:: Duygusuz.com - Dostluk ve Arkadaşlık Sitesi
Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 16,695
» Son Üye: floralpops
» Toplam Konular: 98,587
» Toplam Yorumlar: 1,065,567

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 260 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 255 Ziyaretçi
Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot, Yandex

Son Aktiviteler
Bir Demet Söz
Forum: Güzel Sözler
Son Yorum: SunSet
05-07-2026, Saat: 11:22 AM
» Yorumlar: 70
» Okunma: 10,599
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 49
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 45
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 67
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 65
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 64
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 80
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 134
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 215
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 391

 
  Rezil,Sefil,Asil
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 02:30 PM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (7)

Ayrılıktan hemen sonra kendini;


Başkasının kollarına bırakana"[SIZE=5]rezil"
[/SIZE]


Alkole bırakana"[SIZE=5]sefil"
[/SIZE]


Zamana bırakana ise"[SIZE=5]asil"denir .[/SIZE]

Bu konuyu yazdır

  “Mod/Medyan dersi” verilmiş
Yazar: history - 04-07-2011, Saat: 12:53 PM - Forum: Makale - Yorumlar (2)

142.jpg


Üniversite giriş sınavları benim için çok uzaklarda kaldı. Çocuklar da bu dönemi geçirdiği için sınav haberleri milyonlarca kişi için önemli ama benim için sınavda birileri adına hile, kayırma yapılmış olması ihtimali çıkınca önemli. Çünkü o zaman sınav kişisel ilgi alanından çıkıp kamusal bir sorun oluyor.

Daha önce de yazdığım gibi, iktidar ve yandaşları telaş içinde olayın üzerlerine sıçramaması için çırpınıyor.
Şaşırtıcı olan, birkaç kişi dışında iktidar ve yandaşlarından kimsenin şüphe duymaması. Bilen bilmeyen, anlayan anlamayan “açıklamalardan tatmin olduğunu” söylüyor hatta şüphesi olanları aptallıkla suçluyor!

Şimdi sizlere İzmirli bir liseli kız öğrenciden aldığım bilgiyi aktaracağım. Şüphelenme hakkını kullananlar herhalde değerlendirecektir, ama yandaşlara bir etkisi olmaz.

Önce herkesin bildiğini söyleyeyim; bazı cemaatler okulların dışında özellikle üniversite hazırlık dershanelerinde çok etkin bir paya sahip.

O dershanelerde sınavdan hemen bir gün önce çok önemli bir ders daha verilmiş. Öğrenciler son gün “sınavda çok işinize yarayacak bazı sistemleri anlatacağız” denilerek çağrılmış.
Dersin adı “Mod ve medyan.”

Öğrencinin anlattığı aynen şöyle: “Bizi cuma akşamüzeri apar topar çağırıp Mod ve Medyan anlattılar. Mod ve Medyan dediğimiz konu, sayıları küçükten büyüğe sıralama, sayı dizisindeki kimi özel terimleri bulma, dizideki en çok tekrar eden sayı vb. Bunun nereden çıktığını sorduğumuzda da (Sınavda işe yarayabilir, duyum aldık) dediler. O sırada bunun ne anlama geldiğini anlayamadım, ama sınavdan sonra durum ortaya çıktı. Demek ki bize şifreli yolla şifre olacağını söylemişler. Herhalde bilinen bazı isimlere bu şifre diye dolaylı yoldan şifre verildi.”

Bu, çocukların yarattığı bir “sınav efsanesi” olabilir mi? Elbette ama niçin böyle bir şey uydursunlar.

Şimdi sınavların iptal edilmesini ya da bu sınavları yok sayıp direkt hazirandaki asıl sınava gidilmesini isteyenler var. Sonuç ne olur bilmiyorum. Ama sınavda şifre kullanıldığı ve bunun da önceden seçilmiş isimlere verildiği iddialarını ortaya çıkarmak o kadar da zor değil.
Sınav sonuçları değerlendirilir, ilk 5 bin kişinin kullandığı cevap anahtarları, ayrıca ilk 5 bin kişinin hangi dershanelerden yararlandığı da kamuoyuna bildirilir.
Ortaya çıkacak sonuç yeni şüphelerin yolunu açsa da gerçeği bulmak için önemli bir karine oluşturur.

