:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 151 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 146 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,460
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 34
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 59
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 54
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 118
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 204
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 380

 
  Eski Aşkı Unutup Yeni Aşklara Yelken Açmak İçin 25 Öneri
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:28 PM - Forum: Genel - Yorumlar (2)

Eski Aşkı unutup yeni aşklaramı yelken acacaksınız ama ne mümkün!

Sizin yelkenli çelik halatlarla eski limana demirli vaziyette. Ama üzülmeyin durumunuz ümitsiz değil. Bugüne kadar milyarlarca insan eski sevgilisini karısını kocasını unutmayı başardıysa siz de yapabilirsiniz. Kimse unutulmaz değil. İşte yaranıza merhem olabilecek 25 öneri.

1. Arkadaş kalacağım diye kendinizi kasmayın: Tamam arkadaşça ayrılmış olabilirsiniz. Her ayrılıkta kan dökmeye gerek yok. Ama arkadaş kalacağım diye kendinizi zorlamanız da şart değil. En azından bir süre. Onu görünce kalp krizi geçirecekmiş gibi olmayı bıraktığınızda belki mailleşmeye başlayabilirsiniz.

2. Rastlaşma ihtimali bulunan yerlerde dolaşmayın: Kabul edin içten içe onu görmek istiyor üstelik buna bir de kaza süsü vermeye çalışıyorsunuz. Siz kimi kandırıyorsunuz?

3. Birlikte gittiğiniz mekanlardan uzak durun: Densiz bir garsonun bir tanıdığın gelip de eski sevgilinizin nasıl olduğunu sormasıyla göz yaşları sel olabilir. Dikkat. Ayrıca anılar da üstünüze üstünüze gelebilir. Şurası göz göze geldiğimiz yer diye başlarsınız sonra.

4. Evde ona ait ne varsa kurtulun: Bir şenlik ateşi yakıp törensel bir havayla yok edebilir ya da doğrudan çöp tenekesine gönderebilirsiniz. Kutulayıp kaldırmak da bir yöntem ama o kutu evin bir köşesinde durduğu sürece ruhunuzu rahatsız edecektir benden söylemesi.

5. Onun dinlediği şarkıları seyrettiği dizileri unutun: Playlist’inizden bir iki şarkı eksilse ölmezsiniz ya. Hiç gereği yok. Hatta gidin hiç tanımadığınız dinlemediğiniz şarkıcıların CD’lerini ülkelerin müziklerini satın alın.

6. Birlikte çektirdiğiniz fotoğrafları yok edin: Nedenini uzun uzun anlatmama gerek yok sanırım. Yöntemi seçmek de size kalsın. 4. maddedeki prensibi uygulayabilirsiniz.

7. Evin dekorasyonunu değiştirin: En temizi başka bir semte taşınıp yeni bir hayata başlamak ama ha deyince olacak iş değil. O zaman siz de evdeki eşyaların yerlerini şekillerini değiştirin. Özellikle onun her zaman oturduğu koltuğun yerini...

8. Kullandığı parfümü hayatınızdan çıkarın: Hafızayı en hızlı tetikleyen şey koku alma duyusu. Parfümün kokusunu aldığınız an en mutlu anınıza dönebilirsiniz. Çok tehlikeli!

9. Tatile çıkın: Başka yerlerde başka insanlarla tanışmak kesinlikle iyi gelir. Ama dikkat edin de daha önce birlikte gittiğiniz bir yer olmasın. Tabii bazı bünyeler farklı prensiple çalışıyor olabilir. İnadına gidip anılarınızla yüzleşmek ve onlardan korkmadığınızı kendinize ispat etmek isteyebilirsiniz.

10. Arkadaşlarıyla bir süre görüşmeyin: Kendi arkadaşlarınız size yeter. Hakkında bilgi taşımalarına ağzınızı yoklamalarına izin vermeyin.

11. Özel günlerinizde evde oturmayın: Kanka destek sistemini devreye sokun. Arkadaşlarınıza sığının sizi avutmalarına izin verin. Özellikle yıldönümü onun doğum günü gibi eski özel günlerde evde tek başınıza kalmayın.

12. Telefon numarasını mesajlarını silin: Böylece bir gece vakti içip içip onu aramanız zorlaşır dönüp dönüp gönderdiği aşk mesajlarını okuyup içinizi kanırtmazsınız.

