| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 148 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 144 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,460
|
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 41
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 35
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 61
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 58
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 76
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 119
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 204
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 380
|
|
|
| | Buradan atlasam canım acır mı anne ? | |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 11:16 PM - Forum: Genel
- Yorumlar (1)
|
 |
Uçurumun kenarındaki küçük kızım...
Anneme dönüyorum;yorgun yüzündeki masmavi gözlerine bakarak;
"Burdan atlasam canım acır mı anne?" diyorum...
"Olmaz.." diyor."Ben yanındayken sana birşey olmaz izin vermem!"
Şimdi yine uçurumun kenarındayım...
Bu sefer yalnız..
Annemin yüzündeki yorgunluğu miras edinip kendime;
uzun uzun bakıyorum uçuruma..
"SusuyoruM!"
Hayallerim geliyor gözlerimin önüne...
Karşılığını beklemeden tüm gücümle sevdiklerim!
En zor zamanlarında yanında olduklarım ve hiçbir zor zamanımda;
Yanımda bulamadıklarım!
Yüzümü rüzgara veriyorum...
Kollarımı iki yana açıp soruyorum;
"Buradan atlasam canım acır mı anne?"
Sen duymasan da bu soruyu ben cevabı biliyorum...
Ne atlayabiliyorum;ne kalabiliyorum..!
Uçurumun kenarında dizlerimin üzerine çöküp ağlıyorum...
Sana yalnızlığıma yaşadıklarıma...
"Canım zaten acıyor anne;
Atlayayım mı?"
|
|
|
| Gözyaşlarınla Yıka Bedenimi |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 11:14 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (3)
|
 |
Sancımın boş sandallarıyla açıldım yokluğunun okyanuslarına
Yaslı yüreğimin gurbetinden kucak dolusu şiirler getirdim sana
Bağladım gönül halatlarımı maviye yağmur yağarken saçlarıma
Vakitsiz sevda gülleriyle karşıla beni yar son ver artık acılarıma
Boş bir sandalın sulara yakın yerinde denizi izliyorum. Güneşin yorgun ışıklarını süzüyor sular kendi görüntümün yansımalarından bir resim çiziyorum hızla tükenen günlerin terkisindeyim sanki resimde bir sevda dudağımda özlem şarkılarıyla kavrulmuş bir adam düşünüşü sularda. Martıların konseri duyuluyor uzaktan karmaşık bir düşünüşün sahnesi yakamozları ağırlayacak az sonra. Sırtımda güneş göğsümde anılar kürekleri çekiyorum sonuna kadar.
Kavuştuğumuz anların sarhoşluğu sindiğinde geceye merhaba diyen yüreklerimizin akışıydı oysa suların dansı. Coşup kabaran dinginleşip süzülen suyun senfonisi ile daldığımız düşlerin masalsı ilerleyişinde gün ağarana değin birbirimizin olur yükümüzün ağırlığı dağıtsa da tan yerini yorgun ama sevili gözlerimizle karşılardık mavi sabahların şavkını.
Gülkurusu dudaklarının ıslak kaygılarını dolayınca güne nefesi kesilirdi dağların. Yapışkan bir gecenin artığı olurdu suskunluk söz geçmeyen geceye. Yumup gözlerimi seni düşünürdüm gözyaşlarını silerken sen siyah bir peçeye. Doğrulurdum terli bir yatakta sarılırdım tekrar heceye. Sular dökülürdü bedeninden ardından avuçlarındaki alev sönerdi dudaklarına özlemin şarkıisı inerdi ve ruhun yeniden bana dönerdi.
Kapıların ardında beklerken tutku salınır bedenden aşağılara utku. Sızılı bir aynaya kapılır göz yavaşça çözülür söz. Yakarılar sarılır bedene düğmeler yuvasından ayrılır ve bir buluşmanın fısıltıları odaya yayılır. Özlem kahırlı bir düş ağrısıdır sularla avuçlara yansır. Gül bakışlar kapanır bildik bir sarılmayla göğsünün damaklarından dökülen yaşlarla canın acır.
Bütün soruların karşılığını zaman resimler. Bütün cevapların koynunda sana tutkun sevdana vurgun yüreğine tutkun bir sevenin gözyaşı damlar. Aynı karede olsaydık ve aynı yolların insanı olsaydık başka sorularla avuturduk gönlümüzü ve bambaşka bir dünyada sorgulamazdık gerçeğimizi. Yarım kalan uhdelerin değirmeni bu kürede varlığımız kadar yakınız aslında birbirimize ve yorgun sarılışlarla dokunacaktır ruhumuz bedenimize.