Bu nedenle ÖSYM ve iktidar sözcüleri “hiçbir şey olmadı, gönlünüzü ferah tutun” diyeceklerine hızla değerlendirmeyi bitirip sonuç üzerinden bir inceleme başlatsınlar. Hem daha kolay hem daha akılcı değil mi?


*****
Algoritmik fotoğraf

ÖSYM Başkanı YGS’de şifre olmadığını anlatmak için “Algoritma uygulandı” dedi biliyorsunuz. “Algoritma da nedir?” diye merak ederseniz karşılığı “şifre.” Biz “şifre” diyoruz, meğer “bilimsel” adı algoritmaymış. Tıpkı hamam böceği dediğimiz böceğin bilimsel adının “Blattodea” olması gibi. Cahillik fena tabii; algoritmaya şifre derseniz ÖSYM Başkanı da ayıbınızı yüzünüze vurur böyle.

Bir fotoğrafın algoritmasını vermek istiyorum size. Dünkü Habertürk’te kocaman yayınlandı. Fotoğrafta üç kişi görülüyor; biri Ergenekon savcılığından terfi ettirilen Zekeriya Öz, diğeri Öz’ün yerine gelen Cihan Kansız, üçüncüsü ise savcılara bavulla bilgi belge veren Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu.

Gelelim algoritmaya. İki savcı yan yana. Fizyonomileri bu kadar benzeyebilir. Hafif göbek, yuvarlak yüz, açık alın. Kıyafetleri de aynı. Üniforma gibi. Lacivert takım elbise. Ama gariptir ki kravatlar ve rozetler de öyle.
Sanki iki savcı tıpatıp aynı.

Ve karede bir de gazeteci. Gerçi Baransu “bir başka konuda ifade vermek için adliyeye geldiğini, o sırada savcıları gördüğünü, sohbet ettiğini, o fotoğrafın tamamında 40’a yakın gazeteci de olduğunu” söylüyor.

Benim demem şu; halef selef iki savcı, tıpatıp aynı görünerek sanki “Hiçbir şey değişmeyecek, bugüne kadar ne yapıldıysa, hukuka uygun olsun olmasın, aynen devam edecek” mesajını veriyorlar. Algoritma yani.

Kimileri Ergenekon davasının gidişatından hükümetin de artık rahatsızlık duyduğunu ve biraz frene basmak gerektiğine inandıklarını ileri sürüyorlar. Öz’ün görev değişikliğini de “fazla ileri gitmişti” diye yorumluyorlar. Tabii bunu iktidar yanlılarının söylemesi, hükümetin yargı üzerinde ne kadar etkili olabildiğinin de itirafı ama, onu geçelim, nasıl olsa herkes farkında.

Dünkü fotoğrafa ve algoritmasına bakınca, çok kısa bir süre sonra bugüne kadar yapılan operasyonlardan çok daha dikkat çekici bir yeni operasyonun kapıda olabileceğini düşünüyorum. Zaten yandaş medya ısrarla “daha sırada en az 1000 kişinin bulunduğunu” yazmıyor mu?


*****
Önce çocuk dediler

Güya çok demokrat ve hümanist oldukları için “taş atan çocuklara özgürlük” bahanesiyle Ankara’yı arşınlayan gözyaşı döken isimleri unuttuk bile. Ama verdikleri hasarı unutmak mümkün mü?

Taş atan çocuklara sahip çıkalım derken Hrant Dink’i alçakça öldüren Ogün Samast’ı çocuk kapsamına aldırdılar, farkına bile varmadılar. Samast şimdi hayli iri cüssesiyle “çocuk” olarak yargılanıyor ve cezası da buna göre verilecek.

Ama yapılan yanlıştan dönmek için belli ki yeni bir oyun geleştirilmiş.