13. Aldığı hediyelerden kurtulun: Tamam o kolye altın olabilir ama ruh sağlığınızdan daha mı kıymetli? Ya satın parasını çatır çatır yiyin ya da birine verin.

14. İyileri değil kötü anıları hatırlayın: Birlikte geçirdiğiniz mutlu günleri anacağınız zamanlar gelecek ama şimdi değil. Şimdilik sadece kötüleri hatırlamaya çalışın ki yelkenleri suya indirmeyin.

15. Yeni bir şeyler öğrenin: Bir kursa filan yazılabilirsiniz. Böylece aklınız başka şeylerle meşgul olur kendiniz için de iyi bir şey yapmış olursunuz. Hem belli mi olur yeni biriyle tanışırsınız.

16. Altı ay uykuya yatın: Şu ana kadar sıraladıklarımın hiçbiri işe yaramadıysa ütopik olmakla birlikte bu seçeneği deneyebilirsiniz. Belki iyi bir uyku çekince hayat daha iyi olur.

17. Kendinizi yenileyin: Sürekli saç şekliyle rengiyle oynamak depresyon belirtisi derler ama her zaman değil. Aynada yeni birini görmek içinizi açabilir.

18. Romantik komedilerden uzak durun: En sevdiğiniz tür olabilir ama bu tip filmler insanı olmayan erkeklere/kadınlara bile aşık etme kapasitesine sahip. Sinemadan çıkar çıkmaz cep telefonuna sarılırsanız telafisi mümkün olmayan hatalara imza atabilirsiniz.

19. Hüzünlü aşk şarkıları dinlemeyin: Bir süre bazı müzik türlerini bazı şarkıcıları hayatınızdan çıkarmanız gerekecek. Örneğin Celine Dion. Gerçi onu kim niye dinler anlayabilmiş değilim ama... Buna karşılık Burak Kut’tan tüm unutmaya çalışanlar için gelsin: Yaşandı bitti saygısızca haydi zıpla...

20. Onu düşünmeye başladığınızda fizik problemi çözün: Tamam kabul ediyorum; bunu ben de yapamam. Ama beynin rasyonel tarafını çalıştırmak için hiç değilse Sudoku çözün bari.

21. Ayakta duramayacak kadar uykunuz gelmedikçe yatmayın: Uykunuz kaçınca onu düşünmeye başlarsınız onu düşününce zaten uyku gelmez.

22. Evdeki battaniyeleri yok edin: O melankoliyle altına girmeye kalkarsanız uzun süre çıkamazsınız.

23. Second Life’ta yeni bir siz yaratın: Değişim her zaman içten dışa olmaz. Girin Second Life’a yaratın şöyle alımlı yakışıklı seksi işinde başarılı bir karakter. Elinizi sallasanız ellisi. Bu gazla gerçek hayatta da engel tanımazsınız artık.

24. Extreme sporlara başlayın: Can derdine düşünce eski sevgilinin acısı kalmaz. Aman dikkat adrenalin bağımlısı olmayın.

25. Yeni bir sevgili bulun: Eveeet geldik meselenin özüne. Önceki maddeleri de uygulayın tabii ama eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu yenisini bulmaktır. Ama tabii burada zamanlama ve kimi seçtiğiniz çok önemli. Öyle birisini bulmalısınız ki aklınızı başınızdan alsın. Aksi halde kimse onu unutturamıyor diye paniğe kapılırsınız. Yok öyle bir şey tabii. Vallahi yok.

Bu konuyu yazdır

  Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun…
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:18 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (2)

[INDENT]

Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun

Gidiyorsun ya bilmem kaçıncı kez… Bittim sanıyorsun.. Yanılıyorsun vefasızım.. Yanılıyorsun…

Sen benim yüreğimde, ben istediğim için güzeldin.. Ben istediğim için görüldü onca rüya.. Onca hayallere ben istediğim için ev sahipliği yaptı bu yürek… Ben var ettim seni içimde, ben yücelttim, ben… Ben istediğim için senin gözlerinde geldi baharların en güzeli, ben istediğim için en mavi umutlar senin oldu… Sana geldi tüm yollar… < Kader > dedim sana… Değildi vefasızım, kader değildi.. Ben istediğim için koyduğun noktalara hep bir virgül eklendi…

Baş kaldırıyorum şimdi asi sevdana, isyanlarım diz boyu… Sana yüreğime hükmetme hakkını vermiyorum… Alıyorum elinden aşkın kural tanımaz taraflarını, sana bırakmıyorum hatıralarımı… Yokluğum yakacak ya canını eskileri andıkça, ben yanmayacağım yokluğunda… Akıllı adamın işi değil aşk… Hep duygularım hükmetti hayatıma… Artık sıra mantığımda… Orada bitiriyorum seni önce.. Can evinden vuruyorum seni, yokluğunu umursamıyorum… Maske takmaktan da vazgeçtim… Seni en uç noktada, beynimde bitiyorum..


