
Çünkü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde.
Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.

Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz,sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.

Babanız öldüğünde büyüyorsunuz..
Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız,takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz,korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.

Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...

Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen,
sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte.

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur...

Bu konuyu yazdır

  Tahtakurusunda antibiyotiğe dirençli bakteri
Yazar: MaSaL - 05-21-2011, Saat: 12:27 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Kanada'da antibiyotiklere dirençli bakteri taşıyan tahtakuruları bulundu. Buluş, daha önce bu tip böceklerin enfeksiyon yayma yeteneğinin bulunmadığına inanan bilim insanlarını şaşırttı.
Kanada'da faaliyet gösteren ''Providence Health Care'' adlı sağlık hizmetleri örgütüne ait, Vancouver kentindeki St. Paul Hastanesi mikrobiyoloğu Marc Romney başkanlığındaki bir grup araştırmacı tarafından bulunan tahtakuruları, bilimi dünyasında şaşkınlık yarattı. Zira bilim insanları daha önce bu tip böceklerin enfeksiyon yayma yeteneğinin bulunmadığına inanıyordu. Kanada'nın Vancouver kentinde bulunan tahtakuruları ve antibiyotiklere dayanıklı bakteri türlerinde görülen artış üzerine konuyu araştırmaya karar verdiklerini açıklayan araştırmacılar, tahtakurularına, Vancouver'ın yoksul bir kesiminde yaptıkları inceleme sonucu rastladıklarını belirtti.

tahta_kurusu_1.hmedium.jpg
Araştırmacıların tıbbi testten geçirdikleri kişilerin eşyaları ve derileri üzerinde buldukları 5 tahtakurusu üzerinde yaptıkları bilimsel araştırma, tahtakurularında, ''Metisilin'' adlı antibiyotiğe dirençli ''Staphylococcus aerus ile vankomisin'' adlı antibiyotiğe dirençli ''enterokoklar'' adlı iki tip bakteri bulunduğunu ortaya çıkardı.
Yaptığı açıklamada, tahtakurularının enfeksiyonlarla ilişkisin bulunmadığı yönünde daha önce yapılan araştırmalar bulunduğunu belirten mikrobiyolog Romney, bu nedenle buldukları tahtakurularının kendisinde şaşkınlık yarattığını söyledi.
Bilim insanları tahtakurularının, hepatit ve HIV gibi kanla bulaşan enfeksiyonlarla ilişkisi hakkında araştırmalar yaptıklarını anlatan Romney, ancak şu ana kadar tahtakurularının enfeksiyon taşıdıklarına ilişkin bir bilginin bulunmadığını bildirdi.
Elde ettikleri bulguların henüz ön veri niteliğinde olmasına karşın, tahtakurularıyla enfeksiyonlar arasındaki bir ilişkiye işaret ettiğini kaydeden Romney, ''Tahtakuruları hepatit B ve HIV taşıyamasalar bile belki de antibiyotiğe dayanıklı bakteriler taşıyabiliyorlar. Belki de Kuzey Amerika kentlerindeki antibiyotiklere dirençli bakterilerde görülen bu büyük artışa neden olan faktörlerden biri de budur'' diye konuştu.

Bu konuyu yazdır

  Meme estetiğinde 'Kaşıkçı Elması' uyumu
Yazar: MaSaL - 05-21-2011, Saat: 12:26 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Meme estetiğinde 'Kaşıkçı Elması' uyumu Sağlık Haberleri

Estetik cerrahlar, meme büyütme ameliyatlarında, meme dokusu ile protezin uyumunun, ''kaşıkçı elması''ndaki pırlanta ve elmas arasındaki uyuma benzetmenin başarılı sonuçlar doğurduğunu söylüyor.
Meme büyütmenin estetik cerrahinin en yüz güldürücü ameliyatlarından biri olduğunu, hastanın ameliyat öncesinde destekli iç çamaşırı kullanmasının, bu operasyon için iyi bir aday olduğunu gösterdiğini anlatan Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Volkan Tayfur, ''Göğüs büyütmede ilk seçenek silikon protezdir, ama bu operasyon kişinin kendi yağ dokusu kullanılarak da yapılabilir. Silikon maddesi insan vücudu ile çok uyumludur'' dedi.
Türkiye'de ''göğüs büyütme'' denilince, akla 'ABD'deki gibi büyük ölçülere sahip olunacağı' şeklinde yanlış bir kanı geldiğini ifade eden Tayfur, ''Oysa bizde güzellik anlayışı doğal ve göze az çarpan olduğu için böyle bir durum söz konusu değil. Çoğu hastamızdaki değişiklik, operasyon sonrasında fark edilmez bile'' diye konuştu.