Kendini gerçekten çocuk sanan Samast, herhalde içeride güzel bir tezgâhtan geçirildi ki, şimdi tüm kamuoyunu çocuk yerine koyarak inanılmaz açıklamalar yapıyor.
Meğer “çocuk aklıyla” bazı gazete manşetlerini okumuş, bu manşetler kendisini Ermenilere karşı kışkırtmış, milliyetçi damarını kabartmış, çevresindekilerin de tahrikine kapılarak gidip Dink’i öldürmüş.

“Çocuk” sanığın bu sözleri yandaş medya için adeta bir hayat pınarı oldu. Samast’ı adeta yücelterek topyekûn saldırıya geçtiler.

Biraz ahlak, biraz namus, biraz samimiyet ve biraz dürüstlük. Çok mu zor sizin için?


*****
Hepsi ikna oldu da savcı niye inat ediyor?

Şifreli sınav için ÖSYM Başkanı “Böyle bir şey yok, algoritma yaptık, kimse mağdur değil” diyor.
Cumhurbaşkanı “Ben dinledim, anladım, sorun yok, yola devam” diyor.

Milli Eğitim Bakanı iddiaları ortaya atanlara teessüf edip “İşimize karışmayın, yok bir şey” diyor.
AKP sözcüsü “Ne var bunda, hile mile yok, işinize bakın” diyor.

Cümle yandaş medya (birkaç kişi hariç) şifre iddialarını aptallıkla eşdeğer tutup “Sizin derdiniz hükümeti zora sokmak” diyor.

Ama savcılık soruşturma açıyor. İfadeler alıyor, matbaa basıyor, öğrencileri dinliyor.

Madem devletin tüm birimleri ikna oldu ve bir şey olmadığını söylüyor, savcılar neden soruşturma yapıyor?


*****
Son gelişmelerden sonra insan, “Basılmamış kitapla uğraşacaklarına, basılmadan önce soru kitapçıklarının peşine düşselermiş keşke!” demeden edemiyor! (Gani Yıldız)

Bu konuyu yazdır

  Senin Haberin Yoktu
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 12:16 PM - Forum: Şiirler - Yorumlar (3)

ben seni severken,
söylememiştim kimseye seni sevdiğimi.
hatta; senin bile haberin yoktu bundan.
düşünsene:
kime ne,
ilk bakışta vurulduğum
üsttekinden biraz çıkık
o alt dudağının
beni bu kadar cezp edişinden.
kime ne;
ince, zarif parmaklarından
ve hafif yukarı kalkık sağ kaşından.
hatta ve hatta;
seni topu-topu bu üç şey için sevmemden kime ne.
senin bile haberin yoktu, seni sevdiğimden...
öyle ki:
seni sevdiğimi, ilk söylediğim kişi bile sen değildin.
bana o kadar yakın değildin ki
seni seviyor olmamın dışında
hatta o kadar tanımıyordum bile seni
kimin nesisin, adın ne diyebilecek kadar
senin bile haberin yoktu, seni sevdiğimden...

sonra…
sonra sen de beni sevdin elbet...
ben de seni, eskisinden daha çok...
ve sevdik ikimiz de birbirimizi, eskisinden daha çok...
aradan uzun yıllar geçmesine rağmen:
yine de hiç haberin olmadı senin,
seni topu-topu üç şey için sevdiğimden...
işte şairler böyledir:
topu-topu üç şey için bile severler adamı...
hatta sevdiklerinin bile haberi olmaz bundan:
ne sevildiklerinden,
ne de üç şeyden.

şimdi elinden sigara düşmez oldu artık.
fark edilmez oldu,
dudaklarının güzelliği
ve parmaklarının zarifliği.
kızdığın zamanlar,
sol kaşın da kalkar oldu yukarıya
sağdaki kadar.
oysa ben, senin
sağ kaşının kalkıklığını seviyordum soldakine oranla.
ve senin bile haberin yoktu bundan:
ne sol kaşından, ne sigaradan...

ben seni sevmezken de söylemedim kimseye
seni artık sevmediğimi.
hatta; senin bile haberin yoktu bundan...
düşünsene:
kime ne o çok sevdiğim dudaklarından
artık hakaretler yağıyor olmasından;
ince, zarif işaret parmağının
sık sık beni gösteriyor olmasından
ve sık sık kaşlarını çatıyor olmandan kime ne.
hatta:
seni artık
topu-topu bu üç şey için sevmiyor olmamdan kime ne...
senin bile haberin yoktu,
seni artık sevmediğimden...