Biliyorum ki ben var ettim bu aşkı… Seni kurdum önce hep aklımda, sonra yarattım, ezberlettim yüreğime… İnce ince işledim nakış gibi, var olduğun sürece varım dedim… Şimdi yoksun.. Yokum… İzin vermiyorum canımı yakmana, bu hakkı tanımıyorum sana.. Nasıl başlattıysam işte öyle bitiriyorum.. Şimdi son kez anıyorum seni, son kez kaçamak dokunuşların geliyor aklıma ve yüzüme düşen saçlarımın arasından sana baktığımda, kaçamak bakışlarını yakaladığım anları son kez anıyorum… Zorluyorum kendimi <hadi biraz daha hatırla> diye… Öpüşlerini hatırlıyorum, ama eskiden hatırladığım gibi olmuyor, sadece hatırlanıyor işte sözüm ona… Hissedilmiyor… Yapıyorum işte, bununda üstesinden geliyorum… Bitiriyorum… Öyle ki azar azar yok ediyorum benliğimde… Bir kadeh içki alıyorum masama, boğuyorum seni…Can çekişlerini görüyorum şimdi…. Diz boyu yardım çağrıların uğulduyor kulaklarımda…. Kurtarmıyorum… Bilmediğin bir şey var, onu da ben hatırlatıyorum… Kadehlerde boğulanlar, dönemezler boğanlarla aynı masaya… Ölüyorsun işte ve ben umursamıyorum…
Dedim ya, kafama göre rast gele seçip, tüm haklarına el koyuyorum….

Kimin yüreğinden kimi kovuyorsun…
[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Şimdi Gidebilirsin...Bir Cümlelik...
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:13 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (2)

Ağzıında bulunan son harfleri döktün dilinden. Şimdi gidebilirsin bir cümlelik yanımdaydın zaten.. ....


Gitmeyi göze alana “KAL” diyememki “kal” desem kalan sen olmazsın. Sen gitmeyi göze almışsın. Zoraki kalmalar gitmekten kötüdür. Bir “git” dememe bakıyorsa gözlerin gidebilirsin.. elbet bir sabır dikilir alın yazıma. Kaf dağından ödünç aldığım gülmelerimi oturturum yanaklarıma. Sana söylenecek tüm sözlerimin celladı olurum. Öldürürüm kelimelerimi. Gidebilirsin.. Kasvete bulanmış bir hava çökse de yarınlarıma ben dünlerime sarılırım. Oysa kahrı karalamıştık birliğimizde şimdi gitmeler sıkıştıysa düşlerine gidebilirsin..

zaman bir meltem hızında üst üste devriliyor ve gidiyorsun.. gidişinle hayat istasyonumdan mutluluğa giden trenler arasındaki yerim siliniyor. Dev günler ardında bir karınca gibi yok oluyorsun


düşlerimden vurgun yedim. Şimdi ne İstanbul u konuşturacak kadar güçlüyüm ne de içimdeki yarayı susturabilecek kadar deli. Gözyaşlarımı ceplerimden çıkarıp gözlerime astıysam kime ne ki? Ben ki; yitirdiğimi bulmak için yumdum gözlerimi. Senden önce çakıldı yüreğim yere. TERS NOKTASINDAN HAYATA SOBE..
iyi de ben seni yakalamak için oynadım bu saklambacı. Karşıma yakalanmış durumda çıkan hayat niye? Yitirdiğim bu saklambacın neresinde?


Hecelerimde saklı birisin artık . harfsiz bir isim , en bildiğim yanımın en meçhul ünlemi.. gitmeliydin.. Nefeslerimin yarım ve hayatın un ufak olduğu bir anda HİÇ GELMEDİÄžİNİ öğrendim. Ve siyah beyaz hüsran doldu avuçlarıma. gidişinin şarkısı çalınmaz artık; gelmeyişinin ağıtları yakılır mısralarımda. Peki bu gelmeyiş neden gelmişlikleri barındırdı yüreğimde? Yoksa gelmemiştin de benden mi gizlemiştin ? yada geldin sandığımda sen çoktan gitmiş miydin??

