| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Toplam: 215 kullanıcı aktif » 0 Kayıtlı » 211 Ziyaretçi Applebot, Baidu, Bing, GoogleBot
|
| Son Aktiviteler |
Kur’an’da Allah Zekâtı, M...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
05-03-2026, Saat: 11:57 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 24
|
İslam’ı Yaşarken İzlediği...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-30-2026, Saat: 01:06 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 30
|
Allah’ın Bizlere Güvendiğ...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-25-2026, Saat: 11:04 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 55
|
Allah’ın Dini İslam’ı Yaş...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-24-2026, Saat: 12:01 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 48
|
Saff Suresi 6. Ayet Üzeri...
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-18-2026, Saat: 12:14 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 51
|
Namaz Dinin Direği Midir?
Forum: İslam
Son Yorum: halukgta
04-13-2026, Saat: 10:12 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 70
|
Atatürk'ün Çocukluk Anıla...
Forum: Hayatı ve Anıları
Son Yorum: Serdar102
03-28-2026, Saat: 09:08 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 110
|
Mavi'ye..
Forum: Aşk Hikayeleri
Son Yorum: SunSet
03-11-2026, Saat: 08:23 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 192
|
Keloğlan Çataltepe Tekfur...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:45 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 363
|
Kısa Keloğlan Masalları -...
Forum: Hikaye Uydurma Bölümü
Son Yorum: Serdar102
02-12-2026, Saat: 11:26 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 238
|
|
|
| İleri yaş gebeliği ve riskleri |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 11:00 AM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorumlar (5)
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="Green"]Annelik duygusu her bayanın yaşamak istediği bir duygudur, fakat sosyal hayatın sorumlulukları ve iş hayatı anne olmak isteyen bayanların ileri yaşta gebe olma sorununu beraberinde getiriyor.
Yaş ilerledikçe risklerin arttığı da bilinen bir gerçek. Zaten riskli gebelik dendiğinde ilk akla gelen risk faktörlerinden birisi ileri yaş. Bu hamileliklerde Down Sendromu (Mongolizm) başta olmak üzere bazı kromozomal bozuklukların görülme sıklığında önemli artışlar gözleniyor. Öte yandan artan yaş ile birlikte anne adayında hipertansiyon, şeker hastalıkları gibi sistemik hastalıkların görülme sıklığında da bir artış var. İşte bu nedenlerden dolayı ileri yaş gebelikleri yüksek riskli gebelikler olarak kabul ediliyor. Anne olmak için 20 ile 35 yaşlar arası en uygun dönem gibi görünmektedir. Gebeliğinde 35 yaş ve üstünde olan anne adayları, ileri anne yaşı grubuna girmektedirler.
[b]Anneyi bekleyen riskler
Bilim alanında yaşanan gelişmeler sonucu yardımcı üreme teknikleri ile hamile kalan kadın sayısında büyük bir artış var. Yıllarca hamile kalamamış pek çok kadın bu yolla hamile kalmanın mutluluğunu yaşıyor. Bunun doğal sonucu olarak ileri yaş gebelikleri daha çok görülüyor. Öte yandan kadınların sosyal ve iş yaşantısında giderek artan rollerinin evlenme ve anne olma yaşını ilerilere çektiği bir gerçek. İşte bu açıdan her geçen yıl bir öncesine oranla daha fazla sayıda ileri yaş gebeliği yaşanıyor. İleri anne yaşı olan gebelerde gebeliğe bağlı hipertansiyon, şeker hastalığı, peripartum kardiyomyopati (doğum öncesi ve sonrası dönemde gelişebilen kalp yetmezliği ), doğum sonrası kanamalar , plasental anormallikler, erken doğum, ölü doğum ve artmış sezaryen oranı dikkati çeken başlıca problemler arasındadır. Anne yaşının artmasıyla gebelikte diğer sistemik hastalıklar olma şansı da artmaktadır. Ancak ileri yaşta olmasına rağmen, genel sağlık durumu normal olan hastalarda bu risk minimale indirilebilir.