Ama; ilk sana söyledim
seni artık sevmediğimi.
Çünkü,
kimse bana senin kadar yakın değildi,
seni sevmiyor olmamın dışında...

Sonra…
Sonra, sen de beni sevmedin elbet...
Ben de seni, eskisinden daha çok...
Ve sevmedik ikimizde birbirimizi,
eskisinden daha çok...
Bunca sevmemize ve de sevmememize rağmen;
yine de hiç haberin olmadı senin,
seni topu-topu üç şey için sevdiğimden
ve yine olası ki,
bu üç şey için senden vazgeçtiğimden...

[Alıntı]

Bu konuyu yazdır

  *Affedrsem eğer
Yazar: ZencefiL - 04-07-2011, Saat: 12:00 PM - Forum: Kişisel Aşk Yazıları - Yorumlar (6)

Her güzel şeyin bir sonu vardır bilirsin.
Gökkuşağı mesela, sabit durmaz yerinde; Biraz kalır ve gider...
Ya da güneş. Gündüz vardır akşam terkeder seni beni, bizi...
Geçen günlerimizi unutmadım, güzeldi hepsi.
Güzelliklerin içinde kötülüklerde olur elbet bunuda bilirsin,
...Olmadı değil, oldu ve bilmem kaç nokta kaç deprem gibi alt üst etti bizi...

Affetmek; Aklı başında olmayan insan için kolaydır.
Çünkü aklı başında olmayan insan düşünemez; Aynı acıyı tekrar tadacağını...
Aklı başında olan insan için ise zor...
Çünkü düşünür ve der ki kendi kendine; "Bir kere hata yapan, ikinciyi neden yapmasın?"
Affetmek büyük bir hamledir; Ve doğuracağı sonuçlar bazen çok can yakabilir.
Affetmek; Büyüklüktür fakat bazı sonuçlar vardır ki "kaldırmaya güç yetmez"..

Seni istiyorum, gülümseyişini, gözlerini, dudaklarını, saçlarını..
Tekrar "biz" olmak istiyorum; Sana dokunmak, koklamak...
Ama biliyorum, seni affedersem tekrar aynı şeylerin olacağını.
Biliyorum tekrar canımı yakacağını, üzeceğini...

Aklımı başıma aldım ve ben hamle yapmak istemiyorum.
Seni affederek idam sehpamı itmek istemiyorum.
Seni affedersem eğer beni yine üzersin;
Seni affedersem eğer gözlerim yine şelaleyi anımsatır eş'e dost'a,
Seni affedersem eğer; Neyse boşver.
Beni affet deme sakın; Affederim...

(alıntı)

Bu konuyu yazdır

  Koca Pişirme Rehberi
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 11:51 AM - Forum: Komik Yazılar - Yorumlar (19)

Kocalarin çogu pisirilme sürecinde yanlis islem gördüklerinden yumusakliklarini ve iyi niteliklerini kaybederek bozulurlar. Gerçek odur ki, bazi kadinlar onlari sicak suda hasliyarak, bazilari ilgisizlikleriyle dondurarak, bazilarida basip, ezip tursusunu kurarak ve yine kimileri de savurganca harcayarak bozulmalarina neden olurlar.

Özenilerek hazirlanan her kocanin iyi ve yumusak olacagi söylenemez. Ancak iyi pisirilenin gerçekten tadina doyum olmaz. Koca seçiminde ne lüferin alimindaki gümüs piriltisi, ne barbunyanin altin yaldiz görünümü geçerlidir. Bunun için çarsi pazar dolasmaya da gerek yoktur. Genellikle en iyileri kapinizin önüne gelenlerdir.

Begeninin kisisel oldugunu düsünerek koca seçimini yalnizca kendiniz yapiniz. Kendinizi sabirla pisiremeyecekseniz almaktan vazgeçiniz.