Bu konuyu yazdır

  Ve Sen Kaçtın Masalımdan
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:06 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (4)

Bir masala başladım, seni kahramanım seçtim sevgili. Her kahramandan daha cesaretli, her kahramandan daha kahraman. Bir seni, birde beni koydum içine. Masal buya sende kahraman. Hergün yeni bir sefere çıkıyordun. Giderken minicik bir buseyle “döneceğim bekle” diyordun. Bende inanırdım masallara. Dönersin diye yolunu gözlerdim. Her defasında da dönerdin, beni bıraktığın gibi severdin. Ama bir gün kaçtın masalımdan sevgili. Giderken döneceğim demiştin… bekledim ama gelmedin… Masal buya sende kahraman meğer her gidişinde yeni bir kucakta yeni bir nefes ararmışsın, dikiş tutturamayınca tekrar bana kaçarmışsın. İnanmamak lazımmış aslında masala değil sana…

Kaçarken masalımdan geceleri bıraktın bana düşünmek için sabahı olmayan geceleri, güneş doğmasına rağmen bitmeyen geceleri. Fazlaydı bana bıraktıkların yüklediklerin ağır geliyordu omzuma sevgili. Sana bırakmak istedim. Bırakıp kaçmak istedim son kez. Bir daha ardıma bakmamacasına koşacaktım, kaçacaktım. Tıpkı bir masaldan kaçan kahraman gibi. Ama yapamadım. Hergün bıraktıklarına bakmak için geri döndüm ve hergün seni tekrar gördüm, tekrar öldüm sevgili.

Hani derler ya her biten sevda için gökyüzünden bir yıldız kayarmış, her biten sevda için bir melek ağlarmış. Kaç tane yıldız kaydı yüreğimden, kaç melek ağladı sayamadım… Her ağlayan meleğe birde ben ağladım.

Geceler bitmek bilmedi, güneş doğmak istemedi yine meleklerin ardından. Dalgalar vurmaz oldu kıyılarıma. Bir damla yağmur yağmaz oldu çatlamış toprağıma. her kapımı çalan siyahlar içindeydi, matemdeydi. Herkes ağladı sevdama, bitmek istemeyen karadevdama. Bir sen duymadın sesi, bir sen görmedin ensendeki nefesi…

Ve kaçtın masalımdan sevgili, masal sandığım hayatımdan, yüreğimi kanatarak, sevdamı acıtarak…

Bu konuyu yazdır

  Ayrılmanız İçin 12 İyi Neden
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 11:01 PM - Forum: Genel - Yorumlar (4)

[INDENT] İlişkinizde ayrılmak için henüz erken olduğunu düşünebilir ve durumu kurtarmak için elinizden geleni yapabilirsiniz. Ama boşa kürek çekmeye de gerek yoktur, çünkü bu ilişkinin yürüyemeyeceği her halinden bellidir. İşte ayrılığın zamanının geldiğini gösteren bazı belirtiler.

1. Her yaptığı sizi rahatsız ediyorsa…


2. Aptalca şeyler yüzünden sık sık kavga ediyorsanız…

3. Kavga etmeden iletişim kuramaz hale geldiyseniz. Kavga sırasında sürekli geçmişten bahsediyorsanız…

4. Aynı problemler yüzünden sürekli tartışıyorsanız…

5. Artık birbirinize saygı duymuyorsanız…

6. Birlikte eğlenmiyorsanız…

7. Cinsel açıdan size çekici gelmiyorsa…

8. Aşkınızın ve umudunuzun bittiğini düşünüyorsanız…

9. Hayattaki değerleriniz ve idealleriniz birbirinden farklıysa…

10. Başka kadınlarla flört ediyorsa…

11. Sizi sürekli aşağılıyor ve eleştiriyorsa…

12. Eğer sizi korkutuyorsa… (Size kötü muamele yapıyorsa, neden hâlâ onunla birliktesiniz?)
[/INDENT]

Bu konuyu yazdır

  Sana Ait Bu Yalnızlık ..!!
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 10:57 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (4)

Gece,
Bugün bir başka sessiz sanki.