Bebeği bekleyen riskler
İleri yaşta anne olmak sadece hamileler açısından değil bebekler açısından da riskler taşıyor. 35 yaşın üzerinde oluşan gebeliklerde ortaya çıkan önemi sorunlardan biri de artmış kromozom anormalliği olasılığıdır. Bunlar arasında Down sendromu (mongolizm) önemli bir yer tutar. Annede oluşan gebeliğe bağlı hastalıklar, gebeliğe bağlı hipertansiyon ,şeker hastalığı ve plasental anormallikler nedeniyle bebeğin erken doğurtulduğu durumlarda bebek erken doğumdan kaynaklanan risklere maruz kalmaktadır.
Alınması gereken önlemler
Her ne kadar ileri gebelikler daha çok risk taşısa da bu konuda alınabilecek tedbirler mevcut. İleri anne yaşında bebekte oluşabilecek kromozom anormalliklerini tespit etmek amacıyla prenatal tanı yöntemlerinden olan, amniyosentez ve koryon villus biyopsisi (CVS) etkin olarak kullanılıyor. Bu hastalar ileri yaş gebeliklerinde oluşabilecek problemler veya gebelik öncesi var olan hastalıklar yönünden yakından izlenmelidirler.[/COLOR][/SIZE][/b]
|
|
|
| Down Sendromundaki artış korkutuyor |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:57 AM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="Olive"]Uzmanlar, son 20 yılda Down Sendromu yüzünden sona erdirilen hamileliklerin sayısının üç katına çıktığını belirtiyor.
İngiltere ve Galler’de Down Sendromu yüzünden her yıl 1100 bebeğin alındığı, bu sayının 1989-1990′da sadece 300 olduğu bildirildi.
Milli Down Sendromu Sitogenetik Kütüğünün verilerine dayanarak yapılan araştırmada, 1989′dan beri konulan Down Sendromu teşhislerinin dörtte üç oranında arttığı tespit edildi.
Buna göre, 1989-1990′da 1075 olan Down teşhisi sayısı, 2007-2008′de 1843′e çıktı. Bunun sonucunda bu hastalıkla doğan bebeklerin sayısı, yüzde 1 oranında düşerek, 752′den 743′e geriledi.
Araştırmayı yürüten Queen Mary Londra Üniversitesinden tıbbi istatistik uzmanı Prof. Joan Morris, “Down Sendromlu hamilelikler artıyor, çünkü kadınlar daha geç yaşta bebek sahibi oluyor. Daha doğru bir şekilde tarama yapılabiliyor ve bunun sonucunda sonlanan gebelikler artıyor†dedi.
Bebeğine Down Sendromu teşhisi konulan her 10 kadından 9′unun bebeği aldırdığı belirtildi.
40 yaşın üzerindeki kadınların Down sendromlu bebek sahibi olma olasılıklarının, 25 yaş altı bir kadına göre 16 kat daha fazla olduğu bildiriliyor.
Birleşik Krallık’ta halen 60 bin kadar Down Sendromlunun yaşadığı belirtiliyor.[/COLOR][/SIZE]
|
|
|
| Yeşil çay Down sendromununa çare olabilir |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:55 AM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="DarkGreen"]Fransa’da yayımlanan Le Figaro gazetesinin internet sitesindeki habere göre, Paris 7 Üniversitesinden Jean Delabar ve ekibinin yaptığı araştırma, yeşil çayın Down sendromlu farelerdeki nörolojik belirtileri ortadan kaldırdığını gösterdi.
Delabar ve meslektaşları, 21. kromozom tarafından kodlanan ender enzimlerden biri olan Dyrk1A’nın faaliyetini azaltmak için Down sendromlu farelere yeşil çay verdi. Anne karnından itibaren her gün yeşil çay verilen farelerde, tüm nörolojik belirtiler ortadan kalktı.