Yanından uzağa bıraktığın titreşimlerin sözlerine el uzattığında gülümseyişlerinin yerini bir yutkunuş alacak. Yarım kalan buluşmaların pulları yapışacak yeniden dudaklarına. Özlemin kapıları gıcırtıyla açılacak ve karanlıkta bedenin yine ters düz olacak. Az sonra sesimin sularını arayacaksın gülüşlerinin kapılarını sessizliğime açacaksın ancak çok geç olacak.
Göğsündeki ağrıya isim aradıkça bir yanık türkü olur sana dokunamamak ve ağrına çözüm bulamamak. Aynı sessizliğin yanıklarıydı çığlığım aynı kahroluşun sularıydı çırpındığım aynı ağrılardı kıvrılan yüreğime soğuk sularca çarptığım. Yankımın geri dönüşüyle yeniden doğdum senin nefesinin geri dönüşüyle hayatı yeniden sevdim ve yüce tanrıya diz çökerek seni bana geri verdiği için şükrettim.
Bundan böyle gölgenin koyusuna saklanacak yer arayacak yüreğin. Adımlarındaki tozları biriktirdikçe vahalar arayacaksın mutluluğun aykırı çöllerinde. Yapışkan sözcüklerimi özledikçe yüzüme dönecek yüzün tortusundan ayrılan kayalar gibi yeni denizler arayacaksın. Gözyaşlarımı da özleyeceksin kim bilir şarkıların adını unutunca ve içindeki coşku hakkına kavuşunca ışıkları erken sönen odalarda yeni medeniyetler düşleyeceksin.
Bir resim çizdir bana acemi ellerime yüreğinin kusursuz fırçasını tutuşturarak. Bir dünya iste benden en renkli kâğıtlara ismini yazayım isimsiz tüm şiirleri kıskandırarak. Bir ev bahçesinde en sevdiğin meyveler gözlerine serilecek çimenler ve istediğin bütün güzellikler. Bir resim ol bana seni çizerken görmesin seni kimseler. Dudağında kıvrım kıvrım gülücükler kucağında yeryüzünü donatan tüm çiçekler ve seni sevdiğimi bilmesin sakın kimseler.
Hangi acıya sırtını dönersen ve hangi dağın rüzgârına göğsünü gerersen bir yalnızlığın sızılarıyla tükenir kandilin. Yaşam savaklarına mili getirir nehirler gözyaşlarının kristalleriyle kavrulurken denizler. Nil derin bir bekleyişle belki de inler. Uykular sürdüğümüz gözkapaklarımızdaki sancıya ve göğsümüzdeki yabancıya aralarız ruhumuzu. Mil yerinden kayar Nil efsane gecelerin kum fırtınalarıyla evrimini tamamlar.
Işıkları sönünce günün derinlerin sızısıyla kapanır perde. Odada tutkuların kokusu dolaşırken ayaz geceler kendi kentlerine döner. Her dokunuşun eski günlüklerini anlar yırtar yürekteki gümbürtünün yankısı artınca hesaplamalar rafa kalkar. Çözülür düğme kanar aşk gülleri savrulur nazende bir nidayla ipekten öpüşlere. Dağılır yatak zonklar şakak kıvranır inleyişlerle aşk nefer biter gece kendini izler ve bir buluşma öyküsü günlüklerin derinlerine iner.
Sarılmasız geçen günlerin gelgitleriyle kavrulmuş bir gecenin içindeyim yine. Sensizlik serzenişlerinin en koyu deminden efkarı ayırdım kendime. Dilimde buruk bir türkü sözcükleri yudumluyorum mezesiz. Başımı döndürüyor tamamlanmayı bekleyen bir öykü türküde adın sazımda yasak bir sevdanın kahramanı kadın yatakta uykuların tadını çıkaran hayat arkadaşım. Uzakta bir yıldız gülümsemesi ve gecenin saatine vuruyor sızılara alışan ozan kalbim.
İnip çıktıkça göğsünün salkımları koyu bir sarhoşluğun terkisinden bakarım mor dağlara. Uyuşmuş bir bene ne sürsen faydasız ne yüklesen kantarsız ağrılarla dökülür anlar. Dudaklarımdaki hüzün kabuklarına değer susuz dilim. Boğazımdaki yutkunuşla ve yüreğimdeki savruluşla seni düşlerim. Yanağımdan akar ansız yaşlar büyüleyici güzelliğinin mahzenlerinde seni arar sabırsız özlemlerin kapaklarını delicesine dişler sensizlikte yaşananlar.