gogus-buyutme-hatun.widec.jpg
Çoğu kadının, dışarıdan nasıl görünmek istiyorsa buna uygun giysiler seçtiğini anlatan Tayfur, hastaya en uygun ölçüye, ayrıntılı provalardan sonra karar verildiğini söyleyen Tayfur, şu bilgileri aktardı:
''Koltuk altından endoskopik göğüs büyütme ameliyatı zahmetli olmakla beraber hiç iz bırakmaz. Kalan iz koltuk altının en derin yerine gizlenir ve zamanla solar. Hastanın tercihi ameliyatın göğüs başından ya da altından yapılması ise bu yöntemler de uygulanabilir. Hangi yöntem seçilirse seçilsin öngörüşmede yapılan uzun provalarla istenen görüntü ortaya konmalıdır. Bu İşlem tıpkı gelinlik provalarına benzer. İç çamaşırı içine yerleştirilen deneme protezleri ile ayna karşısında çeşitli kıyafetler denenir ve yakışan görüntü ortaya konur. Daha sonra bu boyuttaki silikonun kişinin dokusuna uygun olup olmadığı muayene sırasında titizlikle yapılan ölçümlerle belirlenir. Silikonların boyu, eni, yüksekliği kişinin ihtiyacına göre üç boyutlu planlanarak seçilir. Ameliyat, uyutmadan sakinleştiricilerle (sedasyon) ya da genel anestezi altında yapılır. Ameliyat sonrası aynı gün eve dönülür. Ertesi gün duş alınabilir. İlk hafta biraz şiş olan göğüsler kısa sürede yumuşak ve doğal haline kavuşur.''
Doğru teknikle yapılan ameliyatta süt kanallarının zarar görmediğini ve duyunun kaybolmadığını ifade eden Tayfur, son nesil protezlerin çok uzun yıllar sorunsuz kalabilecek özellikte olduğunu bildirdi. Tayfur, ''Göğüs büyütmede, doğal meme dokusu ile yerleştirilen protezin uyumu, kaşıkçı elmasındaki pırlanta dizisi ile içindeki büyük elmas arasındaki kadar mükemmel olmalıdır. Çevresindeki pırlanta dizisi doğal göğüs dokusunu, içindeki büyük elmas ise yerleştirilen protezi temsil etmelidir'' şeklinde konuştu.
[b]'EŞLERİ DEÄžİL, KADINLAR İSTİYOR'
[/b]Opr. Dr. Volkan Tayfur, kadınların göğüs büyütme ameliyatını eşlerinin değil, kendi istekleri üzerine yaptırdığını belirterek, ''Ancak kendine öz güveni artan kadın daha mutlu oluyor, bu da erkeği olumlu yönde etkiliyor'' dedi.
Artık yeni gelişmeler sayesinde bu tür ameliyatların ağrılı olmadığını, hastanın kısa sürede normal yaşamına dönebildiğini ifade eden Tayfur, Türkiye'nin bu konuda dünyanın en iyi ülkeleri arasında yer aldığını söyledi. Yaş ilerledikçe kişilerin ekonomik durumlarında düzelme olduğunu ve yaşamdan beklentilerinin arttığını kaydeden Tayfur, ''Erkekler dış görünüşleri nedeniyle çok fazla eleştiriye maruz kalmıyor, ancak kadınlarda ileri yaşa bağlı değişiklikler daha fazla göze çarpıyor. Bu nedenle kadınların çok gecikmeden küçük müdahalelerle kendilerini yenilemeleri, mutlu bir evliliğin devamına da katkı sağlıyor'' ifadesini kullandı.
[b]GÖÄžÜS ESTETİÄžİNDE SIK SORULAN SORULAR
[/b]Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Volkan Tayfur, göğüs estetiği konusunda hastaların sıklıkla sorduğu sorular ve yanıtları ile ilgili şu bilgileri aktardı:
[b]-Göğüslerim büyüsün, ama hiç iz kalmasın istiyorum. Yapabilir misiniz?''
[/b]-Evet. Hepimiz sahip olduğumuz güzelliğin doğal ve Tanrı vergisi olmasını istiyoruz. Eşimizin, sevgilimizin ilerde göğüs büyütme yaptırdığımızı anlamamasını istiyoruz. Bu durumda koltuk altından endoskopik büyütme işlemi tavsiye edilebilir.
[b]-Göğüs büyütme istiyorum, ama eşim beğenir mi bilmiyorum.
[/b]-Evet beğenir. Belki farkında değilsiniz, ama eşiniz sizi küçük göğüslü olsanız da beğenmektedir. Erkeklerin çoğu eşlerinin küçük göğüslü olmasını anlayışla karşılarken esas sorun kadının kendini güzel hissetmemesi ile başlar. Tüm gününü dolgulu iç çamaşırı ile mutlu geçiren kadın, eşinin karşısında kendini eksik hisseder. Bu eksiklik kadının kendine güvenini zedeler. Erkekler bunu anlayamaz. Mutsuz kadının karşısındakini mutlu etmesi ne kadar mümkündür? Bu durumda yapılacak iki şey var. Ya küçük göğüslerinizle güzel olduğunuzu fark edin ya da estetik cerrahi size yardımcı olabilir. Birçok erkek ameliyat sonrası oluşan güzel görüntü kadar kadınının güçlenen öz güveninden etkilenir ve mutlu olur.