Bu umut verici araştırmaya imza atan bilim adamları, şimdi yeşil çayın etkisini insanlardaki Down sendromuna daha yakın fareler üzerinde de doğrulamak üzere kolları sıvadı.
Araştırma, “Plos One†dergisinde yayımlandı. Genetik düzensizlik sonucu insanda fazladan bir 21. kromozomun bulunması durumu olan Down sendromu, Trizomi 21 ya da Mongolizm diye de adlandırılıyor.
Down sendromu, ilk kez 1887′de İngiliz doktor John Langdon Haydon Down’un verdiği konferansta tanımlandı.[/COLOR][/SIZE]
|
|
|
| Down Sendromu |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:53 AM - Forum: Anne ve Bebek
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="DarkGreen"]Tıbbi araştırmalara göre, ileri yaşta hamile olan kadınların, bu hamileliklerinin birçoğu düşük veya ölü doğum ile sonlansa bile Down Sendromu olan bir çocuk sahibi olma riskleri yüksektir.
İleri yaşta hamile kalan bir kadına bebeğin Down Sendromu olup olmadığını belirlemek için çeşitli testler yapılır. Down Sendromu, amniyosentez ile belirlenen en yaygın kromozom kusurudur.
Yaşınız ilerledikçe Down Sendromu olan bir bebek sahibi olma riskiniz artar. Aşağıdaki istatistiklere bakınız:
- 25 yaşında risk 1300 doğumda 1
- 30 yaşında risk 965 doğumda 1
- 35 yaşında risk 365 doğumda 1
- 40 yaşında risk 109 doğumda 1
- 45 yaşında risk 32 doğumda 1
- 49 yaşında risk 12 doğumda 1
Ancak bu istatistiklere bakmanın olumlu bir yönü de var. Eğer 45 yaşındaysanız, Down Sendromu olan bir be****bek sahibi olmama şansınız % 97′dir.
Eğer 49 yaşındaysanız, Down Sendromu olmayan bir çocuk sahibi olma şansınız % 92.
Yaşınız veya aile geçmişiniz nedeniyle Down Sendromu riskinden endişe ediyorsanız doktorunuzla görüşünüz.[/COLOR][/SIZE]
|
|
|
| Bilgisayara bakma sendromu yayılıyor |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:48 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (4)
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="Teal"]En yaygın meslek hastalıklarından olan bilgisayara bakma sendromu her geçen gün yayılıyor. Uzmanlar; gözlerde ağrı, yorgunluk, kızarıklık ve bulanık görme gibi belirtileri olan bu hastalığın; bilgisayar kullanıcıları arasındaki yaygınlık oranının yüzde 88 olduğunu söylüyor.
İş dışında da internet, vb. amaçlı bilgisayar kullanımımız arttı. Bu da bizi bir salgınla karşı karşıya bıraktı. Bilgisayar kullanıcılarının %85-90’ında görülen bu göz rahatsızlığına “Bilgisayara Bakma Sendromu†veya İngilizce adıyla “Computer Vision Syndrome†deniyor.
Bilgisayara bakma sendromunun belirtileri
Gözlerde ağrı, yorgunluk, rahatsızlık, kızarıklık, bulanık görme, çift görme. Bu sendromun gözlerle ilgili olmayan diğer belirtileri ise baş-boyun-omuz ve sırt ağrıları!
Bilgisayara bakma sendromunun nedenleri?
Bilgisayara bakma sendromunun en önemli nedeni göz kuruması. Ekrana dikkatli bir şekilde bakarken gözlerimizi daha seyrek kırpıyoruz. Gözyaşını dağıtan kırpma hareketi azaldığında, göz yüzeyi kurumaya başlıyor.
Aynı durum kâğıttan bir yazı okurken de geçerli ama bilgisayarın getirdiği ek bir olumsuzluk daha var. O da, göz yüzeyindeki buharlaşma alanının artması.