Yorgun saatlerin sorgularını atlatınca döneceksin sularıma yüzünü. Kancasını kemiren halkalar gibi küflü yalnızlığımın dubalarını çözeceksin derinliklerimden. Sesine sevdalı kayıklar geçecek yosunlu sularımdan bakışlarının girdaplarına dalgalarım vuracak birazdan. Ruhundaki sevişmeleri sıvayacaksın bedenime geç kalmış yolculuları toplayacaksın istasyonlardan. Sıkılı yumruklarıma yüz sürerek sevdanın adalarına dümen kıracağız yeniden.
Canının sularına dokunan tellerle patlardı öfkelerin. Sen çaresiz düşünüşlerinin dik direklerine tırmanmak istedikçe. Uzak yollardan şiirler sığınırdı yüreğine sessizce ağlardın. Bir sonraki güne saklanırdı özlem erteli sarılışların damarlarını geceye saklardın. Gözlerin ve gülüşlerin tüterdi burnumda kokunu götürsün diye rüzgârı hesaplardın. Sarsılırdın ansızın yaşamak olurdu hırsın ve sen kırmızı halılı odalarda mahpusluğunu adımlardın
Selahattin Yetgin
|
|
|
| Seni zaman’a emanet ediyorum... |
|
Yazar: acemhe - 04-16-2011, Saat: 10:57 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları
- Yorumlar (16)
|
 |
Yine günlerden bir cuma ertesi...
Ben seni bir pazar ertesi kaybetmiştim değil mi...
Bugün yokluğunun üstünden geçen onca günün ardından
Yüreğimde ağırlığını taşıyorum...
Bugün kalbimde seni kaybetmenin yangını öyle harlı ki...
Elinden oyuncağı alınmış bir çocuk mahsunluğu ile bakıyor gözlerim...
Bilirim ağlamama kıyamazdın...
Yine bilirim ki ne kadar uzakta olursan ol, göz pınarlarıma dokunabilirdin...
Silerdin göz yaşlarımı, okşardın yüzümü...
Gülüşümü severdin ...
“Sen gülünce güneşler açıyor ömrüme, tebessüm eksilmesin yüzünden” derdin...
Ellerin...
Ne de şevkat doluydu...
Ya gözlerin...
Nasıl derin derin bakardın...
İçim giderdi...
“Başkasına böyle bakma” derdim...
Sen de “senden başkası haram" derdin...
Öpmeye doyamadığımdın....
Sen beni öpmeye bile kıyamazdın...
Geceler uzun, geceler sensiz, geceler can alıcı...
Karanlık saatler çok yıpratıyor yüreğimi...
Yıldızlar sanki derdimi paylaşmak için pencereme geliyor...
Onlar bile güneş açınca kayboluyor...
Sen ne kadar kötü bir sihirbazdın?
Göz göre göre kaybettin kendini...
Hilelerini herkes gördü, cümle aleme anlattım....
Ama, kimse bilmiyor herşeye rağmen ben sende kapatıyorum her gece gözlerimi...
Ve gözümü ilk sana açıyorum...
İlk sana “gün aydın” diyorum...
Sen yine arkanı dönüyorsun, bir “günaydın” öpücüğünü çok görüyorsun...
Aklımda da, fikrimde de, yüreğimde de seninle geçiriyorum günlerimi sessizce...
Yokluğuna ağıtlar yakıyorum, duymasan bile...
Benim feryadım figanım yüreğine...
Aslında sen de haklıydın, [SIZE=4]"biz imkansızdık"...
[/SIZE]
İmkanları sonuna kadar zorladık...
[SIZE=6]Ömür olacaktık birbirimize...
[/SIZE]
[SIZE=6]Ölüm oldun yüreğime...
[/SIZE]
En hileli gösterinle kaybettin kendini...
Bir daha bulma yüreğimi...
Seni [SIZE=5]zaman’a emanet ediyorum...
[/SIZE]
Z’amansız biri yüreğine bir kibrit atıp tutuştursun diye...
acemhe
16/04/2011
22:00
|
|
|
| Bu Bir Kaybın Vesikası, Bir Daha Girmez Gösterime |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 08:34 PM - Forum: Aşk (Genel)
- Yorumlar (4)
|
 |
Geçmiş...
-Benden geçemeyen di’li zamanlarıma ve O’ndan geçemediğime-
Geçmişi getirip geleceğimle takas edemiyorum. Gidişinin mürekkebine batırıp diviti, alnıma yazıyorum seni falçatayla.
Arkamı dönüp gitmek için tufan gerekliydi. Oysa nicedir yaprak bile kımıldamıyor ruhumda.