[b]-270 cc silikon istiyorum. Yapar mısınız?
[/b]-Hayır. Silikon seçimi yalnız toplam hacimle yapılmaz, iş o kadar basit değil. Son nesil damla silikonlar artık eni, boyu yüksekliği farklı şekillerde geliyor. Nasıl her kadının göğüs yapısı birbirinden farklıysa kullanılacak silikon da ona göre seçilmeli. Üç boyutlu planlama gerekir.
[b]-Göğüs büyütme istiyorum, ama doğal durur mu?
[/b]-Bu çok önemli bir konu. Amerika Birleşik devletlerinde çok büyük göğüs tercih ediliyor. Bu aslında kültürel bir farklılık. Çok büyük evler, devasa arabalar, çok kaslı erkekler ve çok büyük göğüsler. Avrupa ve bizde estetik anlayışı ise çok farklı. Biz çok daha zarif şeylerden hoşlanıyoruz. Bu durum göğüs estetiği felsefesinde de geçerli. En önemli kural, doğal göğsün boyutlarına göre silikon protez seçmek. Olması gereken boyutta seçilen protez çok doğal durur.
[b]-Göğüs büyütme ameliyatı süt vermeye engel midir?
[/b]-Hayır, engel değildir. Silikon süt sıvısına hiç temas etmez ve süt kanallarına uzaktır. Silikonun süte karışmaz bebeğe zararı yoktur. Doğru uygulanan tekniklerde süt kanalları korunur ve zarar görmez. Kişi göğüs silikonu ile rahatça süt verebilir.
[b]-Göğüs büyütme koltuk altı dışında nerelerden yapılır?[/b]
-İkinci yöntem göğüs başının, yani ucunun hemen altından damla silikonu yerleştirmek. Burada zaten renk geçişine bağlı doğal bir çizgi var. Buradan yapılan kesik pek görünmez. Üçüncü yöntemse silikon estetiğini göğüs altı çizgiden yapmak. Dünyada en sık kullanılan yöntem budur. Burası da zaten katlantı şeklinde olduğu için çok görünmez. Tüm bunlara muayene sırasında koltuk altı yapısı, göğüs başı genişliği ve rengi, göğüs altı çizginizin yapısı ve ten renginize göre karar vermek en doğrusudur.
[b]-Göğüslerim arasında farklılık var. Meme büyütme ameliyatında düzeltilebilir mi?[/b]
-İki meme arasında ufak farklar bulunması doğaldır ve yalnız bunun için ameliyat olmak gerekmez. Göğüs büyütme için başvuran birçok kişi bu farkları görmemiştir bile. Eğer fark büyükse meme büyütme ameliyatı sırasında düzeltilir. Bu düzeltme yeni izler oluşturmayı gerektiriyorsa ameliyat öncesi planlamada buna beraber karar veriyoruz.
[b]-Silikonu göğüs altına mı, kas altına mı yerleştiriyorsunuz?
[/b]-Her ikisine de. Ayrıca kas zarı altına da yerleştirilebilir. Göğüs dokusu, altına konacak protezi güzelce gizleyecek, yıllar içinde problem çıkarmayacak kadar kalınsa kasa hiç ellemeden göğüs altına koyulabilir. Bu durumda yeni şekil hemen oluşuyor, ağrı da çok az oluyor. Eğer göğüs inceyse bu yöntem ilk aylarda güzel görünse de sonra problem çıkaracağı için yapılması önerilmez.
[b]-Göğüs büyütme ameliyatı olsam sarkma olur mu?[/b]
-Protez boyutu doğru seçilirse, zaten sarkık bir göğüs büyük protezle zorlanmazsa, doğru ameliyat şekli uygulanırsa böyle bir sorun yaşanmaz. Bununla birlikte silikon estetiği yaptırıp yaşlanınca da aynı şekle sahip olacağını düşünmek hayalperestlik olur.
[b]-Protezler patlar mı, 'protezi patladı' ne demektir?
[/b]-Son nesil protezler patlama ve akmaya çok dirençlidir. Üzerine yatmak, sıkmak, düşmek, spor, cinsel ilişki protezleri patlatmaz. Kurşun mermisi ya da bıçaklanmanın silikonu deldiği görülmüştür. Ameliyattan sonraki ilk günlerde aşırı basınç, trafik kazaları protezin patlamasına değil, dikişlerin açılmasına yol açabilir. Bu durumda tekrar dikiş koymak gerekir.
[b]-Daha önce silikon ameliyatı oldum, ama memnun değilim. Düzeltilebilir mi?[/b]
-Evet, düzeltilebilir. Protez çok küçükse daha büyük, çok büyükse daha küçük protezle değiştirilir. Yeri kaymışsa, protez değiştirilmeden düzeltilir. Göğüste sarkma varsa silikon değişmeden toparlama yapılır. Göğüste kırışıklıklar olabilir, protez göze görünebilir ya da dokununca hissedilebilir. Bu durumda hiç kesmeden yağ transferi ile düzensizliklerin giderilmesi sağlanır.''