Kâğıttan bir yazı okurken genellikle aşağı doğru bakarız. Göz kapaklarımız, göz yüzeyinin önemli bir bölümünü kapar ve gözyaşının buharlaşmasını engeller. Ekrandan bir yazı okurken ise genellikle ileri doğru bakarız. Bu da göz kapakları arasındaki aralığı genişletir. Böylece gözyaşı daha geniş bir alandan buharlaşır.
Bilgisayarla çalışma sonrasında gözlerde kuruluk ve buna bağlı yanma ile ağırlık hissi olur. Bilgisayar kullanıcısında, göz yüzeyindeki kuruluğu telafi etmek üzere refleks bir göz yaşarması da meydana gelebilir.[/COLOR] [/SIZE]
|
|
|
| Sıkıldıkça yazı yazın |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:45 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (5)
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="Blue"]Duyguları kağıda ve yazıya dökmek; stresi azaltıyor ve depresyonu bir hayli hafifletiyor. Uzmanlar sıkıntılı zamanlarınızda yazı yazmanızı öneriyor. …
Duyguları kağıda ve yazıya dökmek; stresi azaltıyor ve depresyonu bir hayli hafifletiyor. Uzmanlar sıkıntılı zamanlarınızda yazı yazmanızı öneriyor. Bir araştırmaya göre; ilişkiniz hakkında hissettiğiniz fakat dile getiremediğiniz duygularınızı kağıda döküp bunu partnerinizle paylaşmak; ilişkinizi sıkı bağlar içine sokabiliyor. Araştırmaya göre; yazılarını paylaşan çiftler yalnızca yüz yüze görüşenlere nazaran birbirlerine çok daha bağlı oluyor. Yüz yüze görüşmekle yetinen çiftler, birbirleriyle derin bağlar kurma konusunda sıkıntı çekiyor.[/COLOR][/SIZE]
|
|
|
| Erkeklerin depresyonu gizli olur |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:41 AM - Forum: Erkek Özel Diğer
- Yorumlar (4)
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="DarkGreen"]Kadınlarda daha sık rastlanıyor gibi görülse de depresyon erkeklerde de çok yaygın, sadece belirti vermiyorlar. Kadınlar bu süreci ağlayarak geçirirken erkekler çok daha tehlikeli yollara başvuruyor…
Araştırmalara göre kadınlar, erkeklere oranla iki kat daha fazla depresyona yakalanıyorlar. Bunun da sebebi daha çok hormonal değişiklikler. Diğer taraftan toplumumuzda erkeklere depresyon tanısı konma oranının çok düşük olduğu da bir gerçek. Psikiyatri hekimleri dışında herhangi bir hekimin yüzde 70 oranında bu tanıyı koymada yanıldığı görülebiliyor.
Kadınlar depresyonlarını uluorta yaşayabilme cesaretini hatta kullandıkları ilaçları birbirlerine anlatırken erkekler içlerine kapanıp, herkesten gizliyor ve ‘riski seçiyor’. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikolog Aylin Sezer depresyondaki erkeğin tehlikeli sporlara yöneldiğini riskli cinsel ilişkilere girdiğini ya da kendisini işe verdiğini belirterek konuya ilişkin ayrıntıları anlattı.