Yüreğime çarpan sesler mi çok yalnız?
Yoksa ben miyim her nefeste bu denli yalnızlığı soluyan!

Duyulması zor bir yokluğun ayak sesleri içimde.
Senin bu yalnızlık.
Senin bu yokluk.
Benim varlığına dair hiçbirşeyim yok ki,
Bir kuru sessizlikten başka.
��Hi� olanlar bile sende tutuklu.
Oysa, kendime ait bir yalnızlığım bile yok!
Tüm yokluklar sana dair.
Varlığını "ses" sayma, hiç olmadı ki konuşsun!

Anla yada anlama.
Unuttuğun bir çerçeve de silindi hayallerim!
Bir çizgi çektim gerçeklerin üzerine.
Karaladım kendimi, duygularım konuştu!
Sustu korkularım, seni "hayat" bildi tüm çığlıklarım.
Oysa ki, ben duymak istememişim!
Onlar hiç susmamış.

Gece,
Bugün bir başka hüzne dayalı sanki.

Sensizlik koyu bir sessizlik bıraktı avuçlarıma.
Düz gittim, yoruldum.
Eğri gittim, yoruldun.
Bulamadım ben senin yolunu!
Savruldum sessizliğimin haklı\haksız savaşının içinde.

Ve gece, çok fazla ağladı bugün.
Biraz da ağlattı!
Korkma/düşünme.
Sana sığındım ama
Sen yine bilmedin!

"Ah yüreğim" sus.
Bu gece de ölmedi ruhum.

Bu konuyu yazdır

  Yok Canım Bizim Aşkımız Asla Bitmeyecek
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 10:50 PM - Forum: Aşk (Genel) - Yorumlar (3)

Ya Biterse , Yok Canım Bizim Aşkımız Asla Bitmeyecek



Her aşkın korkulu ikilisi “bir gün bitecek” ve “asla bitmeyecek” buradan aşıklara sesleniyorum bırakın bu palavraları kandırmayın kendinizi.


Hayatımız boyu ot gibi yaşar dururuz bir çoğumuz gelip geçici aşklar yaşar, bir çoğumuz gelip geçiciyi bile bulamamıştır. Günün birinde hayatımızın aşkı dediğimiz bir insan çıkar karşımıza severiz aşık oluruz her şeyi yaparız gözümüz karadır. Bu aşk öyle işlemiştir ki içimize karşıdakini mi severiz yoksa kafamıza çizdiğimiz kusursuz insan profilini mi bilinmez. Her gün bir şeyler katarız aşkımıza her dakika çabalarız , uğraşırız. Kendimiz için bile yapmadığımız fedakarlıkları yaparız. Bunlar bize garip sonuçlar getirir iyi , güzel , hoş aşığız seviyoruz ne de güzel. Yavaş yavaş kafamıza bir düşünce yerleşmeye başlar “bu aşk asla bitmeyecek” iki tarafta bunu düşünmeye başladığında bu hergün uğruna bir şeyler yaptığımız , her saniye yükselen aşk yavaş yavaş düşmeye başlar. Nede olsa bitmeyecek düşüncesiyle ne eski ilgiyi veririz karşımızda kine ne de eski sevgiyi. Böylece er ya da geç hazin sonu hazırlamış oluruz ki bir süre sonra gün köprünün yıkıldığı , aşkın bittiği gündür. Mutlu aşk günlerinin yerini aşkın acısı günleri alacaktır. Suçu hep karşımızda ararız hiç düşünmeyiz bu sonda benimde payım yok mu diye…


Bir gün gelir bu acı biter ve yine sevebileceğimiz birisi çıkar karşımıza severiz de . Bu seferde önceki aşktan olsa gerek , bir gün ne de olsa bitecek düşüncesine kapılırız. Ve aşkı daha başlamadan yaşamadan bir deliğe mahkum etmiş oluruz.. Hep bir mesafe , hep bir soğukluk vardır karşımızdakine karşı. Uzak dururuz yaklaşamayız , bağlanmaktan ve tekrar acı çekmekten korkarız. Çevremize bakarız hep mutsuz aşklar , onları gördükçe hiç de hoş gelmez bize yeni bir aşk , yeni bir acı daha mı ? diye dolanır beynimizin derinliklerinde. Ama farkında değilizdir , yine yanlış yapıyoruz. Ya karşıda ki doğru kişiyse bu davranışlarla onu da uzaklaştırırız zamanla sabır taşı değil ya. Bu sefer daha tam sevemeden acısını yaşarız aşkın içimizde derinliklerimizde…


