| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 142 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 137 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,460
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 39
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 34
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 60
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 54
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 118
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 204
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 380
|
|
|
| Hangi yanımdasın? |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 01:48 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (2)
|
 |
Bir başınayım ve bir başıma yaşamaya çalışıyorum bir başına yalnızlıkları; ...sen gibi!
Bir başınasın ve bir başınalığın benim bir başınalığımla benzeşiyor!
Birer kişilik hayatlar; birer çivi gibi çakılmış dünyanın kalın tahtasına; hayattan mezun olduğun gün, yerin yüzünden sökülmek üzere!
Paslı bir çivi gibiyim, çatının kolon direğinde...
Bir ceket asılı bende: Hani, ani yolculuklar için; üstüne al ve çık!.. Bir de omuz çantası: Hani, içinde, hesabın tutulmuş defter; alacak verecekler!.. Bir de tesbih: Hani, ipe bile çekseler “son arzun” derler belki. Hem sabırdır tesbih ve pişmanlık, tövbedir...
Ey, bir başına’m; bir başını alıp gelsen ya yanı başıma!..
Sıfır, başlama noktasıdır; dertlenme!.. Yer ile gök arasında, var ile yok arasında, az ile çok arasında gel bana; yani, sıfır noktasında gel ve yanımda dur!.. Gel ve senden başlayayım!..
Hoş geldin!..
Peki hangi yanıma geldin? Çünkü bir yanım sensizlik, bir yanım sonsuzluk!.. Ve çünkü ne olmaman gereken yönümde olmaya çalışmanın zararı; ne de olmanı istediğim tarafımda durmanın kârı bir ve “bir” değildir bizim için, aynı değildir...
Sıfır olduğunu hissettiğin zaman gelsen ve ben sadece bir’ken; ne ikimiz ayrı birer yarım oluruz, ne de birer, bir oluruz?
Biliyor musun, işte bunların cevabı “neremde” durduğunda!
Bir’sem, bir yanımda duruşun; bir’in onda birine düşürür beni...
Fakat diğer yanımda durman; ben bir’ken, on yapar bizi...
Ağlayabilirsin de, gülebilirsin de buna. Fakat tercihin doğru olmalı: Bir yanım bir’in onda biri, diğer yanımsa on misli!..
|
|
|
| Her 'bazen'in bir zamanı vardır.. |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 01:45 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (2)
|
 |
Her "Bazen" 'in Bir Zamanı Vardır...
Bazen yorar insanı küçük şeyler; büyük sırlar vardır küçük şeylerin içinde.
Açıldıkça açılır, boyuna posuna bakmadan...
Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin.
Gözlerin olduğu kadar gönlün de...
Bazen durur tüm adımlar; adamların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden.
Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman...
Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile.
Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil.
Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder.
Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır.
Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele.
Bazen her şeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime.
Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile.
Bazen bir anı, bir ömür kokar.
Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulundugu ânı.
Bazen şair olur insan, mısra kuramaz.
Bazen mısra kurar insan, şair değildir.
Bazen hiçbiridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte...
Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün.
Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de.
Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı...!
Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı?
Bazen korkar insan gölgesinden.
Gölgesinin şahsında kendisinden.
Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne. Kendi eseridir gölgesi.
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan.
Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile.
Bazen dolar insan, kimse anlamaz.
Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz.
Yalnızdır bazen insan, öyle yalnız bakar ki dünyaya.
Bazense hiç yalnız değildir, nasıl baktığını bilirse.
Bazen büyük görür insan kendini, ne acizliktir! Bazen aciz görür, ne büyük bir görüş!
Bazen, 'bazen' değil, 'her zaman' demek gerek.
Ama bilmek gerek, ne zaman?
Her 'bazen'in bir zamanı vardır..
|
|
|
| Sevda Üstüne/Bedri Rahmi Eyüboğlu |
|
Yazar: sun fairy - 04-20-2011, Saat: 01:40 PM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (1)
|
 |
SEVDA ÜSTÜNE
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lamba tutulmuş
Gözleri, yüreği kamaşmış insandır
Aptaldır, hastadır, kahramandır
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır.
İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe yürek mi derler
Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar
Bir tek meyve veren dalı keserler
İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgar bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek meyve veren dalı kesmeli
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.
Gel çıkalım sevgilim gel
Gel kurtulalım birler hanesinden
Çekelim gidelim bir uçtan bir uca
Açalım yüreğimizin kapılarını sonuna kadar
Sevelim sevelim sevelim
Sevebileceğimiz kadar.