Zayıflık göstergesi tribi
“Depresyon akla ilk gelen zayıflık oluyor ve Türk erkeği bu durumu kendisine yakıştıramıyor. Toplumumuzda yaygın olan ‘erkek adam ağlamaz, erkek adam üzülmez’ gibi dayatmalar erkeklerin depresyonu kabullenmesine ve hekime gitmesine engel oluyor. Depresyon belirtileri erkekte farklı şekilde görülebiliyor. Erkek kendini kötü ya da güvensiz hissettiği zaman yine aynı dayatmalar nedeniyle etrafından yardım istemiyor. Bunun yerine etrafına öfke gösteriyor. Çünkü sinirli ve gergin olmak toplumda bir erkek için kabul edilen davranışlar.â€
Örtülü ya da maskeli
“Erkeklerde, maskeli ya da örtülü depresyon var. Erkekler genelde sinirlilik, kendine güven kaybı gibi şikayetleri hissettikleri zaman riskli davranışlara giriyorlar. Riskli spor yapmak, riskli araba kullanmak, evlilik dışı veya riskli ilişkiye girmek gibi davranışlar sergileyebiliyorlar. Erkek ancak bu tip davranışlar ilerler ve kötü bir noktaya gelirse yardım alıyor. Ancak tedavi için oldukça geç kalınmış oluyor ve iyileşme kadınlara göre daha uzun sürüyor.â€
Kalp krizini artıran etken
“Erkeklerde fiziksel yakınmaların altında depresyona çok fazla rastlanılıyor. Mesela hipertansiyon, prostat, baş ağrısı gibi sağlık sorunları yaşayan, eklem ağrıları olduğunu düşünen erkeklerin bu şikayetlerinin altından depresyon çıkabiliyor. Erkeklerde depresyonun kalp hastalıklarını artıran çok önemli bir etken olması da önemli bir nokta. Kadınlarla karşılaştırıldığında erkeklerde kalp hastalığından ölme riski daha fazla.â€[/COLOR][/SIZE]
|
|
|
| Yaşlanmaya ne zaman başlarsınız? |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:22 AM - Forum: Genel
- Yorumlar (2)
|
 |
[SIZE="4"][COLOR="DarkGreen"]Gençlik döneminin ne zaman bittiği, “Orta yaşâ€ın hangi yaşta başladığı tartışmaları sürerken, uzmanlar, farkında olmadığımız yaptıklarımıza dikkat çekiyor. Orta yaşınızın farkında mısınız?
-Gazeteyi kol mesafesinde okuyorsanız orta yaşlısınız. Bir okuma gözlüğü alın artık.
-Bazı yiyecekler 'dokunuyorsa' orta yaşlısınız.
-Yüksek sesli müzik sizi rahatsız etmeye başlıyorsa orta yaşlısınız.
-Klima 'dokunuyorsa' orta yaşlısınız.
-20-30 yıldır aramadığınız tanıdıklarınızla facebookta arkadaş oluyorsanız kesin orta yaşlısınız.
-Kel kafanıza kulak üzerinden saç teli tarıyor veya at kuyruğu yapıyorsanız 'orta yaş bunalımındasınız'.
-Çay-kahve uykunuzu kaçırıyorsa orta yaşlısınız.
-Vücudunuzun çeşitli yerleri sebepsiz yere ağrıyorsa orta yaşlısınız.
-Makyaj malzemesi ve kuaför faturanız kabarıyorsa orta yaşlısınız.
-'Bizim zamanımızda' demeye başladıysanız orta yaşlısınız.
-Yemekten sonra 'ağırlık çöküyorsa' orta yaşlısınız.
-Aynaya baktığınızda anne veya babanıza benzemeye başladığınızı düşünüyorsanız orta yaşlısınız.
-Arabaya binerken veya inerken zorlanıyorsanız orta yaşlısınız.
-'Kilo aldım, göbeğim büyüdü, diyet yapayım' diye düşünüyorsanız orta yaşlısınız.
-Akşam haberlerini kaçırmıyorsanız orta yaşlısınız.
-'Yüzüme botoks yaptırsam nasıl olur?' diye düşünüyorsanız orta yaşlısınız. Erkekseniz durum çok daha vahim.
-'Tatlılar, tuzlular, yağlılar zararlı' diye düşünmeye başlıyorsanız orta yaşlısınız.
-Cereyanda kaldığınızda hasta oluyorsanız orta yaşlısınız. Cereyan kelimesini biliyorsanız zaten orta yaşlısınız.
-Gençler size amca/teyze diye hitap ediyorsa orta yaşlısınız.
-Sabah yorgun kalkıyorsanız orta yaşlısınız.
-Kırışıklık kremleri ve 'Mega Men' tabletlerinden medet umuyorsanız orta yaşlısınız.
-Televizyonda sağlık programları ilginizi çekiyorsa orta yaşlısınız.