Peki o zaman doğru , gerçek bitmeyen aşk yok mu ? ya da nasıl oluyor bu ? Aslında var. Araya ufak bir bitmemiş aşk öyküsü sıkıştırayım diyorum ;
“Ablam bir sağlık ocağında doktor. Bir gün onun yanındaydım oturuyoruz işte hastalar giriyor çıkıyor falan filan. 2 tonton geldi ki bir ömre bedel mutluluk abideleri. 70 yaşındalar ikiside. Birbirlerine bir afralar bir tafralar gülünecek ama örnek alınacak bir durum olsa gerek. Sarılıyorlar , birbirlerine aşkım canım diyorlar. Pek bir garipsedim ilk gördüğüm aşk tablosuydu bu yaşlarda ki insanlarda. Asıl hikayeyi duyunca daha bir şok oldum. Gittiklerinde ablamın anlattığı kadarıyla. Bu iki tonton 16 yaşında birbirlerine aşık olmuşlar.bir süre sevmişler birbirlerini o zaman koşullarında tabi ki aileler karşı böyle bir şeye ama şu da bir gerçek ki beklide o zaman’ın sevgileri çok daha temiz. Neyse bu ikisini ayırıyorlar. Kızı başka bir adamla , adamı da başka bir kadınla evlendiriyorlar. Sonra birbirlerinden habersiz yaşıyorlar. 30 sene sonra aynı zamanlarda kadının kocası , adamın karısı ölüyor ve öyle bir tesadüf ki karşılaşıyorlar. 46 yaşındalar evleniyorlar. 30 sene birbirlerini görmeden , duymadan , yaşadıklarından bile bihaber seviyorlar birbirlerini hala.şimdi 70 yaşındalar ve hala birbirlerine aşkım diyorlar. 54 senedir bitmemiş bir sevgi. Alın size bitmeyen aşk”
demek ki bitmeyen aşklarda var. Belki de günümüz sevgileri çıkarcı , saf ve temiz değil ama uğraşılınca yakalanmayacak kadar imkansız da değil. Seviyorsan seviliyorsan özgür olacaksın. İşte buda benim tavsiyem. Yukarıda iki şey anlattık ya bunları düşünmeyeceksin. Bir gün biterse diye düşünüp mesafeli olup bitmesine yol açmayacaksın. Hiç bitmeyecek deyip de şımarmayacaksın. Yapman gereken şu “bu hayatta her şey mümkün ne bitmez diyebilirim ne de bitecek ben sadece bitmemesi için çabalayacağım. Kaybetmekten hep korkup , kaybetmemek için savaş vereceğim “ işte bir ilişki de iki tarafta bunu düşünür ve aşkın yoğun yaşandığı dönemlerden sonra bitmesi yerine savaşını sürdürüp bu aşkı büyük bir sevgiye dönüştürürse bitmeyen aşk belki de gerçekten vardır. Hep yanlış yolları denedik sevgide bir de savaşmayı deneyelim. Her şey uğruna bir emek verilirse güzeldir. Karşınızda kini seviyorsanız asla sevmekten korkmayın ve kaçmayın da. Sonunda acı varsa bile bir insan bize bir çok şey kazandırabilir. Şunu seviyorum ama bir gün bitecek hiç başlamamak daha iyi gibi düşüncelerden kurtulun. Şöyle düşünün şu kişiyi seviyorum. Eğer başlamazsam direk mutsuzluğu seçmiş olurum. Peki ya başlarsam ? biter mi ? bitecek olsa bile uğruna savaştığımda hem kazanırsam emeğimin karşılığını alırım hem de bitmesi ihtimali kadar mutlu olma ihtimalimde var. Bu bir kumar gibi direk mutsuzluğu seçmektense içinde mutlu olma ihtimali olanı seçmek çok daha iyi ve mantıklıdır. Misal bu haftanın loto talihlisi 1.500.000 ytl kazandı. Bu adam 3 gün önce çapulcuydu belki “nasıl olsa tutmayacak” diyip o lotoyu oynamayabilirdi. Ve baştan kaybetmiş olurdu. Ama o ne yaptı ? “ya çıkarsa” dedi ve oynayarak en azından içinde mutlu sonuç olan bir ihtimal i değerlendirdi ve işte çıktı demek ki hiçbir şeyi önceden kestiremeyiz. İşte aşkta buna benziyor.