Bu konuyu yazdır

  Açık sütte bakteri alarmı
Yazar: MaSaL - 05-21-2011, Saat: 12:24 AM - Forum: Sağlık - Yorum Yok

Açık sütte bakteri alarmı Sağlık Haberleri

Hacettepe Üniversitesi’nden bir grup öğretim üyesinin yaptığı araştırmada, 1 mililitre sütte 500 olan kabul edilebilir bakteri miktarının, açık sütlerde 100 binlere ulaştığı belirlendi.
HÜ Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tanju Besler, gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak'ın desteğiyle gerçekleştirdikleri, ''Ankara'da Satılan Sütlerin Mikrobiyolojik ve Besin Değeri Açısından Değerlendirilmesi'' başlıklı araştırmalarının sonuçlarını açıkladı. Prof. Dr. Serhat Ünal, açık, UHT ve pastörize sütlerin besin değeri ve mikrobiyolojik açıdan değerlendirildiğini belirterek, 2001'deki araştırmada 150, 2010'daki araştırmada da 108 örnek incelediklerini söyledi. Uluslararası standartlarda, 1 mililitre sütte kabul edilebilir bakteri miktarının 500 olduğunu ifade eden Ünal, ''Araştırma kapsamında incelenen açık süt örneklerinde bu sayının 100 bine kadar yükseldiği belirlendi'' dedi.