-Anılarınızı anlatmaya başladıysanız orta yaşlısınız.
-Evinizde 5 taneden fazla ilaç veya vitamin varsa orta yaşlısınız.
-Ve nihayet, 'Huzur aşktan daha önemli' diye düşünüyorsanız kesinlikle orta yaşlısınız.[/COLOR][/SIZE]
|
|
|
| Saç teliyle kalp krizi 6 ay önceden tespit ediliyor |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:03 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (2)
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="DarkOliveGreen"]Kalp krizi riskinin, muhtemel krizden 6 ay önce hastanın saçından tespit edilebileceği belirlendi. Kanada’daki Western Ontario Üniversitesinden bilim adamlarının, bazı erkeklerin saçlarındaki stres hormonu kortizol seviyesini ölçerek yaptığı araştırma, kronik stresin kalp krizinin önemli bir tetikleyicisi olduğunu doğruladı.
Bilim adamları, bugüne dek kortizol seviyesinin idrar, kan ve tükürükten ölçüldüğünü belirterek, bu ölçümlerin, uzun vadedeki değil, son saatlerdeki ya da günlerdeki stres düzeyini yansıttığını vurguladı. Araştırmacılar, kalp krizi geçiren ve hastaneye kaldırılan 56 kişinin saç örneklerini, kalp krizi geçirmeyen 56 hasta ile karşılaştırdı.
Kalp krizi geçirenlerde kortizol seviyesinin daha yüksek olduğu görüldü. Kalp krizinin, yüksek tansiyon, kolesterol seviyesinin yüksek olması, sigara kullanımı, kalp yetmezliği gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini belirten bilim adamları, ancak bu risklerin araştırmaya katılan her iki grupta da bulunduğunu, dolayısıyla kortizol seviyesinin kalp krizi riskinin en iyi habercisi olduğunun kanıtlandığını vurguladı.
“Stress†dergisinde yayımlanan makalede, bilim adamları bir sonraki adımda, aralarında kadınların da bulunduğu daha fazla grubun katılımıyla araştırmayı genişletmeyi planlıyor. Araştırmacılar, bu sonuçların doktorlara kronik stresin daha iyi anlaşılması ve kalp krizi geçirme riski olan hastaların daha iyi tedavi edilmesi imkanı sağlayabileceği görüşünde birleşiyor.[/COLOR] [/SIZE]
|
|
|
| Hamam böceğinden antibiyotik üretilecek |
|
Yazar: sıla - 04-26-2011, Saat: 10:00 AM - Forum: Sağlık
- Yorumlar (3)
|
 |
[SIZE="3"][COLOR="Sienna"]İngiltere’de yapılan araştırma, hamam böceklerinin yeni nesil antibiyotikleri barındırabileceğini ortaya koydu. Tüm antibiyotiklere direnç gösteren yeni bakterinin dünyada endişe yaratması, İngiltere’nin Nottingham Üniversitesi’nden bilim adamlarını hijyenik olmayan koşullarda rahatça yaşayabilen hamam böceklerini araştırmaya itti.
Bilim adamları, birçok mikroba ve hastalığa maruz kalan, bunlara karşı kendi kendine â€tedavi yöntemi†geliştirdiği düşünülen hamam böceklerini incelerken, bu hayvanların beyninde, insan hücrelerine zarar vermeyen ancak bakterilere karşı etkili olan en az 9 farklı molekül buldu.
Bu moleküllerin bugün kullanılan birçok ilaca çoğunlukla direnç gösteren bazı hastalıkları tedavi etmekte kullanılabileceğine dikkati çeken bilim adamları, bu moleküllerin “gücünü†daha iyi belirlemek için araştırmaların devam ettiğini vurguladı.Muhtemel ilacın piyasaya sürülmesinin 10 yılı aşkın süreyi alabileceği de bildirildi.[/COLOR] [/SIZE]
ıyyyyyyy :drugnerd:
|
|
|
|