Bedri Rahmi Eyüboğlu
|
|
|
| Konuşsam sessizlik sussam ayrılık |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 01:39 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
[b]KONUŞSAM SESSİZLİK SUSSAM AYRILIK [/b]
[b] resmin rehindir gurbetimde[/b]
[b] gurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasaba[/b]
[b] ve senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin[/b]
[b] alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana[/b]
[b] sar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığına[/b]
[b] konuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...[/b]
[b] ve akşam, bir kez daha[/b]
[b] saçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara[/b]
[b] “bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır”[/b]
[b] çekmiyorsun![/b]
[b] akarsuları imrendiren yüzün de[/b]
[b] sabahçı kahveler de biliyor[/b]
[b] görüşmeyeli yorgunum [/b]
[b] yıkık kentler kanadı sevinçlerimle[/b]
[b] görüşmeyeli ya sen nasılsın[/b]
[b] adım, adresim durur mu defterinde?[/b]
[b] şimdi siirt'te koyun kokulu bir gecedeyim[/b]
[b] beynimde iklimsiz papatyalar[/b]
[b] ve kuşatılmış bir akşam duruyor penceremde[/b]
[b] sokakların gün batınca neden boşaldığını[/b]
[b] ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum[/b]
[b] konuşsam: sessizlik/gitsem: ayrılık[/b]
[b] sonra kıpırtısız yasladım göğsümü boğulmuş güne[/b]
[b] al bu çağrıları sulara göm, o uzak sulara[/b]
[b] gurbetini rehnetme özlemimde… [/b]
[b] YILMAZ ODABAŞI [/b]
|
|
|
| Bir Adın Kalmalı Geriye/A.Hamdi Tanpınar |
|
Yazar: sun fairy - 04-20-2011, Saat: 01:37 PM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (5)
|
 |
[COLOR="RoyalBlue"] bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç [/COLOR]
|
|
|
| Yalnızım, anla beni yalnızlığım.. |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 01:37 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
Çocuk olamadan bana büyümeyi öğretenlerin imzası var her karışında buzullar ekili ruhumda� Yalnız soluk ve baharsız bir düşün sarı yalnızlığının sesiyim� Soluğum bir uçurumun kenarında açan papatyanın nefesi kadar ürkek ve yitik�
İçimde kaldırımların ıslak yalnızlığı ile yarışan adı konmamış bir sürükleniş var� Bu sürüklenişin yolu yine bana çıkacak biliyorum� Çünkü harita avuçlarımdaki zamanın sessizliğine gömdüğüm çizgilerimde saklı�
Duygularımdaki bu devinim içimdeki dünyayı yaşamın gerçek kesitlerinde nasıl yansıtır bilinmez ama bildiğim sorularımın ve cevaplarımın paralel duruşunda ruhumu dinlendireceğim gerçeğidir�
Zamana karşı çizgimi sıkı tutmanın nedeni ve oluşumu kime ne için neden üçlüsündeki ritimde gizleniyor� Adımlarımın beynim ve yüreğim arasındaki iletişiminde sıkışıp kalan bir köprü kuruluyor sorularla� Yaşamdaki duruşun merkezine inmek için önce çıkış yoluna dokunmak gerek hangi adım bizi önce çıkıştaki gerçek gidişe götürür diye...
Kendim için mi?
Sevdiklerim için mi?
Yoksa yaradılış sebebimin kendiliğinden ayarlanmış hafızası için mi?
Keşke;
Çocukların düşleri gibi
Uçurtmaların gökyüzüne teslim ettiği özgürlüğün gülüşü gibi
Savaşsız yaşayan insanların içindeki umudun sesi gibi
Dağın zirvelerindeki kardelenin güneşe ölümüne aşkı gibi
Net olsaydı tüm anlamlar�
Biliyorum tadını bile bilmediğim çocukluğumun rengine hiçbir zaman değemeyecek uçurtmamın elimdeki ipi� Ama mutlaka gökyüzüne değecek ellerimdeki ipin bana emanet ettiği güç� Ve bu gücün cesaretine sığınan ürkek yanımsorularını ekecek güneşin ruhumu saran yaşam kokulu tenine� Hayatın göğsünde kaybettiğim tüm sorularımı alacağım atlasın buğulu bulutlarına saklanan giz dolu defterden�
Sanırım yoluma çıkan en güvenli işaret şiirlerimde sakladığım anahtarlar olacak� O anahtarlar bir gün içimdeki tüm dehlizlerin kapısını açacak gerçek olan ve güven bahçesini ruhuma eken bahçıvana�
Ve güllerimi ektiğim toprağımda goncalar yeryüzündeki tüm çocuklara en güzel kokusunu savuracak sırf çocukluklarını doya doya yaşamaları için...