Veda ederken, sarılmaya niyetlendiğinde, olanca gücümle itmiştim seni de, şimdi yüreğimin güneşsizliğinde sevinleyemiyorum bile.
Sensizliğe aşina olmuş rutubetli gözlerime yokluğunun karasından sürme çektim. Onun sebebi olsa gerek bu hayatımın zindan masalı.
Ben senin avuçlarına göz kuşağı yaşlarımı bıraktım. Bak, gözyaşı tek renk değil işte. Baktığın da gördüğünden ibaret değil sadece.
Ben aşkı satılığa çıkardım, kendim de kalıp öldüm.
Ben ölümü kalıplara sığdırdım sevgili…
Hayatıma bir el işaretiyle aşkı ısmarladım. Şekersiz ve demli geldi. Ben çayı içtiğim gibi istemedim ki sevgiyi. Damağımdaki burukluk yüzüme yansıyor artık. Kararsız ve kederliydi vesikam. Kaşlarıma çatıyorum hırsımla. Üstümü başımı yırtıyorum umarsızca. Görmüyor kimse beni. Çeviriyorum yollarından insanları, kendime aldırmıyorlar…
Güller büyütüyorum içimin arka bahçesinde. Alın terimle suluyorum, serpiliyorlar. Tökezleyip üstüne düşüyorum emeğimin. Ezilen günlerim oluyor, dikenleri kalbime batıyor. Korkuyorum çiçeklerin açmasından artık. Kalbim acıdan seyriyor sol yanımda. Hayatla bağlarım kör düğüm olmuş. Poz veriyorum acılarıma. Sebep arıyorum yaşamaya dair, her taşın altına bakıyorum, bulamıyorum. Nerede yitti, bu ömrümü çalan, benliğimi alan çünkü?
Süt dişlerim var ceplerimde. Perilerin uğramayalı epey zaman almış. Çocukluğumda kaybolmuş gerçeklerim. Aşkımın izolasyonunda, difüzyona sürgüne gönderilmiş hislerim. Acılarıma yardım ve yataklık yapıyorum. Her gün ölüm cezasına çarptırıyorum kendimi. Taammüden beni öldürmekten yargılanıyorum, hücrelerimde ölü çocuklar doğuruyorum her güne. Gününü doldurmamış, gün ışığı görmemiş, premetüre sevinçlerim var.
Hadi iyi çek; bu bir kaybın vesikası, bir daha girmez gösterime!
|
|
|
| Sen benim Yaradandan ötürü yaratılanı sevişimsin |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 07:55 PM - Forum: Şiirler
- Yorumlar (1)
|
 |
Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin.
Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın
Sen benim; haksızlığa ve zulme baş kaldırışım,
Mazluma kucak açışım, zalime düşmanca bakışımsın
Ve mağdurdan yana tavır alışımsın
Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim,
Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin
Ve kapanmayan avuç içimsin
Sen benim; hayat ve kaderle inatlaşmam,
Ekmek için kavgam, bitmek tükenmek bilmeyen davamsın
Ve zorluklara karşı yılmayışımsın
Sen benim; menfaate ve çıkara tepkim,
Almak için verene öfkem, ille de karşılık bekleyene lanetimsin
Ve alayına isyan edişimsin
Sen benim; ahlaksızlık ve yozlaşmayla mücadelem,
Para için kendini satana küfredişim, başkalaşana verip veriştirişimsin
Ve eskiyi özleyişimsin
Sen benim; duygusal yaradılışım,
En ufak şeyi kafaya takışım, kolay unutamayışımsın
Ve bundan bir türlü sıyrılamayışımsın
Sen benim; sonsuz sadakatim,
Merhametim, hissiyatim, şefkatimsin
Ve aman diyene yüz çevirmeyişimsin
Sen benim; her şeye rağmenim,
Asla pes etmeyişim, başımı öne eğmeyişimsin
Ve ümidimi yitirmeyişimsin
Sen benim; yaşama ülküm,
Namusa olan düşkünlüğüm, namussuzluğa küskünlüğümsün
Ve gururum, onurumla olan bütünlüğümsün
Sen benim; karakterim ve kişiliğim,
Objektif fikrim, subjektif hissimsin
Ve hayata bakışımsın
|
|
|
| İbo'dan Ayşegül Yıldız'a: Ölürsem başkası ile evlenme! |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 07:49 PM - Forum: Uçankuş
- Yorum Yok
|
 |
İbrahim Tatlıses'in sevgilisi Ayşegül Yıldız, İBO'nun vurulmasından 5 saat önce aralarında geçen konuşmanın detaylarını anlattı.