Bir de şu var “aşkta yarın yoktur” bu gerçekten doğru bir şey kalkıp bitecek deyip geri çekilmeyin , hiç bitmeyecek biz evleneceğiz çocuklarımız olacak hep mutlu olacağız da demeyin. Aşkı günü gününe yaşayın. Anı yaşamak diye bir şey var. Anı yaşamak sonucunun kötü olacağını bile bile saçma şeyler yapmak değildir. Akşam sevgilinden uzaklaşacaksan başka bir şehre gideceksen mesela o gün içinde akşam ki o ayrılığı düşünüp günü mahvetmemektir anı yaşamak. Yarını düşünmekten vazgeçin yarını düşündükçe bugünler hep kaçacak ve hiçbir gün yaşayamayacaksınız. Bunun yerine bugün sağlam işler yapın yarın ne olacak demektense , yarın zaten sağlam olacaktır bu arada sizde günü kaçırmamış olacaksınız. Unutmayın aşkta hayat gibi , ikisi de bir oyun ikisi de bir kurgu , ve ikisinde de yarın yok.
Şunu çok iyi biliyorum ki


Mutluluk İsteyenindir. Bekleyenin Değil…

Bu konuyu yazdır

  Hoşçakal
Yazar: cyrano - 04-20-2011, Saat: 09:49 PM - Forum: Şairlerimiz - Yorumlar (3)

siyah beyaz tuşlarında piyanomun
seni çalıyorum şimdi
çaldıkça çoğalıyorsun odada
sen arttıkça ben kayboluyorum

seni doğuruyorum geceye
adını koyuyorum aya bakarak
her şey sen oluyor her yer sen
ben ölüyorum

sesini duyuyorum rüyalarımda
gözlerimi kamaştırıyor ışığın
rüzgar sen gibi dokunuyor bana
ben doğuyorum

duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç
dokunmuyorsun bana
sen gibi bir şimşek çakıyor
tam kalbime düşüyor yıldırımı
ben gidiyorum


Özdemir Asaf

Bu konuyu yazdır

  Erkekleri mutlu etme sırları:)
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 09:04 PM - Forum: Maxi Geyik - Yorumlar (9)

01. Karnını doyur.

02. Televizyonun kumandasını ver

03. Önünden çekil . Smile

Bu konuyu yazdır

  Kadınları Mutlu Etmenin Yolu :))
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 09:03 PM - Forum: Maxi Geyik - Yorumlar (4)

01. Saçlarını okşa,

02. Yücelt,

03. Şımart,
.........
04. Gözlerinin içine bak,

05. Geleceğe ait planlar yap,

06. Dil dök,

07. Yalvar,

08. Destek ol,

09. Yemeğe götür,

10. Alışverişe götür,

11. Tekneye bindir,

12. Güldür,

13. Zeka oyunları yap,

14. Müzik dinlet,

15. Teşvik et,

16. Teskin et,

17. Affet,

18. Hayran kal,

19. Banyosunu hazırla,

20. Güven ver,

21. Kapıyı tut,

22. Asansörde kat düğmesine bas,

23. Arabasının kapısını aç,

24. Isıt,

25. Sarıl,

26. Öp,

27. Ona hasta ol,

28. Kulağına fısılda,

29. Ayaklarına masaj yap,

30. Konsere götür,

31. Onu her yerde ve her zaman bekle,

32. Tanrıçan yap,

33. Onunla birlikte rejim yap,

34. Onunla birlikte spor yap,

35. O uyumadan uyuma,

36. O uyanmadan uyanma,
..
.

.
...
1000. Ne istediğini önceden anla,

1001. Günde yedi kez özür dile,



1002. Sürekli onu dinle,

1003. Yorganı çekince ses etme,

1004. Yorganı titretme,
..
...
..
6789. Spor araba al,

6790. Saat al,

6791. Yüzük al,

6792. Küpe al,

6793. Traş ol,

6794. Saç seklini değiştir,

6795. Kareli gömlek giy,

6796. Yemin et,

6797. Dayan,

6798. Katlan.



...

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-09-2026, 03:34 PM