Sonra gençlerin ellerine goncaların açan tenlerinde çoğalan geleceğe düş öykülerini yağdıracağım fidan olan duygularının yeşermesi için çabuk çabuk...
Sonra mı?
Güllerim büyüyecek dikenlerini büyüklere batıracaklar ama kanatmak için değil özeleştirilerini hep yapabilmeleri için! ! ! Önce kendi canları yanarsa sonra can yakmayı bilmeyecek bir ruha sahip olacaklar� Önce bir çocuğun kendi suskunluğunda değil minicik yüreğindeki umut ülkesinin tınısında varlığını ispat edebileceğini öğrenecekler�
Bunları neden mi istiyorum�
Bir çocuğun kendi sessizliğinde büyük olmayı öğrenmesi ve büyüdüğünde yalnızlığı oynaması kadar anlaşılmaz bir durumu anlatabilmekti belki de...
|
|
|
| Ben..AsLında sevmiştim... |
|
Yazar: MaSaL - 04-20-2011, Saat: 01:33 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (1)
|
 |
belkide.. sevdiğimi sanmıştım.
belki zannetiğim kadar sevmemiştim,belkide
zannettiğimden de fazla sevmiştim.
belki hiç sevilmemiştim sevildiğimi zannedip,belki
çok sevilmiştim sevilmediğimi sanıp.
belkide varmamıştım farkına sevdiğimin,sevildiğim
zannıyla sevdiğimi sanmıştım
belkide farkındaydım sevdiğimin sevilmediğim zannıyla
yanmıştım.
kaç göz kaçırdı gözlerini benden yada ben kaç gözden kaçırdım gözlerimi
bilmem,kuytularda.
kaç mutluluk ihtimalini ıskaladım bildiğim, bilmediklerimle beraber
zannettiğim aşkların.
savruk bir bahardı belkide özlediğimi sandığım belkide sessiz bir
duaydı yakındığım.
aslında yalnızlığımdı ıskaladığım kalabalıklarda,beklediğimdi inen bir
önceki durakta..
ben gitmiyordum aslında bedendi savrulan tozlu yollarda,ruhum hep
aynı yerde yatağında felçliydi.
sen değildin özlediğim, sen değil beklediğim, ben içimde
bi yerlere.. ben içimdeki çoçuğa..ben içimdeki sana .! aşıktım onaydı kaçısım .
seni
başka yerlerde değil orda aradım hep, orda buldum. sen orada gülümsedin bana ilk defa önemli
değildi yoluna çıkışımdaki öfken, önemli değildi gidişin ben içime sürgün ettim seni sen.. gittiğini
sandın.sana değildi kızışım kendimeydi,belki bir bahaneydi belkide isyanım.
sana her
geldiğimde sen değildin aradığım..kokundu özlediğim zaten sen olmayan herkez
sendi..sense..herkezdin...
sana her gelişimde sen en kuytularına kaçtın içimin
göremedim...göremedin.....ben hep elim boş geldim sana sen hep bir parçasını koydun avcuma
nefret pazılının,ben hep dağıttım birleştirmeden.
zordu susmak seni
gördüğümde,konuşmak dahada zordu sen olmayınca.........ben.. kendi hatalarımdan bi girdap
ördüm kendime hatalarımla birlikte toparlanıp gidiyorum işte hiçbir şey bırakmadan ardımda
herşeyimle ve sensizliğimle savrulmaya ıssızlığın çöllerine.rahat ol artık ne bir tesadüf ne bir
hezeyan nede güçsüz bir an getiremez beni sana..sende uğrama artık çorak toprağıma gelirsen
bulacağın ben olmayacağım.
bir yığın kum oldum kumsallarında gözyaşlarımla
ıslattığım değme artık sularıma bir gelgite daha dayanacak liman yok bende..!"
|
|
|
| İşim Acele/Necip Fazıl Kısakürek |
|
Yazar: sun fairy - 04-20-2011, Saat: 01:25 PM - Forum: Şairlerimiz
- Yorumlar (3)
|
 |
[COLOR="Teal"] İşim Acele
Gökte zamansızlık hangi noktada?
Elindeyse yıldız yıldız hecele!
Hüküm yazılıyken kara tahtada
İnsan yine çare arar ecele!
Gençlik... Gelip geçti... bir günlük süstü;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı, işim acele!
[/COLOR]
|
|
|
|