İbrahim Tatlıses’in sevgilisi Ayşegül Yıldız, suskunluğunu bozdu. Yıldız, vurulmasından beş saat önce Tatlıses’le tartıştıklarını, dargınlığın ünlü sanatçının “Ben ölürsem, ne olur başka birisi ile evlenme” mesajıyla sona erdiğini söyledi.
13 Mart gecesi silahlı saldırıya uğrayan ve tedavisine Almanya’da devam edilen İbrahim Tatlıses’in 10 yıldır görüştüğü sevgilisi Ayşegül Yıldız, günlerdir süren suskunluğunu bozdu. Acun Ilıcalı’nın internet sitesi Acunn.com’da yer alan habere göre Yıldız, vurulmasından beş saat önce İbrahim Tatlıses’le küçük bir tartışma yaşadığını söyledi. Ve aralarındaki dargınlığın, Tatlıses’in “Aşkım bugün yarın ne olacağım belli değil. Senden tek bir şey istiyorum, ben ölürsem ne olur başka birisi ile evlenme. Seni çok seviyorum” mesajını göndermesiyle sona erdiğini ifade etti. Mesajı aldıktan sonra Tatlıses’e telefon açıp onunla barışan Yıldız, saldırı haberini öğrendikten sonra da sinir krizi geçirip hastaneye koştuğunu belirtti. Haliç Üniversitesi Mimarlık Bölümü son sınıf öğrencisi olan Yıldız, okuldaki sınav yoğunluğu nedeniyle Tatlıses’le Almanya’ya gidemediğini de sözlerine ekledi.
Her gün konuşuyoruz
Acunn.com’daki haberde, Ayşegül Yıldız’ın yakın arkadaşlarına “İbrahim’le her gün konuşuyorum. Sağlığı yerinde. En kısa sürede Türkiye’ye geri dönecek. En çok benim yaptığım yemekleri özlemiş. Dönüşte onu yanımdan bir an bile ayırmayacağım” dediği belirtildi.
Benim canım İbo’ya feda
İbrahim Tatlıses’in eski sevgilisi Asena, saldırının ardından yaşam savaşı veren İbrahim Tatlıses için “Canım İbo’ya feda. Benim sevgim onu yaşatacak” demişti.

|
|
|
| Bugün Doğanlar 16.04.2011 |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 07:42 PM - Forum: Astroloji
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE=2]Alışkanlıklarına sıkı sarılır ve duygusal bağlarını sürekli canlı tutarlar.Çocukluk anıları çok önemlidir ve her dem taze bir şekilde hatırlarlar. Yaşamlarında sevecen ve koruyucu tavırlarıyla örnek kişilerdir. [/SIZE]
|
|
|
| Balık 16.04.2011 |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 07:40 PM - Forum: Balık
- Yorum Yok
|
 |
Bu günlerde ilişkinizde bencil duygular içinde olabilirsiniz. Yanlış anlaşılmadan dolayı partnerinizle gerilimli bir tartışma olabilir. Düşündüğünüz zaman boş yere fevri davrandığınızın farkına varacaksınız. O nedenle davranışlarınızı kontrol altına almanızda yarar var. İşinizle ilgili olaylar gündeminizi doldurabilir. Bu durum karşısında sorunların üstesinden gelebilmek için, sabırlı olmalı ve olayları alttan almalısınız. Bugün parasal konularda riske girmemenizde fayda var
|
|
|
| Kova 16.04.2011 |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 07:39 PM - Forum: Kova
- Yorum Yok
|
 |
Sevdiğiniz kişiyle beraber olmaktan mutluluk duyacağınız bir gün. Bir de inatçılığı bırakırsanız, her ikiniz de çok mutlu olacaksınız. İş hayatınızda yenilik ve atak yapmaktan korkuyor, klasik anlayış içine kendinizi hapsediyorsunuz. Önemli iş imkanları var ama bunlar sadece imkan olarak durdukları yerde, sizi bekliyorlar. Herkese tasarruf tavsiye ediyorsunuz ama kendinizi denetlemiyorsunuz. Televizyon karşısında bir şeyler atıştırarak zaman geçirmek yerine egzersiz yapın.
|
|
|
| Oğlak 16.04.2011 |
|
Yazar: Hasretiim - 04-16-2011, Saat: 07:38 PM - Forum: Oğlak
- Yorum Yok
|
 |
Ayrıntıcı davranmakla, bazı olayların sonuçlarını değiştiremezsiniz. Olaylara güçlü bir sezgi ve mantık bileşkesi ile yaklaşıyor olmanız; kendinizi ifade etme konusunda size ayrıcalık sağlıyor.
|
|
|
|