sut_1.hmedium.jpg
2010 yılı araştırma sonuçlarına göre, açık sütlerdeki mikrobiyolojik tablonun daha kötü olduğunu kaydeden Ünal, ''2001 ve 2010 yıllarında topladığımız tüm sokak sütü örneklerinde kabul edilemeyecek miktarlarda bakteri tespit edildi. Hatta 2010 yılında, 2001 yılında rastlanmayan ek bakteriler de gözlendi'' diye konuştu.
Prof. Dr. Ünal, çiğ sütlerin yapısında bulunan koliform bakterilerin her türlü hastalığa neden olabilecek mikroorganizmaları taşıdığını belirterek, şöyle devam etti: “Bu sütler, kesinlikle tüketilmemeli. İnsan sağlığı için çok büyük tehdit oluşturuyor. Alınan tüm önlemlere ve uyarılara rağmen 10 yıllık süreçte sokakta satılan sütlerde hijyen koşullarında hiçbir düzelmenin olmadığını gördük.''
[b]'BESİN DEÄžERİ DE DÜŞÜYOR'
[/b]Prof. Dr. Tanju Besler de söz konusu araştırmada, açık süt vitamin değerlerinin, uluslararası besin kompozisyon cetveline ve ısıl işlem geçirmiş süte göre çok düşük olduğunu söyledi. Açıkta satılan süt örneklerinde, süte yüksek oranda su ve nişasta gibi maddelerin katıldığını belirlediklerini ifade eden Besler, ''2010 yılında incelediğimiz 108 sokak sütünden 34'ünde katkı maddeleri görüldü. 2001-2010 yılları kıyaslandığında katkı maddeleri nedeniyle besin değerindeki düşüşün yüzde 55 oranında arttığı tespit edildi'' dedi.
Besler, sokaktan alınan sütü, 90 ila 95 derecede 10-15 dakika kaynatmanın, mikropların tamamını öldürebileceğini belirterek, şöyle konuştu: ''Ancak süt kaynatılınca sütün içindeki vitaminler başta olmak üzere besin değerleri yüzde 50 ila 90 oranında azalır. Sütten ancak içindeki besin ögeleri korunduğu zaman yararlanabiliyoruz. Örneğin süt, vücutta enerji oluşumu gibi birçok önemli görevi olan riboflovin (B2) vitamini açısından en zengin kaynaklardandır. Ancak açıkta satılan sütün değerleri incelendiğinde bu vitamin değerlerinin beklenenden çok daha düşük olduğu görülüyor. Kaynatma ise açık sütte zaten düşük olan riboflovin değerini daha da azaltıyor. Araştırma sonuçları işlem geçirmemiş, açıkta satılan sütün, besin değeri ve mikrobiyolojik açıdan tüketiminin uygun olmadığını açıkça gösteriyor.''
[b]'UHT'DEN GEÇMİŞ VE PASTÖRİZE SÜTÜN ZARARI YOK'[/b]
Bir gazetecinin, ''Piyasada birçok markanın ısıl işlemden geçirerek, UHT ve pastörize olarak sattığı süt var. Kiminin litre fiyatı 90 kuruş, kimininki 2 TL. Araştırmayı yaparken bunları dikkate aldınız mı? Bu fiyat farkı neye göre belirleniyor? Marka değeri deniyor ama sütün kalitesi ne durumda? Bu konuda hiç mi problem yaşamadınız?'' sorusunu, Prof. Dr. Besler şöyle cevapladı:
''Bu söylediğiniz çok önemli. Ekonomik açıdan bunu sorgulayan çok ciddi bir insan grubu var. UHT teknolojisinden geçen uzun ömürlü sütle pastörize edilen süt arasında teknolojik olarak hiçbir fark yok. Bunu net olarak söyleyeyim. Dolayısıyla teknolojinin fiyat üzerinde herhangi bir ucuzlatmak veya pahalı hale getirmek gibi bir etkisinin olmadığını lütfen kabul edelim. Şunu da net olarak söyleyeyim; O söylediğiniz, düşük fiyatlı sütlerin, genellikle bulunduğu yerlerdeki satış miktarları çok yüksek. Bazı zincirler 1 TL'ye olan sütü o kadar çok satıyor ki. Yani bir anlamda talebin çok yüksek olması nedeniyle fiyatı aşağıda tutabiliyor. Bu sütlerdeki fiyat farkını oluşturan en önemli kısım tam yağlı, yarım yağlı veya yağsız olması. UHT teknolojisinden geçmiş uzun ömürlü sütlerle pastörize edilmiş sütlerin hiçbirisinin sağlık açısından herhangi bir zararı yok.''

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-03-2026, 09:37 PM