Kocayi pisirmek için en iyisi porselen bir kap ise de, elinizde toprakçanaktan baskasi yoksa özenle kullanildiginda ayni isi görebilir.
Kocalar da karides ve istakoz gibi canli pisirilirler. Bazen piserken tencerenin disina tasip yanabilir yada kenarlari sertleserek kabuk tutabilirler. Onlari tencerelerinde tutmak için görev duygusu adli zayif iplikten çok huzur adli saglam sicimle sıkı sıkıya baglanmalidir.

Sevgi, sicaklik ve neseden olusan sürekli bir ates yakilir. Kisiliginde uygun bir isiya ayarlanarak atese oturtulur. Köpürerek tasmasi halinde kaygilanilmamalidir. Pek çogu iyice pisinceye kadar sik sik köpürebilir.
Özellikle sirke ve karabiber yerine taticilarin öpücük adi altinda sattiklari sekerden biraz konulabilir. Tadina bakarken hosgörü, iyimserlik ve nese benzeri baharatdan birer tutam katmaniz önerilir.

Ancak bunlar diger baharatlar gibi azar azar ve dikkatlice kullanilmalidir. Yumusakligini kontrol ederken sertlesmesinden kaçinilmalidir. Fazla yayilmasini ve kabin dibine oturarak ise yaramaz hale gelmesini önlemek için arada bir hafifçe karistirilmalidir. Kivama geldigini anlamamak olanaksizdir.

Böyle pisirildigi zaman size çok uygun ve sindirilmesi kolay olacaktir. Dikkatsizlik nedeniyle ev atesini sogutmazsaniz, bozulmadan istediginiz süre dayanir. Bu yolda hazirlanmis koca mutlu bir ömür boyunca tadini korur!

(bu yazi 1800 yillarinda basilmis bir yemek kitabinin ön sözünden alinmistir.)

Bu konuyu yazdır

  Aşkımı ÖZLEDİM
Yazar: sıla - 04-07-2011, Saat: 11:41 AM - Forum: Online Videolar - Yorum Yok

[YT]nA4OlWkmkk0&feature=fvwrel[/YT]

Bu konuyu yazdır

  Yüreğimin Kapısında
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 11:23 AM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (3)

ßenim Yüreğimin Kapısında


'Damsız GiriLmez' Mi Yazıyor.?


ALLah Aşkına..!


Her GeLen AkLinda BiriyLe Giriyor... :cokkizdim::cokkizdim::cokkizdim:

Bu konuyu yazdır

  *gençken yapılacakLar:D
Yazar: ZencefiL - 04-07-2011, Saat: 10:19 AM - Forum: Komik Yazılar - Yorumlar (55)


19272_227091696091_189375021091_3014317_1582037_n.jpg

Bak simdi gençken yapilacaklar:

Sokakta birine dokun ebe deyip kac=]

heyecanli bi sekilde minübsü durdur saati sor ve tesekkür et:-)

bi arkadasini al damatlik ve gelinlik giy :-P

islek bi caddeye git gelen gecenden taksi parasi iste:-D

eline kendi fotonu al yoldan gecenlere bunu gördünz mü diye sor:-D

markete gir sakiz al kredi kartiyla öde !

Bu konuyu yazdır

  Ölü buldum
Yazar: YasSmin - 04-07-2011, Saat: 10:18 AM - Forum: Güzel Sözler - Yorumlar (29)




resim1.jpg


Yasakları çiğnemeyi kafama koymuştum
Ama çiğneyeceğim kişiyi kalbimde ölü bulmuştum

Bu konuyu yazdır

  Bugün Doğanlar 07.04.2011
Yazar: sıla - 04-07-2011, Saat: 10:15 AM - Forum: Astroloji - Yorum Yok

[COLOR="Sienna"]Duygusal ve romantik kişilerdir. Hislerinde abartıya kaçabilirler. Bilinçaltları sürekli aşkı aramakla geçirir. Geniş hayallere sahiptir ve yaşamları boyunca ütopik davranırlar. Kariyerleri ile kuşkuları hiç bitmez. Yardımlaşmayı severler.
[/COLOR]

Bu konuyu yazdır

  Tarih: 05-14-2026, 08:23 AM